-Yargıtay/Ceza 27/79
(Dava No. 430/79;Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Savaş Fethi, Gazi Mağusa. (Sanık 2)
ile-
leyhine istinaf edilen: Başsavcılık, Lefkoşa.
- Arasında.
lstirıaf eden namına: Zeki Bayram.
Aleyhine istinaf edilen namına: Akın A. Sait.
Suçişleme kastıyla ikametgâha kırıp girme - Fasıl 154 Ceza Yasasının 291 ve 292(a) maddelerine aykırı hırsızlık yapmak n-iyetiyle ikametgâha kırıp girme.
Hırsızlık - Fasıl 154 Ceza Yasasının 255 ve 266(b) maddelerine aykırı hırsızlık.
Suçortaklığı - Fasıl 154 Ceza Yasasının 20. maddesi - Sanıkların bir likte ev açıp eşya çalması.
Ceza aleylıine istirıaf - Hırsızlık ve su-ç işlemek maksadıyle ikametgâha kırıp girme suçlarında ceza takdiri - İlk Mahkeme tarafından tün Sanıkların mahkûm edilmesi - 2. Sanığa daha ağır ceza verilmesi - Suçun işlenmesinde Sanık 2'nin daha büyük payının olması - Bu tür suçların yaygın olması - İs-tinafın reddi.
Genç suçlular - Ceza verilmesinde yaşın önemi.
Yaygın olan suçlara önleyici ceza verilmesi - İkametgâha suç işleme kastıyla girme ve hırsızlık yapma suçlarının yaygın olması ve bu suçlara toplumu korumak maksadıyle önleyici ceza verilmesi.-
OLAY: Sanıklar, Müştekinin evine girmeyi kendi aralarında kararlaştırıp evine gittiler. Sanık 2, evin pencere ve camlarını kırarak eve girdi ve arkasından diğer Sanıklar eve girdi. Evde bulunan eşyaları çalarak oradan ayrıldılar. Sanıklar suçlarını kab-ul ettiler ve İlk Mahkeme tarafından mahkûm edildiler. İlk Mahkeme bu tür suçların çok yaygın olduğunu Sanık 1 ve 2'nin suçun işlenmesinde paylarının daha fazla olduğunu gözönünde bulundura- rak Sanık 1 ve 2'ye diğer sanıklardan daha fazla ceza verdi. San-ık 2'nin avukatı cezanın fahiş olduğunu öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, suçun işlendiği zaman Sanık 2'nin 19 yaşında olması üzerinde durdu. Buna rağmen İlk Mahkemenin ceza tespit ederken bütün hususları dikkate aldığını, işlenen suçun yay-gın ve ciddi bir suç olduğunu ve bu tür suçlara müsamaha gösterilmemesi gerektiğini gözönünde bulunduran Yüksek Mahkeme İlk Mahkeme kararını onayladı.
HÜKÜM
Ahmet İzzet:
İstinaf eden 26-29 Nisan 1978 tarihleri arasında, Bölüm 154, Ceza Yasasının 20, 29-1 ve 292(a) maddelerine aykırı olarak, Gazi Mağusa' da geceleyin bir cürüm işlemek yani sirkat suçunu işlemek maksadı ile Kuzucuk köyünde mukim Zekâ Parla nın ikametgâhını kırıp içeriye girmekten, ve Bölüm 154 Ceza Yasasının 20, 255 ve 266(b) maddelerine a-ykırı olarak Zekâ Parla'nın ikametgâhı içerisinden KL.386.500 mil değerinde 20 çift çeşitli renk ve desenlerde yatak çarşafı, 10 adet gümüş kaplamalı tepsi, 36 adet porselen tabak, 4 düzine çatal kaşık, 7 adet kadın elbisesi, 3 adet altın bilezik, 2 adet a-ltın küpe, 1 adet altın kolye, 1 adet altın göğüs iğnesi, 1 adet oturak saat, 1 adet işlemeli yatak örtüsü, 1 adet işlemeli yastık yüzü, 1 adet kürk kadın ceketi, 10 adet yumak, 3 adet yastık yüzü ve 3 adet duvar tepsisini çalmaktan, diğer 4 sanık ile bera-ber itham edildiler ve hepsi de Ağır Ceza Mahkemesi tarafından suçlu bulunarak muhtelif cezalara çaptırıldılar. Sanık 2, birinci davadan 9 ay ve ikinci davadan da 6 ay haspe mahkûm oldu. Davanın olguları, şöyledir:
Sanıklar Mağusa' da ikamet ederler. Yakı-nan ise Mağusa' da konfeksiyon ve benzeri ticaret ile iştigal eden bir şahıstır. Hem Mağusa' da hem de Kuzucuk'ta ikametgâhı bulunmaktadır. Mağusa daki evi Sakarya bölgesinde bulunmakta ve genel olarak bunu fazla eşyasını muhafaza etmek amacı ile ambar ola-rak kullanmaktadır.
