-D.10/82 Birleşirilmiş
Yargıtay/Ceza 37/82 ve 38/82
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğ1u,
Niyai- F. Korkut.
Yargıtay/Ceza 37/82)
(Dava No.133/82;Lefkoşa)
İstinaf eden: Aydemir Yolaş, Cezaevi
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Başsavcısı
- A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Güneş Menteş ve Hasan Balman.
Aleyhine istinaf edilen namına: Osman Talât Enginsoy.
Ya-rgıtay/Ceza 38/82
(Dava No.l33/82;Lefkoşa)
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Aydemir Yolaş, Cezaevi
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Osman Talât Enginsoy.
Aleyhine istinaf edilen namına:Güneş Menteş ve Hasan Balman.
Devlet hizmetinde yolsuzluk - Fasıl 154 Ceza Yasasının 100(a) ve 366. maddelerine aykırı rüşvet almaya teşebbüs - Karayo-lları Dairesi Müdürünün görevini ifa ederken menfaat temin etmesi.
Mahkûmiyet aleyhine istinaf -Ağır Ceza Mahkemesinde teknik bir konuda çelişkili şahadet verilmesi - Asfaltın kalınlığı konusunda çelişkili şahadet verilmesi.
Ceza aleyhine istinaf - Rüşve-t yolu ile menfaat temin etmeğe teşebbüs suçunda ceza takdiri - İlk Mahkemenin Sanığa 3 ay hapis cezası vermesi - Başsavcılığın Sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkin istinafı.
Suç ortağının şahadeti - Suç ortağının şahadetinin teyit edilmesi.
Şahade-t - Teyit edilmeyen şahadet - Suç ortaklarının teyit edilmeyen şahadetine dayanarak Sanığın mahkûm edilmesinin uygun bulunmaması.
Usul - Mahkûmiyet - Sanığın mahkûm olduğu davanın olgularının başka davalarda Sanığın beraat etmesine neden olması - Aynı tan-ıkların şahadeti ile ve aynı olgularla başka davalarda beraat kararı verilirken bir davada mahkumiyet verilmesinin Yargıtayca hatalı bulunması.
OLAY: Karayolları Dairesi Müdürü olan Sanık, resmi görevini yaparken rüşvet alma ve menfaat temin etmekle veya- bu suçlara teşebbüs etmekle itham edildi. Resmi kuruluşlara ilaveten özel kişilere de asfaltlama işleri yapan Karayolları Dairesi ile Şikâyetçi arasında 14 arsanın asfaltlanması konusunda bir anlaşma yapıldı. Taraflar arasında asfaltın kalınlığının 8 cm o-lacağı hususunda görüş birliğine varıldı.
Sanık daha sonra Şikâyetçinin başka yerdeki arsalarından birini l000000TL satın aldı. Sanık borcuna karşılık sadece 200OOOTL ödedi ve Şikâyetçiye asfalt dökümünde menfaat sağlayacağını söyledi. Sözleşmede ise- l000000TL'nin tümünün ödendiği yazıldı.
Birbuçuk ay sonra Şikâyetçi Sanıktan arsa satışından geriye kalan borcu ödemesini talep etti. Sanık asfalt dökümünde Şikâyetçiye menfaat temin ettiğini söyleyerek borcunu ödemekten kaçındı.
Iddia Makamı ta-nıkları asfalt dökümünde şartnameye uyulmadığını dolayısıyle Sanığın Şikâyetçiye menfaat sağlamış olduğunu söylediler. Sanık ise raporlar arasında çelişki olduğunu ve Şikâyetçiye herhangi bir menfaat sağlanmamış olduğunu iddia etti.
İlk Mahkeme İddia- Makamı tanıklarının suç ortakları olduğunu ve verdikleri şahadetlerin de başka bir şahadetle desteklenmediğini belirtti. Suç ortaklarının şahadeti ile Sanığı 1, 2, 4, 5 ve 6. davalardan mahkum etmeği uygun görmeyen İlk Mahkeme Sanığı bu davalardan beraat -ettirdi. 3. davadan ise aynı tanıkların şahadetine dayanarak Sanığı mahkum eden İlk Mahkeme Sanığa 3 ay hapis cezası verdi.
Sanık İlk Mahkemenin teknik bir konuda çelişkili şahadete dayanarak kendisini mahkûm etmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek m-ahkûmiyet aleyhine istinaf etti.
Başsavcılık ise İlk Mahkemenin Sanığı 1, 2, 4, 5
ve 6. davalardan mahkum etmesi için yeterli şahadet
olduğunu 3. davada ise verilen cezanın az olduğunu
ileri sürerek mukabil istinaf etti.
SONUÇ-: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin Sanığı 1, 2, 4, 5 ve 6. davalardan beraat ettirmesinin İlk Mahkemenin bulgu ve kanaati olduğunu ve bu bulgu ve kanaate müdahale etmenin doğru olmadığını belirtti.
Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin Sanığı 1, 2, 4, 5 ve 6.- davalardan beraat ettirdikten sonra aynı olgulara ve aynı tanıkların şahadetine dayanarak 3. davadan mahkum etmesinin doğru olmadığı kanısına vardı ve Sanığı şüpheden yararlandırarak 3. davadan da beraat ettirdi.
----------------------
H Ü K Ü M
Şakir -Sıdki İlkay: Mahkeme, 28.7.1982 tarihinde, gerekçeli kararını daha sonra vermek üzere, 37/82 sayılı istinafı kabul ederek ilk mahkemenin müstenifin 3. dava üzerinden mahkûm edilip cezalandırılmasına ilişkin kararını iptal etti ve 38/82 sayılı istinafı da r-eddetti. Mahkemenin gerekçeli kararı şimdi Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut tarafından verilecektir.
Niyazi F. Korkut: İşbu istinaflar Savcılığın başvurusu üzerine ve Mahkemece de uygun görülüp birleştirilerek dinlenmiştir.
37/82 sayılı istinafta istinaf ed-en sanık 1.7.1978 ile 12.1.1981 tarihleri arasında Karayolları Dairesi Müdürü olarak görev yaptı ve 12.1.1981'de Üçlü Kararname ile görevden alındı.
Sanık Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyalanan 133/82 sayılı ceza davasında, 6 ayrı dava altında, Fasıl 154 Ma-dde 100(a) ve 366'ya aykırı olarak 16.5.1980 ile 11.8.1980 tarihleri arasında İddia Makamınca bilinmeyen bir günde Lefkoşa'da kamu hizmeti olan Karayolları Dairesinde Müdür olarak istihdam edildiği ve istihdamı dolayısıyle arsa parsel yollarının asfaltlanm-ası ile görevli bulunduğu ve görevinin ifası esnasında Gönyeli'li Hüseyin Pertev Ali Tosun'un arsa parsel yollarının asfaltlanması ile ilgili olarak rüşvet yolu ile ve (i) Necati Hasan aracılığı ile Gönyeli'li Hüseyin Tosun'a 60O,OOOTL menfaat temin etmeğe- teşebbüs etmek (ii) Necati Hasan aracılığı ile Gönyeli'li Hüseyin Tosun'dan 600.000'TL menfaat temin etmeğe teşebbüs etmek; (iii) Gönyeli'li Hüseyin Tosun'a 231.600TL temin etmek; (iv) Necati Hasan'dan 20O.OOOTL menfaat temin etmek, (v) Necati Hasan aracı-lığı ile Gönyeli'li Hüseyin Tosun'dan 600.000 TL. menfaat temin etmek; ve (vi) Necati Hasan'dan 20O.OOOTL menfaat temin etmekle itham edildi.
