-D.10/90 Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 18/90, 19/90, 20/90 ve 21/90
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Celâl Karabacak ve Metin Hakkı
Yargıtay/Ceza 18/90
(Dava No.- Lefkoşa Ağır Ceza 1827/90)
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Erdoğan Aydın, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa
A r a s ı n d a
İstinaf eden namı-na: Aşkan İlgen.
Aleyhine istinaf edilen: Bizzat hazır.
Yargıtay/Ceza 19/90
(Dava No. Lefkoşa Ağır Ceza 1827/90)
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Şahin Güner, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa
- A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Aşkan İlgen
Aleyhine istinaf edilen namına: Meteş Aziz adına İlker Sertbay
Yargıtay/Ceza 20/90
(Dava No. Lefkoşa Ağır Ceza 1827/90)
İstinafe eden: Erdoğaan Aydın, Me-rkezi Cezaevi, Lefkoşa.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcısı, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden: Bizzat hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Aşkan İlgen.
-
Yargıtay/Ceza 21/90
(Dava No. Lefkoşa Ağır Ceza 1827/90)
İstinaf eden: Şahin Güner, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcısı, Lefkoşa.
A r -a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz adına İlker Sertbay.
Aleyhine istinaf edilen namına: Aşkan İlgen.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Metin A. Hakkı verecektir.
Metin A. Hakkı: Nisan 1990'da Lefkoşa-'da Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanan sanıklar aşağıdaki suçları işlemekle itham edilmişlerdi:
1) 27.9.1989 tarihinde Lefkoşa'da bilerek ve hile ile B34427407J seri numaralı 1 adet sahte yüzlük Amerikan Doalrını Fasıl 154 Ceza Yasasının 20. 336 ve 33-9. maddelerine aykırı olarak Adnan Kirik'e ibraz etmek suretiyle tedavüle sürmek;
2) Yukarıda belirtilen aynı tarih ve mahalde, sahte olduklarını bildikleri B34427307J, A 13474621A ve B35212895A seri numaralı 3 adet yüzlük Amerikan Dolarını Fasıl 154 Cez-a Yasasının 20. ve 345. maddelerine aykırı olarak banknot olarak tasarruf etmek;
3)Yukarıda 1. davada belirtilen aynı tarih ve mahalde sahte odluğunu bildikleri B34427407J seri numaralı 1 adet yüzlük Amerikaan Dolarını fasıl 154 Ceza Yasasının 20. maddes-i ve 48&63 sayılı Yasa ile tadil edilmiş şekli ile Fasıl 197 Kağıt Paralar Yasasının 11. maddesine aykırı, sahte olduğunu bildikleri Amerikan Doalrını piyasaya sürmek ve
4) Yukarıda 1. davada belirtilen tarih ve mahalde sahtekarlıkla ve dolandırmak niyet-i ile sahte bir davranışta bulunarak, yanis ahte olduğunu bildikleri 1. davada tafsilâtı verilen 1 adet yüzlük Amerikan Doalrını hakikiymiş gibi, Fasıl 154 Ceza Yasasının 20., 297. ve 298. maddelerine aykırı olarak, Adnan Kirik'e verip sahtekârlıkla 80,000-TL değerinde viski temin etmek.
Sanıklar Ağır Ceza Mahkemesinde yukaruda belirtilen suçlarla ithaam edildiklerinde, sanık 1 aleyhine getirilen tüm davaları kabul etmiş, 2. sanık tüm ithamları reddetmiş ve bu sanık aleyhine duruşma yapılmıştır. Ağır Ceza -Mahkemesi duruşma esnasında önünde ibraz edilen şahadet ve emareleri değerlendirdikten sonra 1. sanığı kendi ikrarı üzerine, 2. sanığı da şaahdet ve emareleri değerlendirdikten sonra mahkUm etmiştir. Mahkeme hafifletici nedenleri de dinledikten sonra 1. sa-nığın mahkûmiyet tarihinden önce nkefalet şartlarını yerine getirememesinden ötürü takriben 7 ay bir süre hüküm giymeden tutuklu kaldığını da göz önünde bulundurarak onu;
davadan 12 ay
davadan 6 ay
davadan 12 ay ve
davadan da ay hapis cezasına çarptırmı-.
