-Yargıtay/Ceza 32/79
(Dava No. 177/79;Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Ayhan Abit, Çatalköy.
ile-
Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık. Arasında.
İstinaf eden namına:- A.M. Berberoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Akın A. .Sait.
İşgal - Konut işgali - Tahsis belgesi olmaksızın konut işgali - 31/75 sayılı Ceza (Değişiklik) Yasası ile Fasıl 154 Ceza Yasasının 20 ve 281A maddelerine aykırı işgal.
Yargılamanın alenil-iği ilkesi - Yargılamanın hakim odasında yapılmasının aleni olup olmaması - Yargılamanın kapalı kapılar ardında yapıldiğı iddiası - Yüksek Mahkeme tarafından mahkeme salonu olarak saptanmayan bir yerde yapılan yargılamanın batıl sayılması.
9/76 saytlı Mah-kemeler Yaısası - Yasanın 75. maddesi - Bu maddeye göre oturumların, Mahkeme olarak belirlenen binaların, mahkeme salonu olarak saptanan salonlarında yapılması gereği.
Mahkûmiyet aleyiıine istinaf - Sanığın kapalı kapılar ardında yargılandığı iddiası ile- istinaf - İstinafın kabulü ve tekrar görüşülmek üzere davantn ilk Mahkemeye iadesi.
OLAY: Sanık, 4 kişi ile birlikte tahsis belgesi olmaksızın Karakum'da bir evi işgal etti. Sanık ilk celsede suçunu kabul etmedi. Ancak daha sonraki celsede suçunu kabul- etti ve İlk Mahkeme Sanığı kefalete bağlayarak iki ay içerisinde evi tahliye etmesini emretti.
Sanık, kapalı kapılar ardında muhakeme edildiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, davanın yargıç odasında dinlenmesinin, davaların aleni ola-rak dinlenmesi gerektiği prensibine uygun olmadığını ve yargıç önünde verilen kararın batıl olduğunu belirtti ve davayı yeniden dinlenmek 'üzere İlk Mahkemeye iade etti.
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif, diğer dört kişi ile birlikte, Fasıl 154 Ceza Yasa-sının 20 ve 281A maddelerine aykırı olarak 5-8/1/1979 za.rihleri arasında Girne Kazasına bağlı Karakum'da kâin ve K.T.F.D. Makamları kontrol ve yönetimine geçmiş olan D32 numaralı eve ellerinde yürürlükteki mevzuat uyarınca yetkili makamdan verilmiş resmi -tahsis belgesi olanaksızın girmekle itham edildiler. Diğer dört sanıktan biri müstenifin karısı idi.
Meselenin Mahkeme huzuruna gittiği 16.4.1979 tarihiaıde müstenîf ve karısandan gayrı diğer üç sanık aleyhlerine getirilen davayı kabul ettiler ve kendiler-ine gerekli ceza verildi. Müstenif ve karısa suçlu olduklarını kabul.etmedikleri cihetle aleyhlerine getizilen dava duruşma için 19/7/1979 tarihine ertelendi. O gün sanıkların avukatı Mahkemeden sanıkların ikrar değişikliği yapması için izin istedi. Mahkem-e istenen izni verdi ve sanıklara tnkrar dava okundu. Sanıklar bu kez aleyhlerine getirîlen davayı kabul ettiler. Savcının kısaca olguları anlatması üzerine sanıkların avukatı Mahkemeye hitapta bulundu ve sanıkların evi tahliyesi için iki ay mühlet vermesi-ni istedi. Mahkeme de ceza olarak sanıkları kefalete raptetmeyi ve evi de iki ay müddet hitamında tahliye etmelerini emretmeyi uygun gördü. İstinaf işbu karardan yapılmıştır.
İstînaf ihbarnamesi üç istinaf sebebi içermekle beraber istinafın duruşmasında m-üstenif son iki istinaf sebebini geri çekti ve sadece birinci sebep üzerinde durdu. Bu sebep, istinaf ihbarnamesinde zikredildiği şekli ile, aynen şöyledir:-
"Sanık kapalı kapılar ardında muhakeme edilmiştir."
Bu istinaf sebebi tahtında müstenif-sanığın -aleni mahkemede muhakeme edilmediği ileri sürülmüştür. Bu istinaf sebebîni destoklemek amacı ile müstenif tarafından dosyalaııan yemin varakasında davanın görüşülmesinin Hakim odasında kapalı kapılar arkasırıda yapıldığı beyan edilmiştir. Müstenif kayınped-erinin dahi odaya alınmadığını iddia etti. Saveılık karşıt bir yemln varakası dosyalamadığı gibi, istinafın duruşmasında, davanın duruşmasının Haklm odasında yapıldığını kabul etmiş fakat kapalı kapılar arkasında yapılıp yapılmadığı hususunda birşey söyley-ememiştir. Bu ahval ve şerait muvacehesinde davanın duruşmasının aleni yapılmadığının kabul edilmesi gerektiği kanısındayım. Birleştirilmiş. Ceza istinaf No. 14, 15, lb/75'de verdiğim hükümde bu konuda söylediklerimi burada tekrarlamayı zait görüyorum.
