- Yargıtay/Ceza 25/76
(Dava No. 3522/76; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Ertekün, Başkan, Ahmet İzzet ve
- Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: Yusuf Ulaş, Alayköy.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Emniyet Müdürlüğü, Lefkoşa.
a r a s ı n d a.
İstinaf eden şahsen hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Mus-tafa Arıkan.
Konut işgali - Yabancıdan kalan terkedilmiş malları işgal - Fasıl 154
Ceza Yasasının 281A maddesine aykırı ev işgali - İlk Mahkemenin evi tahliye eden Sanığı K.L.3O.- para cezasına çarptırması.
Terkedilmiş malı işgal - Yabancıdan kalan kon-utu işgal - Bkz. konut
işgali.
İstinaf - Cezaya karşı istinaf - Ev işgali suçu için Sanığa İlk
Mahkemece verilen K.L.3O.- para cezsına karşı istinaf - Para cezasını ödeyemediği için Sanığın hapiste kalması - Yargıtay işsiz olan ve ödeyemeyeceği kadar -para cezası kesilen Sanığın cezasını derhal serbest kalacak şekilde 13 gün hapse çevirmesi.
Ceza Usulü - Cezanın ağırlığı - Ev işgali suçu için Sanığa
ödeyemeyeceği bir miktar para cezası verilmesi - Para cezasının ödenememesi nedeniyle Sanığın hapiste -kalması - Yargıtay işsiz olduğu ve ödeme gücünü aşan bir miktara mahkûm edilen Sanığa verilen cezanın ağır olduğuna hükmetmesi ve Sanığın cezasını derhal serbest kalacak şekilde 13 gün hapse döndürmesi.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 281A maddesi - Bu ma-ddeye aykırı konut
işgali - Sanığa verilen para cezasının ödeme gücünü aşması - İstinaf - Yargıtayın istinafı kabul ederek para cezasını hapis cezasına çevirmesi.
Ceza - İlk Mahkemece verilen para cezasının işsiz olan Sanığın ödeme
gücünü aşan bir mi-ktar olması - Yargıtayın cezayı Sanığın derhal serbest kalması için 13 gün hapse çevirmesi.
Yargıtayın para cezasını hapse çevirme yetkisi.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasanın 128. maddesinin gösterdiği
cetvel - Para cezasını ödemeyen Sanıkların par-a cezası miktarlarına göre kaç gün ha.pis kalacağının cetvele göre hesaplanması - Cetvelde gösterilen hapislik cezalarının günün değişen koşullarına uygun olup olmaması.
Hapis cezası verilmesi uygun görülmeyen bir suçluya ödemeğe muktedir olamayacağı bir -para cezası kesmeme prensibi.
33/75 sayılı 1975 Yabancı Malların Tahsis ve Değerlendirilmesi Yasası
- Yasanın 2 ve 5. maddeleri - Bu maddelere aykırı elinde, yetkili
-makamca verilmiş tahsis belgesi olmaksızın konuta yerleştikten sonra çıkmağı reddetmek - İlk Mahkemenin konutu verilen süreden sonra boşaltıp teslim eden Sanığa K.L.3O.- para cezası vermesi - Sanığın mali gücünü aşan cezanın Yargıtayca Sanığın derhal serbe-st kalacak şekilde 13 gün hapse çevrilmesi.
-
OLAY: Sanık, KTFD İskan Dairesi kontrol ve yönetiminde bulunan
Alayköy 221 nolu konutu ta.hsis belgesi olmaksızın işgaletmekten suçlu bulunarak K.L.3O.- para cezası ile1 sene müddetle
sulh ve sukunu koruma ve iyi ahlak sahibi olmak için K.L.200.-lık -bir kefalete bağlandı.
Sanık verilen cezanın alenen fazla olduğunu iddia ederek
ceza aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemelerin hapis cezası vermeği uygun
görmediği bir Sanığa ödemeye muktedir olamayacağıpara cezası
vermesinin pre-nsip olarak hatalı olduğunu belirtti. Bu nedenle Sanığa verilen para cezasını Sanığın hapistekaldığı 13 günü karşılayacak miktara indirdi.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Lewis 667/74 sayılı (1964) Crim. L.R. s.I21'deki karar.
Atıfta Bulunula-n Bilimsel İçtihatlar:
1- D.A. Thomas Principle of Sentencing sayfa 221.
___________________
H Ü K Ü M
M. Necati Münir Ertekün, Başkan:
İstinaf eden (sanık) 6 Ekim 1976 tarihinde, kendi ikra-rı ile (plea guilty), Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından aşağıdaki iki suçtan mahkûm edildi.
"(1)31/75 sayılı yasa ile tadil edilmiş şekli ile Fasıl
154, Ceza Kanunu'nun 281A maddesinin (1),(2),(3),(4) ve
(5). fıkralarına aykırı kanunsuz olar-ak 15 Haziran 1976
tarihinde, Alayköy'de K.T.F.D İskdn Dairesi kontrolü ve yönetiminde bulunan 221 numaralı eve, elinde yürürlükteki mevzuat uyarınca yetkili Bakanlık veya makam tarafından verilmiş resmi tahsis belgesi olmaksızın girmek.
33/75 sayılı 19-75 Yabancı Malların Tahsis ve Değerlendirilmesi Yasası'nın 2 ve 5. maddelerine aykırı olarak 2 Ağustos 1976 tarihinde, Alayköy'de K.T.F.D. İskdn Dairesi kontrolü ve yönetiminde bulunan 221 numaralı eve, elinde etkili makam tarafından verilmiş resmi tahsis -belgesi olmaksızın yerleştikten sonra çıkmağı reddetmek."
İddia Makamının Bidayet Mahkemesine söylediklerinden (ki bunlar sanık tarafından kabul edilmiştir) anlaşılacağı ve Mahkemeye emare olarak ibraz edilen Sosyal Tahkikat Raporundan da görüleceği gibi -sanık 21 yaşında Türkiye Cumhuriyeti uyruklu genç bir bekdr olup 26 Aralık 19î5 tarihinde Kıbrıs'a, Adana Vildyetinden turist olarak geldi ve Alayköy'de amcası Bekir Ulaş'ın yanında misafir edildi. Buna rağmen Alayköy'de ayrı bir evde yalnız kalmak istedi -de 15 Haziran 19î6 tarihinde o zaman boş olan dava konusu eve kanuna aykırı olarak girip yerleşti. 2 Ağustos 1976 tarihinde kendisine ilgili makam tarafından ihtar edilip evin yedi gün zarfında boşaltılması istenmesine rağrnen sanık Bidayet Mahkemesinin is-tinaf konusu davanın duruşmasırıa başladığı tarih olan 4 Ekim 1976 tarihine kadar evi boşaltmağı reddetti.
Bidayet Mahkemesi sanığı cezalandırmadan önce, sanığın ricası üzerine davanın duruşmasını 6 Ekim 1976 tarihine erteledi ve bu süre zarfında sanık da-va konusu avi başaltarak ilgililere teslim etti ve Mahkemeden özür diledi.
Bidayet Mahkemesi sanığa verilecek cezayı tesbit ederken, sanığın genç ve bekdr olduğunu, sokakta kalmış barındırmağa ilıtiyacı olan ailesi olmadığını, sanığın kalacak bir yeri old-uğu halde mezkûr suçları yine de işlemiş olduğunu, ilgililerin taleplerine rağmen davadan önce dava konusu evi tahliye edip ilgililere teslim etmediği hususlarını, aynı zamanda, saııığın sabıkası olmadığını, sakin birisi ve fakir olduğunu göz önünde tutara-k sanığa (1). suç için 30 KL. para cezası kesti ve iyi haldk sahibi olaeağı, sulhu koruyacağı ve benzeri suçlar işlemeyeceğine dair bir sene müddetle en az bir kefilin kefaleti iIt sanığı 200 KL.lık bir kefalete bağladı. Bidayet Mahkemesi sözü edilen 30 KL-.lık cezanın derhal ödenmesini emretti. (2).suç için herhangi bir ceza vermemeği uygun gördü.
İstinaf eden (sanık) kenöisine verilmiş olan cezanın fazla olduğunu iddia ederek ceza aleyhine istinaf eylemiştir.
Emare olarak ibraz edilen Sosyal Tahkikat Rap-orundan görüleceği gibi sanık 16 yaşında iken bir trafik kazası neticesi sağ elini bilekten kaybetmiş ve sağ gözü görmez olmuştur. Sanık istinaf konusu
davanın duruşmasından kısa bir müddet önce Sanayi Holding' de geçici işçi olarak çalışmakta ve tek kollu- olduğu için denenmekte idi ve sanığın iş alanındaki kapasitesi değerlendirildikten sonra çalıştırılmağa devam ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karara varılacaktı. Sanığın işsiz olduğu ve parası olmadığı İddia Makamının Bidayet Mahkemesine yapmış ol-duğu beyanından görülmektedir ve Bidayet Mahkemesi de sanığın fakir olduğunu hükmünde belirtmektedir.
1. davadan kesilen 30 KL.sını ödeyemediği için sanık derdest edildi ve hapse gönderildi. Sözü edilen ceza ödenmediğinden sanık 4 ay hapis yatacaktır.
Bir- suçluya ceza verilirken mahkemelerin takdirlerini kullandıkları fakat bunu yaparken de belli bazı prensipleri göz önünde bulundurdukları bilinen bir gerçektir ve bu prensipler geçmişte birçok davalarda belirtildiği için bunları tekrarlamakta yarar görmüyo-rum. Genellikle bir davada verilen ceza, o davaya has olgular çerçevesinde mütalda edilir.
Bidayet Mahkemesi sanığa 30 KL. para cezası kesmekle sanığı işlediği suçlardan hapse göndermemeği takdir ederek sanığa bir fırsat vermeği uygun bulduğu anlaşılmakta-dır. Bunu da yaparken gerek suçun vehametini ve gerekse sanığın cezayı ödeme kabiliyetini göz önünde bulundurması gerekirdi. Hapis cezası verilmesi uygun görülmeyen bir suçluya ödemeğe muktedir olamıyacağı bir para cezası kesmek prensip olarak hatalıdır ka-naatındayım. Nitekim "Principles of Sentencing", D.A. Thomas, sayfa 221 şu görüşe yer vermektedir: -
"It is considered incorrect to impose a fine which is beyond the offender's ability to pay, as this is likely to result either in his serving a sentence o-f imprisonment in default, or possibly committing further offences to raise the money."
Aynı prensip Lewis (30.11.64, 667/64 (1964) Crim. L.R.121) davasında da benimsenmiştir. Sözü edilen davada şöyle denilmektedir: -
".......... It is in the view of thi-s Court wrong in principle to impose such a fine as may be utterly beyond the accused's a means and will only result in the prison sentence . . ...... as the sanction for failure to pay."
Sanığın mali durumu hakkında Mahkeme önünde kdfi derecede şahadet v-ardı. Bizzat iddia makamı sözcüsü sanığın "parası olmadığını" belirtmiş, Bidayet Mahkemesi de bu hususu kabul etmiştir.
Sanığa hapis cezasının ağır geleceği düşüncesiyle hareket eden Bidayet Mahkemesi, sanığın ödeme kabiliyetinden yoksun olcluğunu bildiği- halde ona ödeyemeyeceği bir para cezası kesmekle hapse göndermeme hususundaki önceki düşüncesine ters düşerek sanığın dört ay süre için hapsolunmasını kaçınılmaz kıldı. Bu nedenle sanığın muteber bir kefilin kefalet senecü imzalaması şartı baki kalmak sur-etiyle
sanığın tahliyesini bugün mürnkün kılacak şekilde Bidayet Mahkemesinin hükmünün değiştirilerek istinafın kabulüne taraftarım.