Sanık, aleyhine getirilen davaları kabul etmedi. İddia Makamı sanık aleyhindeki ithamları isbat için 14 tanık din-letti. Daha sonra sanık, savunması ile ilgili olarak şahadet verdi ve bir de tanık çağırdı.
Tartışmasız olan olgulara göre Karayolları Dairesi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığının 25.4.1978 gün ve 12/2 sayılı talimatı uyarınca, resmi ve yarı resmi kurulu-şlara ilâveten, özel kişilere de izne bağımlı olarak iş yapmaktadır.
Bu davada olduğu gibi parsel yollarının asfaltlanması söz konusu olduğunda uygulamada mal sahibi tarafından ilgili Kaymakamlık kanalı ile Karayollarına başvurularak asfaltlanması istenen- yollar için keşif yapılması istenir. Böyle bir istem üzerine Karayolları Dairesi etüd, proje ve araştırma şubesi yerinde ölçümler yaparak arsa yollarının gerçek alanını saptayarak bir keşif raporu düzenler ve Karayolları Müdürü kanalı ile Bakanlığın onayı-na sunar. Gerekli onay alındıktan sonra da mal sahibine bildirilerek raporda belirtilen tonda katran ile katranın ederi dışındaki hesaplanan maliyet parasını, Gelirler Dairesine yatırması istenir. Keşif raporunda yerinde yapılan ölçümlere göre konu alana 8-cm. beton asfalt serilmesi halinde gerekecek masraflar hesaplanarak gerekli katran mal sahibince temin edilerek tutarı olan para esas keşif maliyetinden düşürüldükten sonra geriye kalan paranın yatırılması istenir. Toprak işlemlerinin yapılıp tamamlanmasın-dan sonra ve temel konmasına başlamazdan önce ve keza "temeller hazırdır ve asfaltlanma yapılabilir" diye mal sahibinin başvurusu ile para yatırılıp gerekli katran temin edildikten sonra ilgili şube yerinde inceleme yapar. "Asfalt atılabilir" şeklinde veri-len son rapor üzerine de asfaltlama işlemine başlanır. Asfaltlama tamamlandıktan sonra şantiye şefi kesin hesapları hazırlar ve onay için sunar. Bütün bu işlemlerin yapılmasında ve kontrolunda Yol İnşaat Şartnamesine uyulur.
Duruşmada ortaya çıkan olgular-a göre İddia Makamı Tanığı No.l4 Hüseyin Tosun da Gönyeli'de bulunan parsel 80'in asfalt yollarının serilmesi için başvuru yaptı. Hazırlanan keşif raporunda ilgili parselin alanının 8450 m2 olup bu alana 8cm. beton asfaltı serilmesi halinde 1487.2 ton asfa-lt gerektiği hesaplandı. Emare III şartname uyarınca temelden önce ve sonra İddia Makamı tanığı 7 tarafından yerinde gerekli kontroller yapılıp asfaltlamaya gidildi. Sanık bu tanığa 75cm. esası üzerinden işlem yapmasına talimat verdi. Asfaltlama işlemi tam-amlandıktan sonra da nihai tasvip için başvurulduğunda etüd, proje ve araştırma şubesince tüm işlemlerin şartnameye uygun olarak yapıldığına ilişkin nihai tasvip raporu hazırlanıp ilgililerce parafe edildikten sonra sanık tarafından da imza edildi. Bu rapo-ra göre de konu parselin asfaltlanmasında 1394.25 ton beton asfalt harcandı. İddia Makamı tanığı No.l3 Necati Hasan ise şahadetinde, sair şeyler yanında, sanığın Mayıs 1980'de kendisinden bir arsa istediğini ve bu tanığın aracılığı ile Hüseyin Tosun'un Gön-yeli'deki parsel no.83'de bulunan arsalarından l.OOO.OOOTL'na bir arsa alması için anlaşmaya varılarak arsanın ederine karşı sanığın 20O,OOOTL ödediği, bunun üzerine sanığın "ben de kendisine asfalt dökümünde kolaylık yapacağım" dediği ve Necati Hasan'ın "-nasıl bir kolaylık?" sorusu üzerine de sanığın asfaltı 6-7cm. serdirip 60O,OOOTL bir menfaat temin etmesini sağlayacağını söylediği, daha sonra sanık tarafından hazırlatılan sözleşmede ise satış bedelinin peşin ödendiğinin gösterilmesi üzerine sanığın Hüse-yin Tosun'a "Necati Usta ile hallederiz" dediği ve 1 1/2 ay kadar sonra da Necati Hasan'ın Hüseyin Tosun'un geriye kalan parayı sorduğunu sanığa söylemesi üzerine sanığın Hüseyin Tosun'un arsalarını asfaltlamasında 60O.OOOTL kâr ettiğini ve geriye kalan 20-O.OOOTL'nın da M. Gayde'nin arsalarından Necati Hasan'ın ettiği kâr olduğunu söylediğini ileri sürdü.
