-
D.9/86 Yargıtay/Ceza 27/86
(Dava No. 4929/86; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Hasan Erçakıca-, Lefkoşa.
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcısı, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Güner Göktuğ ve Boysan Boyra.
Aleyhine istinaf edilen namına: Necl( Şenol.
-
Öldürme kastı olmaksızın dikkatsiz bir fiil neticesi ölüme neden olma - Fasıl 154 Ceza Yasasının 210. maddesine aykırı olarak cezai suç teşkil edecek ihmal derecesine varmıyan tedbirsizlik ve dikkatsiz bir fiil neticesi öldürme kastı olmaksızın bir şahs-a çarpıp ölümüne sebep olmak.
Trafik kazası - Dikkatsiz ve tehlikeli araç sürme - 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasasının 7(1) ile 8. maddelerine aykırı olarak tehlikeli ve gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeksizin motorlu araç sürmek.
Tehlikeli sür-üş - Trafik kazası neticesi bir kişinin ölmesi - Sanığın dikkatsiz ve tedbirsizce araç sürerek ölüme neden olma suçu yanında, insan hayatını tehlikeye koyacak şekilde araç sürme suçu ile de itham edilmesi.
Dikkatsizliğin ölçüsü - Sürücünün makul ve tedbir-li (reasonable and prudent) birisinin göstereceği dikkat ve ihtimamı göstermek zorunda olması.
Cezaya karşı istinaf - Öldürme kastı olmaksızın dikkatsiz bir fiil neticesi ölüme neden olma suçunda ceza takdiri - Cezaya etki eden hususlar - Müteveffanın kaz-aya katkısı - Savcılığın cezaya etki edecek yolun ışıklandırılması ve müteveffanın elbiselerinin rengi gibi hususları belirtmek zorunda olması.
OLAY: Hava karardıktan sonra arabası ile şehir içinde yolda seyreden Sanık, yolun sol tarafında yürümekte ola-n müteveffaya arkadan çarptı. Hastahaneye kaldırılan müteveffa kurtarılamadığından 4 gün sonra öldü. Sanık karşıdan vasıta geldiği için yolun sol tarafını aldığını müteveffayı görünce durmaya çalıştığını ve duramadığını öne sürdü. İlk Mahkemede Sanık aleyh-ine Fasıl 154 madde 210'a aykırı olarak dikkatsiz bir fiil neticesi öldürme kastı olmadan bir kişinin ölümüne neden olma ve tehlikeli sürüş davaları getirildi. Sanık ithamları kabul etti. İlk Mahkeme Sanığa en ağırı 3 ay hapis olan muhtelif hapis cezaların-ı birlikte çekilmek üzere verdi. Sanık ceza aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme bu olayda müteveffanın katkısal kusurunun rol oynadığını belirtti. İddia Makamının olay yerinin ışıklandırılıp ışıklandırıl- madığı veya müteveffanın elbiselerinin re-ngi konusunda Mahkemeye bigi vermesi gerektiğini vurguladı. Bu tür hususların olgularda belirtilmeme- sini Sanığın lehinde dikkate alan Yüksek Mahkeme hapis cezasını 1 aya indirdi.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yar-gıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden sanık, Fasıl 154 Ceza Yasasının 210. maddesine aykırı olarak 8.12.1985 tarihinde Lefkoşa'da BB064 pl(kalı aracı sürerken cezai suç teşkil edecek ihmal derecesine varmıyan tedbirsizlik ve dik-katsiz bir fiil neticesi, öldürme kastı olmaksızın, Şenol Duyal'a çarpıp ölümüne sebep olmak ve keza aynı mahal ve tarihte 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasasının 7(1) ile 8. maddelerine aykırı olarak tehlikeli ve gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeks-izin motorlu araç sürmekle itham edilerek, aleyhine getirilen suçları kabul etmesi üzerine, Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından beraber çekilmek üzere 1. davadan 2 ay, 2. davadan 1 ay ve 3. davadan 1 ay hapse mahk(m edildi.
İstinaf eden kendisine kesilen c-ezaların fahiş olduğu nedeniyle istinaf etti.
Olgulara göre istinaf eden 28 yaşında mükellef bir askerdir. istinaf eden 8.12.1985 tarihinde saat 19.45'de Lefkoşa'da Ortaköy'de Yübaşı Tekin Yurdabak Caddesi boyunca Göçmenköy'e doğru BB064 pl(kalı aracı i-le seyrederken yol üzerinde bulunan Ortaköy İlkokulunu geçtikten sonra Göçmenköy Köprüsüne girdiğinde 3 metre mesafeden önünde yine Göçmenköy'e doğru yaya olarak sol tarafta yolun kenarında yürüyen müteveffa Şenol Duyal'ı gördü ancak aracını durduramıyarak- müteveffaya arkadan çarpıp onu yaraladı ve hastahaneye kaldırılan yaralı aldığı yaralar sonucu 16.12.1985'de vefat etti. Olay gecesi hastahanede polis tarafından istinaf edene kazanın nasıl olduğu sorulduğunda istinaf eden: "Karşıdan araba geldi ona dikka-t ettim ve hemen sonra yolun içinde bana göre arabanın orta yerinde bir kişi farkettim durmaya çalıştım ancak yayaya çarptım" şeklinde bir yanıt verdi. 9.12.1985 tarihinde polise verdiği gönüllü ifadesinde de istinaf eden olay gecesi köprüye girdiğinde kar-şıdan gelen bir araba gördüğünü, araba yanından geçtikten sonra köprü içinde önünde 3 metre ileride bir yayanın yürüdüğünü gördüğünü, fren yaptığını ancak duramayıp müteveffaya çarptığını belirtti. İddia Makamı mahkemeye verdiği olgularda kaza vuruş noktas-ında ileri ve geri 150 metre bir görüş mesafesi olduğunu belirtti.
