-D.10/86 Yargıtay/Ceza 32/86
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Sal(hi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Oğuz Başak, Lefkoşa.
- ile -
Aleyhine istina-f edilen: KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa
A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen namına: Altan Erdağ.
Tutukluluk emri - Fasıl 155 Ceza Usul Yasası - Yasanın 24. -maddesi - Mahkeme, tahkikatın tamamlanmadığı hallerde Zanlının tutukluluğuna ya da tutukluluğun devamına emir verebilmesi - Mahkemenin tutukluluk emri verirken takip etmesi gereken usul - Mahkemenin tutukluluk emri verirken tarafları dinleyip söylediklerin-i özet olarak tutanaklara geçirmesi ve kısa da olsa kararın gerekçelerini belirtmesi gereği - Tutukluluk emri verilebilmesi için İddia Makamının yeterli olgu ve iddiaları Mahkemeye sunması gereği - Zanlının serbest kalmasının tahkikatı ne şekilde etkile- y-eceğinin izah edilmesi gereği.
KKTC Anayasası - Anayasanın 26. maddesi - Mahkemenin tutukluluk emri verebilme yetkisi ve şartları - Mahkemenin tahkikatın bitmediği hallerde tutukluluk emri verebilme yetkisi.
OLAY: Zanlı, apartman dairelerini satıp para- temin ettikten sonra aynı daireleri başka kişilere satarak sahtekarlıkla para temin ettiği için tutuklandı. İddia Makamı, Mahkemede zanlı aleyhine 4 mesele tesbit edildiğini, tahkikatın devam ettiğini belirtti ve tahkikatın selâmeti açısından 3 gün tutukl-uluk emri verilmesini talep etti. İlk Mahkeme Zanlının 3 gün tutuklu kalmasını emretti. Zanlı bu emre karşı istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme tutukluluk emri verilebilmesi için İddia Makamının yeterli olgu ve iddiaları şahadet sırasında Mahkemeye sunması- ve Mahkemenin takdir hakkını doğru olarak kullanmasına yardımcı olması gerektiğini belirtti. Önümüzdeki meselede Zanlının serbest kalmasının tahkikatı ne şekilde etkileyeceğinin izah edilmediğini, Zanlının delillere müdahale edeceğine ilişkin bir iddianın- da yapılmadığını dikkate alan Yüksek Mahkeme tutukuluk emrini iptal etti.
H Ü K Ü M
N. Ergin Sal(hi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden zanlı bir sahtek(rlıkla para temin etmek ol-ayı ile ilgili olarak 26.11.1986 tarihinde tutuklanarak 27.11.1986 tarihinde Mahkeme huzuruna çıkarıldı ve Mahkemeden hakkında 3 gün tutukluluk emri verilmesi istendi. Zanlı, hakkında tutukluluk emri verilmesine itirazda bulundu ve duruşma yapıldı. Mahkeme-ye şahadet veren tahkikatı yürüten polis memuru zanlının 1983-1986 yılları arasında kendisine ait apartman dairelerinden muhtelif kişilere daire satıp para temin ettiğini ve ayni daireleri tekrardan başka kişilere sattığını, zanlı aleyhine 4 mesele tespit -edildiğini, tahkikatın devam ettiğini ve tahkiaktın selameti açısından zanlının 3 gün tutuklu kalmasının gerekli olduğunu belirtti. İstintak esnasında bu tanık tahkikat ettikleri meselenin üçü ile ilgili olarak açılan üç ayrı hukuk davasında Mahkeme tarafı-ndan davacılar leyhine hüküm verildiğini belirtti. Bu davalarda verilen hükümler Mahkemeye emare olarak ibraz edilmiştir. Her üç meselede de tarafların onayı ile davacı leyhine hüküm verilmiş olduğu emarelerden görülmektedir. Daha sonra zanlı da şahadet ve-rerek tahkikat konusu meselelerden üçünde taraflar ile arasındaki ihtil(fın halledilerek hükme bağlandığını ve onlara sattığı daireleri sonradan başkalarına sattığının doğru olduğunu ve ada dışına çıkmaya niyeti olmadığını belirtti. Ayrıca tüm mallarının e-lden çıkarılmalarının ara emri ile engellendiği hususunda da şahadet çağırdı.
Duruşma sonunda Alt Mahkeme duruşmanın tamamlanmadığı ve zanlının da serbest kalması halinde tahkikatın sel(metine halel geleceği ile ilgili şahadet var olduğu kanaatına varara-k zanlının 3 gün tutuklu kalmasını emretti.
