- Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 3/79 ve 4/79
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu,
N. Ergin Salâhi.
Yargıtay/Ceza 3/79
(Dava No. 2320/78;Mağusa)
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
ile-
Aleyhine isti-naf edilen: Ahmet Hüseyin Şah, Gaziköy.
A rasında.
Yargıtay/Ceza 4/79
(Dava No. 2320/78;Mağusa)
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
ile-
Aleyhine istinaf edilen: Hasan Mustafa Afanyalı.
- A rasında.
İstinaf eden namına: Akın Sait.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Oktay Feridun.
Gümrüksûz mal bulundurma ve Güneyde imal edilmiş malı KTFD Bölgesine getirme -
Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının 41. maddesine
d-ayanarak çıkarılan 75 sayılı Emirnamenin 4. maddesine aykırı olarak 1078KL. değerinde eşyayı KTFD bölgesine kaçırmak.
Yasanın yorumu - Yasa koyucunun amacının dikkate alınması - Kıbrıs'ta iki farklı devletin varlığının kabulü ile yasanın yorumunun yapı1 m-ası.
İthali yasaklanmış eşyayı KTFD bölgesine ithal etme - Fasıl 31 S Gümrük İdare Yasası - Yasanın 212(1 j(b)(c), 211 ve 217. maddelerine ve Yasanın 41. maddesiıe dayanarak çıkarılan 75 sayılı Emirnamenin 4. maddesine aykırı yasaklanmış eşyayı KTFD bölg-esine ithal etmek.
İthamnâmenin şekline ilişkin itirazlar - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasanın 66. maddesi - İthamnamenin şekline ilişkin itirazlar - Şekle ilişkin itirazların Sanıklarca ithama cevap vermeden önce yapılması gereği - Beraat aleyhine ist-inaf - Yasanın 145(3j(a)
maddesi - Yargıtayın istinafı kabul ederek beraat kararını iptal etmesi ve yerüden yargılanma yapılmasını emretmesi. Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının 41. maddenin kapsamı - KTFD'ne sadece denizden ve havadan eşya ithalinin Bakanla-r Kurulu Emirnamesi ile yasaklanması veya tahdit edilmesi - Karadan yapılan ithalin bu madde kapsamına girip girmemesi.
Yorum - Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının ithali yasak eşya ile ilgili 41. maddesinin tefsiri.
Beraat kararı aleyhine istinaf.
OLAY:- Sanıklar, Gümrük İdare Yasasına aykırı olarak 1078KL. kıymetinde eşyayı Güney Kıbrıs'tan KTF Devletine kaçırmakla ve aynı yasaya dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 75/75 sayılı Emirnamesine aykırı olarak 1078KL. değerinde yasaklanmış eşyayı KTFD böl-gesine ithal etmekle itham edildiler. Sanıklar suçlarını kabul etmediler.
İlk Mahkeme müdafaanın ileri sürdüğü itirazları kabul ederek Sanığı beraat ettirdi.
Başsavcılık beraat kararını istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin Fasıl 315 Gümrük- İdare Yasasının 41. maddesinin yanlış yorumladığını, zira; müdafaanın ileri sürdüğü gibi 41. maddenin memlekete karadan değil de sadece havadan ve denizden eşya ithalini yasaklamış olmadığını belirtti. Bir madde yorumlanırken yasa koyucunun amacının dikka-te alınması gerektiğini vurgulayan Yüksek Mahkeme, Kıbrıs üzerinde halihazırda iki ayrı devlet bulunduğu dolayısıyle karadan eşya ithalinin de emirname kapsamı içinde olduğu kanısına vardı ve beraat kararını iptal etti. Yüksek Mahkeme davayı yeniden yargı-lanmak üzere İlk Mahkemeye iade etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- River Wear Commissioners v. Adamson (1877) 2 App. Cas.743 at p.765.
2- Bradlaugh v. Clarke (1883) 8 App. Cas. at p.372.
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay: Birleştirilmiş olan bu iki- istinaf, aleyhlerine istinaf edilenlerin sanık bulundukları 3/79 sayılı ceza davasında ithamname konusu davaların iptali ve sanıkların beraatı hakkında Mağusa Kaza Mahkemesinin verdiği karardan yapılmıştır.
Aleyhlerine istinaf edilen sanıklar ithamnamed-eki l. dava tahtında 36/63 ve 76/63 sayılı Yasalarla tadil edilmiş olan Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının 208(1)(a)(b) maddesine ve aynı Yasanın 41. maddesi uyarınca ısdar olunan 75/75 sayılı Emirnamenin 4. maddesine aykırı olarak K1.1078.500 değerinde eşya-yı, 20.6.1977 tarihinde KTFD. bölgesine kaçırmakla ve 2. dava tahtında da tadil edilmiş şekli ile aynı Yasanın 212(1(b)(c), 211 ve 217. maddelerine ve aynı Yasanın 41. maddesi altında ısdar olunan 75/75 sayılı Emirnamenin 4. maddesine aykırı olarak KL1078.-500 değerinde yasaklanmış eşyayı K.T.F.D. bölgesine ithal etmekle itham edilmişlerdir.