26 Nisan 1978 tarihinde yakınan Kuzucuk köyündeki evine gitmeden önce Sakarya bölgesindeki evini ziyaret etti ve herşeyin yerli erinde olduğunu gördü, herhangi bir değişiklik farketmedi. Karısı Ingiltere'de olduğu için her gün bu evi -ziraret etmiyordu. Daha sonra 29 Nisan 1978'de evi tekrar ziyaret ettiği zaman evin açılmış olduğunu ve içinden birçok eşyaların sirkat edilmiş olduğunu farketti ve derhal olayı Mağusa Emniyet Müdürlüğüne bildirdi. Olay yerine gelen emniyet ekibi yakınanın- evinin arka avlusuna açılan pencerenin 2 pancur kanadının kırık olduğunu ve ön kapının da açık olduğunu müşahade etti. Yapılan tetkikte sirkat olunan eŞyaların ithamnamedeki eşyalar olduğu ve fiyatlarının KL.386.500 mil olduğu ve ayrıca evin kapı ve pence-resine yapıla.n zarar ziyanın da KL.4O.- olduğu tesbit edildi.
Sanıklar Sakarya' da Etem' in kahvesi diye bilinen bi r kahvede toplanarak 27 Nisan 1978 tarihinde yakınanın evini açmaya karar verdiler ve oradan ayrılıp gece yarısına doğru ortalık iyice sak-inleştikten sonra yakınanın evine gittiler. Sanık 2 elinde tuttuğu bir tornovida ile yakınanın evinin pencere pancurunu ve camlarını kırarak çıkardı ve eve girdi, onun arkasından da diğer sanıklar eve girdiler. Evde buldukları birçok eşyaları alara.k orada-n ayrıldılar. Daha sonra bu eşyaları Mağusa'da birisine 1800TL değerinde satmayı teklif ettiler ve bu eşyaların bir kısmını teslim ettiler. Ancak bu eşyalardan bazıları bulunamadı. Bulunan eşyaların değeri KL.104.500 mil olarak değerlendi rildi.
Duruşma es-nasında sanıkların hepsi de suçlarını kabul ettiler. Ağır Ceza Mahkemesi sanıkların bir kısmını suçu işledikleri zaman henüz 18 yaşının altında olduğunu, bir kısmının ise 18'i doldurmakla beraber genç denecek bir yaşta olduklarını nazarı itibara aldı. Veri-len izahattan suçun işlenmesinde l. ve 2. sanıkların payının çok olduğu bulgusuna vardı. Keza istinaf edenin evi aça.n şahıs oluşu bir tarafa, çalınmış olan eşyaların pazarlanmasında da 1. sanık ile müşterek hareket ettiğini bulgu olarak buldular. Sanıklar-ın sabıkaları bulunmadığı nazarı itibara alındı, keza bu suçların çok yaygın olduğu ele alınarak bunun üzerinde önemle duruldu. Bu hususta Mahkeme şöyle dedi:
"Hiçbir Ağır Ceza Mahkemesi oturmuyor ki gündeminde 8-10 veya S-8 arasında bir ev açma suçu bulu-nmamış olsun. Bu nedenle Mahkememiz sanıklara ceza verirken bu kazada bu neviden suçların işlenmesini önleyici ve namuslu vatandaşlara huzur getirecek bir davranış içine girmelidir, kanaatindedir."
