Yargıtay Ceza Dairesi Numara 19/1979 Dava No 15/1980 Karar Tarihi 24.07.1980
Karar Dilini Çevir:
Yargıtay Ceza Dairesi Numara 19/1979 Dava No 15/1980 Karar Tarihi 24.07.1980
Numara: 19/1979
Dava No: 15/1980
Taraflar: Dudu Beşbaş ile Başsavcılık
Konu: Taammüden adam öldürme -Takipsizlik belgesi (nolle prosequi) dosyalanarak davanın durdurulması- Yetki - Adam öldürme -Şahadet - Sanığın şahadeti -Gönüllü ifade -Makûliyet testi -Gönüllü ifadenin tek başına mahkûmiyet için yeterli olması -Mahkûmiyet aleyhine istinaf -Ceza aleyhine istinaf
Mahkeme: Yargıtay/ceza
Karar Tarihi: 24.07.1980

-D.15/80


Yargıtay/Ceza 19/79
(Dava No. 394/79; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.

Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay, N.Ergin Salâhi.

İsti-naf eden: Dudu Beşbaş, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık
A r a s ı n d a.

İstinaf eden namına: Vedat Derviş ve Hüseyin Emin.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hakkı Önen,

Taammüden adam öldürme - Fasıl 154 Ceza Y-asası - Yasanın 20, 203 ve
204. maddelerîne aykırı taamüden adam öldürme.

Takipsizlik belgesi (nolle prosequi) dosyalanarak davanın durdurulması- Başsavcılığı Sanık 2 için takipsizlik belgesi ibraz etmesi ve davanın durdurulması.

Ceza Usulü - Ce-za Usulü Yasasının 154. maddesine göre Sanık 2 aleyhindeki davanın takipsizlik belgesi dosyalanarak durdurulması.

Yetki - İthamnameye yeni dava ekleme - Mahkemenin ithamnameye yeni dava eklenmesini emretme yetkisi - Ceza Usulü Yasası 85(4) maddesi - İtham-nameye Fasıl 154 Ceza Yasasının 205. maddesine aykırı adam öldürme suçunun 2. dava olarak eklenmesi.

Yetki - Mahkemenin gönüllü bir ifadenin bir kısmına inanıp bir kısmına inanmama yetkisi.

Adam öldürme - Fasıl 154 Ceza Yasasının 205. maddesine aykırı ad-am öldürme.

Şahadet - Sanığın şahadeti - Sanığın, çelişkili 3 gönüllü ifadesinin bulunması - Gönüllü ifadelerin çevre şahadetle çelişkileri, uyumlulukları ve desteklenip desteklenmemesi - Sanığın kızı İddia Makamı şahidi Selma Beşbaş'ın şahadeti ve bu şah-adette belirtilen Sanığın itirafı.

Şahadet -Gönüllü ifade - Bir ifadenin gönüllü olarak verildiğini Mahkemenin kabul etmesinden sonra ifadenin davada verilen diğer şahadet gibi addolunması - Gönüllü ifadeye verilecek değer ve ağırlığın İlk Mahkemenin takd-irine kalan bir husus olması.

Makûliyet testi - Sanığın gönüllü ifadelerinin doğru olup olmadığını saptamak için makûliyet testi - İfadede söylenenlerin başka şahadet tarafından teyit edilip edilmemesi - Verilen şahadetin tutarlı olup olmaması - Yapılan -ifadenin olanaklı olup olmaması.

Gönüllü ifadenin tek başına mahkûmiyet için yeterli olması - Sanığın itirafı halinde sadece itirafı üzerine, başka herhangi bir teyit edici şahadet bulunmaksızın Sanığın mahkûm edilebilmesi - Mahkemenin sadece itiraf üzeri-ne Sanığı mahkûm edebilmesi için itirafın mutlaka doğru olduğuna kanaat getirmesi gerekir.

Makûliyet testi - Mahkûmun verdiği ifadelerin kendi içerisinde çelişkileri ve makuliyet testine tabi tutulması.

