-D.1/89 Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 32/88 ve 33/88
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
Yargıtay/Ceza 32/88
(Ağır Ceza No.18-02/88; Mağusa)
İstinaf eden: Fatih Aydal, Merkezi Cezaevi
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz
Aleyhine is-tinaf edilen namına: Altan Erdağ
Yargıtay/Ceza 33/88
(Ağır Ceza No.1802/88; Mağusa)
İstinaf eden: Yalçın Alaçam, Merkezi Cezaevi
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilen namına: Altan Erdağ
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Birleştirilerek dinlenen bu istinaflaar Mağusa'da oturum yapan Ağır Ceza Mahkemesinin istinaf edeneleri 21.10.1988 tar-ihinde vermiş olduğu bir hükümle gümrüğe ait bir ambarda bulunan 31 MP 68 plâkalı arabadan toplam değeri 1,312,000TL tutan muhtelif araba parçaları çalma suçundan 12 ay ve yine gümrüğe ait 4 numaralı ambarda bulunan 31 MP 68 plâkalı arabaya 80,000RL tutarı-na kasti hasar yapmak suçundan 3 ay hapis cezasına çarptırdığıhükmünden yapılmış bulunmaktadır.
Olgular hususunda taraflar arasında görüş ayrılığı hemen hemen yok gibidir. Olgular şu şekilde özetlenebilir:
Müşteki 31 MP 68 plâkalı aracın sahibidir ve g-ümrüğünü hala daha ödeyemediği nedeni ile araç Gazi Mağusa Limanında gümrüğe bağlı 4 numaralı ambarda muhafaza edilmekte idi. 25.5.1987 tarihinde müşteki arabasını teslim almaya gittiğinde arabasından bazı parçaların eksisk olduğunu gördü ve bunun üzerine -meseleyi polise intikal ettirdi. Plis tarafından yapılan tahkikat esnasında istinaf eden Fatih Aydal (bundan sonra sanık 1 olarak anılacaktır) emniyete celbedildi. İlk sorgulamasında herhangi bir suçlamayı kabul etmeyen sanık 1 daha sonra itirafta bulundu -ve istinaf eden Yalçın Alaçam (bundan sonra sanık 2 olarak anılacaktır) ile yukarıda tarifi vrilen arabadan parça söktüklerini kabul etti ve bu hususta gönüllü ifade verdi. Aynı gün yani 25.5.1987 tarihinde sanık 2 polis tarafından aranmışsa da bulunamadı.- 26.5.1987 tarihinde sanık 2 kendi isteği ile polise gitti ve ilk sorgulanamsında o da aleyhine yapılan suçlamaları kabul etmedi. Sanıklar için 3'er günlük tutuklama emri alındıktan ssonra sanık 2 de polise itirafta bulundu ve o da müştekiye ait arabadan p-arça çaldıklarını itiraf etti. Bu hususta polise gönüllü br de ifade verdi. Yapılan tahkikat esnasında çalınan araba parçalarının toplam değeri 1,312,000TL idi. Sanıklar ayrıca söz konusu parçaları arabadan sökerlrken arabanın sair yerlerine 80,000TL civar-ında hasar yaptılar. Hırsızlığa bir üçüncü şahıs da katılmışsa da bu kişi adadan kaçtığı cihetle onun aleyhine herhangi bir dava getirilmedi.
Sanıklar aleyhine ilkin 3 dava getirildi. Birinci dava Fasıl 154 ceza Yasasının 266(c) maddesine aykırı olarak a-raçtan sirkat suçu idi. Davanın duruşması esnasında sanıklar bu davayı kabul etmediler ancak aleyhlerine getirilen sair 2 ve 3'üncü davaları kabul ettiler. İddia Makamının kabul edilmeyen birinci dava için şahadet ibraz etmemesi üzerine sanıklar bu davadan- beraat ettirildiler.
Tadil edilerek eklenen ve sanıklar tarafından kabul edilen 2. dava Fasıl 154 Ceza yasasının 266(f) maddesine aykırı olarak gümrük ambarından sirkat davasıdır. Sanıklar ayrıca 3. dava olan 31 MP 68 plâkalı arabaya kasti hasar yaptık-ları davasını da kabul ettiler. Sanıklar, ceza verilmezden önce, İddia Makamının muvafakatı ile aleyhlerine getirilip de askıda bulunan 1801/1988, 1803/1988 ve 1804/1988 sayılı davaların da ceza verilriken dikkate alınamsını talep ettiler. Bu davalarla san-ıklar ayni gün ve yerde başka arabadan araba parçaları çaldıkları için dava edilmişlerdir. Çalınan araba parçalarının sahipleri sanıkları affetmediklerini Mahkemeye bildirdiler. Sanıkların vukuatları yoktur. Sanık 1 makinist olup dükkân sahibidir. Sanık 2 -ise şofördür. Olay gecesi sanıklar içki tesiri altında idiler ve iddiaya göre halen ada dışında bulunan kişinin teşviki ile bu suçları işlediler.
