Yargıtay Büyük Genel Kurul 1938/21 Esas 1939/36 Karar
Karar Dilini Çevir:

Dairesi: Büyük Genel Kurul
Esas No: 1938/21
Karar No: 1939/36
Karar Tarihi: 03.05.1939

(818 S. K. m. 123)

Dava: Köy Kanununda köy işleri için salma suretiyle köy sandığında biriken paraların borç için haczi caiz olmaması ve bu gibi varidatın Devlet mallarından addedilmesi bir sarahatın mevcudiyeti ile mümkün olabileceğine ve mezkur kanunda böyle bir sarahat bulunmamasına nazaran köyün alacakları üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddine dair ittihaz olunan karar Temyiz Mahkemesi İcra ve İflas Dairesinin 26.2.1934 tarih ve 1054/1157 numaralı ilamı ile tasdik edilmiş iken bu kerre mezkur karara mübayin olarak, 3308 numaralı kanun muvacehesinde köy malının da evleviyetle devlet malı olarak kabul ve bu sebeple haciz ve satıştan istisna edilmesi yolunda yeni bir içtihat tekevvün etmiş olduğundan keyfiyetin tevhidi içtihat yolu ile halli mezkur daire reisliğinden talep edilmesine mebni 19.4.1939 tarihinde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk bir zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten ve mezkur müzekkere ile merbutu ilam okunduktan ve hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan;

İcra ve İflas dairesi reisi Abdullah; İcra ve İflas Kanununun 82 nci maddesi önünde hasıl olan bu ihtilaf, dört sene evvel böyle bir işte haczedilir demiştik.

Ziraat İşletmeleri Kurumu Kanununun 12 nci maddesi muvacehesinde evleviyetle köy malının Devlet malı olması lazımdır, diye yeni bir ekseriyet tahassul etti. Muhasebei Umumiye Kanununa göre köy malı devlet malı olsa idi, tasrih ederdi. Ben evvelki kararda bulunmadım, Bulunmuş olsa idim bu karara iltihak ederdim. Köy mallarını Devlet malı addetmemek zaruridir. Kurumun malları Devlet malları olması tabiidir. Bu resmi bir teşekküle merbut teşekküldür. Bu şirketin maksadı da ziraat işlerinde köylülere rehberlik etmektir. Sermayesi Hazineye ait olan bir kurumun malı Devlet malı olması doğrudur. Birinci içtihat kanuna daha muvafıktır.

Sadi; devletin bünye ve nüvesini teşkil eden köylünün malları, mektep ve yol gibi şeylere sarfedilen varidatının haczi caiz olmamak lazımdır.

Şemseddin; Borçlar Kanununda köy malı Devlet malı gibi korunur dendiğine göre Devlet malı gibi olmazmı?

Kemaleddin; Köyler Devletin bir müessesesidir. Bir şubesidir.

Halil İbrahim; Köy şahsiyeti maneviyesi doğrudan doğruya kendisini idare eder. Bir devlet teşkilatında mündemiç hidemat vardır. Binaenaleyh bu hidematı ifa için de Devlet gibi hareket etmek lazımdır.

Şefkati; Akarlar kaideten bütün memleketlerde haczedilir.

Devletin iki cephesi vardır.

1- Şahsiyeti hakime,

2- Şahsiyeti hükmiye.

Hidematı ammeye tabi olan şeyler haczedilemez. Devlet mahkum olmaz.

Devlet şahsiyeti hükmiye olmak itibariyle bir mala tasarruf eder. O zaman şirket ve bir müessese gibidir. Bunlarda hükmü umumi haczedilebilmesidir.

Mektep, ibtidai tahsil Devletin borcudur. Bu hidematı ammeye merbuttur. Haczedilemez. Köyün alelade malı varsa sarahaten haczedilemeyeceği yazılmamış ise haczedilmesi caizdir.

Nafiz; Dairede böyle bir ihtilaf yoktur. Köy malı Devlet malımıdır? Bunu dersek katiyyen haczedilemez.

Ali Rıza (Hukuk); Köy malı Devlet malı değildir. Sekizinci madde sarihtir. Köy Kanunu yapılacak işleri tahsis etmiştir, demeleriyle neticede:

Köy kanunu köyü, menkul ve gayrimenkul mallara sahip bir varlık olarak tarif ettiği gibi Teşkilatı Esasiye Kanununun 90. maddesinde de köyün hükmi şahsiyeti haiz olduğu tasrih edilmektedir. Menkul mal mefhumunda paranın da dahil olduğu şüphesizdir. Hükmi şahsiyeti haiz olması hesabıyla köy mameleke de sahiptir. Ve bunların heyeti mecmuası köyün orta malını teşkil eder.

Köy Kanununun 8. maddesinde bu orta mallarının kanun karşısında Devlet malı gibi korunacağı hükmü vaz edilmek suretiyle Devlet malları nasıl kanuni bir himayeye mazhar iseler köy orta mallarının da aynı himayeden müstefit olacakları ifade olunmuştur.

Bu hükmün şümulü dairesini daraltmak için kanunun metninde bir işaret bulunduğu gibi kanunun ruhundan da böyle bir mana çıkarmağa imkan yoktur. Kanun Devlet mallarını yalnız gasıp ve mütecavizlere karşı korumuyor, alacaklıların hacizlerine ve takas talebi dermeyan etmelerine karşı da himaye ediyor. "İcra İflas Kanunu madde 82 ve Borçlar Kanunu madde 123".

Köy Kanununun 8. maddesi 2. fıkrasının ise, köyün orta malları aleyhine işlenen suçlara Devlet mallarında olduğu gibi şiddetli cezalar tertip edilmesini temin için vaz olduğu yine fıkranın metninden sarih surette anlaşılmaktadır.

Hukuk ammeden neşet eden köy alacaklarının köyün arzusu hilafında takas ile ıskat edilemeyeceğine dair Borçlar Kanununun 123. maddesinde mevzu hüküm aynı zamanda bu alacakların haciz de edilemeyeceğini göstermektedir. Zira amme hukukundan neşet eden köy alacaklarının haczi caiz görülseydi o vakit 123. maddenin vaz etmiş olduğu hüküm, bu alacaklar aleyhine haciz tarikına tevessül edilmek suretiyle hükümsüz bırakılabilirdi. Bu sebepten dolayı takas ile ıskatı caiz olmayan alacakların haczi de caiz olamayacağı ve her iki müessesenin bir tutulması zaruri bir netice olur.

Köy kanununa köy mallarının hacizden istisnası hakkında bir hüküm vaz'ı unutulduğunun farzı takdirinde dahi, köyün amme hukukunda neşet eden alacağının, haczi caiz olmayan alacaklar arasına sokulması için Borçlar Kanununun yukarda hükmü izah olunan 123. maddesi yalnız olarak dahi kafi bir memsektir. Kaldı ki, Köy Kanununun 8. maddesi köyün amme hukukundan neşet eden alacağının haczi caiz olamayacağı hususunda sarahatı kafiyeyi haiz bulunmaktadır. Her iki kanun hükümlerinin birlikte mütalaası ise, bu baptakiher nevi tereddüdü izale etmeYe kafidir.

Binaenaleyh yukarda yazılı sebeplerden dolayı köyün salma parasının haczi caiz olmadığına 19.4.1939 tarihinde ekseriyetle karar verildi.


Full & Egal Universal Law Academy