Yu-karıda söylenenler muvacehesinde istinafın kabul edilmesi gerektiği görüşündeyim. Müstenif sanığa atfedllen suçun mahiyeti ve sair ahval ve şerait ışığında davanın tekrar dinlenmek üzere Bidayet Mahkemesine iadesinin en uygun ve doğru yol olduğu kanısınday-ım.
Salih S. Da ıolu: İstinaf eden, aleyhine getirilen 177/79 sayılı ceza davası ile 5.1.1979 ile 8.1.1979 tarihleri arasında yetkili makamlardan resmi bir tahsis belgesi olmadan Girne kazasına bağlı Karakum köyünde D32 numaralı eve girip bu evi işgal e-ttiği için yargılandı ve kendi ikrarı ile mahkûm edilip KL100.- şahsi kefalete bağlandı ve sözü edilen evi de yargılandığı tarih olan 19.7.79'dan itibaren 2 ay hitamında tahliye etmesi emrolundu.
İstinaf edenin istinaf ihbarnamesi üç ayrı sebep içermekle b-era-ber istinafın duruşmasında istinaf edenin avukatı iki sebebi geri çekti ve istinafı sadece bir sebep üzerinde yürüttü. Bu sebep de aynen şöyledir:
"Sanık kapalı kapılar ardında muhakeme edilmiştir."
Bu istinaf sebebinin gayet muğlâk olduğunu hemen söy-lemeliyim. Bundan birçok mana çıkabilir. Örneğin; Sanığın halkın girmesine izin verilmeyen bir yerde muhakeme edildiği veya sanığın halkın girmeğe hakkı olduğu fakat duruşma günü bu hakkın halktan alınıp mahkemenin alenen yapılmadığıdır. Müphemiyet ancak i-stinafın duruşması esnasında giderildi. O da sanığın yargılanmasının yargıç odasında kapının kapalı olduğu bir zamanda yapıldığıdır. Savcılık ise yargilanrrıanın yargıç odasında yapıldığını kabul etti fakat yargılanma esnasında kapının kapalı veya açık olu-p olmadığını söyleyecek durumda olmadığını beyan etti. Kanaatımca kapının açık olup olmaması kendi başına önemli bir husus değildir. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası 75. maddesinin öngördüğü mahkeme salonunda yapıldığı ve bu salonun halkın girişine açık bulun-durulduğu sürece kapısının açık veya kapalı oluşu, halkın girişi, tüm haklı istisnalar saklı kalmak koşulu ile engellenmediği sürece, yargılanmanın aleniyetine halel_ getirmez. Bu meselede esas şikâyet yargılanmanın yargıç ödasında olduğu noktasında toplan-maktadır.
9/76 sayılı Yasanın 75. maddesi oturumların nerede yapılacağını öngörür. Sözü edilen 75. madde aynen şöyledir:
"Kaza Mahkemesi oturumları, bu amaçla Yüksek Mahkemece mahkeme salonu olarak saptanan yetki alanı içindeki esas ,sehrinde bulunan bir.- binada yapılır. Ancak, Kaza Mahkemesi başkanının takdiri ve Yüksek Mahkemenin izni ile oturumlar Kaza bölgesinde veya dışında başka bir bina içinde yapılabilir;
Ancak her kaza mahkemesi yargıcı bir kişinin yazılı ifa- desini almak amacı ile, yetkili alanı- içinde veya dışında her-hangi bir yerde oturum yapabilir."
Yukarıdaki maddeden de anlaşılacağı üzere oturumlar sadece mahkeme olarak belirlenen binaların "mahkeme salonu" olarak saptanan salonlarında yapılabilir. Bunların dışında başka odada veya salonlar-da iş hacmi veya salon eksikliği gibi nedenlerle oturumların yapılması zorunlu ise mahkeme salonu olarak kullanılmak istenen odaların bu maksat için saptanması amacıyle ilgili kaza mahkeme başkanları vasıtasıyle Yüksek Mahkemeye başvurulabilir. Yüksek Mahk-emece mahkeme salonu olarak saptanmayan bir yerde yapılan yargılama ve verilen kararın batıl sayılması gerekmektedir. Bu nedenle istinaf konusu davada yapılan duruşma ve verilen karar batıldır ve hiçbir kıymet ifade etmez.
İstinafın kabulü ve istinaf eden-in mahkûmiyeti ile Mahkemenin verdi i tahliye emrinin iptal edilmesi ve davanın betekrar duruşması yapılmak üzere Girne Kaza Mahkemesine iade edilmesi gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın serdettiği görüşlerle ve varı-lan netıce ile hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay : Sonuç olarak istinaf oybirliği ile kabul edilir ve dava tekrar dinlenmek üzere Bidayet Mahkemesine iade olunur.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) - Yargıç Yargıç Yargıç
6 Eylül 1979
Full & Egal Universal Law Academy