-D.2/99 Yargıtay/Ceza 23/98
(Dava No: 4728/97; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
-
İstinaf eden: K.K.T.C. Başsavcılığı
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kamil Cankurt, Magosa
A r a s ı n d a .
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 4728/97 sayılı davada 29.5.1998 tarihinde verdiği k-arara (Önder Gazi, Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı) karşı Başsavcılık tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Savcı Ergül Kızılokgil
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Aytekin Musa.
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin hü-kmünü Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin, Aleyhine İstinaf Edilen sanığa 7.5.1997 tarihinde Göçmenköy'de, Temiz Deterjan Fabrikasında Ulukışla'lı Zülkerem Özata'y-ı Fasıl 154 Ceza Yasasının 234(a) maddesine aykırı olarak bıçakla sol ayağından ve sol karın boşluğundan yaralamak suçundan 29.5.1998 tarihinde takdir ettiği 120.000.000TL para cezasına karşı Başsavcılık tarafından yapılmıştır. Davanın kökeninde yatan olg-uları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
Hatice Payas, Aleyhine İstinaf Edilen sanığın yengesi yani dayısının dul eşidir. 6.5.1997 tarihinde Aleyhine İstinaf Edilen sanık (bundan sonra sadece sanık diye behsedilecektir) yengesini evinde ziyaret-e gittiğinde yengesi, Tanık 1 Zülkerem Özata ile Tanık 3 Emin Şahin'in kendisini taciz ettiğini ve Zülkerem Özata'nın kendine sarkıntılık etmesinden yakındı. Sanık o an hiçbir tepki göstermeyip ziyaretini müteakip Ulukışla'ya evine gitti. İlgili zamanlar-da sanık Paralik Ltd'de işçi olarak çalışmakta idi ve ertesi gün işine giderken emare 5 olarak Mahkemeye ibraz olunan 14 cm boyunda sivri uçlu kama şeklindeki ekmek bıçağını da yanına aldı. Öğle tatilinde 4-5 şişe bira içtikten sonra emare 5 bıçağı arabad-an alıp gömleğinin içine gizleyerek Temiz Deterjan Fabrikasında çalışan Zülkerem Özatay'ı ziyarete gitti. Bir aracı vasıtası ile dışarı çıkmasını sağladıktan sonra Zülkerem Özata ile yengesi hakkında tartışmaya tutuştu. Sanığın iddiasına göre sanık olay y-erinden ayrılacağı anda Zülkerem Özata'nın kendini tahrik etmesi sonucu gömleğinin içinde saklı bulunan emare 5 bıçağı çıkarıp önce Zülkerem Özata'nın sol karın boşluğuna takriben 2.5 cm saplamış bilâhare de bıçağı çekip sol bacağına saplamak suretiyle Zül-kerem Özatay'ı itham olunduğu şekilde yaralamıştır. Akabinde Zülkerem Özata kanlar içinde yere yıkılmış ve etrafta bulunan kişilerin yardımı ile hastahaneye kaldırılmıştır. Sanık ise kanlı bıçağı alarak arabasına binip olay yerinden uzaklaşıp Magosa Kaza-sına gitmiş Magosa'da da Emin Şahin'i bulup onu da yine aynı bıçak ile bıçaklamak sureti ile yaralamıştır. Magosa Kazasında işlemiş olduğu suç ile ilgili olarak aleyhine Magosa'da 3273/97 sayılı dava getirilmiştir. Lefkoşa'da işlemiş olduğu suç ile ilgil-i olarak da, aleyhine bu istinafın kökeninde yatan 4728/97 sayılı dava getirilmiştir.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinde sanık 29.5.1998 tarihinde yargılanırken avukatı ile birlikte Mahkeme huzurunda hazır bulunmuş, itham olunduğu suçu kabul etmiş ve kendi-ne ceza kesilirken Magosa Kaza Mahkemesinde açıkta duran 3273/97 sayılı davanın da nazarı itibare alınmasını talep etmiştir. İddia Makamının da uygun görmesi neticesi sanık Lefkoşa'da aleyhine getirilen 4728/97 sayılı davada kendi ikrarı ve İddia Makamını-n Mahkeme önüne koyduğu olgular muvacehesinde mahkûm olduktan sonra Mahkeme Magosa'daki davayı da nazarı itibare alarak sanığı 120.000.000TL para cezasına çarptırmıştır. Mahkeme sanığı 120.000.000TL para cezasına çarptırırken sanığın 28 yaşlarında evli, d-ar gelirli, 2 çocuk sahibi birisi olduğunu, hiçbir sabıkası olmadığını, namusuna düşkün birisi olduğunu ve tahrik neticesi mahkûm olduğu suçları işlediğini göz önünde bulundurmuştur. Savcılık ise 10.6.1998 tarihinde ilgili Kaza Mahkemesi kararı aleyhine ö-nümüzdeki istinafı dosyalamıştır. İstinaf ihbarnamesi 2 istinaf sebebi içermekle birlikte 15.2.1999 tarihinde istinafın duruşması esnasında Savcılığı temsil eden Savcı, istinaf nedenlerini aşağıdaki şekilde tek başlık altında toplamıştır.