İddia Makamı tanığı No.l3'ün bu savları İddia Makamı tanığı No.l4 tarafından da teyid edildi.
Karayolları Dairesinde Etüd, Proje ve Araştırma Bölümü sor-umlusu olarak çalışan İddia Makamı tanığı no.l Ergin Ekici 8450 m2 lik konu alana 8cm. beton asfaltın serilmesi halinde 1487.2 ton asfalt gerektiğini ve 7.5cm. esası üzerinden asfalt dökülmesi halinde asfalt miktarı azalacağı için 10.3 ton civarında bir ek-silme olacağını ve maliyetin 31l.OOOTL düşeceğini belirtti. İddia Makamı tanığı no.4 ve 5 de aynı mealde şahadet verdiler. İddia Makamı tanığı no.l0 Kara Yolları Müdür Muavini Güngör Günhan da şahadetinde şartnameye uyulmadığını ve 7.5cm. esası üzerinden i-şlem yapılması sonucu arada maddi yönden muayyen bir kazanç sağlanacağının aşikâr olduğunu belirtti.
Sanık ise şahadetinde, sair şeyler yanında, arsayı babası için istediğini, anlaşma günü babası ile birlikte olup o gün babasının üzerinde para olmaması ne-deni ile onun hesabına 20O.OOOTL peyi kendisinin ödediğini ve daha sonra babası geriye kalan 80O,OOOTL'nı peşin ödediğini ve buna ilişkin sözleşmeyi Hüseyin Tosun'a imzalatıp kendisine getirdiğinde alıcı olarak kendisinin gösterildiğini gördüğünü, Hüseyin -Tosun'a ait parselde yapılan asfaltlama işinde şartnameye uygun olarak asfalt serilmiş olup, hazırlanan nihai tasvip raporu ile de bunun saptandığını, keşif raporunun kesin olmayıp maliyetinin saptanması bakımından hazırlandığını ve keşif raporu ile kesin -tasvip raporunun hiçbir zaman bir birini tutmadığını, şartnamenin öngördüğü 8cm. asfalt serilmesine uyulduğunu ve 7.5cm. esası üzerinden asfalt serildiğinde yerinde bunun 7.8cm. ile 8.lcm. arasında olduğunu, İddia Makamı tanığı no.l4 Hüseyin Tosun'a herhan-gi bir menfaat temin etmediği gibi kendisinin de İddia Makamı tanığı 13 ve 14'ün ileri sürdüğü gibi hareket ettiğinin doğru olmadığını ileri sürdü. Sanık ayrıca keşifle 1487.2 ton beton asfalt gerektiği hesaplandığı halde 1394 ton serilmekle bunun Hüseyin -Tosun'a bir menfaat temini olmayıp bu miktarın şartnameye uygun asfalt serilmesinde harcanan kesin tonaj olduğunu ileri sürdü.