2. sanığı ise:
davadan 18 ay
davadan 12 ay
davadan 18 ay ve
davadan 8 ay hapis cezasına çarptırmış, mahkeme her iki sanığın cezalarını birlikte çekmelerine, cezalarını mahkûmiyet tarihi olan 8.5.1990 tarihinden başlamasına ve emare sahte doalrların müsa-dere edilmesine de oubirliği ile karar vermiştir.
Başsavcılık 15.5.1990 tarihinde söz konusu cezalar aleyhine 3 isyinaf sebebi ileri sürerek her iki sanık aleyhine de Yargıtay/Ceza 18/90 ve 19/90 sayılı istinafları dosyalamak suretiyle istinaf etmiştir. H-er iki davada ileri sürülen istinaf sebeplerini sanıkların çarpırıldığı cezanın işledikleri suçun vehameti ile orantılı olmadığı ve aşikâr surette az olduğunun iddia edildiği şekilde tek başlık altında toplamak mümkündür.
Sanıklar da Başsavcılık aleyhin-e 16 Mayıs 1990 ve 18 Mayıs 1990 tarihkli 20/90 ile 21/90 sayılı karşı istinafları dosyalayarak; özetle çarptırıldıkları cezaların aşikâr surette fahiş olduğundan yakınarak karar aleyhine istinaf etmişlerdir. istinaflar 23.10.1990 tarihinde duruşma olarak -tayin edilmiştir. Duruşma günü tüm tarafların müşterek müracaatı ve talebi, bunu istinaf mahkemesinin de makul addetmesi üzerine istinaflar konsolide edilerek birlikte dinlemiş ve karar için bilâmüddet ertelenmiştir.
Bilindiği gibi ve birçok içtihatlarda- vurgulanan Yargıtay oalrak oturum yapan Yüksek Mahkeme, olgular ile ilgili olarak İlk Mahkemelerin yaptıkları bulgulara ve ayni şekilde, İlk Mahkemelerin takdir ettikleri cezalara müdahale etmekten kaçınır meğer ki dikkate alınması gerekenler dikkate alın-masın veya dikkate alınmamamsı gerekenler dikkate alınsısn veya verilen ceza aşikâr surette az veya çok olsun. Ancak bu, Yargıtayın İlk Mahkemenin verdiği cezalara hiçbirt zaman ve hiçbir surette müdahale edemeyeceği anlamına gelmemelidir. Bu istinaflarda -sanıkalrın çarptırılacakları azami cezanın müebbet hapis olduğu göz önünde tutulduğunda sanıklara verilen cezanın aşikâr surette az veya çok ve müdahale gerektirir nitelikte olduğu söylenemez.
İstinafın duruşması esansında sanık Erdoğan Aydın'ın avukatı,- bu davadaki sanıklar henüz Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde mahkûm olmazdan takriben 9 ay önce, Girne Ağır Ceza Mahkemesinde benzeri suçlardan mahkûm oaln kişilere de hapis cezası verildiğini ancak, onların çarptırıldığı hapis cezasının süresinin çok daha a-z olduğunu İddia edip bu husus üzerinde durmuş ve bunun benzeri suçlarda "cezaların nisbetsizliği veya eşitsizliği" teşkil ettiğini ileri sürerek Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin bu davada verdiği kararın hatalı odluğunu ve hapis cezasının süresinin azaltılm-ası gerektiğine de temas etmiştir. Bizde, kararımızda bu hususu üzerinde de durmayı uygun gördük.
Yargıtay, Yargıtay/Ceza 15>/87 /D.17/87) kararın 3. sayfasında bu konu ile ilgili aynen şöyle demiştir: "Her ne kadar da genelde (disparity of sentence), cez-aların nisbetsizliği veya eşitsizlik prensibi ayni davadaki sanıklar arasında göz önünde buludnurulması ve tatbik edilmesi gereken bir prensip ise de bezner veya ilgili davalardaki sanıklara kesilen cezalar arasında da göz önünde bulundurulması gereken bi-r prensiptir."
The Law Quarterly Review volume 86 (April 1970) sayfa 152'de bu konuya değinilerek aynen şöyle denmektedir
-"There are two reasons why a court in passing sentence on a person convicted of committing a crime may take into a person convicted of committing a crime may take into consideration the sentences that other courts have given for similar crimes. The first -is that general agreement conserning the llengthof a sentence is more likely to be recognised as being fair that is the sentence given by an individual judge as he may have been inflluenced by his idiosycratic point of view or even by his own penculiar pr-ejudices. The second reason is that as most people agree that prima facie justice is found in equality, the ought to be an equality in the awar of punsishment. This does not mean that deviations cannot be made in individual cases, ..."
-
Bu istinafta lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin, hapisc ezalrı ile ilgili olarak verdiği süreye müdahale edecek ve bu süreyi Girne Ağır Ceza Mahkemesinde daha önce verilen ceza seviyesine düşürtmeyi düşüneceksek, göz önünde bulundurmamız gereken kıstaslar ar-asında Girne Ağır Ceza Mahkemesinde verilen cezanın hangi şartlar altında verildiğinin bilinmesi gerekir. Bu tür suçlara Girnede oturum yapan ve ayni Yargıçlardan oluşan Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kabul edilen 4 ay hapis süresi, ilk nazarda aşikâr sure-tte az olduğu görünümü vermektedir. Ancak bu cezanın verilmesinde rol oynayan etkenlerin neler olduğunu bilmiyoruz. Makul ve geçerli cezasının süresü ile ilgili verilen cezanın doğruluğu hususunda tatmin olmadığımızı belirtmek isteriz. Konu ile ilgili olar-ak R. v. Stroud davasında (Bak Volume 65 C.A.R. (1977) sayfa 150 at 152'de şöyle demişti:
-"That argument pressed to its logical conclusion involves, as Scarman L.J. pointed out during the course of the appeal, that because one inadequate sentence is wrong, the other prisoner must also get a glaringly inadequate sentence in order to produce what- is said to be a proper adjstment between the two and to avoid disparity."
-Ve yine ayni karar'da sayfa 152, 5 inci paragrafta şöyle demişti:-
"Thus we are faced with this disparity and we are invited to reduce Stroud's sentence in order to bring it into line with Neighbour's inadequate sentence. That, as I have alredy said, invo-lves the proposition where you have one worng sentence and one right sentence, this Court should produce two wrongg sentences. That is a submission which this Court cannot accept."
Netice olarak Girne Ağır Ceza Mahkemesinin daha önce verdiği cezanın diğ-er hususlar yanında, doğru olduğundan ikna olmdığımız cihetle, istinaf edenin avukatının bu iddiasını da reddederiz.
Ancak prensip olarak istisnalar dışında ve her davanın özel olguları ve mahkûm edilen sanıkların hafifletici nedenleri zihinde tutulmak k-oşulu ile genelde ülke çapında benzeri suç işleyen sanıkalra benzeri cezaların verilmesi gerekir. Aslında Ağır Ceza Mahkemelerini aynı heyetten oluşturmak ve tüm ağır cezadaki davaları ülke çapında aynı heyetin görmesini sağlamaktaki gayelerden birisinin d-e bu odluğunu söylemek herhalde yanlış olmaz.
Yukarıdakilerden görülebileceği gibi istinaf edenler, ceza aleyhine yapılan istinafların hiçbirinde muvaffak olmamışlardır. Yargıtay olarak Ağır Ceza Mahkemesinin takdir ettiği cezalara müdahale etmek hsusuun-da ikna olmadık. netice olarak konsolide edilerek dinlenen 4 istinaf da reddolunur.
Cezalar mahkûmiyet tarihinden başlayacaktır.
(Salih S. Dayıoğlu) (Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı)
Yargıç - Yargıç Yargıç
21 Kasım 1990
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy