- Konsolide edilmiş-
- Yargıtay/Ceza 2/76, 3/76 ve 4/76
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Orhan Z. Bilgehan ve Salih S. Dayıoğlu.
Yargıtay/Ceza 2/76
İstinaf eden: Şefi-k Suyolcu,
ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
A r a s ı n d a.
Yargıtay/Ceza 3/76
İstinaf eden: İbrahim Kurtuluş
- ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
A r a s ı n d a.
Yargıtay/Ceza 4/76
İstinaf eden: Mustafa Çakmak
ile
Aleyhine istinaf ed-ilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Gürsel E. Kadri.
Aleyhine istinaf edilen namına: Münir Akil.
Tutukluluk emri - Hırsızlık eşya. ve müstehcen film tasarrufları
suçları ile ilgil-i şüphe üzerine 3 zanlı için İlk Mahkemeden tutukluluk talebi - İlk Mahkemenin tahkikatın salimen yürütülmesi amacıyla her zanlı için 5 günlük tutukluluk emri vermesi.
İstinaf - Tutukluluk emrine karşı istinaf - Tutukluluk için şahadet
bulunmaması ve me-vcut şahadetin şüphe uyandıracak nitelikte olmamasına dayanan istinaf - İstinaf N9ahkemesinin istinafı reddi.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasanın 24. maddesi - Mahkemenin
tahkikat tamamlanmadığı hallerde zanlıların tutukluluğuna ya da tutukluluklarını-n devamına emir verebilmesi - Mahkemenin bu emri verirken takip edeceği usul.
KTFD Anayasası - Anayasanın 26. maddesi - Mahkemenin tutukluluk emri
verebilme yetkisi ve şartları - Mahkemenin tahkikatın bitmediği hallerde tutıtkluluk emri verebilmesi.
Ma-hkemenin tutukluluk emri verme vetkisi - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası
madde 24 - Mahkemenirı bu konuda bir takdir hakkı olması.
Mahkemenin tutukluluk emri verirken takip etmesi gereken usul - Fasıl
155 Ceza Usulü Yasası madde 24'e göre Mahkemenin tutuk-luluk emri verirken tarafları dinleyip söylenenleri özet olarak tutanaklara geçirmesi ve kısa da olsa kararın gerekçelerini belirtmesi gerekir.
Şahadet - Tutukluluk emri verirken şahadetin değerlendirilmesi -
Meselede şahadetin her üç zanlı için tahkika-tı gerektirecek bir durum yaratması.
Tutukluluk - Ta.hkikatın bittiği veya tamamlandığı an polisin
zanlılarıya salıverme ya da onlara dava okuma zorunluluğu.
OLAY: Üç zanlı aynı araba ile giderken polis tarafından
durduruldular. Yapılan aramada arab-ada 1 projektör ve 5 adet
müstehcen film bulundu.
İki zanlı bulunan eşyaların 3. zanlıya ait olduğunu öne sürdü. 3. zanlı ise konu eşyaları isimlerini bilmediği şahıslardan satın aldığını iddia etti.
Polis hırsızlık eşya ve müstel-,cen film tasarrufu ile- ilgili tahkikat ya.pmak için zanlılar hakkında Mahkemeden 5 gün tutukluluk emri talep etti.
İlk Mahkeme talep uyarınca her zanlı içîn 5 gün tutukluluk emri verdi.
Zanlılar mevcut şahadetin herhangi bir suç işledîkleri şüphesini uyandıracak nitelikte oimad-ığını, serbest kalmalarının tahkikatı güçleştirmeyeceğini ve İlk Mahkeme emrinin gerekçeye dayanmadığını ileri sürerek kararı istinaf ettiler. Zanlılar adına hazır bulunan avukat iki zanlının bulunan eşyaların 3. zanlıya ait olduğunu söylediğine ve 3. zanl-ı da bunu kabul ettiğine göre dîğer iki zanlının tutuklanmasına sebep bulunmadığını iddia etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Polisin sadece hırsızlık eşya tasarrufu değil
aynı zamanda müstehcen film tasarrufu ile ilgili tahkikat da yapmak istediğini ve arabanı-n 1. zanlıya ait olması, ikinci zanlının da diğer îki zanlı ile birlikte gece saat 22.00'de seyahat ederken bulunmasının her üç zanlı için de tahikat gerektirecek bir durum yaratmakta olduğu kanaatine vardı.
İlk Mahkemenin emri dikkatlice okunduğunda emrin- tahkikatın salimen yürütülmesi maksadıyle verildiğinin görüldüğünü belirten Yüksek Mahkeme mevcut şahadetin zanlıların iddia edilen suçları işlediklerine dair makul şüphe yaratacak nitelikte olduğu ve tahkikatın tamamlanması için İlk Mahkemenin takdir hak-kını kullanarak 5 günlük tutukluluk emri vermesinin yerinde olduğu sonucuna vardı.
