-D.l/80
Yargıtay/Ceza 36/79
(Dava No.l371/79; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti:Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Mehmet Ali Tugay, Merkezi Cezaevi.
-ile-
-Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık.
Arasında.
İstinaf eden namına: H. Cahit Yılmazoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Akın Sait.
Tabanca tasarrufu - 11/59 ve 12/70 sayılı Yasalarla tadil edilen Fasıl 57 Ateşli Silahlar Yasasının 4(1)(2)(-a), 26 ve 27. maddelerine aykırı Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın tabanca taşıma - İlk Mahkemenin Sanığı 8 ay hapse mahkûm etmesi.
Mermi tasarrufu - Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler Yasasının 2, 4(1)(e), 4(4)(d) maddelerine aykırı mermi tasarrufu.
Ceza aley-hine istinaf - Tabanca ve mermi tasarufu suçunda ceza takdiri - İstisnai haller dışında bu suçu işleyenlere hapis cezası verilmesi.
OLAY: Sanık, Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın tabanca ve mermi
tasarrufu suçlarıyla itham edildi. İlk Mahkeme suçl-arını kabul
eden Sanığı 8 ay hapis cezasına mahkûm etti.
Sanık, Ağır Ceza Mahkemesinde hafifletici neden olarak ileri sürdüğü hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek ceza aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, tabanca taşıma suçunun a-ğır bir suç olduğunu, istisnai haller dışında tabanca taşıyanların hapislik cezası ile cezalandırılması gerektiğini belirtti. Suçun işleniş tarzını ve Sanık lehine söylenen tüm hususları gözönünde bulunduran Yüksek Mahkeme, Sanığa verilen hapis cezasının f-ahiş olmadığı kanısına vardı.
__________________
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: İstinaf eden 12 Ekim 1979 tarihinde Mağusa
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 24 Şubat 1979 tarihinde Dip Karpazda Bakanlar Kurulunun özel izni olma-ksızın Belçika imali Parapellum marka 9mm. çapırida H 0.4906 no'lu bir adet yarı otomatik tabancayı üzerinde taşıdığından ve aynı tarih ve mevkide Patlayıcı Maddeler Müfettişinden izin almaksızın tasarrufunda Patlayıcı Madde, yani 123 adet 9mm. çapında tab-anca mermisi bulundurduğundan kabahatlı bulunarak tabanca taşımaktan 8 ay hapse ve patlayıcı madde bulundurmaktan da 6 ay hapse mahkûm edildi.
İstinaf eden suçlarını işlediğini Mahkeme huzurunda kabul etmiştir.
İstinaf eden sanığa Ağır Ceza Mahkemesinin -para cezası yerine hapis cezası vermekle hataya düştüğünü, sanığa verilen hapis cezasının ahval ve şartlar ve sanığın özel durumu göz önünde bulunduruluğunda aşikâr surette fahiş olduğunu, sanığın, cezalandırılma ilkelerine yeterince uyulmadan, cezalandırı-ldığını ileri sürerek cezaya karşı istinaf eyledi.
İstinafın duruşması esnasında istinaf edenin avukatı istinaf edenin 50 yaşında olduğunu, 2 eşi bulunduğunu, sabıkalı olmadığını, sanığın bakımına muhtaç en azından 15 çocuğu bulunduğunu, sabıkası olmadığı-nı ileri sürerek Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının aşikâr surette fahiş olduğunu belirtti. İstinaf edenin avukatı istinafın duruşması esnasında istinaf edenin Ağır Ceza Mahkemesinde hafifletici sebep olarak ileri sürdüğü hususlara Ağır- Ceza Mahkemesinin kâfi derecede önem vermediğini özellikle sanığın nedamet getirdiği hususuna önem vermediğini ileri sürdü. İlk mahkemelerin suç işleyene verecekleri cezayı tesbit ederken hangi hususları nazarı itibara alacakları, hangi ilkelere uyulacağı- hususunda Yüksek Mahkemenin daha önce vermiş olduğu birçok içtihat kararları mevcuttur. Bu içtihat kararlarında belirlenen ilkeleri bu istinafta tekrarlamakta yarar görmüyoruz. Ancak bu gibi hallerde ilk mahkemelerin görevi amme menfaatini korumak olduğu -gibi sanığın da şahsi durumunu, sanığın bakımına muhtaç olanların durumunu ve suçun işleniş tarzını da göz önünde tutması gerektiğini betekrar belirtmekte bir mahzur görmüyoruz. Sanığın suçu nasıl işlediği İlk Mahkemeye anlatılmış ve buna göre sanık Dip Ka-rpazda polis karakoluna çağrıldığında üzerinde silah taşıyıp taşımadığı sorulmuş ve sanık herhangi bir şey taşımadığını söylemiştir. Sanığın bedeni arandığında sanığın üzerinde kalçasında kılıfın içerisinde bir tabanca bulunmuştur. Bundan hemen sonra polis- sanıkla birlikte sanığın evine giderek sanığın evini aramak istedi. Dolap kilitliydi ve sanık dolabın içinde bir şey olmadığını söyledi. Polisin ısrarı üzerine sanık dolabı açtı dolapta patlayıcı maddeler bulundu. Bundan açıkça görülüyor ki sanık polise y-ardımcı olmamıştır. Bilâkis suçun mevcudiyetini inkâr etme yönüne gitmiştir. Sanık 50 yaşında olmasına rağmen herhangi bir sabıkası yoktur ve bu husus sanığın lehine alınacak en önemli hususlardan biridir. Yine sanığın bakımına muhtaç 15 çocuğu bulunması d-a sanığın lehine alınacak bir husustur. Sanığın son anda olsa dahi nedamet getirmesi yine lehine alınacak bir husustur. Fakat gerçek odur ki sanık bir tabanca taşımıştır. Mahkemeler bilhassa Yüksek Mahkeme son zamanlarda tabanca taşımanın ağır bir suç oldu-ğunu belirtmiştir ve istisnai haller dışında tabanca taşıyanların hapis cezası ile cezalandırılmaları gerektiğini belirtmiştir. Sanığın durumu, yaşayışı suçun işleniş tarzı ve sanık lehine söylenebilen tüm hususlar nazarı itibara alındığında İlk Mahkemenin- sanığa verdiği cezanın aşikâr surette fahiş olduğu söylenemez kanısındayız.
Bu nedenle istinafın red olunmasına ve cezanın mahkûmiyet tarihinden işlemesine karar verilmiştir.
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Ba-şkan Yargıç Yargıç
3 Ocak 1980
Full & Egal Universal Law Academy