Yargıtay Ceza Dairesi Numara 136/2016 Dava No 4/2017 Karar Tarihi 05.04.2017
Numara: 136/2016
Dava No: 4/2017
Taraflar: KKTC Başsavcısı ile Enahoro Arausi arasında
Konu: Ceza takdiri - İthamın kabul edilmesiden sonra suçla sıkı sıkıya bağlı olmayan ağırlaştırıcı olguların kabul edildiği varsayılmaması - İddia Makamı ve Müdafaanın olgularında esaslı bir fark veya çelişki olması durumunda ceza takdirinden önce Sanığa şahadet sunma veya mahkemeye izahat yapma hususunda fırsat verilmesi gereği - İkrar değişikliği (change of plea)
Mahkeme: Yargıtay/ceza
Karar Tarihi: 05.04.2017
-D. 4/2017 Yargıtay/Ceza No: 136/2016
(Gazimağusa Ağır Ceza No: 1839/2016)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Ahmet Kalkan, Gülden Çiftçioğlu, Bertan Özerdağ
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı, Lefkoşa
- (İddia Makamı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Enahoro Arausi - Merkezi Cezaevi, Lefkoşa
(Sanık)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Savcı Ergin Atıcı
Aleyhine istinaf- edilen namına: Avukat Ramadan Sanıvar
Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Melek Esendağlı, Kıdemli Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen'in, 1839/2016 sayılı davada, 14.12.2016 tarihinde verdiği karara karşı, İddia Makamı tarafından yapılan istin-aftır.
------------
K A R A R
Ahmet Kalkan: Bu istinafta, Mahkemenin kararını, Sayın Yargıç Bertan Özerdağ okuyacaktır.
Bertan Özerdağ: KKTC Başsavcısı, Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesinin Sanık aleyhine getirilen ve mahkum olduğu, Fasıl 154 Ceza Yasa-sı'nın 210.maddesinde düzenlenen suçtan dolayı, Sanığa 2 yıl hapislik cezası vermesinden ve Sanığa, 6 ay süreyle ehliyetine geçici olarak el konmasından dolayı verilen cezaların düşük olduğunu ileri sürerek, huzurumuzdaki istinafı dosyaladı.
MESELE İLE İL-GİLİ OLGULAR
Bu meseledeki olguları istinaf maksatlı aşağıdaki gibi özetledik:
Sanık, 7.3.2016 tarihinde saat 17.00 raddelerinde eski Gazimağusa - Lefkoşa anayolu üzerinde, Berkel Mobilya - Derin Evler Sitesi kavşağında, yönetimindeki MG 140 plakalı ar-aç ile Lefkoşa istikametine doğru seyrettiği bir esnada, konu aracı dikkatsiz bir şekilde kullanıp önündeki seyreden araçları kavşak üzerinde geçmeye çalıştığı sırada önündeki araçların sinyal verip sağa dönüşe geçmesine veya geçmek üzere olmasına rağmen, -bu araçları geçmeye çalıştığı sırada, önünde aynı istikamette seyreden araçların durması ve önündeki araçların önünde yine aynı istikamette seyreden İpek Kaleli Çiçek yönetimindeki JM 814 plakalı aracın gidişine göre yolun sağına, Doğa Evlerine doğru dönüş-e geçtiği esnada, JM 814 plakalı aracın sağ yan kısmına çarpması sonucu, JM 814 plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan 2.5 yaşındaki Doğa Çiçek'in ölümü ile sonuçlanan bir kazaya sebebiyet vermiştir. Çarpmanın etkisi ile JM 814 plakalı araç, yolun -dışına çıkarak havalanmış ve dört tekerlek üzerine tarlaya düşmüştür. Sanığın yönetimindeki araç ise kullanılamaz hale gelmiştir.
Bu kaza neticesinde aynı araçta yolcu olarak bulunan Ada Çiçek ve Deniz Çiçek ile araç sürücüsü İpek Kaleli Çiçek yaralanmı-ştır.
Kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunan ve kaza neticesinde vefat eden Doğa Çiçek, araç sürücüsü İpek Kaleli Çiçek'in oğlu olup 2.5 yaşındaydı ve yasaların öngördüğü şekilde bir çocuk koltuğunda seyahat etmemekteydi. Kaza anında Müteveffa Doğa -Çiçek arka koltukta emniyet kemeri bağlı olarak oturtulmuştu.
