-
D.1/85 Yargıtay/Ceza 27/84
(Dava No. 1633/84; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şak-ir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: Derviş Sükan, Lefkoşa
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden şahsen hazır.
Aleyhine istinaf edilen -namına: Altan Erdağ.
Uyuşturucu satma - Para karşılığında üçüncü kişilere uyuşturucu satmak - Sanığın 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasasının 24(1)(a)(2)(3) maddesine ve tadil edilmiş şekli ile 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 3 ve 4(1) -maddelerine aykırı olarak üçüncü bir şahsa para karşılığı hint keneviri vermekle itham edilmesi.
Tasarrufunda hint keneviri bulundurma - Sanığın 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasasının 24(1)(a)(2)(3) maddesine ve tadil edilmiş şekli ile 21/73 sayılı Uyu-şturucu Maddeler Nizamnamesinin 3, 4 ve 5. maddelerine aykırı olarak tasarrufunda hint keneviri bulundurmakla itham edilmesi.
Cezaya karşı istinaf - Uyuşturucu maddeyi üçüncü bir şahsa para karşılığında satmak ve tasarrufunda hint keneviri bulundurma suçl-arında caydırıcı nitelikte ağır cezalar verilmesi - Azınlık kararının verilen 3 yıl hapis cezasını yeterli bulmaması.
OLAY: 68 yaşında torun sahibi, gece bekçiliği yapan Sanık borç para verdiği bir şahıstan bir miktar hint keneviri alarak sattı. Sanık,- aleyhine getirilen davada para karşılığında üçüncü bir şahsa hint keneviri vermek ve hint keneviri tasarruf etmekle itham edildi. Sanık Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhine getirilen suçlamaları kabul etti ve Mahkemeden ceza verilirken askıda bulunan diğer onb-ir davanın da dikkate alınmasını istedi. Ağır Ceza Mahkemesi tüm davaları dikkate alarak Sanığa 3 yıl hapis cezası verdi. Sanık cezanın aşikâr surette fazla olduğunu ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay çoğunluk kararında, Sanığın esrar içen birisi- olmayıp başkalarına para karşılığında uyuşturucu satan bir kimse olduğu belirtildi. Çoğunluk kararı bu gibi suçlulara ceza takdir ederken kamu yararının gözönünde bulundurulması gerektiğini vurguladı ve cezanın fazla olmadığı sonucuna vardı.
Azınlık ka-rarı ise, toplum içinde gittikçe tehlike teşkil eden uyuşturucu ticaretini Sanığın bilinçli ve plânlı olarak yaptığını, bu tür suçlara caydırıcı nitelikte ağır ve etkin cezaların verilmesi gerektiğini belirtti ve cezanın artırılarak Sanığa 7 yıl hapis ceza-sı verilmesi gerektiği görüşünü savundu.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Müstenif, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda, tadil edilmiş şekli ile 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasasının 24(1)(a)(2)(3) maddesine ve tadil edilmiş şekli ile 21/73 -sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamna- mesinin 3 ve 4(1) maddelerine aykırı olarak, 1.2.1983 ile 3.3.1983 tarihleri arasında bir gün, Lefkoşa'da, üçüncü bir şahsa para karşılığı hint keneviri vermekle ve yine aynı Yasanın sözü edilen maddesi ile aynı Nizamnam-enin 3, 5 ve 4. maddelerine aykırı olarak tasarrufunda hint keneviri bulundurmakla itham olundu. Sanık, itham olunduğu suçları kabul etti ve Mahkemenin kendisine ceza keserken aleyhinde askıda bulunan benzeri 11 davanın da nazarı itibara alınmasını istedi.- Ağır Ceza Mahkemesi, askıda olan davaları da nazarı itibara alarak sanığı, beraber çekilmek üzere, 1. davadan 3 yıl, 2. davadan da 2 yıl hapse gönderdi. Sanık, kendisine kesilen cezaların fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.
Gece bekçisi olan- sanık dul olup 68 yaşındadır. 2 çocuğu olup bunlardan erkek olanı Rum kesiminde ikamet etmekte, kızı ise evli ve 3 çocuk sahibi bulunmaktadır.
Sanık borç ile verdiği TL5000 liraya karşılık Mülayim isimli bir şahıstan bir miktar hint keneviri alıp sattı -ve bu şekilde esrar ticaretine başladı. Daha sonra Mülayim'den yine esrar alan sanık bundan üçüncü bir şahsa TL4000 liralık sattı ve mukabilinde pilli bir saat aldı. Saat mukabili yapılan bu satış sanığın aleyhindeki esas meselenin konusunu teşkil etmekted-ir.