__________________
H Ü K Ü M
Ahmet İzzet, Yargıç:
Konsolide edilmiş bu üç istinaf, hırsızlık eşya tasarrufu ve müstehcen film tasar-rufu şüphesi ile Şefik Suyolcu, İbrahim Kurtuluş, Mustafa Çakmak'ın beş gün tutuklanması için Girne Kaza Mahkemesi hakiminin verdiği tutukluluk emri ile ilgilidir. Adıgeçen üç zanlı 16 Ocak, 1976 tarihinde saat 22.00 raddelerinde bir arabada gitmekte iken -Polis tarafından yapılan kontrol neticesi arabada bir projektör ve beş müstehcen film bulunmuştur. Bunun üzerine Polis, üç zanlıyı Mahkeme huzuruna çıkarıp hırsızlık eşya. tasarrufu ve müstehcen film tasarrufu hakkı,nda tahkikat yapmak için beş gün tutuklu-luk emri istemiştir. Her üç zanlı da Mahkemede kısa bir ifade vererek olayı izah etmeğe çalışmışlardır:
l. Zanlı Şefik Suyolcu yemin tahtında şunları söylemiştir:
"Makine ile filimleri (Mustafa Çakmak) getirdi arabaya bizim kaçacağımız zaman."
2. Zanlı İ-brahim Kurtuluş ise yeminsiz olarak şu beyanda
bulunmuştur:-
"Makine benim değildir, arkadaşım ıYlustafa Çakmak'ındır."
3. zanlı Mustafa Çakmak da yemin tahtında bir ifade vererek
şunları söylemiştir:-
"Ben bu makineyi tanımadığım bir şahısta-n, fatura
mukabilincie K.L.6S.- ödeyerek aldım, bu bir ay içinde.
Faturada bana satanın ismi belirlidir. Filimleri ise, 5
filimi hir Pakistanlıdan 375-TL.'na satın aldım bunun kâğıriı
yoktur. Gidersem Polisle faturayı gösterebilirim-."
Bidayet Mahkemesi Polis tarafından söylenenleri ve zanlılar tarafından yapılan ifadeleri işittikten sonra her zanlının beşer gün tutuklu kalmalarını emretmiştir. Zanlılar bu emirden istinaf etmişlerdir.
Bidayet Mahkemesinin verdiği emir Fasıl 155 Ceza -Usulü Kanununun 24. maddesine dayanmaktadır. Bu madde aynen Şöyledir:
"24. Where it shall be made to appear to a Judge that the investigation into the commission of an offence for which a person has been arrested has not been completed, it shall be lawful -for the Judge, whether or not he has jurisdiction to deal with the offence for which the investigation is made, upon ap, plication made by a police officer, not below the rank of an inspector, to remand, from time to time, such arrested person in the custo-dy of the police for s;zch time not exceeding eight days at any one time as the Court shall think fit, the day following the remand being counted as -the first day."
Bu maddeye göre yargıç, derdest edilen bir kişi ile ilgili tahkikatın tamamlandığı hallerde, tutukluluk emri verebilir.
Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasası da bu konuda bazı hükümler koymuştur. 26. maddenin bu konu ile ilgili fıkraları -şöyledir:
"(2) Bir kişi, özgürlüğünden ancak aşağıdaki hallerde yasayla konduğu zaman ve öngörüldüğü biçimde yoksun bırakılabilir.
..........................
..........................
(c) Bir kişinin, bir suç işlediği makul şüphesi üzerine, yetkili yarg-ı makamı önüne getirilebilmesi amacıyle, ................... yakalanması veya tutukluluğu;
.....................................
(5) Yakalanan kişi, yakalandıktan sonra mümkün olan en kısa zamanda ve daha önce salıverilmediği takdirde, herhalde yirmi dör-t saat geçmeden bir ysrgıç önüne çıkarılır.
(6) Yargıç, derhal, yakalanan kişinin anladığı dille yakalanma nedenlerini soruşturur ve en kısa zamanda ve herhalde yargıç önüne çıkma tarihinden itibaren üç günü geçmeyen bir süre içinde, uygun göreceği koşulla-rla yakalananı ya salıverir veya yakalanma nedeni suç hakkındaki soruşturma tamamlanmadığı takdirde, yakalanmanın devamına karar verir. Yargıç, her defasında sekiz günü geçmemek koşuluyla, bu yakalanmanın devamına karar verebilir.
Ancak, yakalanma süresin-in toplamı, yakalanma tarihinden başlayarak üç ayı geçemez ve bu sürenin sonunda yakalanan kişiyi derhal serbest bırakılır.
Yargıcın bu fıkraya göre verdiği kararlar istinaf edilebilir."
Yukarıdakilerden görüleceği gibi bu gibi hallerde tutukluluk emri an-cak suç ile ilgili tahkikatın bitmediği hallerde verilebilir. Tahkikatın bittiği an Polisin zanlıyı ya salıvermesi ya da ona dava okuması gerekir.