Kaza sonrasında yapılan alkol ve uyuşturucu testinde, Sanıkta herhangi bir alkol ve uyuşturucu maddeye rastlanmamıştır.
Nijerya uyruklu olan Sanık KKTC'de üniversite eğitimi görmek maksadı -ile bulunduğunu iddia etmiştir.
Sanık kazadan sonra tutuklanmış ve aleyhine 8 dava getirilmiştir. Sanık aleyhine getirilen davalar şunlardır: 1.dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 210. maddesine aykırı ihmal derecesine varmayan tedbirsizlikle motorlu araç s-ürüp kaza yaparak bir kişinin ölümüne sebep olmak, 2.dava, 21/1974 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 8.ve 19.maddelerine aykırı öteki şahıslara makul derecede önem vermeden motorlu araç sürerek bir trafik kazası yapmak, 3.dava, 21/74 sayılı M-otorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 7(1)ve 19.maddelerine aykırı ihtiyatsızca, aceleyle ve halka tehlike teşkil edecek şekilde motorlu araç kullanıp kaza yapmak, 4.dava, 21/74 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 6(1)(2)(3)ve 19.maddelerine -aykırı olarak insan hayatını tehlikeye koyabilecek bir süratte araç kullanmak, 5.dava, 21/74 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 5.maddesine ve 99/1974 sayılı motorlu Araçlar Yol ve Trafik Tüzüğü'nün 57(1)(ü) ve 77. maddelerine aykırı olarak bi-r yol kavşağına yaklaşırken süratini salim bir hadde indirmeden araç sürmek, 6.dava, 21/74 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 5.maddesine ve 99/1974 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Tüzüğü'nün 57(1)(ü) ve 77. maddelerine aykırı olarak aynı- istikamette seyreden bir aracı geçmeye çalışmak, 7.dava, 21/74 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 5.maddesine ve 99/1974 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Tüzüğü'nün 16(1) ve 77. maddelerine aykırı olarak seyrüsefer ruhsatsız araç sürmek v-e 8.dava, 21/74 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası'nın 5.maddesine ve 99/1974 sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Tüzüğü'nün 64(1) ve 77. maddelerine aykırı olarak muayenesiz araç sürmek suçlarını içermektedir.
Sanık, Gazimağusa Ağır Ceza Mahke-mesinde aleyhine getirilen tüm davaları kabul etmiştir. Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, 14.12.2016 tarihinde, Sanığı aleyhine getirilen ve kendi kabul ikrarı, olgu ve emareler ışığında mahkum etmiştir. Mahkeme, Sanığa, aleyhine getirilen ve mahkum olduğu 1-.davadan 2 yıl, 2. ve 4.davalardan mahkumiyet kaydederken, 3.davadan 18 ay, 5. ve 6.davalardan 10 ay, 7. ve 8.davalardan ise 3 ay hapis cezası takdir etmiştir. Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi keza Sanığı 6 ay süre ile araç kullanmaktan ve ehliyet sahibi olm-aktan men etmiştir.
KKTC Başsavcısı, Sanığa 1.davadan verilen 2 yıl süre ile hapislik cezası ve tahliye olduğu günden itibaren 6 ay süre ile araç kullanmaktan ve ehliyet sahibi olmaktan men edilmesi kararlarını, verilen cezanın ve men edilen sürenin aş-ikar surette az olduğu iddiası ile istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İddia Makamı istinafında 15 istinaf sebebi ileri sürmekle birlikte, istinafını dört başlık altında özetlemek mümkündür:
Muhterem Alt Mahkemenin Sanığa aleyhine getirilen ve mahkum -olduğu, suç teşkil edecek, ihmal derecesine varmayan tedbirsizlikle motorlu araç sürerek bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçunu işlemesine bağlı davadan, suçun vahameti ile orantılı olmayan, 2 yıl süre ile hapislik cezası vermesi alenen düşüktür ve Alt- Mahkeme Sanığın lehine ve aleyhine olunan olguları hatalı değerlendirerek, Sanığı bu suçtan 2 yıl süre ile hapislik cezasına çarptırması hatalı olmuştur.
