(765 S. K. m. 19, 24, 94)
Cezası tecil edilen mahkum duruşmada hazır ise, cezasının tecil edildiği tefhim edildikten sonra yeniden bir suç işlediği takdirde maruz kalacağı avakibin mahkeme reisi tarafından kendisine ihtar edilmesine mütedair bulunan Ceza Kanununun 94 üncü maddesine ademi riayetle işbu ihtarın yapılmamış olması bozma sebebi olarak kabul edilmekte iken ahiren tecilin hükümden hariç kanuni bir merasim olması ve hükmün esasına taalluk etmemesi hasebiyle mahkeme kararlarının bu sebeple bozulmasının kanuna uygun olmayacağı yolunda evvelki kararlara muhalif yeni bir ekseriyetin teşkiline temayül hasıl olmuş olduğundan bahisle keyfiyetin Tevhidi İçtihat Heyetine havale buyurulması hakkındaki İkinci Ceza Dairei aliyesinin 28.4.1953 tarihli tezkeresinin yüksek Birinci Riyaset makamının 6.5.1953 tarihli yazılariyle havale buyurulması üzerine keyfiyet Tevhidi İçtihat Ceza Kısmı Umumi Heyetinde müzakere olundu. Neticede:
Ceza Kanununun 94 üncü maddesi; mahkum duruşmada hazır bulunduğu takdirde tecilin mahiyetinin ve neticelerinin kendisine ihtar olunmasını emretmekte olup, mahkum duruşmada bulunmaz veya duruşma gıyapta cereyan ederse ihtar yapılmaksızın cezanın teciline cevaz bulunmasına nazaran mezkur maddede yazılı ihtarın, tecil kararının tekemmülünde zaruri bir unsur olmadığı ve icra edilmemesinin hükmün esasına taalluk eden bir noksan olarak kabul ve telakkisine imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Esasen bir hükmin bozulmasını istilzam eylemesi bakımından sureti mutlakada kanuna muhalefet kafi olmayıp kanuna vukubulan muhalefetin hükmün esasına ve neticesine tesir etmiş veya etmesi mümkün bulunmuş olması icap eylemektedir.
Binaenaleyh; Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde yazılı ihtarın mahkum hazır bulunduğu halde yapılmamış olması keyfiyetinin yukarıda zikrolunan esbaba binaen esasa ve neticeye müessir bir mahiyet ihtiva etmemesi itibariyle hükmün bozulmasını mucip hallerden bulunmadığına 20.05.1957 tarihli ilk toplantıda ittifakla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy