- Yargıtsy/Ceza 38/76
(Dava No. 1935/76, Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: Ahmet -Vural, A 8 Gaziköy.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Emniyet Müdürlüğü,Mağusa. arasında.
İstinaf eden namına: Newar Nazım.
Aleyhine istinaf edilen namına: Mustafa Arıkan.
Zorla mala girme suçu - Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 87. mad-desi -
Sanığa başkasına tahsis ve icarlı bir konut tahsis edilmesi - Sanığın başkasına tahsis ve icarlı konutu kırıp girerek işgal etmek ve işgale devam etmekle itham edilmesi - İlk Mahkemenin Sanığın konuta zorla girmemekle beraber girdikten sonra çıkma-makla suçu işlediğine hükmetmesi ve para cezası ile 1 ay içinde konutu tahliye emri vermesi - Yargıtayın zor kullanma unsuru bulunmadığı için Sanığın mahkûmiyetini iptal etmesi - Tasarrufa almak amacı ile şiddet kullanarak bir mala girilmesi - Şiddet yolu -ile mala girilmesinin suçun esas unsuru olması - Başka herhangi bir şahsa karşı kuvet kullanma veya tehditte bulunma veya kırarak veya halkın toplanmasına sebep olarak binaya girmenin şiddet yolu ile girme sayılması - Olayda böyle bir şiddet sözkonusu olma-dığından Yargıtayın Sanığın mahkûmiyetini iptal etmesi - İngiterede evi, hakkı olan şahsın istemine rağmen vermeyip zorla tasarrufunda tutan şahsın zorla mala girme suçunu işlemiş addolunması.(Archbold, 37th Ed. p.1159 para 3603) - Bizdeki durumun İngilter-ecıen farkı.
Tahsis kararı - Çifte tahsis - Aynı konuta ilki ipta.l edilmeden
ikinci bir tahsis yapılması - İkinci tahsisin geçersizliği - İkinci tahsis sahibine köy iskân memuru ve polisin konutu teslim etmeleri Zorla mala girme suçu i1e itham ve İlk M-ahkemece mahkûmiyet - Yargıtayın olayda şiddet unsuru olmadığından mahkûmiyeti iptali ve elinde iptal edilmemiş tahsis belgesi olan Sanığın başka bir suç işlemediğine hükmetmesi.
Yüksek Mshkemenin ithamnamede yer almayan bir suçtan Saııığı ma kum edebilme- yetkisi - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 145(1)(c)
maddesi - Bu yetkinin istisnai bir yetki olması ve enrler hallerde kullanılması.
İstinaf - Mahkûmiyet aleyhine istinaf - İlk Mahkemenin zorla mala
girme suçundan mahkûmiyet kararına karşı istinaf - Ya-rgıtayın
olayda şiddet unsuru olmadığından mahkûmiyeti iptali ve elinde iptal edilmemiş tahsis belgesi bulunduran Sanığın başka bir suç işlemediğine hükmetmesi.
Mahkemenin ithamnameyi değiştirebilme yetkisi - Mahkemenin
ithamnamedeki evi işgal etme tar-ihini değiştirerek kabul etmesi ve Sanığı buna göre mahkûm etmesi - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 85. maddesi.
Geçerli tahsis belgesi olmaksızın konut işgali - Fasıl 154 Ceza Yasası
- Yasaya 31/75 sayılı Yasa ile eklenen 281A maddesi - Meselede aynı e-v için verilmiş ikinci bir tahsis belgesi bulunduran Sanığın bu madde altında suç işlememesi.
İyi niyetli hak talebinde cezai sorumluluk - Fasıl 154 Ceza Yasası
madde 8 - Yargıtayca Sanığın başka bir suç işleyip işlemediği tezekkür edilirken 8. madde v-e Sanığın elinde iptal edilmemiş tahsis belgesi bulunduğu gözönünde tutulduğûnda Sanığın başka bir suç işlemediği sonucuna varılması.
OLAY: Sanığa daha önce başkasına tahsis edilmiş ve kiralanmış konut
tahsis edildi. Konutun tasarrufu ilk tahsis sahibin-de idi. Köy
İskân memuru ile polis konutta biri olmadığı sırada konutun
kapısını kırarak eve girdiler. Daha sonra konutu Sanığa teslim
ettiler.
Kiracı (Müşteki - ilk tahsis sahibi) Sanıktan konutu tahliyeedip kendisine teslim etmesini istedi. Ancak Sanık b-unu reddetti. Olay polise intikal etti. Polis de konutu tahliye etmesini Sanıktan istedi. Sanık yine reddetti. Bunun üzerine Sanık aleyhine istinaf konusu dava getirildi.
İlk Mahkeme, tüm şahadet ışığında, Sanığın Fasıl 154 Ceza
Yasasının87. maddesine ay-kırı olarak dava konusu eve zorla
girme ve işgale devam etme suçunu işlediği kanaatine vardı ve
Sanığı mahkûm ederek K.L.1O.- para cezası ödemesini ve 1 aya
kadar konutu tahliye edip yasal kiracısına terketmesini emretti.
Sanık, İlk mahkemenin önündeki ş-ahadet ışığında Sanığı
mahkûm etmekle hata ettiğini ve olayda zor kullanmaya ilişkin
herhangi bir şahadet olmadığını ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme çoğunluk kararında olgulara ve şahadete
göreSanığın konuta yerleşirken ve konuta yerl-eştikten sonra
herhangi bir şekilde zor kullanmamış olduğunun açık oldu unu
sadece kendisine yapılan isteme rağmen konutu işgal etmeğe
devam ettiğini belirtti. Bu nedenle zor kullanma unsurunun yokluğunda İlk Mahkemenin Sanığı konuta zorla girme suçundan
m-ahkûm edemeyeceğini belirten Yüksek Mahkeme, elinde iptal edilmemiş tahsis belgesi bulunduran Sanığın başka bir suçtan da mahkûm edilemeyeceği sonucuna vararak istinafın kabulü ile mahkûmiyetin iptaline karar verdi.
Azınlık kararında ise Sanığa yapılan iki-nci tahsisin yoklukla malul olduğu belirtildi. Bu durumda Sanığın zorla mala girme suçunu işlememekle beraber, Fasıl 154 Ceza Yasasının 280. maddesine aykırı yasal sahibini taciz etmek niyeti ile evi işgal etmeye devam etme suçundan mahkûm edilmesi gerekti-ği belirtildi.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- R. v. Caslin 45 Cr. App. R. s.47 sayfa 55.
Atıfta Bulunulan Bİlimsel İçtihatlar:
1- Archbold, 37th Ed. s.1159 para.3603.
_________________
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin: İstinaf eden 9.12.76 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesi
tarafından 23 Aralık 1975 ile Ocak 1976 arasında Mağusa'nın Gaziköy' ünde yerleşip tasarrufuna geçirmek amacı ile, Gaziköy' de bulunan ve icar mukavelesi ile PE 364 Hasan Tar-ık Burçaklı'ya icar edilen A/8 ikâmetgahı kırıp açmak sureti ile içeriye girip işgal ettiğinden ve halen işgale devam ettiğinden Fasıl 154 Ceza Kanununun 87 ve Fasıl 155 Ceza Yargılama Usulünün 172. maddesi uyarınca kabahatlı bulundu ve Mahkeme istinaf ede-nin K.L.lO.- para cezası ödemesine ve dava konusu evi bir aya kadar tahliye edip kanuni müstecirine terketmesine emir verdi.
İstinaf eden Mağusa Kaza Mahkemesinin önündeki şahadet ışığında istinaf edeni mahkûm etmekle hataya düştüğünü, suçun gerekli unsurl-arından olan "force" kuwet, zor unsuruna ait herhangi bir şahadet mevcut olmadığını ileri sürerek mahkûmiyet aleyhine istinaf eyledi.
İstinafın duruşması esnasında Ceza Kanununun 87. maddesi tahtındaki suçun en önemli unsurunun, bir kişinin herhangi bir ar-azi veya binanın tasarrufunu eline geçirmek amacı ile şiddet yoluyle, arazi veya binaya girmenin olduğu istinaf eden tarafından ileri sürüldü İstinaf eden 87. maddede belirtilen "şiddet yolu" unsurunun mevcut olmadığını ileri sürdü. 87. maddede belirtilen -!'şiddet yolu" herhangi bir şahsa karşı kuwet kullanmayı veya tehdit etmeyi veya herhangi bir evi kırıp içine girmeyi veya anormal miktarda halkın toplanmasına mahal verilmesini de içine almaktaciır.
Mahkeme huzurunda olan şahadete göre dava konusu ev ilg-ili makam tarafından 24.4.1975 tarihinde müşteki Hasan Tarık Burçaklı'ya
tahsis edilmişti. Bilâhare Devlet Emlâk Malzeme Dairesi müşteki ile 5.11.1975 tarihinde bir icar mukavelenamesi imza ederek sözkonusu evi aylık icar bedeli i.L.S.- olmak üzere 1.7.75-'den 30.6.76 tarihine kadar bir yıl müddetle müştekiye icar etti. Müşteki dava konusu eve 1.7.75 ta.rihinde ailesi ile birlikte girip yerleşmiş ve tamirata ihtiyaç olduğu cihetle iC.L.7O-80.- civarında tamir yapmıştır. 23.12.75 tarihinde müşteki Lefkoşa'da- görevde olduğu bir sırada, İskân ve Rehabilitasyon Dairesi memurlarından Mustafa Önder, istinaf edenin yerleşmesi amacı ile, dava konusu evin kapısını zorla açmış ve envanter tanzim edildikten sonra bunu istinaf edene imzalatmış ve istinaf eden oraya iskâ-n edilmiştir. Mustafa Önder aleyhine Mağusa Kaza Mahkemesinde ceza davası ikâme edilmiş ve o davanın durşması sırasında Mahkemenin vermiş olduğu talimat üzerine Polis gerekli kovuşturmayı yaptıktan sonra sanık aleyhine istinaf konusu davayı ikâme etmiştir.- Dava konusu ev 23.12.75 tarihinden 5 gün önce İskân Dairesi tarafından istinaf edene tahsis edilmiş ve bu hususta istinaf edene bir de tahsis belgesi verilmiştir. Ocak 1976 ayı içinde müşteki sanıktan evi tahliye etmesini istedi sanık sözkonusu evi tahliy-e etmedi. Daha sonra takriben Ekim ayı içinde polis çavuşu sanıktan evi tahliye etmesini istedi sanık yine tahliye etmedi bu nedenle istinaf konusu dava sanık aleyhine ikâme edildi.
Mağusa Kaza Mahkemesi istinaf edenin dava konusu evi tasarrufuna almak ama-cı ile eve girmesinde şiddet kullanıp kullanmadığı hususunu hükmünde eleştirdi. Mağusa Kaza Mahkemesinin hükmüne göre 23.12.75 tarihinde evin kapısı kırıldığında istinaf eden hazır değildi, dolayısı ile 23.12.75'te istinaf eden eve girmek için herhangi bir- şiddet kullanmış değildir. Kaza Mahkemesi hükmünde istinaf edenin evi kırıp zorla girmek olayında bizzat rol almadığı görülmekle beraber, Ocak 76 ayı içinde müşteki tarafından ve daha sonra Erol Çavuş tarafından dava konusu evin tahliyesi talep edildiği h-alde, istinaf edenin aldırış etmeyip halâ evde oturduğunu, müştekinin bütün ev eşyalarının halâ evde bulunduğunu, istinaf edenin dava konusu evi tahliye edip müştekiye devretmek niyetinde olmadığını bilâkis istinaf edenin dava konusu evi hiçbir zaman tahli-ye etmek niyetinde olmadığını belirtmiştir. Kaza Mahkemesi tüm şahadet ışığında sanığı 87. maddeye aykırı olarak dava konusu eve girerek ve işgale devam etmek sureti ile hareket ve niyeti ile zorla girmek suçunu işlediği kanaatına vardı.
Daha önce belirtt-iğim gibi suçun esas unsurlarından biri herhangi bir kişinin herhangi bir binayı tasarrufuna almak amacı ile şiddet yolu ile binaya girmedir. Başka herhangi bir şahsa karşı kuwet kullanma veya tehditte bulunma veya binaya kırarak girmek veya anormal miktar-da halkın toplanmasına sebep olmak, binaya şiddet yolu ile girmek sayılır. Mahkeme huzurunda olan şahadete göre istinaf edenin 87. maddenin öngördüğü şiddet yolunu kullanmadığı görülmektedir. Çünkü istinaf eden ne herhangi bir şahsa kuwet kullanmış, ne her-hangi bir şahsı tehdit etmiş, ne binayı kırıp içeriye girmiş ve ne de anormal miktarda halkın toplanmasına sebep olmuştur. İstinaf edenin başka
herhangi bir şiddet yolu kullandığına dair Mahkeme huzurunda en ufak bir şahadet yoktur. İstinaf edenin aleyhine- olan yegane şahadet eve girdikten sonra evin başkasına ait olduğunu öğrendiği halde ve bizzat evi tasarrufuna ve işgaline almaya hakkı olan müşteki tarafından ve daha sonra Mahkeme talimatı ile Erol Çavuş tarafından dava konusu evin tahliyesi talep edildi-ği halde, evi tahliye etmeği reddetmesidir. Evi tahliye etmeyi reddetmekle acaba şiddet yolu ile eve girme addolunabilir mi? Kanaatımca suçun ana unsuru eve girmenin veya belki de evi işgal etmeye devam etmenin şiddet yolu ile olmasıdır. Ceza Kanununun 87.- maddesinde öngörülen şiddet kullanılmadığı hallerde suç işlenemez. Bu nedenle istinaf eden mahkûm olduğu suçtan kabahatlı bulunamazdı. Ancak istinaf eden kendisine verilen tahsis belgesine dayanarak eve girdikten sonra işbu evin başka bir kişiye ait olduğ-unu öğrenmesi üzerine evi tahliye etmemekle kanaatımca Ceza Kanununun 280. maddesi tahtında taşınmaz mala tecavüz suçunu işlemiştir. Çünkü 280. maddeye göre meşru bir şekilde bir mala giren herhangi bir kişi daha sonra başkalarını gayri kanuni olarak korku-tmak, sövmek veya taciz etmek niyeti ile kalırsa bir suç işler. Kanaatımca daha önce tahsis belgesi verilen ve bir yetkili makam tarafından icar mukavelesi yapılan bir ev için, verilen ikinci tahsis belgesi verildiği andan itibaren tamamen geçersiz ve hükü-msüzdür. Çünkü başkasının icarında olan veya başkasına tahsis edilmiş bir ev için verilen ikinci tahsis belgesi birinci tahsis belgesi veya icar mukavelesi kanuni bir şekilde iptal edilmedikçe, gayri kanunidir ve yoklukla malûldür. Bu nedenle istinaf eden -dava konusu evin başka bir şahsa ait olduğunu öğrendikten sonra dava konusu evi tahliye etmesi gerekirdi. Tahliye edilmediği için de dava konusu ev gayri kaauni veya herhangi bir meşru sebebe dayanmadan işgal edilmektedir. Bu durumda bunu yapan şahıs hiç ş-üphe yoktur ki en azından evin hukuki sahibini taciz etmek niyeti ile evi işgal etmektedir. Bu nedenle Ceza Usulü Kanununun 145(1)(c) maddesi uyarınca Yüksek Mahkemenin, İstinaf Mahkemesi olarak kendisine verilen yetkiyi kullanarak, istinaf edeni, Kaza Mah-kemesi tarafından mahkûm edilebilecek bir suç olan taşınmaz mala tecavüz suçundan Ceza Kanununun 280. maddesi uyarınca mahkûm etmek gerekir kanaatındayım.
İskân ve Rehabilitasyon Dairesinin bu dava konusu olan ev ile ilgili eylem ve tutumu esef vericidir.- Öyle görülüyor ki İskân ve Rehabilitasyon Dairesi memlekette orman kanunu hüküm sürmekte imiş gibi hareket ederek, bizzat kendisinin Hasan Tarık Burçaklı'ya verdiği tahsis belgesini ve Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesinin Hasan Tarık Burçaklı ile yaptığı ic-ar mukavelenamesini iptal etmeden, ev Hasan Tarık Burçaklı'nın tasarrufunda olduğu bir esnada, evin kapısını kırarak girdi ve evi istinaf edene teslim etti. Hasan Tarık Burçaklı elinde geçerli tahsis belgesi ve icar mukavelenamesi olduğu halde evi ve evin -içinde bulunan ev ve giyim eşyasını bugüne kadar kullanmaktan, İskân ve Rehabilitasyon Dairesinin gayri kanuni eylemi ve zorbalığı nedeniyle, mahrum edildi. İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığının mağdur
olan Hasan Tarık Burçaklı'nın durumunu nazarı itibara a-larak gerekeni yapması elzemdir kanaatındayım. Memlekette hukuk düzenini bozmak, Devletin bir dairesi tarafından yapılırsa çok daha vahim durumlar doğabilir. İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığının bu davadaki olguları ışığında evi kırmaya sebep olanların ale-yhine gerekli soruşturmayı açmasının elzem olduğu kanaatındayım. Bu nedenle işbu hükmün bir suretinin K.T.F.D. Başbakanlığına ve İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığına gönderilmesini uygun görüyorum.
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu istinafta tezekkür edilmesi gereke-n husus müstenif sanık ın mahkûm edildiği suçu oluşturan unsurların Mahkeme huzurundaki şahadetle kanıtlanmış olup olmadığıdır. Müstenifin kabahatlı bulunmuş olduğu "mala zorla girme" suçunun, Fasıl 154 Ceza Kanununun 87. maddesine göre, esas unsurlarından- biri bahse konu mala girişin sanık tarafından zorla veya kuwet kullanılarak yapılmış olmasıdır.
İstinafa konu teşkil eden ev, 23.12.1975 tarihinde, müstenifin tasarrufunda bulunduğu bir sırada, İskân Dairesi memurlarından Mustafa Önder tarafından Vadili P-olis Sorumlusu Polis Çavuşu Erol Öz,
kaya ve diğer bir polis mensubunun eşliğinde, ziyaret edilerek kapısı
kırılıp içeri girildi. Kapı kırılıp içeri girildiğinde müşteki hazır olmadığı gibi sanık da hazır değildi. Kapı kırılıp içeriye girildikten sonradır -ki sanık oraya çağrılarak eve yerleştirildi. Görüleceği gibi eve girişte sanık tarafından herhangi bir zor kullanılmış değildir. Esasen Kaza Mahkemesi de eve girişte sanık tarafından herhangi bir zor kullanılmadığı kanaatına vardı. Mamafih, Kaza Mahkemesi,- hükmünden anlaşıldığına göre, sanığın evi tahliye etmesi hususunda kendisine, Ocak 1976 içinde, müşteki ve Polis Çavuşu Erol tarafından yapılan isteme aldırmayıp evi işgale devam etmesinin suçu oluşturabileceği kanaatına vararak onu kabahatlı bulup mahkûm- etmiştir. Kaza Mahkemesi, hükmünde, evin müştekiye İskân Dairesine bağlı İnceleme ve Dağıtım Komisyonu tarafından tahsis ve Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi tarafından icar edilmesinden sonra İskân Dairesi tarafından sanığa tahsis edilmesinin müşteki ile s-anığı birbirine düşürdüğüne değindikten sonra şöyle demiştir:
"Huzurumdaki şahadetten dava konusu evin kapısının 23.12.75 tarihinde İskân ve Rehabilitasyon Dairesi memuru Mustafa Önder tarafından kırılmak suretiyle içine girdiği ve bilâhare sanığı oraya i-skân ettiği açıkça görülmektedir. Özetle söylemek gerekirse müştekinin emare 1 tahtında müsteciri bulunduğu ev 23.12.75 tarihinde kapısı kırılmak suretiyle içine girilmiş ve oraya sanık iskân edilmek suretiyle müşteki içinden atılmış veya tasarrufundan yok-sun bırakılmış veya başka bir deyimle menedilmiştir. (He was dispossessed). Bu kırıp zorla girme olayında sanığın bizzat rol aldığı görülmemekle beraber sanık bilhassa istintakı esnasında Ocak 1976 ayı içinde gerek müşteki ve gerekse Erol Çavuş tarafından -dava konusu evi tahliye etmesinin talep edildiğini ancak bunlara aldırış etmeyip halâ evde oturduğunu yine kendisi kabul etmiştir. Sanık dava konusu evde bugüne dek oturmağa devam ettiği gibi müştekinin bütün ev eşyaları da halâ bu evde bulunmaktadır. Sanı-ğın vermiş olduğu şahadetinde ve iddia makamının ibraz etmiş olduğu şahadette sanığın dava konusu evi tahliye edip müştekiye devretmek niyetini gösteren herhangi bir şahadet veya emareye rastlazıak mümkün değildir. Bilâkis sanığın tüm davranışları onun da-va konusu evi hiçbir zaman tahliye etmek niyetinde olmadığını kanıtlar niteliktedir ve bu niyet rahatlıkla mahkemeye ibraz edilen olgulardan istihraç edilebilmektedir. (Can easily be informed form the facts adduced). Kanaatimce tüm şahadet ışığında sanık m-adde 87'ye aykırı olarak dava konusu eve girerek ve onu bugüne kadar işgale devam etmek suretiyle hareket ve niyeti ile zorla girme (forcible entry) suçunu işlemiştir. Ancak ithamnamede sadece 23.12.75 tarihinden bahsedilmektedir ki kanaatimce bu tarih suç-un işlenmesi bakımından doğru değildir. Bu itibarla Fasıl 155 madde 85 tahtındaki yetkilere istinad ederek ve sanığın hiçbir hakkının rencide edilmediği kanaatine vararak sanığı 23.12.75 ile Ocak 1976 ayı arasında dava konusu eve zorla girdiği şekilde itha-mnamedeki l. davanın bu şekilde değiştirilmek suretiyle 1. davadan kabahatlı bulur, mahkûm ederim."
Gerek tutanaklardaki şahadetin tetkikinden gerekse yukarıda iktibas edilen hükümden görüleceği gibi müstenif eve yerleştikten sonra da herhangi bir şekilde- zor kullanmamış sadece kendisine yapılan isteme rağmen evi işgal etmeğe devam etmiştir. Archbold'da göre bir evi, bunu hakkı olan bir şahsın istemine rağmen, zorla tasarrufunda tutan şahıs, İngiltere'deki yasalar tahtında, eve zorla girme suçunu işlemiş a-ddolunur.- Gör: Archbold, 37th Ed., p.1159, para 3603. Bizdeki m.87 altındaki hukuki durumun aynı olup olmadığı hususunun bu meselede tezekkür edilmesi gerekmemektedir; çünkü bizdeki hukuki durumun aynı olduğu kabul edildiği takdirde de sanığın, zor kullan-ma unsurunun gaybubetinde, eve zorla girme suçundan mahkûm edilmemesi gerekirdi.
İstinafın duruşması sırasında sanığın 31/75 sayılı Yasa ile tadil edilmiş şekli ile Ceza Kanunu'nun 281A maddesi tahtında. bir suç işlemekten kabahatlı bulunup bulunamayacağı- hususuna değinilmiştir. Eve girdiğinde elinde İskân Dairesi tarafından verilmiş resmi bir tahsis belgesi bulunduğu cihetle sanığın bu madde tahtında bir suçtan kabahatlı bulunmasına olanak yoktur.
Sanığın Ceza Kanunu tahtında herhangi başka biT suçtan ka-bahatlı bulunup bulurıamayacağı hususu ise ne Kaza N9ahkemesi ne de İstinaf Mahkemesi huzurunda konu edilmiştir. Mamafih, benim kanımca, Ceza Kanunu'nun 8. maddesi ve sanığın elinde İskân Dairesince verilmiş ve iptal edilmemiş bir tahsis belgesi bulunduğu -gözönünde tutulduğunda sanığın Ceza Kanunu tahtında bahse konu mal ile ilgili bir suç işlemiş olduğu söylenemez.
Netice itibarı ile istinafın kabul edilerek Kaza Mahkemesinin sanık aleyhine vermiş olduğu mahkûmiyet kararının iptal edilmesi gerektiği görüş-ündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Yargıç Şakir S. İlkay'ın hükmü ile hemfikirim.
Sadece, müstenifin Ceza Kanunu tahtında ve özellikle Ceza Kanununun 280. maddesine aykırı olaral bir suç işleyip işlemediği üzerinde ek olarak şunu söylemek istiyorum.
Fas-ıl 155 madde 145(1)(c) altındaki yetkisine dayanarak İstinaf Mahkemesi, Mahkeme huzurunda bulunan olgulardan, bir sanığı ithamnamede yer almadığı halde, bir suçtan mahkûm edip ceza verebilir. Ancak kanaatımca, bu yetki çok ender kullanılmalıdır. Vitekim yu-karıda sözü edilen maddeye uygun bir madde İngiltere'de The Criminal Appeal Act, 19Q7 sec. 5(2)'de yer almış ve bu maddenin uygulanışı ise R. v. Caslin 45 Cr.App.R. sayfa 47'de söz konusu olmuş ve sayfa 55'de şöyle denmiştir:
"No doubt, therefore, this is- a jurisdiction which must be exercised with great coution and the fact that the jury never had a proper direction as to the alternative offence ... is a very relevant consideration."
Önümüzdeki istinafta müstenifin Ceza Kanununun 280. maddesine aykırı ol-arak bir suç işleyebileceği Bidayet Mahkemesinde konu edilmediği gibi istinafın duruşması esnasında da üzerinde hiç durulmadı. Diğer bir deyimle gerek Bidayet Mahkemesinde ve gerekse istinafta müdafaaya bu ihtimal üzerinde fikir beyan etmek fırsatı tanımad-ı. Bu bakımdan bu meselede sanığın Ceza Kanununun 280. madesine aykırı olarak bir suç işleyip işlemediği araştırılabileceği hususunda ciddi kuşkum vardır. Mamafih bu meselede bu yetkimizi kullanacak olsak bile müstenifin hareketlerinin ve bilhassa elindeki- iptal edilmemiş tahsis belgesi ile Ceza Kanununun 8. maddesi gözönünde bulundurulduğunda, onun aynı kanunun 280. maddeye aykırı olarak bir suç işlemediği kanaatındayım.
Bir ev üzerine isdar edilen bir tahsis belgesi usulü veçhile iptal edilmeden aynı ev -için başka bir şahsa bir başka tahsis belgesi verilmesi ve daha da kötüsü, ilgili memurun, elinde herhangi bir Mahkeme emri olmaksızın ilgili evi zor kullanarak elde etmesi en hafif bir tabirle üzücü ve esef vericidir.
Bu istinafta olduğu gibi benzeri biı- esef verici duruma düşmemek ve iki vatandaşı birbirine düşürmemek için ilgili Bakanlığın, bu gibi hareketlerden sakınmaları hususunda memurlarını bir genelge ile uyaracağını ümit ederim.
Ülfet Emin Sonuç olarak istinaf oybirliği ile kabul edilir ve Biday-et Mahkemesinin Ceza Kanunu'nun 87. maddesi tahtında verdiği mahkû- 433 -
miyet kararı iptal edilir. Oyçokluğu ile, başka herhangi bir suçtan istinaf edenin kabahatlı bulunmamasına karar verilir. Mahkeme heyetinden Sayın Şakir Sıdkı İlkay bu hususta bir ş-ey söylemediğinden yine oyçokluğu ile İstinaf Mahkemesi hükmünün müştekinin durumunun gözden geçirilmesi ve İskân Dairesinin eylemlerinin soruşturmaya tabi tutulması için Başbakanlığa ve İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığına gönderilmesine karar verilir.
-(Ülfet Emin)(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu) YargıçYargıçYargıç
27 Ocak, 1977.
Full & Egal Universal Law Academy