Davayı dinleyen ilk mahkeme hükmünde İddia Makamı tanığı 13 ve 14'ün suç ortakları olup, şahadetlerinin de başka bir şahadetle d-esteklenmediği için l, 2, 4, 5 ve 6. davalardan bu tanıkların şahadeti ile sanığı mahkûm etmeyi salim bulmayıp beraat ettirirken sanığı, yine aynı tanıkların şahadeti ile, 3'üncü davadan suçlu bularak mahkûm edip 3 ay hapse gönderdi.
Sanık 3'üncü davada v-erilen mahkûmiyetle ilgili olarak bir istinaf dosyalayarak, özetle, mahkemenin teknik bir konuda huzurundaki teknik şahadet ve emarelere ters bulgu yaparak hatalı olarak kendini mahkûm ettiğini ileri sürdü.
Savcılık ise dosyalamış olduğu mukabil istinaf i-le mahkemenin sanığı l, 2, 4, 5 ve 6. davalardan mahkûm etmesi için yeterli şahadet olduğunu ve keza 3'üncü dava için verilen 3 ay hapis cezasının fahiş surette az olduğunu ileri sürdü.
İstinafın duruşması sırasında, istinaf edenin avukatı dava konusu par-selin yollarının asfaltlanmasının emare şartnameye uygun olarak serildiğine, emare şartname uyarınca: (1) temelden ve asfaltlamadan önce gerekli kontrollerin İddia Makamı tanığı 7 tarafından yapıldığını (2) temelden sonra yine aynı tanık tarafından gerekli- kontrolün yapıldığını; ve (3) iş tamamlandıktan sonra da gerekli kontrolün yapılarak İddia Makamı tanığı 1 tarafından nihai tasvip raporu tanzim edilerek parafe edilip sanık tarafından da imzalandığını ve tüm işlerin şartnameye uygun olarak tamamlandığını-; keşif raporunda asfalt miktarı 1487.02 ton olarak belirtilmekle beraber şahadete göre tatbikatta bu miktarın gitmesinin olanaksız olduğunu, bunun kayıt üzerinde bir değer olduğunu ve bu miktar serilse idi yerdeki kalınlığın 8.6cmyi bulacağını ve bunun da- şartnamenin aradığından fazla bir kalınlık olacağını, kesin raporda ise tartı ile bilfiil harcanan rakam olduğunu ve ikisi arasında fark olmasının doğal olduğunu; bu hususun, şahadeti mahkemece kabul edilen İddia Makamı tanığı 6 tarafından kabul edildiğin-i; İddia Makamı tanığı 7'nin izahına göre 7.5cm. esas alındığında bunun yerde 8cm. olacağı belirtildiği halde ilk mahkemenin bu hususları yanlış anlayıp değerlendirdiğini; ve Mahkemenin yapılan işi şahadet ve emareler dışında değerlendirerek hatalı bir yar-gıya vardığını ve bilhassa keşifle başka ve kesin raporda başka rakamlar çıktığına göre de ortada bir yolsuzluk olduğu kanaatına varmakla yanıldığını, iddia Makamı tanığı 1, 6 ve 7'nin şahadetleri ile ibraz olunan emarelerin sanığın şahadeti ile izahını de-stekler mahiyette olduğu halde Mahkeme bu şahadet ve emareler dışına çıkarak bir bulguya varmakla hatalı hareket ettiğini; sanık aleyhindeki 3'üncü davanın esas unsurlarından biri olan sanığın kötü niyetle (corruptly) hareket etmesinin kanıtlanması gerekti-ği halde bu davada bu unsurun kanıtlanmadığını çünkü sanığın niyeti (intention) ile ilgili herhangi bir şahadet bulunmadığını ve Mahkemenin de bu hususta bir bulgusu bulunmadığını ve bütün bu nedenlerle Mahkemenin sanığı mahkûm etmekle hata ettiğini ileri -sürdü.