"Alt Mah-keme sanığı mahkûm olduğu suçtan hapislik cezasına çarptırmayıp sanığı para cezasına çarptırmakla hata etti." İstinafın duruşması esnasında Savcılık, Yargıtayı ilgili cezaya müdahale edip sanığa hapislik cezası verilmesine davet ederken, sanığın Lefkoşa'd-a işlemiş olup mahkûm olduğu suçun azami cezasının 3 yıl hapislik cezasına müstelzim olduğunu, bu suçun ağır bir suç (felony) teşkil ettiğini, yayımlanmış içtihatlara göre 1965 yılından beri, Fasıl 154 Ceza Yasasının 234 (a) maddesi tahtında mahkûm edilen -hiçbir sanığa hapislik cezası dışında bir ceza verilmediği üzerinde durmuş ve istinaf konusu Alt Mahkeme kararının hatalı olduğuna ve Yargıtayın müdahalesi gerektiğine Yargıtayı ikna etmeye çalışmıştır.
Sanığın avukatı ise, Mahkemeye yaptığı hitabed-e 1965 yılından beri Ceza Yasası Fasıl 154 madde 234 (a) tahtında mahkûm edilen hiçbir sanığa hapislik cezası dışında ceza verilmediğinin doğru olduğunu ancak her davanın ceza takdir edilirken kendine has özel olguları içinde mütalâa edilip cezanın tespit -edilmesi gerektiğini, bu meselede istinaf konusu Kaza Mahkemesi kararında, herhangi bir hata bulunmadığını öne sürüp istinafın reddolunmasını talep etmiştir. Sanığın avukatının iddiasına göre; sanık hiçbir sabıkası olmayan temiz, namusuna düşkün bir vatan-daştır, evli ve 2 çocuk sahibidir ve hapislik cezasına çarptırılması halinde işini kaybedeceği gibi eşi ile çocukları da perişan olacaktır. Sanığın avukatı suçun ağır tahrik tahtında işlendiği hususu üzerinde dururken maalesef zabıtlardan bu ağır tahriğin- nev'ini, zabıtlarda yer almaması dolayısıyle, Yargıtay'a tam olarak söyleyememiştir.
Yukarıdaki çerçeve içinde istinafı karara bağlamaya çalıştığımızda sanığın hakikaten ağır bir suçtan mahkûm olduğu gerçeği ortadadır. Sanık bilerek ve planlayarak- Lefkoşa'daki suçu işlemiş ve akabinde Magosa'daki suçu da işlemekten vaz geçmesine fırsat varken yine Magosa Kazasına gidip Emin Şahin'i de bulup onu da kama şeklindeki bıçak ile ağır şekilde yaralayarak ikinci benzeri bir suç işlemiştir. Sanığın eylemle-ri sonucu Müştekilerin hayatları da tehlikeye girebilirdi. Bu suçlar çok ciddi suçlardır ve bunlara verilecek cezanın, suçun ciddiyeti ve vahameti ile orantılı olması kamu yararı açısından şarttır. Ceza Yasamız 82 (2) maddesi ile, bir kişinin evinin sını-rları dışında sivri uçlu bıçak taşımasını suç yaparken böyle bir kişinin bu nedenle mahkûm olması halinde, aksine çok mühim sebep yoksa en az 6 ay hapis cezasına çarptırılmasını öngörürken, sanığın 14 cm uzunluğunda sivri uçlu kama şeklinde bir bıçağı evi-nin sınırları dışında taşıyıp, madde 234 (a) hilâfına 2 kişiyi de yaraladığı göz önünde bulundurulursa, Alt Mahkemenin kesin bir hataya düştüğü ve sanığa verdiği para cezasının kesinlikle bu Mahkemenin müdahalesini gerektirecek nispette az olduğu tartışma -konusu olmayacak kadar sarihtir. Böyle bir meselede sanığın en az 1 yıl hapislik cezasına çarptırılması normaldi, ancak, suçların 2 seneye yakın bir süre önce işlendiği, ondan sonra geçen zaman zarfında sanığın başka suç işlemediği, ailesi ve çocuklarına -bakmakta olduğu ve namusu ile çalışıp kanunlara riayet eden birisi olduğu, hiçbir sabıkası olmadığı, genç birisi olduğu, her defasında Mahkemenin kendine söylenen gün ve saatte Mahkemede hazır bulunduğu hususlarını bilhassa göz önünde bulundurduğumuzda, sa-nığa bu meselede uzun süreli bir hapislik cezasının verilmesinin ve hayatının mahvolmasının uygun olmayacağı görüşündeyiz. Yargıtay/Ceza 22/95 (D.1/95) sayılı içtihatı da göz önünde bulundurarak, Alt Mahkemenin sanığa verdiği cezaya müdahale edip onu 3 ay- hapislik cezasına çevirmeyi uygun görür bu doğrultuda emir veririz.
Netice olarak istinaf kabul edilir ve sanık 3 ay hapis cezasına çarptırılır.
Celâl Karabacak Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Y-argıç Yargıç Yargıç
5 Mart 1999
-
4
Full & Egal Universal Law Academy