Ağır Ceza Mahkemesi sanığa ceza keserken, daha önce belirtildiği gibi, aleyhinde askıda bulunan 11 davayı daha dikkate almıştır. Tüm bu davaların konuları da esrar alım satımıdır. Sanığın birkaç kez Mülayim'den alıp üçüncü şahıslara yaptığı satışlar -bu 11 meselenin konusunu teşkil etmektedir.
Sanığın aleyindeki meselelere konu olan esrarın miktarları Mahkemeye bildirilmiş değildir. Ancak sanığın kendi gönüllü ifadesinden anlaşıldığı kadarı ile her meseleye konu esrarın miktarı pek cüz'idir.
Ağır C-eza Mahkemesi sanığa kesilen cezayı takdir ederken şöyle demiştir:
"Sanığın işlemiş olduğu suç Yasalarımıza göre 10 seneye kadar hapis ve/veya 2.000.000.-TL.ye kadar para cezasını müstelzimdir. Yasa koyucunun uyuşturucu maddeler için ön görmüş olduğu cez-a haddinden bu suçun ne kadar ağır tel(kki edildiğini açıkça göstermektedir. Uyuşturucu maddeler diğer tüm toplumları olduğu gibi bizim toplumumuzu da tehdit eden gerek toplum fertleri için gerekse genel olarak toplum için fel(ketler hazırlayabilecek bel(d-ırlar. Bu bel(yı toplumumuzun dışında tutmak, toplum fertlerini bu bel(dan korumak tartışmasız toplum yararınadır ve ilgili her kişinin, her makamın görevidir. ....... Uyuşturucu madde ile ilgili suçlarda son zamanlarda toplumumuzda büyük artış görülmekted-ir. Bu da konunun cidiyetini aşik(r bir surette ortaya koymaktadır. Bu davadaki Sanık alel(de bir içici olmayıp uyuşturucu maddeleri dağıtan, satan bir kimsedir. Sanık nazarı itibare alınan davalarla birlikte 1.1.1982 tarihi ile 6.5.1983 tarihleri arasında-ki devrede muhtelif şahıslara uyuşturucu madde vermiştir. Belirtilen bu hususlar nazarı itibare alındığında bu meselede toplum yararının ağır bastığı ve sanığa takdir edilmesi gereken cezanın hapis cezası olması gerektiği kanısındayız. Sanığın 68 yaşında y-aşlı bir şahıs olduğu ve benzeri sabıkası bulunmadığı hususları hariç meselede nazarı itibare alınması gereken başka önemli hafifletici sebep de yoktur."
Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirttiği görüşlerle hemfikirim.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi- sanık kendisi esrar içici birisi olmayıp elde ettiği uyuşturucu maddeleri, az miktarlarda olsa dahi, üçüncü şahıslara dağıtan bir kimsedir ve kendisine ceza kesilirken kamu yararının önemle göz önünde bulundurulması gerekir. Öte yandan sanığın lehine olar-ak da yaşlı biri olduğunun, sabıkası bulunmadığının ve davalara konu esrarın toplamının pek az olduğunun dikkate alınması gerekir.
Meselenin yukarıda belirtilen tüm olguları ışığında sanığın Ağır Ceza Mahkemesinin kestiği hapis cezaları çok değil bil(kis- azdır ancak kanımca müdahalemizi gerektirecek kadar az değildir.
Sonuç olarak istinafın reddedilmesi ve sanığa kesilen hapis cezalarının bugünden itibaren başlaması gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Başkanın vermiş olduğu hükümle hemfiki-rim..
Aziz Altay: İstinaf eden sanık, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhine getirilen 1633/84 sayılı davada ilgili makam tarafından yetkilendirilmiş olmadığı halde başkasına para karşılığında bilinmeyen miktarda uyuşturucu madde verme ve tasarruf etmekl-e itham edildi. Sanık, aleyhine getirilen her iki suçu da kabul etti ve askıda bulunan başka 11 davanın da nazarı itibara alınmasını istedi. Nazarı itibara alınan bu 11 davadan biri uyuşturucu madde tasarrufu, geriye kalan 10 davanın tümü de başkalarına pa-ra mukabilinde uyuşturucu madde vermekle ilgilidir.