İlk Mahkeme sanıklar tarafından işlenen suçların ciddi olduğunu ve kendi ikrarları ile mahkû edildikleri 2. -suç için Yasanın 5 yıl hapis cezası öngördüğünü vuguladı ve bu tür suçların kamu düzenini bozucu olduğunu ifade ettikten sonra onları, birlikte çekilmek üzere, sirkat suçundan 12 ay ve kasti hasar suçundan ise 3 ay hapis cezasına çarptırdı.
Sanıklar gere-k mahkûmiyet ve gerekse ceza aleyhine istinaf etmiş bulun- maktadırlar.
Sanıkların dosyalamış oldukları istinaf ihbarnameleri 7 sebep içermekle birlikte bunları 2 ana başlık altında toplamak mümkündür. Şöyle ki:
1) Sanıklar her ne kadar da kendilerine o-kunan davayı kabul etmişlerse de İddia Makamının Mahkemeye takdim etmiş olduğu olgulardan sanıkların Fasıl 154 Ceza Yasasının 266(f) maddesi uyarınca mahkûm edilmelerine yasal olanak yoktur.
2) Ağır Ceza Mahkemesi Sanıkları Fasıl 154 Ceza Yasasının 266(f-) maddesi uyarınca mahkûm ettiği için onlara 12 ay hapis cezası kesmiştir. Halbuki Ağır Ceza Mahkemesi doğru hareket ederek sanıkalrı alelade sirkat suçundan yani Fasıl 154 ceza Yasasının 262'nci maddesi uyarınca mahkûm etmişti ve ayrıca bu suçların işlenm-esinde esas öncülük edenin snaıkların olamdığı gerçeğine gereken ağırlığı vermiş olsa idi sanıklara 12 ay gibi uzun hapis cezası vermeyecekti.
Sanıkların kabul edip mahkûm edildikleri 2. davanın istinat ettirildiği madde Fasıl 154 Ceza Yasasının 266(f) m-addesidir. Bu maddenin ilhili kısmı aynen şöyledir:
"M.266- If a theft is committed under any of the circumstances following, that is to say _____
..................
..................
..................
..................
..................
if the thing- stolen from a public office in which it is deposited or kept;
.........................
The offender is liable to imprisonment for five years."
Sanıkların parça çaldıkları arabanın Mağusa Gümrüğüne ait 4 numaralı ambarda muhafaza edildiği ve bu "ambarın-" da etrafı telle çevrili açık bir saha olduğu taraflrca kabule dilen olgular arasındadır. Sanıkların avukatına göre arabanın muhafaza edildiği yer bir amme dairesi (public office) değildir ve bu yüzden sanıkların bu davadan mahkûmiyetleri hukuken hatalıdı-r. Bu konuda bir karara varmazdan önce aleyhlerine getirilen bir davayı kabul ettikten sonra snıkların mahkûmiyet aleyhine istinaf edip edemiyeceklerinin incelenmesi gerekir.
Bu konuyu düzenleyen Fasıl 155 Madde 135 (b) aynen şöyledir:
-" 135. A person who has been convicted and sentenced by any Court upun a plea of guilty shall only be entitled to apply for leave to appeal to the Supreme Court ______
-
.......................
against conviction on the ground that the facts alleged in the charge or information to which he pleaded guilty did not disclose any offence."
İlk nazarda ithamnamede yer alan olguların herhangi bir suç oluşturması halinde, mahkûm-iyet aleyhine istinag yapılamıyacağı gözüküyorsa da, bir sanığın, aleyhine getirilen davayı anlamadan kabul etmesi veya olguların aleyhine getirilen davayı oluşturmaması veya sanığın ileri sürdüğü hususların davayı reddeder mahiyette olması hallerinde de m-ahkûmiyet aleyhine istinaf yapılabileceği geçmiş içtihat kararlarında yer almaktadır. Gör: The Republic V. Sıdkı Mahmout 1962 CLR p.181, Klonarou V. The District Officer of Famagusta 1963 CLR part I p. 47 yrıca gör: Archbold 35. baskı, para.926.