Sanıklar Mağusa Kaza Mahkemesi huzuruna ilkin 25.8.1978 tarihinde çıktılar ve o gün itham edilip de aleyhlerindeki davaları kabul etmemeleri üzerirıe mesele duruşma içi-n 20.9.1978 tarihine ertelendi. 20.9.78' de mesele, vakit darlığından, 18.12.1978' e ertelendi.
Savcı, 18.12.78'de, ithamname üzerindeki tanık listesine hata neticesi konmayan iki tanığın isminin ilâvesi ve konu eşyaların değerinin ithamnamedeki davaların- tafsilât bölümlerinde KL.1078.500 yerine KL.888.500 olarak gösterilmesi için gerekli tadilâtı yapmak üzere Mahkemeden izin istedi. Savcı, keza, ithamnameye yeni bir dava ilâve etmek için de izin istedi. Bidayet Mahkemesi, yeni dava ilâvesinin ilâve edilme-k istenen dava ile ithamnamedeki davaların mahiyetini ve meselenin geçmişini göz önünde bulundurarak adaletin tecellisi bakımından uygun görmedi ve bu husustaki izin talebini reddetti. Mahkeme, savcının tanık listesine iki yeni şahidin isminin ilâvesi husu-sundaki izin talebini de reddetti. Bu talebin reddi için Mahkemenin gösterdiği yegâne gerekçe geç kalındığıdır. Mamafih, savcı tarafından istenen tadilâtın Bidayet Mahkemesi tarafından reddi ile ilgili istinaf sebebi geri çekildiği için bu hususta herhangi- bir mütalâada bulunmamağı uygun gördük.
Konu eşyaların değeri ile ilgili tadil talebi hakkında Bidayet Mahkemesi kararında herhangi birşey söylemedi. Bu böyle olmakla beraber ithamnamenin bu yönde tadil edilmiş olduğu gözükmektedir. Bunun nasıl yapıldığı- hususunda Bidayet Mahkemesinden bilgi istenmiş ve alınmıştır. Netice itibarı ile bu tadili bir Mahkeme emri tahtında veya sair şekilde usule uygun olarak yapıldığı gözükmediği cihetle, geçersiz saymağı ve nazarı itibara almamağı ve bu hususta daha fazla b-irşey söylememeği doğru ve uygun gördük.
Aynı oturumda müdafaa da iki itiraz ileri sürdü. Bunlardan birincisi ithamnamedeki davaların tertibi ile ilgili idi ve Bidayet Mahkemesi 2. itiraz üzerine verdiği karar ışığında bunu tezekkür edip karara bağlamadı.- Bu böyle olmakla beraber söylemek yerinde olur ki şekle müteallik itirazların Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 66. maddesi uyarınca sanıkların, aleyhlerine getirilen dava veya davaları kabul edip etmediklerini beyan etmelerinden veya diğer bir deyimle aleyh-lerindeki ithamlara cevap vermelerinden önce yapılması gerekir.
Müdafaanın ileri sürdüğü 2. itiraz sanıkların aleyhlerine getirilen davaların yasal dayanaktan yoksun olduğu yönünde idi. Mahkeme bu itirazı kabul ederek sanıkların aleyhlerindeki davaları ip-tal etti. Esas itibarı ile istinaf Bidayet Mahkemesinin bu itiraz üzerine verdiği karardan yapılmıştır.
Mûdafaa, ithamnamede sözü edilen 75/75 sayılı Emirnamenin Yasanın 41. maddesi kapsamında bir emir olmadığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu ve itham k-onusu suçlara yasal dayanak oluşturulamayacağını iddia etti. Müdafaaya göre 75/75 sayılı Emirnamenin ilgili 4. maddesi yetkili makamdan izin alınmadan K.T.F. Devleti bölgesine Güneyden ve dolayısıyle karadan herhangi bir eşya getirilmeyeceğini öngörmektedi-r. Halbuki Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının 41. maddesi, yine müdafaaya göre, memlekete karadan değil de sadece denizden veya havadan herhangi bir eşya veya bir sınıf eşyanın ithalinin Emirname ile yasaklanmasını veya tahdit edilmesini öngörmektedir. Biday-et Mahkemesi müdafaanın ileri sürdüğü bu görüşü kabul etti ve sanıklar aleyhine getirilmiş olan davaların yasal dayanaktan yoksun olduğu kanısına vardı.
Müstenif, Bidayet Mahkemesinin 41. maddeyi yanlış yorumladığını iddia etmiştir. Yine müstenife göre Bi-dayet Mahkemesinin yorumu doğru olsa bile Mahkemenin kaçakçılığın veya ithalin karadan yapıldığına dair önünde herhangi bir şahadet bulunmadan davaları iptal etmesi hatalıdır.