Mahkûmiyet aleyhine istinaf - Mahkûmiyeti sağlayaca-k yeterli şahadet olmadığı iddiası ile istinaf.

Ceza aleyhine istinaf - Adam öldürme suçunda ceza takdiri - Ağır Ceza Mahkemesinin Sanığa 20 yıl hapis cezası vermesi - Hafifletici sebepler - Sanığın kadın olması - Sanığın küçük çocukları bulunması - Cezan-ın 15 yıl hapse indirilmesi.

OLAY: Sanık ile maktül 16 yıllık evli karı-koca idiler. Maktül 1977 yılı başlarından itibaren Gazi Mağusa Taşel İçki Fabrikasında gece bekçisi olarak çalışıyordu. Sanık ile komşusu Sanık 2 Ali Demirkaplan arasında aşk ilişkisi- vardı. Aşk ilişkisinin farkına varan maktül, Sanık 1 ile sık sık münakaşa ve kavga etmeye başladı. Sanık 1 ve Sanık 2 önceleri maktülün evinde biraraya geliyorlardı. 1978 yılı başlarında maktülün içki fabrikasında gündüz çalışmaya başlaması üzerine Sanık -1 ve Sanık 2 maktülün evinde buluşma olanağını yitirdiler ve Sanık 2'nin evinde buluşmaya başladılar. Olaydan 1 ay önce maktül ile Sanık arasındaki münakaşa ve kavgaların şiddeti arttı.

İddia Makamı tanığı Mustafa Demirtaş 20.12.1978 tarihinde akşam maktü-lün evine onunla birlikte geldi ve ertesi gün işe götürmek için onu aradı. Sanık 1 kendisine maktülün o gece eve gelmediğini söyledi. Maktülü işyerinde görmeyen akrabaları endişe ederek polise şikâyette bulundular. Polisin tüm aramalarına rağmen maktül bul-unamadı. 26.12.1978 tarihinde maktülün yeğeninin yaptığı ihbarı değerlendiren polisler maktülün evine geldiler ve evin avlusunda bulunan bir lâğım kuyusunun kapağının taze çimento ile sıvalı olduğunu gördüler. Kuyunun kapağını açan polisler içerisinde makt-ülün cesedini buldular. Cesedin boğazında düğümlenmiş bir ip vardı.

Maktülün eşi Dudu Beşbaş polise 3 farklı ifade verdi. İfadelerden birinde suçu kendisinin işlediğini, diğerinde sevgilisi Ali Demirkaplan ile birlikte işlediğini, üçüncü ifadede ise kavga- esnasında maktülü öldürdüğünü iddia etti.

İddia Makamı Dudu Beşbaş (Sanık 1) ve Ali Demirkaplan (Sanık 2) aleyhine taammüden adam öldürme davaları getirdi. Sanıklar suçlarını kabul etmediler.

Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Başsavcılığın Sanık 2 içi-n takipsizlik belgesi ibraz etmesi üzerine Sanık 2 serbest kaldı.

Ağır Ceza Mahkemesi Fasıl 154 madde 85(4)'ün verdiği yetkiye dayanarak ithamnameye adam öldürme davası ekledi. Sanık 1'in kızı Selma Beşbaşa yaptığı itirafın tekzip edilmediğini ve kabul ed-ilen şahadetle uyum içinde olduğunu dikkate alan Ağır Ceza Mahkemesi Sanık 1'i adam öldürme davasından mahkûm etti ve ona 2O yıl hapis cezası verdi.

Sanık mahkûmiyet ve ceza aleyhine istinaf etti.

SONUÇ: Yüksek Mahkeme bir Sanığın sadece kendi itirafı üz-erine mahkûm edilebileceğini, ancak bunun için itirafın doğru olduğuna Mahkemenin mutlaka kanaat getirmesi gerektiğini belirtti. Sanığın kızı Selma Beşbaş'ın yaptığı itirafın çevre şahadet ile desteklendiğini ve kabul edilebilir tüm şahadetle uyum içinde o-lduğunu dikkate alan Yüksek Mahkeme Sanık 1'i mahkûm eden Ağır ceza Mahkemesi kararını onayladı.