Geriye s-anıkalrın ithame dildikleri maddede yer alan "public office" sözcüklerine verilecek anlam kalır. "Public office" sözcüklerinin tefsiri ilgili Yasanın tefsir kısmında yapılmıştır. Kişinin özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu olması dolayısıyle ceza yasaları- dar bir tefsire tabi tutulur. Kanaatimice dar bir tefsire tabi tutulmadan "public office"e doğal anlamın verilmesi gerekir. Bu durumda etrafı telel çevrilmiş dahi olsa ambar olarak kullanılan açık bir yerin Ceza Yasasının 266(f) maddesi maksatları bakımın-dan bir ofis veya daire olarak nitelendirilmesi olanaksızıdr. Bu nedenele taraflarca kabul edilen olgulardan sanıkların Ceza yasasının 266(f) maddesi uyarınca mahkûm edilmelerine olanak yoktur. Ancak yine Fasıl 154 Ceza Yasasının 262. maddesi uyarınca mahk-ûm edilmelerini gerektirecek derecede olgu mevcuttur. Sanıkalrın işlediği sabit olan yeni suçun cezaı ithamnamede sanığın aleyhine getirilen ve mahkûm olduğu suçların cezasından daha fazla değildir. Ancak ithamnamede mevcut davalara yeni bir dava eklemeden- sanıkları mahkûm etmek olası değildir.
İlk Mahkemede belirlenen olgular bir tüm olarak incelendiğinde ithamnameye yeni bir dava eklenmesi ile sanıkların savunmaları herhangi bir zarar görmeyecektir. Bu nedenle Fasıl 155 Ceza usulü Yasasının 145(1)(c) ma-ddesi uyarınca sanıkalr aleyhine 2. davada verilen mahkûmiyetin iptale dilmesi ve ithamnameye Fasıl 154 madde 262 eklenerek aşağıdaki davanın 4. dava olarak ilâvesi ile sanıkların bu davadan mahkûm edilmeleri gerekir. Sözü edilen 4. dava şu şekilde eklenec-ektir.
İtham olduğu suç
Dördüncü dava
Fasıl 154 Ceza Yasasının 20, 255 ve 262. maddelerine aykırı sirkat.
Suçun Tafsilâtı
Sanıklar birinci davada belirtilen ayni tarihler arasında ve mevkide kanuna aykırı olarak Gazi Mağusa Limanında gümrüğe ait 4 n-o'lu ambarda bulunan ve Hüseyin Maraşlı'ya ait 31 MP 68 plâkalı arabadan birinci davada belirtilen ve toplam değerleri 1,312,000Tl olan araba aksamını çaldılar.
Sanıklar eklenen 4. davadan mahkûm edildiler.
İkinci istinaf sbebine gelince; Sanıkların iş-ledikleri suçun ciddi olduğuna şüphe yoktur. Toplumun bu tür suç işleyenlerden korunması gerektiği ve bu nedenle verilecek cezaların kamu düzenini korumaya yönelik olması gerektiği doğrultsuundaki Ağır Ceza Mahkemesinin görüşünü paylaşırız. Son zamanlarda -hırsızlık suçlarının yaygın bir hal almaya başaldığını, Mahkemelere intikal eden dava sayısından adli ihbar olarak alabiliriz. Devletin korunması altına aldığı bu arabalardan parça hırsızlığı yapmak ve özellikler bunun makinist veya şoför olanlar tarafında-n yapılması suçun ciddiyetini daha da artırmaktadır. Sanıkların sabıkasız, evli ve çocuk sahibi olduklarını, suçun meydana çıkmasında polise yardımcı olduklarını, müştekiler tarafından effedildiklerini ve askıda aleyhlerinde bulunan davaları da kabul ettik-lerini dikkate aldıktan sonra onlara kesilecek hapis cezası süresinin 6 ay olması gerektiği görüşündeyiz.
Sonuç olarak istinaf kısmen kabul edilir. Sanıkalrın 2. davadan mahkû-miyetleri ile bu davadan onlara verilen 12 ay hapis cezası iptal edilir. Sanık-lar 4. davadan mahkûm edilirler ve 6 ay hapis cezasına çarptırılırlar. Hapis cezası Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünü verdiği 21.10.1988 tarihinden itibaren başlayacaktır.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karaba-cak)
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Ocak 1989
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy