-D.1/95 Yargıtay/Ceza 22/95
(Ceza Dava No. 2011/95; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen
İstinaf eden: KKTC Başsavc-ılığı.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mücahit Kırboğa, Haspolat.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Savcı Mustafa Fahri.
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Tevfik Mut.
H Ü K Ü- M
Celâl Karabacak: Önümüzdeki istinaf, Lefkoşa Kaza Mahkeemsince 24.7.1995 tarihinde aleyhine istinaf edilen Sanığa kesilen cezalar aleyhine, istnaf eden KKTC Başsavcılığı tarafından dosyalanmıştır.
Lefkoşa Kaza Mahkeemsi Sanık aleyhine 4 dava getirilm-iş olup 1. ve 2. davalarla Fasıl 154 Ceza Yasasının 234(a) maddesine aykırı olarak 22.8.1994 tarihinde Haspolat'ta Haspolatlı Lütfiye Kavaklı ile oğlu Cemal Bolu'yu kanuna aykırı olarak bıçakla yaralamak, 3. dava ile aynı Yasanın 82(2), 84 ve 85. maddeleri-ne aykırı oalrak aynı tarih ve mahalde ikametgahı haricinde 3.5 inç uzunluğunda sivri uçlu bir bıçak taşımak ve 4. dava ile de yine aynı Yasanın 243. maddesine aykırı olarak aynı tarih ve mahalde Cemal Bolu'nun sol kulak arkasına yumruk vurup adıgeçen şahs-ın hakiki bedensel incinmesine sebep olmakla itham edilmiştir.
Sanık, 11.7.1995 tarihinde kendisine okunan ve yukarıda tarifi yapılan suçları kabul etmemiş, 24.71995 tarihli duruşmada ise ikrar değişikliği yaparak sözü edilen suçları işlediğini kabul etm-iştir. Bunun üzerine, İddia Makamı davanın olgularını Mahkemeye şu şekilde özetlemiştir. Şikâyetçiler ana-oğul olup her ikisi de Haspolat'ta ikamet etmektedirler. Aynı köydde ikamet een Sanık, 22.8.1994 tarihinde Haspolat'taki Köy Meydanında, evli olan kız-ı ile ilişkisi olduğuna ilişkin dedikodulaar çıkması nedeni ile Şikâyetçi cemal Bolu'nun sol kulak arkasında sa eli ile iki yumruk vurmak sureti ile onu darbetmiştir. Gürültüü duyarak olay yerine gelen Şikâyetçi Lütfiye Kavaklı ise Sanığın elinde tuttuğu b-ıçağı açmaya çalıştığını görmüş ve ani bir hamle ile bıçağı Sanığın elinden alıp 10 metre öteye fırlatmıştır. Sanık konu bıçağı atıldığı yerden almaya çalışırken, Şikâyetçiler bundan yararlanıp evlerine doğru koşmaya başlamışlardır. 3.5 inç uzunluğundaki s-ivri uçlu bıçağı yerden alarak Şikâyetçileri takibe başlayan Sanık, Lütfiye Kavaklı'ya yetişmiş ve elindeki bıçağı onun sol omuzuna, sol kalçasına ve sağ omuz altına sokup çıkararak onu yaralamıştır. Bunun akabinde Cemal Bolu'nun araksından koşan Sanık, ad-ıgeçenin yere düşmesinden faydalanıp onu da aynı bıçakla belinden yaralamıştır. Yaralılar olaydan hemen sonra Lefkoşa Devlet Hastahanesine akldırılmış ve gerekli tedavileri yapılmıştır. Olayın Değirmenlik Karakoluna bildirilmesi üzerine Sanık evinde ziyare-t edilerek aleyhindeki ithamlar kendisine duyurulduğunda önce "ben birşey yapmadım." demiş, Karakola celbedildiğinde "tamam ben yaptım, kafam bozuktu." diyerek suçunu kabule tmiş ve gönüllü bir ifade vermiştir. 22.9.1994 tarihinde Değirmenlik Karakolunda k-endisine suçlarla ilgili oalrak dava okunduğunda ise Sanık "kabul etmiyorum." demiştir. Olayı bu şekilde özetleyen İddia Makamı, ayrıca, Sanığın benzeri sabıaksı olamdığını belirtmiştir.
Lefkoşa Kaza mahkemesine Emare 2 ve 3 oalrak ibraz edilen doktor ra-porlarından, Şikâyetçi Lütfiye Kavaklı'nın sağ axillada takriben 1 cm.lik, sol omuz arka kısmında takriben 4 cm.lik, sol iliak kanat üzerinde takriben 2 cm.lik iyileşmiş yaraya ait scar dokusu olduğu, bunun dışında özellik saptanamdığı; Şikâyetçi Cemal Bol-u'nun ise sırtta sğ kostolomber bileşkedetakriben 3 cm.lik kesici alet yarası mevcut odluğu, ayranın batın le ilişkisi olamdığı, yara primer oalrak sütüre edilip hastanın 24.8.1994 tarihinde şifa ile taburcu edildiği, 6.9.1994 tarihinde yapılan muayenede i-se tanımlanan bölgede 3 cm.lik scar dokusu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sanık avukatı ise, Sanık lehindeki hafifletici sebepleri detaylı olarak izah edip Sanığa mülâyim davranılamsını talep etmiştir.