Ceza hususunda ise Sanık 1'in kadın olduğunu, yabancı bir yerden gelip Kıbrıs'a yerleşmiş olduğunu, küçük çocukları bulunduğunu dikkate alan Yüksek Mahkeme 20- yıl hapis cezasını 15 yıl hapse indirdi.

Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- 5/74 sayılı Ceza/İstinaf.
2- 6/74 sayılı Hukuk/İstinaf.
3- 32/74 sayılı Hukuk/İstinaf.

Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- Taylor on Evidence 12. baskı sayfa 547-54-8.

------------

H Ü K Ü M

Ülfet Emin, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç
N. Ergin Salâhi verecektir.

N. Ergin Salâhi: Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi önünde sanık 1 olarak yargılanan Dudu Beşbaş ile sanık 2 olarak yargılanan Ali Demirkapl-an
3/62 sayılı Yasa ile tadil edilen Fasıl 154 Ceza Yasasının 20, 203 ve 204. maddelerine aykırı olarak 20-21.12.1978 tarihleri arasında sanık 1'in eşi Hamit Beşbaş'ı Aşağı Maraş'ın Antalyalılar semtinin Saçıkaralılar Sokak No. 71A adesindeki ikametgâhınd-a, kanunsuz bir fiil ile yani iple boğmak sureti ile taammüden öldürmek ve kuyuya atmakla itham edilmişlerdir. Sanıklar suçlarını kabul etmemişlerdir.

Yapılan duruşmada İ.M. şahitleri dinlendikten ve sanık 1 ve 2'nin müdafaası kapandıktan sonra, İ.M. s-anık 2 için takipsizlik (nolle prosequi) müracaatında bulunarak bu hususta Başsavcılığın "takipsizlik belgesini" ibraz etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi de Fasıl 155 madde 154 altında sanık 2 aleyhindeki davayı iptal ederek tahliyesine karar vermiştir.

Kanaat-ımızca Fasıl 155 madde 154(1) altında Başsavcının, davanın kararından önce herhangi bir safhasında bu yetkisini kullanması mümkün ise de şimdiye kadar, bilhassa bir sanık müdafaasını yapmağa çağrıldıktan ve müdafaasını kapattıktan sonra, bu kadar geç bir s-afhada, bu yetkinin kullanıldığı bir davaya hemen hemen hiç
rastlanmamaktadır.

Ağır Ceza Mahkemesi sanık 2'nin tahliyesinden sonra, duruşma hitamında Fasıl 154 madde 85(4)'ün Mahkemeye verdiği yetkiye istinaden davaya, 3/62 sayılı Yasa ile tadil edilmiş -şekli ile Fasıl 154 Ceza Kanununun 205. maddesine aykırı adam öldürme suçunu 2. dava olarak eklemiştir. Neticede Ağır Ceza Mahkemesi Sanık 1 Dudu Beşbaş'ı l. davadan beraat ettirerek 2. davadan mahkûmiyetine karar vermiş ve bilâhare 20 yıl hapis cezasına m-ahkûm edilmesine karar vermiştir.

İstinaf 2. dava üzerindeki mahkûmiyet ve ceza kararından yapılmıştır ve aşağıdaki 4 istinaf sebebini içermektedir.

"l. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurunda yemin tahtında şahadet veren sanığın bu şahadetine inanmamakla v-e/veya sanık lehine yeterince değerlendirmemekle hata etmiştir.

2.Muhterem Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda mahkûmiyeti sağlıyacak yeterli şahadet olmadığı halde sanığı mahkûm etmekle hata etmiştir.

3. Muhterem Ağır Ceza Mahkemesi sanığa şüphe menfaatını -
tanımamakla hata etmiştir.

4.Sanığa kesilen 20 yıl hapislik cezası tüm şahadet ışığında aşikâr surette fahiştir."

Müdafaa avukatı 1, 2 ve 3. istinaf sebeplerini haklı olarak birlikte ele almış ve Ağır Ceza Mahkemesinde sunulan şahadeti, sanığın şah-adetini ve sanığın 3 ayrı tarihte verdiği ifadelere değinerek bölüm bölüm iktibaslar yapmış ve 1 ve 2. ifadenin tutarsızlığı ile olasızlığı üzerinde durmuştur.

1, 2 ve 3. istinaf sebeplerini değerlendirmek için sunulan tüm şahadeti göz önünde tutmak gerek-ir. Bu davada İddia Makamı tarafından 13, müdafaa tarafından 4 şahit çağrılmakla beraber, sanık haricinde hiç göz şahidi mevcut değildir. İddia Makamı, bundan sonra mahkûm olarak anılacak sanık 1 Dudu Beşbaş aleyhindeki davasının isbatını çevre şahadete ve- mahkûmun ve maktülün kızı İ.M. şahidi 4 Selma Beşbaş'ın şahadetine, vaka gününü müteakip günde mahkûmun yaptığı şifahi itirafına, mahkûmun kendi avlusundaki pis su kuyusunda maktülün cesedinin bulunduğu gün verdiği ve cinayeti itiraf mahiyetinde olan 26.1-2.1978 tarihli ve Emare III olarak ibraz edilen 1. gönüllü ifadesine, mahkûmun 29.12.1978'de verdiği ve yine cinayeti itiraf niteliğinde olan Emare V 2. ifadesine dayandırmaktadır. Mahkûmun 29.1.1979 tarihinde verdiği ve özetle kendisinin cinayeti işlemedi-ğini ancak olay yerinde bulunduğunu ve bilâhare yardımcı olduğu şeklindeki Emare VIII 3. gönüllü ifadesi İddia Makamı tarafından ibraz edilmekle beraber İddia Makamı bunun doğru olmadığını ileri sürmektedir. Mahkûm ise Emare VIII 3. ifadesinin doğru olduğu-nu ileri sürerek bu hususta yemin tahtında şahadet vermiştir.

Bu istinafta esas itibarı ile üzerinde durulması gerekecek husus mahkûmun şifahi itirafıdır, üç müteakip tarihte verdiği farklı gönüllü ifadeler, bunların olasılıkları, çevre şahadetle çelişkil-eri, uyumlulukları veya desteklenip desteklenmedikleri hususudur. Ancak bu konuya eğilmeden önce olay hususundaki tekzip edilmemiş olgular ile çevre şahadeti özetlemekte fayda vardır.

Mahkûm ile maktül Hamit Beşbaş olaydan önce 16 yıllık evli karı koca id-iler. Bu evlilikten Selma ( 15 yaşında), Nursel ( 12 yaşında), Ramazan (10 yaşında) ve Yasemin (7 yaşında) 4 çocukları vardı. Beşbaş ailesi aslen Türkiye'nin Antalya vilâyetinin Haskızılören kazasının Gebis köyünden olup Kıbrıs'a olaydan takriben 3.5 yıl k-adar evvel gelmişler ve Mağusa'nın Maraş Bölgesi Antalyalılar semtinde Saçıkaralılar Sokak No.7lA adresindeki evde ikamet etmekte idiler. Olay tarihinde sanık takriben 32, maktül ise 50 yaşlarında idi. Mahkûmun okuması yazması yoktur ve basit bir köylü kad-ınıdır. Maktül küçük yapılı, 1.62 boyunda, takriben 49 okka ağırlıkta, halim selim, insancıl, arkadaşlarına düşkün, kötü alışkanlıkları olmayan, içki içmeyen ve arkadaşları tarafından sevilen bir şahıstı. Eşler son 14-15 yıldan beri ayrı ayrı yatak odaları-nda yatmakta idiler. Sanık çocuklarının yatak odasını kullanıyordu. Maktül 1977 yılı başlarından beri Gazi Mağusa'nın Taşel İçki Fabrikasında çalışmakta idi. Başlangıçta fabrikada gece bekçisi görevini yapan maktül 1978 yılı başından beri işçi kadrosuna at-anmış ve gündüz görevi yapmağa başlamıştı. Maktül iş yerine arabası olan arkadaşları tarafından götürülüp getirilmekte idi. Beşbaş ailesi başlangıçta bu davaya sanık 2 olarak eklenen ve bilâhare tahliyesine karar verilen Ali Demirkaplan'la komşu olarak otu-ruyorlardı. Beşbaşların evi ile Ali Demirkaplan'ın evi kuzeyden birbirine bitişik 2 ev tipinde olup 2 ev arasında 34'8" ayak uzunluğunda ve 13'8" yükseklikte briket bir duvardan müteşekkil hudutla kesilmişti. Bu duvar 2 evin arka avlu kısmını yek diğerinde-n ayırmakta ve Beşbaşların evinin mutfak penceresi ile Ali Demirkaplan'ın yatak odası penceresinin bulunduğu duvar üzerinde 2 pencereden birer ayak kadar mesafede bitmekte idi. Bu evlerden mutfak penceresinden basılmak sureti ile yatak odasına veya yatak o-dası penceresinden basılmak sureti ile yek diğerinin evine kolaylıkla geçilebilecek bir durum mevcuttu. Mahkûm ile Demirkaplan arasında maktülün Taşel İçki fabrikasında gece bekçiliği yaptığı sıralarda başlayan ve mahkûmun olaydan sonra tutuklandığı 26.12.-1978 tarihine kadar devam eden bir aşk münasebeti vardı. Maktül gece bekçiliği yaptığı zamanlarda bu münasebet Ali Demirkaplan'ın geceleri mahkûmun evini ziyaret etmesi sureti ile sürdürülmekte idi ve bu ziyaretlerde Ali Demirkaplan ile mahkûm arasında cin-si münasebet de yer alıyordu. Maktül Hamit Beşbaş cinayetten takriben 1-2 yıl öncesinden mahkûm ile Ali Demirkaplan arasındaki aşk münasebetinin farkına varmış ve bu yüzden karısı ile arasında münakaşalara ve kavgalara tutuşmuş, mahkûm müteaddit defalar "S-en benim karım değilsin, Ali Demirkaplan'ın karısısın" diyerek hoşnutsuzluğunu dile getirdiğine dair şahadet mevcuttur. Yine tekzip edilmemiş şahadete göre İ.M. tanığı 4 Selma Beşbaş, maktül ile mahkûm arasındaki Ali Demirkaplan yüzünden çıkan çekişmenin o-laydan 1 ay kadar evvelinden başlayarak şiddet kazandığı cinayetten 15 gün evvel bir akşam üzeri maktülün eve geldiğinde mahkûmu yatağında bulmayınca Ali Demirkaplan'ın evine baskın yaparak mahkûmu yakalamak için İ.M. şahidi 4'ün ve kızkardeşi Nursel'in ya-rdımını istediği, Nursel'i mutfak penceresi önünde Demirkaplan'ın yatak odası penceresini gözetlemekle görevlendirdiği ve maktülün de önden dolaşarak Ali Demirkaplan'ın evine gittiği, kızı Nursel'in ise bu arada mutfak penceresine basarak Ali Demirkaplan'ı-n yatak odası penceresine vurduğu ve "Anne babam geliyor" diye seslendiği hususunda şahadet vardır. Maktülün gece bekçiliğinden gündüz işine geçmesi üzerine mahkûm ile Demirkaplan'ın geceleri Beşbaşların evinde buluşma olanağı ortadan kalkmış ve geceleri b-ir araya gelmek için başka bir buluşma yolu arayarak mahkûmun mutfak penceresine basıp briket ara duvar üzerinden atlayıp Demirkaplan'ın yatak odasına geçmesi sureti ile buluşma yolunu denemişlerdir. Birçok ahvalde de gündüzleri mahkûm ile Ali Demirkaplan -Beşbaşların evindeki misafir odasında buluşuyorlardı. Bir defasında mahkûmun kızı İ.M. şahidi 4 Selma Beşbaş annesi ile Ali Demirkaplan'ı uygunsuz vaziyette gördüğünü şahadetinde söylemektedir.

