- Yargıtay/Ceza 24/76
(Dava No. 601/76; Girne)
YÜKSEK MAHEKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M.Necati Münir Ertekün, Başkan, Ülfet Emin ve
Şakir- Sıdkı İlkay.
İstinaf eden: Hayrettin Gökalp, Lâpta.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Emniyet Müdürlüğü, Girne.
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Selçuk A. Gürkan.
Aleyhine istinaf edilen namına: -Akın A. Sait.
Fasıl 333 Motorlu Taşıt Vasıtaları (Üçûncü Şahıs Sigorta) (7/1960 sayılı Yasa ile değiştirilmiş şekliyle) Yasası - Yasanın 3. maddesinin
-(l), (2) ve (3). fıkraları - Bu fıkralara aykırı 3'üncü şahıs sigortası kapsamadığı halde motorlu araç kullanma - çürüş ehliyetinin 6 ay süre ile kullanmaktan men cezası - Cezaya karşı istinaf.
-
Sigortasız araç sürme - 7/60 sayılı Yasa. ile değîştirilmiş şekliyle
Fasıl 333 vlotorlu Taşıt Vasıtaları (Üçüncü Şahıs Sigorta) Yasasının 3(1), (2) ve (3). fıkralarına aykırı üçücü şahıs sigortası kapsamadığı halde motorlu araç sürme - İlk Mahkemenin Sa-nığı 6 ay süre ile sürüş ehliyeti alma veya bulundurmaktan menetme cezasına çarptırması - Cezaya karşı istinaf - İstinafın reddi.
Sürüş ehliyeti olmaksızın araç sûrme - 1974, Motorlu Mraçlar ve Yol
Trafik Nizamnamesinin 25(1) ve 71. maddelerine aykırı M-otorlu Taşıt Vasıtaları Mukayyitliğinden sürüş ehliyeti olmaksızın araç sürme.
Sûrüş ehliyeti bulundurmaktan men cezası - 6 aylık ceza - Cezaya karşı
istinaf - İlk ltahkeme gerekli tüm faktörleri dikkate alarak cezayı verdiğinden istinafın reddi.
Ceza-ya karşı istinaf - Cezanın aşikâr surette fahiş olup olmaması 6 ay
süre ile sürüş ehliyeti almaktan men cezasının aşikâr surette fahiş olup olmaması.
OLAY: 5anık, sigortasız ve sürüş ehliyetsiz araba kullanmak suçlarını
işlediğinden suçlu bulunarak ma-hküm edildi ve 6 ay süre ile sürüş ehliyeti almaktan men cezası ile T.L.2.- para cezasına çarptırıldı.
Sanık, 6 ay süre ile sürüş ehliyeti almaktan men cezasının alenen fahiş olduğunu öne sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Alt Mahkemenin -cezayı keserken amme
menfaatını, Sanığın durumunu ve nazarı itibara alması gereken tüm hususları nazarı itibara aldığını, bu nedenle Sanığa kesilen cezaya müdahale etmeyi gerektirecek neden olmadığını belirtti ve istinafı oyçokluğu ile reddetti.
-
_____________________
H Ü K Ü M
M. Necati Münir Ertekün, Başkan: İstinaf eden (sanık) aleyhine 14
Temmuz 1976 tarihinde Gırne Kaza Mahkemesi huzurunda iki dava getirildi. Sanık l. dava ta-htında 7/1960 sayılı Kanunun 2. maddesi ile tadil edilmiş şekli ile Fasıl 333, Motorlu Taşıt Vasıtaları (Üçüncü Şahıs Sigorta) Kanunu'nun 3. maddesinin (1), (2) ve (3). fıkralarına aykırı olarak 4 Şubat 1976 tarihinde Girne-Lefkoşa ana yolunun 8-9 milleri -arasında GG 559 plâkalı arabayı üçüncü şahıs sigortası kapsamadığı halde sürmekle ve 2. dava tahtında da 1974, Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Nizamnamelerinin 25(1) ve 71. maddelerine aykırı olarak l. da.vada zikrolunan aynı tarih ve mahalde GG559 plâkalı a-rabayı K.T.F.D. Motorlu Taşıt Vasıtaları ıMukayyitliğinden sürüş ehliyeti olmaksızın sürmekle itham edildi. Sanığın itham edildiği suçları kabul etmesi üzerine Bidayet Mahkemesi sanığı her iki suçtan kabahatlı bulup mahkûm etti ve kendisine l. dava üzerind-en, mahkûmiyet tarihinden itibaren, 6 ay süre ile sürüş ehliyeti almak veya elinde bulundurmaktan men edilme, 2. dava üzerinden de K.L.2.- para cezası kesti.