Argumanlarını daha ziyade 1. davada kesilen cezanın fahiş olduğu üzerinde yapan savunma avukatı ise hitabında istinaf edenin evli ve 2 çocuk babası olup halen 4'üncü taburda mükellef aske-r olduğunu, 6-7 yıldan beri araç kullandığını ve hiçbir sabıkası bulunmadığını, kazanın kış aylarında geceleyin olduğunu ve kaza mahallinin de meskûn bölge olduğunu ve o saatte sokakta yaya bulunmasının az olduğunu, müteveffanın ise yaya olarak yolun ters -tarafında ve yol içinde gidip bankette yürümediğini ve olayın meydana gelmesinde onun da büyük katkısal kusuru olduğunu ileri sürdü.
Savcı tarafından mahkemeye belirtilen olgularda müteveffanın ölümüne neden olan kazanın 8.12.1985 tarihinde saat 19.45'de- meydana geldiği açıklıkla görülmektdir. Aralık ayında saat 19.45'de karanlık olduğu da adli ihbar olarak alındığında ve Mahkeme önünde kaza yerinin ışıklandırılmış olup olmadığına ilişkin olgu da bulunmadığına göre istinaf edenin görüş mesafesinin aracın -farlarının gösterdiği kadar olduğuna da kuşku yoktur. Durum böyle olmasına karşın savcı Mahkemeye bahsettiği olgularda yanılgıya düşerek kaza anında görüş mesafesinin kaza vuruş noktasından ileri ve geri 150 metre olduğu şeklinde bir beyanda bulundu.
Mah-keme de hükmünde aynı hatalı olgulara dayanarak "olay yerinde görüş mesafesinin ileri ve geri olmak üzere 150 metre olup bunun epeyi bir mesafe olduğu ve istinaf edenin müteveffayı 3 metre mesafede farketmesinin onun acele ve tehlikeli araç kullandığının d-elili olduğu" şeklinde bulgu yaparak bu bulgulara dayanarak istinaf edeni cezalandırdı.
Savcı olgularda bu hataya düşmese ve Mahkeme de bu hatalı bulgulara bu kadar önem vermese keseceği ceza muhtemelen farklı olabilirdi.
Sırası gelmişken böyle bir dav-ada savcılığın olay yerinin ışıklandırılmış olup olmadığı ile müteveffanın giydiği elbiselerinin renginin ne olduğunu da Mahkemeye belirtmesi gerektiğini de vurgulamak isteriz. Olay yerinin ışıklandırılmamış olması ya da müteveffanın koyu elbise giymesi is-tinaf edene ceza kesilirken lehine olabilecek faktörlerdir. Bunların olgularda belirtilmemesi- nin de istinaf eden lehinde kullanılması gerekir.
Son olarak bir konuya daha değinmek isteriz. Yürürlükteki Ceza Yasası ile sair yasalar altında çeşitli suçlar- için Mahkemeye hapis ya da para cezası vermede takdir hakkı verilirken öngörülen para cezaları günümüz koşullarında çok gülünç kalmıştır. Bilhassa kesilen para cezalarının da halen 1KL=36TL olarak tahsil edildiği dikkate alındığında para cezası kesme bazı- hallerde beklenen yararı sağlamamaktadır. Bazı hallerde Mahkemeler hapis cezası vermemeyi uygun görmekle beraber, verilebilecek para cezasının çok düşük oluşu nedeni ile, para cezası yerine, istemeyerek, hapis cezası vermeye zorlanabilirler ki bu da doğru- ve adil bir yöntem olmayabilir.
Bu nedenlerle ilgililerin yakın bir zamanda çağın gerisinde kalan bu tür para cezalarının değiştirilmesi ve günün koşullarına uygun düzeye çıkarılması için gerekeni yapacaklarını ümit ve temenni ederiz.
Bütün bu nedenle-rle sanığa 1. davada kesilen cezanın mahk(miyet tarihinden itibaren 1 aya indirilmesinin uygun olacağı görüşündeyiz.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve istinaf edene 1. davadan kesilen hapis cezası mahk(miyet tarihinden başlamak üzere bir aya indirili-r.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
11 Kasım 1986
1
307
Full & Egal Universal Law Academy