-Yargıtay/Ceza 14/78
(Dava No.3305/77;Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu, N.Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Selim Göksu, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık, Lefkoşa.
A ra-sında.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hakkı Önen.
Tabiat kurallarına aykırı cirısi mûrıasebet - Fasıl 154 Ceza YasasıYasanın 174. maddesine aykırı 13 yaşından küçük bir erkek çocukla tabiat kurallarına aykırı cinsi mü-nasebette bulunma.
Ceza aleyhine istinaf - Tabiat kurallarına aykırı cinsi münasebet suçlarında ceza takdiri - İlk Mahkemenin Sanığa 3 yıl hapis cezası vermesi - Sanığın cezanın alenen fahiş olduğuna dair istinafı - Sanığın, yaş itibarıyle kendisinden çok- küçük bir erkek çocuğuyla usta-çırak ilişkilerini kötüye kullanarak tabiat kurallarına aykırı cinsel ilişkiye girmesi - Sanığın yaptığından nadim olmaması ve eylemi tekrarlamağa kalkışması - Sanığın, suçun gizli kalmasını sağlamak için Müştekiye para tekl-if etmesi.
Mahkûmiyetin başlama tarihi - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 147(1) maddesine göre bir ceza istinafının reddedilmesi halinde Sanığa verilmiş olan hapis cezasının istinafın karara bağlandığı tarihten ba,şlaması - İstinaf Mahkemesinin cezanın mah-kûmiyet tarihinden itibaren başlamasını emredebilmesi.
Mûdafaa - 13 yaşından küçük birisi ile tabiat kurallarına aykırı cinsi münasebet suçunda Sanığın zor kullanmamasının ve müştekinin müsaade etmesinin bir müdafaa teşkil edip etmemesi.
OLAY: Sanık, 1-3 yaşından küçük bir erkek çocuğuyla tabiat kural- larına aykırı cinsi münasebette bulunmakla itham edildi. İlk Mahkeme, Sanığın kendisinden küçük biriyle ve usta çırak müna- sebetini kötüye kullanarak suçu işlediğıni dikkate aldı, ayrıca
Sanığın nadim ol-madığını, suçu gizlerıreye çalıştığını ve Müşteki- nin ömür boyu sürecek ruhi huzursuzluğa gireceğini gözönünde bulundurarak, Sanığı 3 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Sanık, cezanın alenen fahiş olduğunu ileri sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: İlk Mahkem-e kararında belirtilen görüşlerle hemfikir olan Yüksek Mahkeme İlk Mahkeme kararını onayladı. Yüksek Mahkeme oyçokluğu ile cezanın istinafın karara bağlandığı tarihte başlamasını emretti.
Azınlık kararı istinafın geç dinlenmesinde Sanığın suçu olmaması ned-eniyle cezanın başlangıç tarihinin mahkûmiyet tarihinden başlaması gerektiği görüşi.izıü belirtti.
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif, Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda Fasıl 154 Ceza Kanunu'nun 174. maddesine aykırı olarak, 30.7.1977 tarihinde, Mağu-sa kazasına bağlı Akdoğan köyünde, 13 yaşından küçük bir erkek çocukIa tabiat kurallarına aykırı cinsi münasebette bulunmakla itham edildi ve suçunu kabul etmesi üzerine kabahatlı bulunarak mahkûm edildi ve 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Müstenif, Ağır- Ceza Mahkemesinin kendisine verdiği ceza aleyhine istinaf etmiştir.
Müstenif-sanık 24 yaşında olup Kıbrıs Barış Harekâtına katılmış birisidir. Harekâttan sonra Mağusa'nın Maraş bölgesine yerleşmiş, buzluk tamirciliği ile iştigal etmeğe başlamış ve Kıbrıs-lı bir kızla evlenmiştir. Sanığır. 8 aylık bir çocuğu vardır ve eşi halen ikinci çocuğunu hamiledir.
Müşteki ise 12 yaşında bir ilkokul öğrencisidir ve o da, sanık gibi, Barış Harekatından sonra ailesi ile birlikte Kıbrıs'a yerleşmiştir. Müşteki ve ailesi -sanığın komşusudur. Müşteki ilkokul öğrencisi olmakla beraber yaz tatilinde usta yanına gitmeği özlemiş ve ilkin bir başkasırıın daha sonra da sanığın yanına çırak olarak verilmiştir. Yanında çıraklığa başladığı günün ertesi günü sanık müştekiyi alıp iş iç-in Akdoğan'a gitti. Sanık, orada bir viranelikte müştekinin cinsiyet uzvunu tahrik etti ve sonra da onunla tabiat kurallarına aykırı olarak cinsi münasebette bulundu.