İstinaf eden, suçun işleniş tarzını ve verilecek cezanın suçun vehameti ile orantılı olmasını naza-rı itibara alırken Girne Kaza Mahkemesinin yanlış, hatalı ve fahiş ceza verdiğini ve tüm ahval ve şerait altında Mahkemenin sanığa kesmiş olduğu 6 ay ehliyet almaktan men edilme cezasının alenen fahiş olduğunu iddia ederek ceza aleyhine istinaf etmiştir.
-Girne Kaza Mahkemesi, hükmünde, sanığa ceza keserken sanığın l. davada itham olunduğu suçun mahiyeti itibarı ile vahim bir suç olduğunu, trafiğin yoğun olduğu bir bölgede işlendiğini, kazaların arttığı Mahkemelere intikal eden davaların fazlalığından görül-mekte olduğunu, son zamanlarda ölümle neticelenen kazaların sayısının kabarık olduğunu ve bu yüzden sigortasız araç sürmenin vahim bir suç olduğunu ve cezanın amme menfaatı icabı suçun vehameti ile orantılı ve ibret verici nitelikte olması gerektiği kanaat-ına vardığını belirtti. Bidayet Mahkemesi, keza, sanığın evli ve karısının hamile olduğunu, suçun işleniş tarzını, çiftçilik yaptığını, sabıkası olmadığını ve avukatının sanığın leyhine söylediği hafifletici tüm sebepleri nazarı itibara almış olduğunu da h-ükmünde belirtti.
Kanaatımızca Bidayet Mahkemesi cezayı keserken amme menfaatını, sanığın durumunu ve nazarı itibara alınması gereken tüm hususları nazarı itibara almıştır. İstinaf edenin avukatı kesilen cezanın İstinaf Mahkemesinin müdahale etmesini gere-ktirecek kadar fahiş olduğu hususunda beni tatmin etmiş değildir. Bu nedenlerle istinafın reddedilmesi taraftarıyım.
Ülfet Emin, Y: Yüksek Mahkemenin bugüne kadar vermiş olduğu hükümlerde Bidayet Mahkemelerinin verecekleri cezaların, bilhassa suçun vehame-ti ile orantılı olması ve suçun nasıl ve hangi koşullar tahtında işlendiğinin nazarı itibara alınması gerektiği belirtilmiştir. Sanık Bidayet Mahkemesinde suçu işlediğini kabul etmiş ancak hanımının rahatsızlığı yüzünden hanımının arabasını srmek zorunda k-aldığını ileri sürmüştür. Bunun böyle olmadığı hususunda. İddia Makamı ta.rafından herhangi bir görüş belirtilmemiştir. Bu nedenle yine Yüksek Mahkemenin daha önceki istinaf hükümlerinde belirttiği gibi, bu gibi hallerde sanıkların söylediklerinin doğru ol-arak kabul edilmesi gerekir. Eğer hakikaten, ki bu davada öyle olduğu kabul edilmesi gerekiyor, sanığın hanımı rahatsızlandı ise ve rahatsızlığı nedeni ile sürmek mecburiyetinde kaldı ise, bunu Bidayet Mahkemesinin nazarı itibara alması ve sürüş ehliyetini- iptal ederken buna göre davranması gerekiyordu. İkinci bir husus da sanığın Türkiye'de sürüş ehliyeti sahibi olduğunu iddia etmesidir. Bunun böyle olmadığı hususunda da Mahkemede İddia Makamı tarafından herhangi bir iddia yapılmamıştır. Dolayısıyle Bidaye-t Mahkemesinin bu hususa da önem vermesi gerekiyordu. Bütün bu hususlara verilmesi gereken önem verilmiş olsaydı kanaatımca Bidayet Mahkemesi sürüş ehliyetini iptal ederken müddet hususunda başka bir karara varacaktı ve sürüş ehliyeti çok daha az bir müdde-t için iptal edilecekti. Dolayısıyle 6 ay sürüş ehliyeti iptalinin lûzumundan çok fahiş olduğu kanaatındayım. Bu nedenle istinafın kabulü taraftarıyım.
Şakir Sıdkı İlkay, Y: Girne Kaza Mahkemesi, sanığa ceza keserken, gerekli bütün hususları göz önünde bu-lundurmuştur. Kaza Mahkemesinin, doğru olarak nazarı itibara almış olduğu faktörler ışığında, sanığa kesmiş olduğu ceza, kanaatımca, çok değildir. Bu nedenle sanığa kesilen cezaya müdahale etmemiz için herhangi bir sebep olmadığı görüşündeyim. Netice itiba-rı ile istinafın reddedilmesi taraftarıyım.
M. Necati Münir Ertekün, Başkan: Netice olarak istinaf, oy çokluğu ile, reddolunur.
(M.Necati Münir Ertekün) (Ülfet Emin) (Şakir Sıdkı İlkay)
Başkan Yargıç Yarg-ıç
9 Ağustos, 1976.
Full & Egal Universal Law Academy