Ahmet İzzet: Kanaatımca bu gibi hallerde Mahkemenin ilk karar vereceği husus para cezasının mı yoksa hapislik cezasının mı- daha uygun olacağıdır. Para cezasının daha uygun olacağı hallerde hapis cezası kesmek, veya hapis cezasının daha uygun olduğu hallerde para cezası kesmek yanlış bir harekettir.
Sanık mevzu bahis eve 15 Haziran 1976 tarihinde girmiş, 2 Ağustos 1976 tarihi-nde kendisine ihbar verildiği halde evi boşaltmamış, 25 Ağustos 1976'da sanığa iŞlediği suç ile ilgili dava okunduğu zaman
"1 ay sonra çıkacağım" demesine rağmen yine çıkmamış, ancak bilfül mahkemeye götürüldüğü zaman mahkemeden 3 günlük mehil isteyerek ev-i tahliye etmiştir. Bundan da anlaşılacağına göre sanık kanunsuz hareketinde son dakikaya kadar ısrar etmiştir.
Savcılığın da işaret ettiği gibi sanığın işlediği suç yaygın suçlar olup günden güne de artma temayülünü göstermektedir. Bu gibi davalarda kana-atımca Mahkemelerin önleyici cezalar vermesi gerekmektedir.
Davanın bütün vakıaları nazarı itibara alındığında lcanaatımca sanığa hapislik cezası kesilmeliydi. Bu sebeple Bidayet Mahkemesinin verdiği para cezasının iptal olunması ve yerine bir ay hapis ce-zasının konması taraftarıyım.
Bu davayı fırsat bilerek bir hususa değinmek istiyorum. Mahkeme tarafından ödenmesi emredilen bir cezû ödenmediği takdirde ve hakimin ceza ödenmezse sanığın ne kadar hapse gireceği hakkında bir emir vermediği hallerde, kesile-n para cezası, Ceza Usulü Kanununun 128. maddesinde gösterilen cetvele göre hapis cezasına çevrilmektedir. Bu cetvelden bir misal alacak olursak K.L.S.-nın muadili bir ay hapisliktir. Ceza Usulü Kanunu 1948'de meriyete girmiş bir kanundur. O zamandan bu ya-na da 128. madde herhangi bir tadildta uğramamıştır. Bu cetveldeki rakamların bugünkü paranın kıymeti ile hiç bir orantısı kalmamıştır. K.L.S.- gibi bugün fazla bir kıymet ifade etmeyen bir miktar için bir ay hapis cezası, çağımıza göre oldukça ağır bir ce-zadır ve birçok ahvalde haksızlıklara sebep olmaktadır. Bu cetvelin yakın bir gelecekte tadil edilmesi ve çağımıza uydurulması ümidini izhar etmeden geÇemedim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Başkanın verdiği hükümle tamamen hemfikirim ve ona ekleyecek başka her-hangi bir şey görmüyorum.
M. Necati Münir Ertekün, Başkan: Netice itibarıyle istinaf oy çokluğu ile kabul edilir. Bidayet Mahkemesinin hükmünün 30 KL.lık ceza kısmı iptal edilir ve onun yerine mahkümiyet tarihinden itibaren 13 gün hapis cezası konur. Mahk-ûmiyet 6.l0.1976 tarihinde başladığına göre sanığın derhal serbest bırakılması emrolunur.
(M. Necati Münir Ertekün) (Ahmet İzzet)(Salih S. Dayıoğlu)
Başkan Yargıç Yargıç
19 Ekim, l976.
Full & Egal Universal Law Academy