Bunu söyledikten sonra Mahkeme, her suçlunun kendine özel- bir durumu olduğunu, ancak bu özel durumun hiç bir zaman Mahkemenin esas görevini unutturacak boyutlara ulaşmaması gerektiğini belirtti. Bazı içtihatlara değinen Mahkeme, mütecavizlere karşı cemaatın korunmasını vurgulayarak suçlu bulduğu sanıkları teker -teker mahkûm etme yoluna gitti.
İstinaf edenin avukatı, sanıkların hepsinin suç işledikleri zamanda, birisi hariç, 20'nin altında olduklarını, sanıklara eşit adalet tevzi edilmesi gerektiğini, diğer sanıklara verilen ceza çok az olduğu için 2. sanığa veri-len cezanın da fahiş olduğunu ileri sürdü. Keza, sanığın hiç bir sabıkası da olmadığı için istisnai bir durum olmadıkça hapse gönderilmemesi gerektiğini veya gönderilse bile kısa bir süre için gönderilmesi gerektiğîni vurguladı. Istinaf edenin olaydan heme-n sonra bütün olayı açık olarak izah ettiğini, sosyal tahkika.t raporunda da belirtildiği gibi, babasının cahil olması nedeni ile iyi eğitilmediğini, ağır ceza müddeti esnasında 15 gün tutuklu kaldığını iddia ederek istinaf edene verilen cezanın fahiş oldu-ğunu ileri sürdü.
Savcılık ise 2. sanığın en azından 1. sanık kadar rol aldığını, kapıyı kendisinin kırdığını ve eşyaların daha sonra satılmasında l. sanık ile beraber hareket ettiğini, açtıkları evin istinaf edenin kömşusu olduğunu, çalınan eşyaları sad-ece KL.104.500 mil değerindeki bir kısmının bulunduğunu, Ağır Ceza Mahkemesinin zararın yakınana tazmin edilmesi hususunda yaptığı öneriye rağmen, bu zararın tazmin edilmediğini, istinaf edenin suç işledikten sonra evlendiğini, 1 çocuğu olduğunu, ve son ol-arak da suçların yaygınlığını ileri sürdü.
Alt Mahkemenin kararından görüleceği gibi, Mahkeme bu suçlar üzerinde gayet esaslı olarak ve inceliklerine inerek durmuştur. İstinaf edenin hususi özel durumundan tutun da, yaşını, ailesinin durumunun olay hakkın-daki olguları ve bütün herşeyi eleştirdikten sonra karar verdi. Biz ise konuyu etraflıca düşündükten sonra ve tutanakları inceledikten sonra, müdahaleye gerek olmadığı kanaatına vardık.
Ağır Ceza Mahkemesinin belirttiği bir hususu vurgulamak istiyoruz. Öz-ellikle Mağusa kazası, uzun bir zamandan beri hırsızlık olaylarının çok arttığı bir yerdir. O raddeye gelmiştir ki herkes evinde rahat oturamıyor, sokağa çıkmaktan, tatile gitmekten çekiniyor. Suçluların birçokları, ihtiyaçları olduğundan değil de, sırf ek- bir kazanç sağlamak için bu suçları işliyorlar. Bu durum ışığında, istinaf edenin suçu işlediği zaman 19 yaşında olduğunu nazarı itibara almakla beraber, müsamaha gösterilmemesi gerekir kanısındayız. Mahkemeler toplumun menfaatla.rını korumakla mükellefti-rler. Eğer bir şahıs, evinde rahat oturamaz, tatile gidemezse ve her an kendisini tehlikede hissederse, artık bu duruma son vermek zamanı gelmiştir.
Bu nedenlerden ötürü, istinafı reddederiz. Hapis cezasının mahkûmiyet tarihinden baŞlamasını emrederiz.
-
(Ahmet İzzet) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) Yargıç Yargıç Yargıç
24 Eylül 1979
Full & Egal Universal Law Academy