Davayı dinleyen Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 3 yıl hapse göndermiştir. Sanık, cezanın alen-en fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 3 yıl hapse gönderirken hükmünde şöyle demiştir:
"Fasıl 154, Kıbrıs Ceza Kanununun 174. maddesi bu suçtan mahkûm olanlar için 14 yıl hapis cezasını öngörmektedir. Ve
çocuğun müs-aade etmiş veya kendisinin zor kullanmamış olması müdafaa değildir.
Sanığın avukatı Mahkemeye sanık lehinde bazı suçu hafifletici sebepler beyan ederek Mahkemeden sanığa ceza takdir ederken ılımlı davranılmasını rica etmiştir. Sanık lehinde ileri sürülen -hafifletici sebepleri aşağıda gösterildiği surette özetleyebiliriz:
Sanık ilk defa suç işlemiş bir kimsedir. Evli olup 8 aylık bir çocuk sahibidir. Eşi yeniden hamile kalmıştır. Türk Barış Kuvvetleri ile birinci çıkarmada Kıbrıs'a gelmiş ve askerlikten bu-rada terhis olmuştur. Çok usta bir teknisyendir, yaptığından nadimdir.
Mahkemenin bir sanığa ceza takdir ederken rehber alacağı prensipler bugüne kadar verilmiş İstinaf Mahkemesi kararlarında açıklıkla gösterilmektedir .......................... ....... .-..... . .
Bu prensipleri huzurumuzdaki davanın gerçeklerine uyguladığımız zaman sanığın mahkûm olduğu suçu, kendisinden yaş itibarıyle çok küçük olan bir çocuğa karşı, usta çırak münasebetlerini kötüye kullanarak, daha çıraklığının birinci gününde işlediği- ortaya çıkar... . .. ................. . ...... .
Ayrıca sanık ilk yaptığından nadim olmamış, aynı gün dükkâna döndükten sonra aynı eylemi tekrarlamaya kalkışmış, çocuğun buna muvafakat etmemesi sonucu bu arzusunu ikinci sefer yerine getirememi,s ve suçu-n gizli kalmasını sağlamak nedeniyle müştekiye para teklif etmiştir.
Sanığın müştekiye karşı işlediği bu suç müştekiyi, bu suçun kurbanı olarak toplum içinde çok kötü duruma sokmuş kendisine hayatı boyunca temizleyemiyeceği bir leke sürülmesine meydan verm-iş ve müşteki için bir ömür boyu sürecek ruhi huzursuzluk ve tedirginlik doğurmuştur.
Bütün bunları göz önünde bulunduran Mahkememiz, sanığa verilebilecek, suçla mütenasip en uygun cezanın hapis cezası olduğuna kanaat getirmiştir."
Ağır Ceza Mahkemesinin y-ukarıda belirtilen görüşleri ile hemfikirim ve sanığa kesilen 3 yıllık hapis cezasının fazla olduğuna ikna olmadım. Bu durumda müstenif, kanımca, yapmış olduğu istinafta muvaffak olmamıştır ve istinafın reddedilmesi gerekmektedir.
Son olarak bir hususa değ-inmek yerinde olur. Fasıl 155, Ceza Usulü Kanunu'nun 147(1) maddesine göre bir ceza istinafının reddedilmesi halinde sanığa kesilmiş olan hapis cezası istinafın karara bağlandığı tarihten başlar meğer ki İstinaf Mahkemesi aksine bir emir vermiş olsun. Bu m-eselede müstenif-sanığa kesilen hapis cezasının, normalin aksine olarak, daha önceki bir tarihten başlamasına emir vermek için, kanımca, herhangi bir neden mevcut değildir.
Salih S. Dayıoğlu: Sanığın geçmişte hiçbir vukuatı yoktur. Buna rağmen sanığa kes-il en 3 yıl hapis cezası müdahalemizi gerektirecek kadar fahiş değildir kanısındayım. Bu meselede karar 10 Mart, 1978'de verildi. İstinaf ihbarnamesi ise 17 Mart, 1978'de dosyalandı ve istinafın duruşması ancak 20 Haziran, 1978'de tahakkuk etti. Bunun da s-ebebi zabıtların Yüksek Mahkemeye gelmesinde hayli gecikme oluşudur. Bu gecikmede ise müstenifin herhangi bir suçu yoktur. Bu nedenle aradaki 3 aylık farkın müstenif aleyhine işlemesinin adil olmayacağı ve bundan ötürü istinafın reddolunması mamafih hapis -cezasının mahkûmiyet tarihinden başlaması gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın gerek ceza hususunda ve gerekse cezanın başlayacağı tarih hususundaki görüşleri ile tamamen hemfikirim ve bunlara birşey eklemek lîızumun-u hissetmiyorum.
Şakir Sıdkı İlkay: Sonuç olarak istinaf, oybirliği ile reddolunur. Hapis cezasının bugünden itibaren başlamasına, oyçokluğu ile, karar verilir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) ( Ergin Salâhi)
Yarg-ıç Yargıç Yargıç
20 Haziran 1978
Full & Egal Universal Law Academy