Savcı ile istinaf ve mukabil istinaf ile ilgili olarak Mahkemeye hitabında, sair şeyler yanında, keşif ile kesin rapor arasında 92.3 ton bir fark bulunduğunu, sanığın İddia Makamı tanığı 6'ya 7.5cm. esası üzerinden işlem yapmasına talimat verirken -daha az asfalt gideceğini bildiğini ve neticede İddia Makamı tanığı 14'e bir menfaat sağlandığını, asfalt serilmezden önce de sanığın Necati Hasan aracılığı ile bir teması olduğunu ve bu nedenle şartnameye uymayarak bir menfaat sağlandığını; Iddia Makamı t-anığı 13'ün bir aracı olup suç ortağı olmadığını, suç ortağı olsa bile bu şahadetini teyid edici şahadet mevcut olduğunu ve 3'üncü dava için verilen 3 ay hapis cezasının da işlenen suç ile orantılı olmadığını ileri sürdü.
Mukabil istinafa cevaben de istin-af edenin avukatı, Mahkemenin İddia Makamı tanığı 13 ve 14'ü suç ortağı bulmasının yerinde bir karar olduğunu ve bu tanıkların şahadetini teyid edecek şahadet gerektiğini, halbuki böyle bir şahadetin mevcut olmadığını ve bu nedenlerle Mahkeme l, 2, 4, 5 ve- 6. davaların şüpheden ari olarak isbat edilmediği gerekçesi ile sanığı bu davalardan beraat ettirmekle yerinde bir karar verdiğini ileri sürdü.
Olgulardan görülebileceği gibi konu parselin asfaltlama işleminde Bakanlık tarafından onaylanan şartnameye uyu-lmadığı ve sanığın talimatı ile asfaltlamanın 8cm. yerine 7.5cm. esası üzerinden yapıldığı ve sonuçta Hüseyin Tosun'a bir menfaat sağlandığı aşikârdır. Fakat bu husus sanığın aleyhindeki 3'üncü davadan mahkûm edilebilmesi için yeterli değildir. Sanığın bu -işlemi yaparken rüşvet alma niyeti ile hareket ettiğinin kanıtlanması gerekir. Bu husustaki şahadet ise İddia Makamı tanığı no.l3 ve 14'ün şahadetidir.
Mahkeme sanık aleyhindeki l, 2, 4, 5 ve 6. davaları incelerken İddia Makamı tanığı no.l3'ün istintak sı-rasında sanığın kendisine yapmış olduğu bazı eylemler karşısında sanığa karşı bir husumeti olmadığına ilişkin şahadetine inanmanın olası olmadığına, bu tanığın birçok sorulara kaçamak cevap verdiğine, bazı hususlarda önce olumsuz yanıt vermekle beraber son-radan şahadetini değiştirerek aynı soruları olumlu olarak yanıtladığına, bu tanık sanık ile Nisan ya da Mayıs 1980 içerisinde konuştuklarında sanığın arsa işlerinden İddia Makamı tanığı 14'ün 60O.OOOTL kâr ettiğinden ve kendisinin de 20O.OOOTL kâr ettiğind-en bahsettiğini halbuki diğer şahadetlerden görülebileceği gibi konu tarihlerde gerek parsel 80 gerekse parsel 83'ün asfaltlanma işlerinin tamamlanmayıp ilk safhalarında olduğunu ve dolayısı ile konu tarihte İddia Makamı tanığı 14'ün herhangi bir kâr etmes-inin söz konusu olamayacağına ve İddia Makamı tanığı 13'ün kendisinin 20O.OOOTL kâr ettiğine ilişkin sanığa atfedilen sözlerle ilgili yegâne şahadetin de İddia Makamı tanığı 13'ün şahadeti olduğuna, ithamnameden de görülebileceği gibi sanığın aleyhindeki s-uçları İddia Makamı tanığı 13 ve 14 aracılığı ile ya da onlar için işlediği belirtildiğine göre bu tanıkların sanığa isnat olunan suçlara suç ortağı sayılabileceğine, İddia Makamı tanığı 13 sanık ile ilgili görüşmenin Mayıs 1980 ortalarında olduğunu iddia -ederken İddia Makamı tanığı 14'ün İddia Makamı tanığı 13 ile asfaltlar döküldükten sonra görüştüklerini söylediğini, İddia Makamı tanığı 14 ün de şahadetinde kaçamak cevaplar verip şahadetinin bir safhasında İddia Makamı tarafından hasım şahit (hostile wit-ness) ilân edilmek istenmekle beraber sonradan müracaatın geri çekildiğini belirtti ve bütün bu nedenlerle bu iki tanığın yeterli şekilde teyit edilmeyen şahadetlerine değer vererek sanığın aleyhindeki l, 2, 4, 5 ve 6. davalardan kabahatlı bulunmasının sal-im olmadığı kanaatına vardı ve sanığı bu davalardan beraat ettirdi.
İlk Mahkeme sanık aleyhindeki 3'üncü davayı incelerken İddia Makamı tanığı 13 ve 14'ün o dava bakımından suç ortağı olmadıklarını, sanığın parsel 80 ile ilgili işlemi kendi başına yaptığı-nı ve bu işlemi yapması sırasında bu tanıkların herhangi bir rol oynamadıklarını, sanığın arsa satın alma işinde İddia Makamı tanığı 13 ve 14'ün şahadetleri mevcut olduğunu ve sanığın bu tanıkların iddia ettiği gibi arsa için sadece 20O.OOOTL ödediği halde- arsanın ederinin tümü ödenmiş şekilde mukavele yaptığına ve bu bulguya vardıktan sonra da parsel 80 ile ilgili olarak yaptığı işlemin parsel 83'ün parsellenip kendisine koçan çevrilmesine bağlı olduğuna kanaat getirdi ve sonunda sanığı bu davadan suçlu bu-larak mahkûm etti.
Yukarıda söylenenlerden görüleceği gibi ilk mahkeme 13 ve 14. İddia Makamı tanıklarının suç ortağı olduğu ve şahadetlerinin gerektiği şekilde teyit edilmediği ve binaenaleyh sanığı bu tanıkların şahadetine dayanarak 1, 2, 4, 5 ve 6. dav-alardan kabahatlı bulup mahkûm etmenin salim olmayacağı kanısına vararak onu bu davalardan beraat ettirdi. Bu şekilde bulgu yapmak ve kanaata varmak, önündeki şahadet ışığında, ilk mahkemeye açıktı. Bu böyle olduğuna göre de bizim ilk mahkemenin bu bulgu v-e kanâatına müdahale edip sözü edilen davalar ile ilgili kararını değiştirmemiz doğru olmaz.
İlk mahkeme sanığı, 13 ve 14. tanıkların şahadetine dayanarak 1, 2, 4, 5 ve 6. davalardan mahkûm etmeyi salim bulmazken aynı olgulara dayanan aynı tanıkların şaha-detine dayanarak onu 3. davadan kabahatlı bulup mahkûm etmiştir. Sözü edilen tanıkların şahadetine dayanarak sanığı diğer davalardan mahkûm etmek salim değilse aynı olgulara dayanan aynı tanıkların şahadetine istinaden onu 3. davadan mahkûm etmenin de sali-m olmaması gerekir. Bu nedenle, kanımızca, yaptığı istinafın kabul edilmesi ve sanığa şüphenin menfaatının verilerek 3. dava üzerinden de beraat ettirilmesi gerekir.
Yukarıda söylenenler ve varılan karar ışığında Başsavcılığın yaptığı mukabil istinafın is-e reddolunması gerekir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F.Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
5 Ekim 1982
Full & Egal Universal Law Academy