Fasıl 155'in 24. maddesi altında bir emir verirken Mahkemeler aşağıdaki usulü takip etmelidirler. Yargıç, ger-ek tutukluluk emri için müracaatı yapan Polisi, gerekse zanlıları veya avukatlarını dinleyip onların söylediklerini özet olarak tutanaklara geçirmelidir. Tutukluluk için yapılan müracaata itiraz vaki olduğu hallerde, yargıç, Polisten tahkikatın şimdiye kad-ar nasıl yapıldığı, şimdi ne safhada olduğu ve tahkikatın tamamlanması için ne kadar zamana ihtiyaç olduğu hakkında şahadet dinlemeli ve ona göre karar vermelidir. Zanlının tutuklanmasına emir verdiği hallerde, kısa da olsa, gerekçe vermelidir. Tutukluluk -emrini verirken yargıç hiç şüphesiz bir takdir hakkı kullanmaktadır ki, her takdir hakkı gibi bunun da adli esaslara (judicial grounds) âayanması gerekmektedir.
Zanlıların avukatı istinafta üç nokta üzerinde durmuştur:
(1) Biâayet Mahkemesi beş günlük tu-tukluluk emri vermekle hata etmiştir. Çünkü mahkeme huzurundaki şahadet zanlıların tutuklanmasını gerektirmiyordu veya zanlıların serbest kalması tahkikatı önlemeyecek veya güçleştirmeyecekti.
(2) Bidayet Mahkemesi huzurundaki şahadet zanlıların herhangi -bir suç işledikleri şüphesini uyandıracak nitelikte değildir.
(3) Beş günlük tutukluluk emri herhangi bir gerekçeye dayanmıyordu.
Önce 1. ve 2. istinaf sebeblerini ele alalım.
İstinaf edenlerin avukatı, Mustafa Çakmak'ın ifadesinde makinenin kendisine ait- olduğunu söylediğini, bunu 2. zanlı İbrahim Kurtuluş'un da teyit ettiğini, bu böyle olduğuna göre bu iki zanlının tutuklanmasına sebeb olmadığını ileri sürmüştür. Bu ifadelerden sonra ortada herhangi bir şüphe kalmadığını iddia eden zanlıların avukatı, ta-hkikat edilecek bir meselenin mevcut olmadığını iddia etmiştir. Zanlıların birisinin makinenin kendisine ait olduunu söylemesi ve hatta bunu teyid eden bir faturası olduğunu söylemesi kanaatımızca kâfi olmayabilir. Fatura ibraz etseydi bile, bunun doğru o-lup olmadığını anlamak için polisin bu hususta tahkikat yapması gerekebilirdi. Yine unutulmamalıdır ki Polisin müracaatı, yalnız hırsızlık eşya tasarrufu ile ilgili değil, ayni zamanda müstehcen film tasarrufu ile ilgili tahkikat yapmak içindi. Makinenin v-e filmlerin üçüncü zanlı Mustafa Çakmak'a ait olması, içinde makine ve filmlerin bulundıiğu arabanın birinci zanlıya ait olması ve ikinci zanlının da diğer iki zanlı ile gece saat 22.00'de seyahat ederken bulunması, kanaatımızca her üç zanlı için de tahkik-atı gerektirecek bir durum yaratmakta idi.
Zanlıların avukatı, Bidayet Mahkemesi yargıcının verdiği tutukluluk emrine herhangi bir gerekçe olmadığını iddia etmiş, yargıcın kullandığı kelimelerden daha ziyade suçluluk derecesini ölçmek istediği arılamının -çıktığını, tutukluluk emrinin maksadının ise bu olmadığıni iddia etmiştir. Verilen tutukluluk emri dikkatle okunacak olursa yargıç, Polisin vazifesinin tahkikat yapmak olduğuna işaret ettikten sonra bu tahkikatın yürütülebilmesi için zanlıların tutuklu kal-masının icap ettiğini söylemiş ve bu maksatla da talep edilen be ünlük tutukluluk emrini vermiştir. Her ne kadar da yargıç, şüphelıler veya herhangi biri serbest bırakıldıkları halde, tahkikat esnasındaki şahadete halel geleceğinden kuwetle şüphelenilmekte-dir" demişse de daha sonra tutukluluk emrini, tahkikatın salimen yürütülmesi maksadıyle verdiği görülmektedir.
Kanaatımızca Bidayet Mahkemesinin huzurundaki şahadet, zanlıların müracaat konusu suçları işlediklerine dair makul şüphe yaratacak nitelikte idi- ve bu suçlarla ilgili gerekli tahkikatın tamamlanmasını mümkün kılmak için yargıcın adli takdirini kullanarak verdiği 5 günlük tutukluluk emrine müdahale etmemiz gerekmiyor. Bu sebeble istinaf reddolunur.
(Ahmet İzzet) (Orhan Z. Bilgehan)(Salih S. D-ayıoğlu)
Yargıç Yargıç Yargıç
4 Mart, 1976.
Full & Egal Universal Law Academy