Sanığın Mahkemeye emare olarak ibraz edilen ifadelerinden onun değişik tarih ve miktarlarda muhtelif şahıslara uyuşturucu madde verdiği görülmektedir. Örneğin 1634/84 sayılı davada 3 değişik tarih ve mi-ktarda Ufuk Umar'a, 1641/84 ve 1643/84 sayılı davalarda da yine aynı şahsa, 1631/84 sayılı davada Hüseyin Hasan Sütçüoğlu'na, 1632/84 sayılı davada iki ayrı tarihte Hacı Alp adındaki şahsa, 1636/84 sayılı davada Alper Altay ve Ahmet Azmi'ye, 1637/84 sayılı- davada Ahmet Azmi'ye, 1638/84 sayılı davada Tal(t Yöntem'e, 1639/84 sayılı davada yine Alper Altay'a, 1640/84 sayılı davada Karay Özseyhan'a para mukabilinde uyuşturucu madde vermiştir.
Başkasından sağladığı uyuşturucu maddeyi muhtelif şahıslara para ka-rşılığında vermek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapan ve arka arkaya suç işlemekte bir sakınca görmeyen sanığın toplum için bir tehlike teşkil ettiğine kuşku yoktur. 68 yaşında, torun sahibi ve belli bir hayat tecrübesi olan sanığın bu suçları bilinç-li olrak işlediği açıktır. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi hükmünde uyuşturucu madde ile ilgili suçlarda son zamanlarda toplumumuzda büyük bir artış görüldüğünü söylemiştir. Uyuşturucu madde ile ilgili suçların yaygın bir hal aldığı Yargıtaya yapılan istinafla-rın artan sayısından da görülmektedir. Bundan dolayı bu tür suçların önlenmesi için mahkemelerin etken ve caydırıcı ceza vermeleri kaçınılmazdır. Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 3/84 ve 4/84 sayılı istinaflarda bu konudaki görüşlerimi açıklamış, kamu yararını-n bireylerin yararının üstünde tutulması gerektiğini vurgulamış ve bu tür suçlar karşısında mahkemelerin nasıl bir tavır takınmaları gerektiğine işaret etmiştim. Bu istinafta da aynı görüşleri el'an korumakta olduğumu belirtir ve bu gibi suçların önlenebil-mesi için verilecek cezaların caydırıcı nitelikte ağır olmaları gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim.
Bu meselede 68 yıllık yaşamında sanığın ilk defa mahkemeye düştüğü olgusu dışında başka hafifletici sebep bulunmadığı görülmektedir. Bu böyle ol-makla birlikte sanığın bir seneyi aşkın bir zaman süreci içerisinde 12 davaya konu teşkil eden en az 16 olayda muhtelif şahısları hedef alan uyuşturucu madde suçları işlediği gözden uzak tutulmamalıdır. Sanığın bu suçları bilerek, isteyerek ve pl(nlayarak -işlediği ortadadır ve bunun sonuçlarına da katlanması gerekir. Sanığı bu yaşlı halinde bu suçları işlemeye sevkeden nedenlerin başında kolay elde edilen kazanç gelmektedir. Sanık gibi zayıf karakterli kişilerin kolay kazanç uğruna bu tür suçları işlemeye y-önelmelerini önlemek ancak mahkemelere intikal eden meselelerde sanıklara ağır ceza vermekle mümkündür. Binaenaleyh kolay kazanç uğruna topyekün toplumu hedef alan ve bireyleri uyuşturucu madde alışkanlığının korkunç akıbetine sürükleyen sanık, bu acımasız- eylemlerinden dolayı mahkemelerden merhamet bekleyemez ve böyle bir insancıl muameleye de l(yık değildir.
Yukarıda söylenenler ışığında bu meselede Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin sanığa 1. davada vermiş olduğu 3 yıl ve 2. davada da vermiş olduğu 2 yıl h-apis cezaları aşik(r surette az olup işlemiş olduğu suçların vehameti ile orantılı değildir. Davanın tün olguları ışığında kanımca sanığa verilecek en uygun cezanın, birlikte çekilmek üzere, 1. davadan 7 yıl, 2. davadan da 3 yıl hapis cezası olması gerekir-. Bu itibarla Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu cezaların kaldırılarak yerine, yukarıda da belirtildiği gibi, birlikte çekilmek kaydıyle, 1. davadan 7 yıl, 2. davadan da 3 yıl hapis cezalarının konmasının uygun olduğu görüşündeyim.
Şakir Sıdkı İlkay, B-aşkan: Sonuç olarak istinaf reddolunur. Sanığa kesilen hapis cezaları bugünden itibaren başlayacaktır.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç- Yargıç
15 Ocak 1985
Full & Egal Universal Law Academy