Fasıl 315 Gümrük İdare Yasasının 41. maddesi aynen şöyledir:
"41.(1) The Govern-or in Council may, by Order, prohibit, restrict, or regulate the importation into the Colony, or into any area or place therein, whether by water or air, of any goods or class of goods.
(2) An order under this section may specify any goods or class of goo-ds, either generally or in any particular manner, whether with reference to the country or origin, or the route of importation, or otherwise.
(3) An order under this section may specify any goods which shall not be imported save under the authority of a l-icense granted by a public officer specified in such Order and public officer so specified may impose conditions in any such license."
41. madde altında yapılan 75/75 sayılı Bakanlar Kurulu Emirnamesinin ilgili 4. maddesı de aynen şöyledır:
"4. Yetkili m-akamdan izin alınmadan Kıbrıs Türk Federe Devleti Bölgesine Gûneyden herhangi bir mal getirilemez.!'
İlkin 41. maddenirı yorumu ile ilgili l. iddiayı ele alalım. Fasıl 315 Gümrük İdare Yasası koloni devrinde yapılmıştır. Yukarıda iktibas edilen metinden g-örüleceği gibi 41. madde Kibrıs'a veya herhangi bir kısmına dıştan ithal edilecek herhangi bir eşya veya bir sınıf eşyanın yasaklanması, ta.hdidi veya düzenlenmesi için ilgili makama Emirname yapma yetkisini vermek için yasaya konmuştur. O zaman Kıbrıs Ada-sı bir bütün olarak idare edildiği cihetle sınırlarını deniz oluşturmakta ve Adaya herhangi bir ithal ancak denizden veya havadan yapılabilmekte idi. Bu şekilde mütalâa edildiğinde 41. maddenin amacı ilgili makama Kıbrıs sınırları içine herhangi bir eşya v-eya bir sınıf eşyanın ithalini yasaklamak, tahdit etmek veya düzenlemek için Emirname yapma.k yetkisini vermekti. Bugün ise Kıbrıs üzerinde henüz bir Federal Cumhuriyet oluşturmamış olan ve birbirinden ayrı ve bağımsız iki devlet mevcuttur -Kuzeyde bizim K-ıbrıs Türk Federe Devletimiz ve Güneyde Kıbrıs Rum Devleti. Binaenaleyh bugünkü günde 41. madde yorumlanırken bu gerçeğin de göz önünde bulundurulması gerekir. Ilâveten şu da var ki herhangi bir yasa tefsir edilirken yasa koyucunun amacının esas itibarı il-e kullandığı kelimelerden istihraç edilmesi gerekirse de kullanılan kelimelere sıkı sıkıya bağlılık neticesi saçma veya gülünç bir durum ortaya çıkacaksa veya sair şekilde yasa koyucunun esas amacı ihlâl edilecekse o zaman yasanın, konusu ve yasa koyucunun- amacı göz önünde bulundurularak tefsir edilmesi gerekir. -Gör: River Wear Commissioners v. Adamson (1877) 2 App. cas. 743 at p.765; Brad aug v. C ar e 1883 8 App. Cas. 354 at p.372.
Kıbrıs üzerinde sınırları belirli ve halihazırda birbirinden bağımsız ik-i ayrı devlet bulunduğu gerçeği ve yukarıda izah edilen tefsir kaideleri göz önünde bulundurularak 41. madde tefsir edildiğinde Bakanlar Kuruluna K.T.F. Devletine sınırları dışından herhangi bir eşya veya bir sınıf eşyanın, hangi yoldan olursa olsun, ithal-ini yasaklamak, tahdit etmek veya düzenlerzıek yetkisini bahşetmektedir. Bu böyle olduğuna göre de 75/75 sayılı Emirnamenin yasal dayanaktan yoksun olduğu söylenemez.
Yukarıda vardığımız karar ışığında müstenifin ileri sürdüğü ikinci hususu kararlaştırmam-ız gerekmemekte ise de önemine binaen işaret etmemiz yerinde olur ki Bidayet Mahkemesinin 41. maddenin yorumu ile ilgili görüşü doğru olmuş olsaydı dahi Güneyden KTFD bölgesine herhangi bir ithal veya kaçakçılığın sadece karadan yapılabileceğinin farzedilm-esi yanlıştır. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin suç konusu kaçakçılığın veya ithalin hangi yoldan yapılmış olduğunu gösteren şahadet dinlemeden davaları iptal yoluna gitmiş olması, kanımızca hatalıdır.
Sonuç olarak istinaf kabul olunur, Bidayet Mahkemesini-n istinaf konusu davaları iptal ve aleyhine istinaf edilen sanıkların beraatı hakkında verdiği karar ve emir iptal edilir ve mesele yeniden duruçması yapılmak üzere Mağusa Kaza Mahkemesine iade edilir.
(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Sal-âhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
21 Haziran 1979
Full & Egal Universal Law Academy