Zanlı bu emirden istinaf etti. İstinafında özetle böyle bir emrin verilebilmesi için mevcut olması gerekli unsurların mevcut olduğuna ilişkin k(fi şahadet olmamasına karşın polis tanığının çok genel savlarına d-ayanarak olgusal herhangi bir belirti olmadan tutukluluk emri vermekle Alt Mahkemenin hata ettiğini ve keza Alt Mahkemenin verilen şahadeti k(fi derecede incelemediğini ileri sürdü.
İstinafın duruşması sırasında da istinaf edenin avukatı Mahkemeye hitabı-nda, sair şeyler yanında, zanlının tutuklu kalmasını gerektirecek neden olmadığını, tahkikat yapılacak meselelerden üçünde davacılar leyhine hüküm verildiğinin şahadetle belirlendiği ve 4. ile ilgili sözleşmede dairenin ilgili kişiye yürütülmemesi halinde -kendisine tazminat ödeneceğine dair sözleşmede hüküm bulunduğunu, bunlar dışında tahkikat edilecek bir konu olmadığını, olsa bile zanlının tutuklanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, iddia makamı tarafından sunulan şahadetin sadece bir spekülasyon- ve genel iddia içerdiğini ve polisin sadece tahkikatın sel(meti için tutukluluk gerekir demesinin yeterli olmadığını ileri sürdü.
Savcı ise Fasıl 155 madde 24'ün çok sarih olduğunu ve duruşma tamamlanmamışsa tutukluluk emri verilmesi gerektiğini iddia e-tti.
Bir suçun işlenişinde methalder olduğu şüphesi ile Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 24. maddesi altında Mahkeme huzuruna çıkarılan bir zanlının meselenin tahkikatı esnasında tutuklu kalması için yargıçlar takdir yetkilerini kullanarak emir verebilirle-r. Ancak Mahkemeler böyle bir tutukluluk emri ile ilgili duruşma sırasında, Yargıtay/Ceza 20, 21, 22, 23, 24/82'de vurguladığı gibi, "şahadet dinlenirken yargıçların üzerinde büyük titizlik ve duyarlılıkla durmaları gereken önemli hususlardan biri de cürüm-lerin meydana çıkarılmasındaki kamu yararı ile zanlının sahip olduğu kişi özgürlüğü hakkı arasında bir denge sağlamak olmalıdır. Mahkemelerin, cürümün ciddiyetini ve mahiyetini de dikkate alarak polise tahkikatını sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için, an-cak kişiye özgürlüğünü de gereksiz yere kısıtlamadan, yeterli zaman ve imk(n tanımaları ve talep edilen tutukluluk emrinin verilmesinde yeterli ve haklı bir neden bulunduğu kanaatına varmaları halinde tutukluluk emrini vermeleri gerekir."
Mahkemenin adl-i takdir hakkını doğru olarak kullanmasına yardımcı olmak bakımından İddia Makamının yeterli olgu ve iddiaları şahadet sırasında Mahkemeye sunması gerekir. Önümüzdeki meselede sadece tahkikatın selameti bakımından şeklinde genel mahiyette bir iddia yapılar-ak, zanlının serbest kalmasının tahkikatı ne şekilde etkileyeceğine hiç değinilmeden, tutukluluk emri istendiği görülmektedir. Keza tutanaklardan görülebileceği gibi bu meselede zanlının delillere müdahale edeceğine ilişkin bir iddia da yapılmamıştır. Tuta-nakların içeriğinden bu meselede ortaya çıkan olgular dışında yapılacak olan tahkikatın evrak üzerinde bir araştırma olacağı ve zanlının tutuklu kalmasını gerektirecek bir durumun mevcut olmadığı ve Alt Mahkemenin doğru bir yargıya varabilmesi için yeterli- iddia ve olguların ileri sürülmediği görülmektedir.
Bütün bu nedenlerle yukarıda değinilen olgulardan görülebileceği gibi bu meselede Alt Mahkeme yargıcının adli takdir yetkisini kullanarak tutukluluk emri vermesini gerektirecek yeterli şahadet olmadığı- sarihtir ve şahadet yokluğunda böyle bir emir vermemesi gerekirdi.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve Alt Mahkemenin verdiği tutukluluk emri iptal edilir.
(N. Ergin Sal(hi) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
- Yargıç Yargıç Yargıç
28 Kasım 1986
1
311
Full & Egal Universal Law Academy