-Yargıtay/Ceza 33/78
(Dava No. 4434/77;Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay ve Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: K.T.F.D. Başsavcısı, Lefkoşa.
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Erdal Hü-seyin Süreç, Lefkoşa. (Sanık)
Arasında.
İstinaf eden namına: Akın A. Sait.
Aleyhine istinaf edilen namına: Fuat Veziroğlu.
13/1971 Sendikalar (22J74 sayılı Yasa ile tadil edilen) Yasası - Yasanın 44(a) maddesine aykırı olarak bir şahsı yapmaya kanunen- serbest olduğu görevini yapmaması için tehdit etme.
Suçların Yasallığı Prensibi - Bir suçun unsurlarının yasa ile saptanması gerekliliği - Bir eylemin ceza davası konusu olabilmesi için o eylemin yasada tarif edilmiş olması gerekliliği.
Beraat kararı al-eyhine istinaf - İlk Mahkemenin Sanığın fülinin suç olduğunu gösteren bir yasanın mevcut olmadığı kanısına vararak- Sanığı beraat ettirmesi - İddia Makamının, İlk Mahkemenin yasal durumu yanlış ve hatalı tefsir ettiğine dair istinafi.
OLAY: Devlet Planl-ama Örgütünde grev olduğu bir esnada Sanık, Müştekiye taciz edici sözler sarfederek görevini yapmaması için tehdit etti. Sanık suçunu kabul etmedi. İlk Mahkeme Sanığın işlediği fiilin suç olduğunu gösteren bir yasanın mevcut olmadığını belirterek Sanığı be-raat ettirdi. İddia Makamı beraat kararını istinaf etti.
SONUÇ: Grev olduğu hallerde göreve devam etmenin kanunen serbest olduğunu dikkate alan Yüksek Mahkeme Sanığın itham olduğu fülin yasaya göre suç olduğu kanısına vardı ve suçun işlenip işlenmediğinin- incelenmesi için davayı İlk Mahkemeye iade etti.
HÜKÜM
Ülfet Emin, Başkan: Aleyhine istinaf edilen Lefkoşa Kaza Mahkeme-
sinde 22/74 sayılı Yasa ile tadil edilen 13/1971 Sendikalar Yasasının 44(a) maddesine aykırı 4 Ağustos 1977 tarihinde Lefkoşa' da De-vlet Planlama Dairesi Başkanı Ahmet Baysal'ı yapmaya kanunen serbest olduğu görevini yapmamağa mecbur etmek için kendisine "sizi dışarıya çıkmağa, grev yasasına saygılı olmağa davet ediyorum. Burada grev vardır, ve sen dışarıdaki memurları galeyana getirme-ye hiç hakkın yoktur. Sen 5000 memurun hakları ile oynayamazsın, barem 27 ve elektrik kurumundan da para alıyorsun, onun için grev kırıcılığı yapıyorsun, sen nasıl Daire Başkanısın, Sendikalar Yasasını oku, grev olan bir yere nasıl girebilirsin be. Sen bok-sun yok daire Başkanısın. Yarın da içeri girebilirsen gir de göreyim seni. Seninle pek yakında hesaplaşacağız ve hesap vermeğe hazır ol" kelimeleri ile mezkûr şahsı tehdit ettiğinden itham olundu.
Aleyhine istinaf edilen itham olunduğu suçu kabul etmedi. -Bunun üzerine Kaza Mahkemesi İddia Makamının ve sanığın çağırdığı tanıkları dinledi. Kaza Mahkemesi huzurunda verilen şahadete göre aleyhine istinaf edilen Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası Başkanı ve Planlama Örgütünde memur olarak çalışmaktadır. Müşte-ki Ahmet Baysal ise Plânlama Örgütü ile aynı binada bulunan Sosyal Plânlama Dairesi Başkanıdır.