Muhterem Alt Mahkeme, JM 814 plakalı aracın sürücüsü İpek Kaleli Çiçek'in, Mütevveffa Doğa Çiçek'i -yasalarca öngörülen bir çocuk koltuğuna oturtmadan araçta seyretmesini kazanın oluşumuna etki eden bir husus olarak değerlendirip Sanık lehine dikkate almakla hata yaptı.
Muhterem Alt Mahkeme, Sanığın, Müteveffanın ailesini tazmin edeceği hususunu, Sanık -lehine dikkate almakla hata yaptı.
Muhterem Alt Mahkemenin Sanığın, ehliyetine 6 ay süreyle el koyması ve araç kullanmaktan men etmesi aşikar surette az olduğundan bu kararı hatalıdır.
TARAFLARIN İDDİA VE ARGÜMANLARI
İstinafı dosyalayan KKTC Başs-avcısı adına Mahkemede hitapta bulunan Savcının ileri sürdüğü argümanlar özetle şunlardır:
Sanık, agresif ve ısrarcı bir şekilde hatalı araç sürmesi ve kavşak olan bir yerde önündeki araçları geçmeye çalışması neticesinde, o esnada kavşaktan sağa dönmeye- çalışan JM 814 plakalı araca çarpmış ve ölüm ve yaralanma ile neticelenen bir kazaya sebebiyet vermiştir. Bu kaza neticesinde kavşaktan sağ tali yola dönmeye çalışan İpek Kaleli Çiçek yönetimindeki JM 814 plakalı araçta, arka koltukta yolcu olarak bulunan- Doğa Çiçek, almış olduğu kafa travma darbeleri sonrasında vefat etmiştir. Kaza neticesinde, JM 814 plakalı araç sürücüsü İpek Kaleli Çiçek ve araçta yolcu olarak bulunan Ada Çiçek ise yaralanmıştır.
Alt Mahkeme, Sanığın ısrarcı, agresif ve kural tanıma-z sürüşüne gereği kadar önem vermeden ve İpek Kaleli Çiçek'in kusuruna veya katkısal kusuruna gereğinden fazla önem vererek bulguya varması nedeniyle, Sanığa işlemiş olduğu suça nazaran az bir ceza vermiştir.
Verilen ceza alenen düşüktür ve yükseltilme-si gerekir.
Sanık Avukatı ise istinafındaki hitabında özetle aşağıdaki beyanlarda bulundu:
Alt Mahkeme, Sanık ile ilgili sunulan olguları değerlendirdi ve Sanığın genç suçlu olduğunu, öğrenci olduğunu, topluma kazandırılması amacıyla ıslah edilmesi ge-rektiğini dikkate aldı ve Sanığa 2 yıl süre ile hapislik cezası takdir etti.
Alt Mahkeme tarafından takdir edilen 2 yıl süre ile hapislik cezası, İpek Kaleli Çiçek'in katkısal kusuru olduğu, kavşak olarak belirlenen yolda devlet makamları tarafından ger-ekli işaretlerin veya önlemlerin alınmamış olmasının kazaya etken olduğu ve vefat eden Doğa Çiçek'in, yasalarca öngörülen şekilde çocuk koltuğu bulundurulmaksızın ve çocuk koltuğunda oturtulmaksızın seyahat ettirilmesinin kazanın ölüm ve yaralanma ile sonu-çlanmasına etken olduğu tespit edilerek ceza takdir edildiği ve verilen cezanın müdahaleyi gerektirecek bir ceza olmadığı aşikardır. Alt Mahkeme Sanığı aleyhine getirilen ve mahkum olduğu 1.davadan 2 yıl süre ile hapislik cezası takdir etmek ve 6 ay süreyl-e ehliyet almaktan veya araç sürmekten men etmekle hata yapmamıştır.
İNCELEME
İddia Makamının ilk üç istinaf sebebi cezalandırma ile ilgili olduğundan birlikte incelenecektir:
Muhterem Alt Mahkemenin Sanığa, aleyhine getirilen ve mahkum olduğu, suç- teşkil edecek, ihmal derecesine varmayan tedbirsizlikle motorlu araç sürerek bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçunu işlemesine bağlı davadan, suçun vahameti ile orantılı olmayan, 2 yıl süre ile hapislik cezası vermesi alenen düşüktür ve Alt Mahkeme, S-anığın lehine ve aleyhine olunan olguları hatalı değerlendirerek, Sanığı bu suçtan 2 yıl süre ile hapislik cezasına çarptırması hatalı olmuştur.
Muhterem Alt Mahkeme, JM 814 plakalı aracın sürücüsü İpek Kaleli Çiçek'in, Müteveffa Doğa Çiçek'i yasalarca ö-ngörülen bir çocuk koltuğuna oturtmadan araçta seyretmesini kazanın oluşumuna etki eden bir husus olarak değerlendirip Sanık lehine dikkate almakla hata yaptı.
Muhterem Alt Mahkeme, Sanığın, Müteveffanın ailesini tazmin edeceği hususunu, Sanık lehine dikk-ate almakla hata yaptı.
Yargıtay, alt mahkemeler tarafından takdir edilen cezalara ve verilen hapislik sürelerine, genel ilke olarak müdahale etmekten kaçınmaktadır. Cezanın takdir edilmesinde dikkate alınması gereken bir olgunun dikkate alınmaması ve-ya dikkate alınmaması gereken bir olgunun dikkate alınması veya alenen fahiş veya düşük bir ceza takdir edilmesi veya cezalandırma ilke ve prensiplerinde aşikar bir hata yapılması durumunda, Yargıtayın istinaf aşamasında ceza takdirinde müdahalede bulunabi-leceği bilinen bir prensip olup bunun haricinde yukarıda sıralananlardan herhangi birinin mevcut olmadığı ahvallerde Yargıtayın alt mahkemelerin ceza takdirine müdahale etmekten kaçınmaktadır. Bunun temel amacı, şahadeti dinleyen mahkemenin cezayı takdir e-tme görevinin olmasıdır.
Aleyhindeki ithamı kabul eden bir sanığa verilecek cezanın nevini veya süresini belirlerken, sanık lehine sunulan hafifletici ve ağırlatıcı faktörler büyük önem arz eder. Mahkeme, sanığın işlemiş olduğu ve kabul edip mahkum edildi-ği suça öngörülen hapislik cezası veya para cezası arasında bir seçim yaparken veya suça öngörülen azami hapislik cezasına bağlı sanığa verilmesi gereken hapislik cezasının süresini belirlerken, belirtmiş olduğumuz ağırlatıcı (aggravating) ve hafifletici (-mitigation) faktörlere dayanır ve cezayı bunlara göre belirler.
Sanık, aleyhinde getirilmiş olan davadaki suçunu kabul ettiğinde, iddia makamının sanık ile ilgili suçla bağlantılı ağırlatıcı ve hafifletici faktörleri mahkemeye sunması gerekir. Sanık veya- avukatının ise, sanık lehine olan hafifletici olguları mahkemeye sunma hakkı vardır.
Mahkemeler, ceza takdirinde (sentencing), gerek iddia makamı ve gerekse sanık veya avukatı tarafından huzuruna sunulan olguları değerlendirmek, bunlardan mesele ile ilg-ili olanını dikkate almak ve mesele ile ilgili olmayanları ise dikkate almamakta serbesttir. Mahkeme, sanığa verilecek cezanın nevinin veya süresinin belirlenmesinde bir etkisi olmayacak veya etki etmeyecek faktörleri dikkate almamalıdır.
Aleyhindeki itha-mı kabul eden bir sanığın iddia makamı tarafından belirtilen olguları da kabul ettiği addolunur. Buna rağmen, sanığın ithamı kabul etmesinden, sanığın suçla sıkı sıkıya bağlı olmayan ağırlatıcı olguları da kabul ettiği varsayılmaz. Bu husus, Hakim Zeka Be-y tarafından The Attorney - General v. Kyriacos N. Kouppis and Others (1961) C.L.R. 188 referanslı kararda aşağıdaki gibi ifade edilmişti:
"A plea of guilty necessarily implies that he
accepts all the ingredients of the offence but
does not necessarily -imply that he accepts all
aggravating circumstances which are not strictly
relevant to the charge itself."
Müdafaa, iddia makamı tarafından sunulan olgulardan farklı olgular sunduğunda, mahkeme bu olg