Yargıtay Büyük Genel Kurul 1966/2 Esas 1966/6 Karar
Karar Dilini Çevir:

Dairesi: Büyük Genel Kurul
Esas No: 1966/2
Karar No: 1966/6
Karar Tarihi: 20.06.1966

(6785 S. K. m. 20)

Dava Ve Karar : 6785 sayılı imar Kanununun 20 nci maddesi uyarınca Belediye Encümenleri tarafından verilen para cezası kararlarına karşı yapılacak itirazların sulh ceza mahkemelerinde tetkik edilip edilmeyeceği hakkında Yargıtay Üçüncü, Yedinci Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu kararları arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu bildirilmiş ve Birinci Başkanlıkça işin içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda incelenmesi istenmiş olmakla Büyük Genel Kurul toplandı. Karar örnekleri, Daire Başkanlarının yazılı mütalaaları okundu.

Kararlar arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu oybirliğiyle kabul, edildi. Gerçekten Yedinci Ceza Dairesinin 7.2.1964 tarih, 1988/1815 sayılı ilamında bu nevi itirazların sulh ceza mahkemesince incelenmesi gerektiği, aynı dairenin 22.12.1965 tarih, 9346/10168 sayılı ilamında olayın idari kaza yoluna tabi bulunduğu, aynı dairenin 28.4.1965 tarih, 2146/3644 sayılı ilamında itirazların incelenmesi mahkemelerin görevine dahil olmadığı, Üçüncü Ceza Dairesinin 16.4.1960 tarih, 6490/8025 sayılı ilamında Belediye Encümenlerince ittihaz edilen işbu para cezasına mahkemeler nezdinde itiraz edilemeyeceği, Ceza Genel Kurulunun 26.2.1962 tarih, 10/11 sayılı ilamında olayda Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu içtihat edilmiştir. Bütün bu kararların konulan imar Kanununun 20 inci maddesi uyarınca Belediye Encümeni tarafından verilen para cezasına itirazdan ibarettir.

İşin esasına gelince: içtihadı birleştirme tartışmasına konu teşkil eden uyuşmazlık, bu maddeye göre Belediye Encümenlerince verilen para cezası kararları aleyhine ilgilinin yaptığı itirazın 1608 sayılı Umumu Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Kanununun beşinci maddesine kıyasen sulh hakimleri tarafından tetkik edilip edilemeyeceği ve idari mercilerden çıkan ve para cezalarını kapsayan kararların Cezai yargı işlerinin görevli organı ceza mahkemelerince denetilmesinin bir hukuki kaide olup olmadığını tayinden ibarettir.

Gerçekten İmar Kanununun 20 nci maddesinde ve diğer maddelerinde Belediye Encümenleri tarafından verilen ve nisbi nitelikte olan para cezalarının kesin olup olmadığı ve itiraz halinde tetkik merciinin neresi olacağı hususunda bir hüküm yoktur. Kanun yapıcı Belediye Encümenlerinin, cezai kararlarını adli kazanın murakabesine tabi tutmak istediği hallerde Belediye Kanunlarına açık hükümler koymuştur.

Nitekim, 1608 sayılı Kanunun birinci maddesinde yazılı belediye suçlarını işleyenler hakkında Belediye Encümenlerince verilen 50 liraya kadar para cezasiyle birlikte 15 güne kadar sanat ve ticaret yapmaktan men kararları aleyhine, yapılacak itirazların, tetkik merciinin sulh mahkemeleri olacağı sözü geçen kanunun beşinci maddesinde açıkça gösterilmiş ve yine Belediye Toptancı Hallerinin Kurulması ve İdaresi Hakkında ve 1580 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin 58 inci bendini değiştiren 80 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde de yazılı encümen kararları 1000 lirayı geçtiği takdirde alakalıların 1608 sayılı Kanunun beşinci maddesi çevresinde sulh hakimlerine başvuracakları belirtilmiş bulunmaktadır. Bu husus, bir kanun tekniği olmaktan ziyade gerek Ceza Muhakemeleri gerek Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunlarının mahkemelerin vazifelerini kanunun tayin edeceği şeklinde olan temel hukuk prensibinin bir neticesidir.

Belediye Encümenleri mahalli idare teşkilatında istişari tanzimi idari kazai birtakım vazifeleri olan bir teşekküldür. Adli bir hüviyeti yoktur. Bu konuda verdiği her türlü karar aleyhine belediye reislerinin itiraz hakları vardır. 1580 sayılı Belediye Kanununun 87. maddesi bu prensibi kabul etmiş ve itiraz mercilerinin de İl İdare Kurulu ve Danıştay olacağını 2 nci fıkrasında açıklamıştır.

Bu durumda, belediye reisleri, Belediye Encümenlerinin para cezalarına ilişkin kararları aleyhine itirazda bulundukları takdirde idari kaza yoluyla, İl İdare Kurulunda ve Danıştay'da mesele tetkik olunurken, bu karardan zarar gören vatandaşın müracatında, işin sulh hakimliğince incelemeye tabi tutulacağını düşünmek, iki türlü kazanın bir meselede aynı derecede hukuku etkiyecek tasarrufta bulunmasını kabul etmek hukuk ve kanun mantıkının dışında bir işlem olur.

Belediye Kanunlarının açık bir hüküm ile adli yargı yerlerini görevlendirmediği durumlarda, sırf para cezasına taallukundan bahisle encümen kararlarının ceza hakimlerinin denetimi altında bulunduğunu ileri sürmek ve görev konusunda kanunun sakıt kaldığı yerlerde kıyasa başvurularak hakim ve mahkemelere içtihat yoluyle görev ihdas etmek, yasama sahasına müdahaleyi tazammun eden bir tasarruf olur. İdari bir organın verdiği kararlar prensip itibariyle idari yargı yerinde inceleme konusu yapılabilir. Bu kararın para cezasına ilişkin olması yargı yerinin değişmesine sebep olamaz. Bu gibi hallerde adli yargı yerlerinin işe elkoyabilmesi için kanunda açık bir hüküm bulunmalıdır. Olay hakkında böyle bir hüküm sevkedilmemiştir.

Bu itibarla 6780 sayılı Kanunun 20 inci maddesinde yazılı para cezalarına ait Belediye Encümenlerinin kararları aleyhine yapılacak itirazların tetkik merciinin adli yargı yeri olamayacağına ilk toplantıda 2/3 oy çoğunluğu olmadığından 13.06.1966 tarihli ikinci toplantıda hazır bulunanların oyçokluğuyla karar verildi.

AYKIRI GÖRÜŞ

İ. Öktem (Birinci Bşk.), A. H.Gündüz.(C.Başsavcısı), F. Müderrisoğlu, (4. H.D. Bşk.). C. Özden (3. C.D. Bşk), A. Üner (1. C.D. Bşk.). M. N. Benli (5. C.D; Bşk.), Ş. Gökmen (2. C.D. Bşk) :

Üyeler:

A. Ataışık, M. Ruacan, S. Ayanoğlu, Ş. Altan. N. Kütükcüoğlu O. Tokcan. F. Öğünç, S. Yörük, ö. Yüce, F. Uslu. F. Tüzün, M. Zafir, N. O. Akçakayalıoğlu, R. Bayazitoğlu. İ. H. Egeseli. S. E. Ağalar, M. Çenberci, M. Ceyhan, M. Akın, M. Renda.

Adli kazada bakılması oyundayım. (¤¤)


Full & Egal Universal Law Academy