Amme Memurları Sendikası Temmuz-Ağustos 1977'de Devlete karşı kademeli grev yapmakta idi. 4 Ağustos 1977 günü Devlet Plânlama Örgütünde grev vardı. Müşteki gre-ve iştirak etmedi. Müşteki Mahkemeye bizzat şahadet vermiştir. Müştekinin şahadetine göre aleyhine istinaf edilen ithamnamede belirtilen sözleri sarfederek müştekiyi görevini yapmamağa mecbur etmek için tehdit etti. Aleyhine istinaf edilen de Kaza Mahkemes-inde şahadet vermiştir. Şahadetinde söylediği iddia olunan bazı kelimeleri söylediğini kabul etmedi. Kaza Mahkemesi kararını verirken olay sırasında Iddia Makamı ve sanık tarafından ileri sürülen olguların hangisinin gerçek olduğu hususunda herhangi bir bu-lgu yapmadı. Başka bir deyimle Kaza Mahkemesi şahadet veren tanıkların hangisine inandığını hangisinin doğru söylediğini hangisinin doğru söylemediği hususunda herhangi bir bulgu yapmadı. Bunun yerine aleyhine istinaf edilenin avukatı tarafından ileri sürü-len bir iddiayı yani suçun yasal olmadığı iddiasını ele alarak eleştirdi. Kaza Mahkemesi suçun yasal olup olmadığı hususunda hükmünde aynen şunları söylemiştir:
"Suçların yasal olması prensibine göre bir eylemin ceza dava konusu olabilmesi için o eylemin -yasada tarif edilmiş olması gerekir. Örneğin bir ceza yasasında "kötülük yapanlar suç işler" gibi genel ve müphem bir ifade olamaz. Suç olan eylem tam olarak tarif edilmelidir. Bu prensibe göre önümdeki dava için yasada şöyle bir madde olmalıydı. "Bir grev-e katılmak istemeyen ve grev yerinde çalışmaya teşebbüs eden kişiyi greve katılmaya zorlamak veya greve katılması için tehdit etmek suçtur." Halbuki Sendikalar Yasasının 44. maddesi şöyle diyor: 'Bir şahıs başka bir kimsenin yapmaya kanunen serbest olduğu -bir hareketi o kimseyi yapmamağa mecbur etmek için tehdit ederse suç olur.' O kimse hangi hareketi yapmaya kanunen serbesttir? Kanunda bu belirtilmiyor. Eğer bu madde insanların yapmaya serbest oldukları tüm hareketleri kastediyorsa suçların yasal olması p-rensibini ihlâl ediyor demektir. Kanımca 44. madde böyle geniş yorumlanamaz. Çünkü bu madde bir kimsenin yapmaya kanunen serbest olduğu bir hareket sözleri yer almaktadır. Bu da kanunun bir başka maddesinin bu serbest olunan hareketi tarif ettiğini anlatır-. örneğin Sendikalar Yasasının 43. maddesi ile 49. maddesi kişilerin yapmaya serbest oldukları bazı hareketleri tarif eder. 44. madde bu maddelerle birlikte bir anlam ifade eder. "
Kaza Mahkemesi sonuç olarak sanığın yaptığı iddia olunan ve ithamnamenin ta-fsilât kısmında belirtilen fülin suç olduğunu gösterecek yasanın mevcut olmadığı görüşüne vardı ve aleyhine istinaf edileni itham olunduğu suçtan beraat ettirdi. İddia Makamı Kaza Mahkemesinin beraat hükmünün aşağıdaki sebeplerden dolayı hatalı olduğunu il-eri sürerek istinaf eyledi.
1.Mahkeme huzurunda sanığın itham olunduğu davadan mahkûm edilmesine yeterli, geçerli ve itimada şayan şahadet mevcut olduğu halde sanığı beraat ettirmekle hata etti.
2.Mahkeme, huzurundaki şahadetten kanuni durumu yanlış ve -hatalı tefsir ve mütalâa ederek yasayı olgulara yanlış uyguladı.
Herhangi bir suçun yasal olması için suçun unsurlarının bir yasa ile saptanmış olması gerektiği hususunda Kaza Mahkemesi Yargıcının görüşüne katılırız. Ancak Kaza Mahkemesi Yargıcının istina-f konusu suç için vardığı görüşe katılmıyoruz. Kaza Mahkemesi Yargıcı kararında şu soruyu sormuştu: "'O kimse hangi hareketi yapmağa kanunen serbesttir?" Bu sorusuna verilecek cevap kanunun men etmediği, yasaklamadığı her hareket bir kişinin yapmağa kanune-n serbest olduğu harekettir. Grev yapıldığı hallerde herkesin greve iştirak etmesinin zorunlu olduğuna veya çalışmanın men edildiğine veya yasaklandığına dair herhangi bir yasa olmadığı cihetle greve iştirak etmeme ve grev olduğu hallerde göreve devam etme-k kanunen serbesttir. Dolayısıyle aleyhine istinaf edilenin itham olunduğu suç yasal bir suçtur ve suçun işlenip işlenmediği hususunun araştırılması gerekir. Daha önce belirttiğimiz gibi maalesef Kaza Mahkemesi olgular hakkında herhangi bir bulgu yapmış de-ğildir. İstinaf Mahkemesi olarak sadece dava zabıtlarına bakarak aleyhine istinaf edilenin itham olunduğu sözleri söyleyip söylemediği hususunda kesin bir kanaata varmak olanaksızdır. Bu nedenle aleyhine istinaf edilenin suçlu olup olmadığı hususunda karar-a varabilmek için davayı Kaza Mahkemesine iade ederek yeniden duruşmasının yapılması gerekiyor. Şayet Kaza Mahkemesi hakimi olgular hakkında herhangi bir bulgu yapmış olsaydı bu davanın betekarar
dinlenmesi önlenecekti. İstinaf Mahkemesi kesin karar verebi-lecek durumda olacaktı. Bu yapılmadığı için davanın betekrar dinlenmesi gerekmektedir.
İlk mahkemelerin ihtilâf konusu olan olgular hakkında davanın sonucu ne olursa olsun karar vermeleri gerektiği önemle belirtilir. Bu yapılmadığı takdirde ilk mahkemeleri-n kanuni bir nokta üzerinde verdikleri karar hatalı olduğu hallerde, İstinaf Mahkemesi olgular hususunda kesin karar verecek durumunda olmadığı cihetle, davanın ilk mahkeme tarafından yeniderı dinlenmesi zorunlu olur. Bu durumda gereksiz masrafa düçar olun-ur ve mahkemelerin değerli vakti boşuna harcanır.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve Kaza Mahkemesinin beraat kararı iptal edilir. Aleyhine istinaf edilenin itham olunduğu suçtan betekrar yargılanmasına ve bu nedenle davanın Lefkoşa Kaza Mahkemesine gön-derilmesine karar verilir.
(Ülfet Emin)(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu)
Başkan Yargıç Yargıç
15 Eylül 1978
Full & Egal Universal Law Academy