20.12.1978 günü akşamı saat takriben 19 sularında İ.M. şahidi- Mustafa Demirtaş, eşi ile birlikte Mehmet Kurt'un evine misafirliğe gittiğinde maktül Hamit Beşbaş'ı orada bulmuş, hepsi Taşel İçki fabrikasında çalıştıklarından yakın arkadaştılar ve işe de beraber gidip geliyorlardı. Saat takriben 10.30'a kadar Mehmet K-urt'un evinde oturduktan sonra İ.M. şahidi 1 ile maktül kendi evlerine gitmek üzere yola çıkmışlardır. Bu şahide göre maktül o akşam içkili değildi ve bu şahidin şahadeti de maktülün içki içme alışkanlığı olmayan bir kimse olduğu yolundadır. Maktülün evini-n yanına vardıklarında maktül Mustafa Demirtaş'a "Sabah geçerken beni kaldırırsın" diyerek yanlarından ayrılmış, avlusunun gancelli kapısını açıp avluya girmiş ancak evin kapısını açıp içeriye girdiğini bu şahit görmemiş, yollarına devam ettikleri sırada a-rkadan "tak" diye bir bahçe kapısı kapanması sesi duymuş ancak maktülün eve mi girdiğini tekrar dışarı mı çıktığını bu şahit görmemiştir. Maktül yine aynı akşam saat takriben 23.00-23.15 arası Maraş'ta Ahmet Çelik' in kahvehanesinde görülmüştür. Bu kahveha-nede maktülü gören İ. M. tanığı 2 Ramazan Teke kendisine selam verip 5-6 dakika yanında oturmuş ve bu arada maktül birini aradığını söyleyip ayrılmıştır. Ramazan Teke maktülü en son canlı olarak dışarıda gören şahıstır. 21.12.1978 tarihinde sabahleyin saat- 6.50'de İ.M. şahidi 1 Mustafa Demirtaş maktülü arayıp işine götürmek üzere evine gittiğinde ışıkların yandığını farketmiş, bahçe gancellisini açarak evin esas giriş kapısına gitmiş, kapıyı vurmuş, kapıyı mahküm açmış "Hamit abi gelsin işe gidelim" demesi -üzerine mahküm kendisine "Bu gece eve gelmedi, ona bir hal oluyor" cevabını vermiştir. 21 Aralık günü maktül iş yerine de gitmemiş, maktülün yakın akrabalarından İ.M. şahidi 3 Arif Cebbar ve arkadaşları maktülden endişe etmeğe başlamışlar, nerede olabilece-ği hususunda araştırma yapmışlar ve bu arada Ali Demirkaplan'ın evine de giderek Arif Cebbar Ali Demirkaplan'a maktülün gece eve gündüz ise iş yerine gelmediğini bildirmesi üzerine o da cevaben "Eve gelmez, sen dayının ahlâkını bilmez misin, ona bugünlerde- birşeyler oluyor" şeklinde cevap vermiştir. Bunun üzerine Arif Cebbar Aşağı Maraş Dördüncü Bölge Polis Karakoluna giderek maktülün kaybolduğunu bildirmiştir. Bu bilgi üzerine İ.M. tanığı 12 PÇ 2033 Mustafa Serkan Beşbaşların evine giderek mahkûma kocasını-n kaybı ile ilgili olarak soru sorduğunda mahkûm kocasının 20.12.78 tarihinde saat 13.30'dan beri eve dönmediğini ve maktüle ait Kıbrıs pasaportunun da eksik olduğunu söylemiştir. Bunun üzerine PÇ 2033 Mustaf Serkan maktülün nerede olabileceği hususunda ge-rekli araştırmayı yaptıktan sonra bir polis ekibi düzenleyerek yanlarına Arif Cebbar'ı da almış ve Maraş bahçelerini ve kuyularını araştırma yönüne gitmişlerdir. Polis tüm seyahat acenteleri ile temasa geçip sair tüm araştırmaları yaptıktan sonra 26.12.197-8 tarihine kadar herhangi bir ip ucu elde edememesi üzerine ve aynı gün yeğeninin polise yaptığı bir ihbarı değerlendirerek 15.30 raddelerinde Beşbaşların evini PÇ2033 Mustafa Serkan, PE639 Mehmet Menteş, PE1215 Ferdi Can, PE82 Mehmet Kâmiller'den oluşan b-ir ekiple ziyaret etmişler ve mahkümun rızası ile evin içinde ve dışında yaptıkları araştırmada evin avlusunda bulunan bir lâğım kuyusunun kapağının taze çimento ile sıvalı olduğunu fark ederek şüphelenmişler ve kuyunun kapağını kaldırıp ucu çengelli bir d-emir ile karıştırdıklarında maktülün su yüzüne çıkan cesedini bulmuşlardır. Kuyudan çıkarılan ceset üzerinde sarı kazak, kahverengi gömlek, altta mavi çizgili pijama bulunuyordu. Ayaklarında çorap ve ayakkabı yoktu. Boğazında sıkıca düğümlenmiş bir ip vard-ı. Kuyudan çıkarılan ceset maktülü tanıyanlar tarafından maktüle ait olduğu tanındıktan sonra tahkikat ve otopsi maksadı ile Mağusa Hastahanesi morguna kaldırılmıştır.

28.12.1978 tarihinde Mağusa Belediyesinin yardımı ile maktülün bulunduğu lâğım kuyusu b-oşaltıldığında maktülün Emare 18 olarak ibraz edilen giysileri yani 1 adet mavi ceket, bir çift kahverengi erkek ayakkabısı, bir çift bej rengi erkek çorabı ve 1 adet pantolon bulunmuştur.

27.12,1978 tarihinde İ.M. şahidi No.lO Dr. Kıvanç Buhara maktülün- cesedi üzerinde inceleme ve otopsi yapmıştır. Bu şahide göre ceset üzerindeki dış bulgularda sarı renkte kapalı boğaz düğmesiz bir kazak onun altında kahve rengi bir gömlek, gömleğin altında mavi bir atlet altta mavi beyaz çizgili bir pijama ve pijamanın -altında ise insan dışkısı ile dolu mavi bir kilot vardı. Cesedin boynunda sıkıca düğümlenmiş bir düğüm, önden trakhea (nefes borusu) üzerinde lcm. çapında ve 1.5m. uzunluğunda naylon olan ve Mahkemeye Emare 4 olarak ibraz edilen ip vardı. Cesedin dıştan ya-pılan genel muayenesinde kokuşma teessüs etmiş, deride ölüm sonucu dolaşım husule gelmiş, renktum ve penis şişmiş vaziyette, cesette el ve ayaklarda deri büzüşmüş, ağız boşluğunda ve dudaklarda köpükler, dil ise çene arasına şıkışmış ve dışarı sarkmış vazi-yette idi. Ceset su içinde kaldığından, soyulduğunda bir yara bere izine rastlamak mümkün olamamıştır. Cesedin boynundaki ip enseden kesilerek çıkarılmış ve ip çıkarıldıktan sonra boynunda çürümeğe başlamış yumuşak dokular arasında derin bir boğulma çizgis-i görülmekte idi.

Cesedin otopsisi sırasında ölümün tahminen bir hafta önce olduğu tesbit edilmiştir. İç bulgulara gelince: Vücudun içi açıldığında kokuşma ve çürüme nedeni ile mide muhtevası ve iç organların laboratuvar tesbiti yaramaz hale geldiğinden m-aktülün cinayet tarihinde alkol alıp al

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Üyelik

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
500
349
Kazancınız 151₺
Aboneliği Başlat Şimdi abone olmanız halinde indirimli paket ile özel fiyatımızdan sürekli yararlanırsınız.