Tarafları dinleyen Kaza Mahkemesi, Sanığa işlediği bu -suçlardan ceza takdir ederken öncelikle cezalandırma prensiplerine değinmiş ve Sanık tarafından işlenen suçların kabaht türü cezalar içeren ciddi suçlar olup hapislik cezası verilmesini öngördüğünü, verilerecek cezanın caydırıcı ve Sanığı ıslah ediciniteli-kte olası gerektiğini belirtmesine rağmen, Sanığın evli olduğunu, bu suçları ani bir feveran içinde işlediğini, olayın vukuundan kısa bir süre sonra suçunu itiraf ettiği gibi Mahkemede de suçları kabul ederek Mahkemeden özür dilediğini, 1974 Barış Harekâtı-na katılan bir malûl gazi olup Devlet Dairesinde arizi kadrolu olarak çalıştığını,kendisine hürriyetini bağlayıcı bir ceza verilmesi halinde işini kaybetme durumunun ortaya çıkacağını da nazarı itibare alırken, Sanığın karakterini, sabıkasız olduğunu, Şikâ-yetçilerle arasında husumet kalmadığını ve Şikâyetçilerin yaralanma neticesinde kalıcı bir arızaları olmadığını da göz önünde bulundurarak Sanığa 1. davadan 3.000.000TL.-, 2. davadan 3.000.000TL.-, 3. davadan 1.000.000TL.- ve 4. davadan 2.000.000TL.- olmak- üzere toplam 9.000.000TL.- para cezası vermeyi uygun görmüştür.
Başsavcılık, Lefkoşa Kaza Mahkemesinin Sanığa vermiş olduğu yukarıdaki cezalar aleyhine istinaf etmiştir.
İstinaf ihbarnamesi 5 istinaf sebebi içermekle birlikte, Başsavcılık 1. istinaf s-ebebi üzerinde ısrar etmemiş, 2, 3, 4 vr 5. istinaf sebeplerini ise bir ana başlık altında toplayarak özetle; davanın olguları ile suçların işleniş tarzı nazarı itibare alındığında verilen cezaların aşikâr surette az olup bu ciddi suçlar için Sanığa daha- ağır ve caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Sanık avukatı ise, Kaza Mahkemesinin hafifletici sebepleri nazarı itibare aldıktan sonra bu suçlar için hürriyeti bağlayıcı ceza yerine para cezası kesmeyi uygun gördüğünü, Mahkemenin karar-ının doğru ve adil olduğunu, ortada Mahkemenin takdir hakkına müdahale etmek için yeterli sebep bulunmadığını savunmuştur.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin de dediği gibi, Sanığın mahkûm edildiği suçlar ciddi ve vahim suçlar olup Yasa Koyucu, bu suçlar için, 3.- suç hariç, 3 yıl hapislik cezası öngörmektedir. 3. suçun cezası da 1 yıl hapsiliktir. Bu hususlar yanında, bir namus meselesini bahane eden Sanık, ilgili makamlara şikâyette bulunmak yerine kanunu eline alarak Cemal Bolu'yu bizzat kendisi cezalandırmak is-temiş ve onu önce yumrula darbetmiştir. Bununla da kalmayan Sanık, gayrı kabuni olarak taşımakta olduğu 3.5 inç uzunluğundaki burunlu bıçağını açarak onu yaralamak da istenmiştir. Olay yerine gelen ve oğlunu Sanığın elinden kurtarabilmek için bıçağı kapıp -öteye atan Lütfiye Kavaklı, aoğlu ile birlikte oradan ayrılmaya çalışırken Sanık o ana kadar yaptıkları ile de yetinmemiş, bıçağı arayarak bulmuş ve Şikâyetçilerin peşinden koşarak onlara yetişmiştir. İlk önce Lütfiye Kavaklı'yı 3 yerinden, bilâhare de Cem-al Bolu'yu yere düşmesinden faydalanıp 1 yerinden bıçakla yaralamıştır. Hemen şunu da belirtmek yerinde olur ki her iki Şikâyetçi de bu bıçaklama olayının sonucnda vücutlarında kalan izleri ömürleri boyunca acı birer hatıra olarak taşıyacaklardır. Tüm bu s-öylenenler dikkate alındığında, Sanığa kesilen para cezalarının suçların ağırlığını yeterince yansıtmadığı ve bu cezaların aşikâr surette yetersiz olduğu kanısındayız.
Sanığa ceza takdirine gelince; işlenen suçların ciddi ve vahim suçlar olduğunu, verile-cek cezanın caydırıcı ve ıslah edici nitelikte olması gerektiğini, olayın işleniş tarzını ve meselenin tüm ahval ve şeraiti ile hafifletici sebepleri ve özellikle Sanığın evli, çoluk çocuk sahibi birisi olduğunu, arizi içşi olarak çalışıp ailesini geçindir-diğini, 1974 Barış Harekâtına katlan bir malûl gazi odluğunu göz önünde buludnurduktan sonra Sanığa işlediği suçlar için 1. davadan 3 ay, 2. davadan 3 ay, 3. davadan 2 ay ve 4. davadan 3 ay hapislik cezası verilmesi gerektiği kanaatine vardık.
Sonuç olar-ak istinafın kabul edilmesine ve Lefkoşa Kaza Mahkemesince ceza ile ilgili olarak verilen kararın iptal edilrek Sanığa yukarıdaki hapis cezalarının verilmesine karar verilir. Belirtilen cezalar bugünden başlayıp birlikte çekilecektir.
(Celâl Karabacak) - (Mustafa H. Özkök) (Gönül Erönen)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Kasım 1995
-
1
-
Full & Egal Universal Law Academy