-Yargıtay/Ceza 42/78
(Dava No. 121/78;Lefkaşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ahmet izzet, Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: K.T.F.D. Başsavcısı.
ile-
Aleyhine istinaf edilen: Derviş Selim, Girne.
- A rasında.
İstînaf eden namına: Akın A. Sait.
Aleyhine istinaf edilen namına: Selçuk A. Gürkan.
Trafik kazası - Gereken dikkat ve ihtimamı göstermeksizin araç sürüp kazaya. sebebiyet verme - 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasası - -Yasanın 8. maddesine aykırı olarak gereken dikkat ve ihtimamı göstermelcsizin araç sürüp kazaya sebebiyet verme.
Yetki - Mahkemenin davayı iptal etme yetkisi - Fasıl 155 .Geza Usulü Yasası - Yasanın 89(2) maddesi - İddia Makamı tarafından şahitlerin derd-est edilme talebi - İlk Mahkemenin davayı iptal etmesi.
Davanın iptali - Tanıklara tebliğ olduğu halde İlk Mahkemenin tanık= ları Mahkemeye celbetmemesi ve davayı iptal etmesi - İddia makamının istinafı.
Şahitlerin Mahkemeye gelme zorunluluğu - Fasıl 1-55 Geza Usulü Yasası - Yasanın 51. maddesine göre, betekrar şahit merkezi çıkarmaksızın,şahitlerin mahkemeye gelme zorunluluğu.
OLAY: Sanık, araç kullanırken gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeksizin kaza yapmakla itham edildi. Sanık suçunu kabul etmedi-.
Sanık aleyhine getirilen dava iki defa tehire uğradıktan sonra üçüncü celsede, Iddia Makamı şahitlerin gelmediğini ve şahitlere derdest müzekkeresi çıkaracağını belirterek davanın ertelenmesini talep etti. İlk Mahkeme bu isteği reddederek davayı iptal e-tti.
İddia Makamı, İlk Mahkeme kararının hatalı olduğunu, tanıklara tebliğ olduğu halde tanıkları Mahkemeye celbetme yönüne gitmeyen İlk Mahkemenin hatalı hareket ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SOIU: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin beraat kararı- verebilmesi için İddia Makamının Mahkemede hazır bulunmaması gerektiğini belirtti ve İddia Makamının hazır bulunduğu bir celsede beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu sonucuna vararak beraat kararını iptal etti.
HÜKÜM
Ahmet İZZET:
Mahkemenin hükmün-ü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu okuyacaktır.
Salih S. Dayıoğlu: Lefkoşa Kaza Mahkemesinde aleyhine istinaf edilenin sanık aleyhine 121/78 sayılı ceza davası altında, 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasasının 8. maddesine aykırı olarak TG506 plâkalı ar-acı gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeksizin sürüp kaza yaptığı için bir dava getirildi ve dava ikrar (plea) iin 21.1.1978 e tayin edildi. 21.2.1978' de sanığa dava okunup, sanığın davayı kabul etmemesi üzerine duruşma için dava 6.6.1978'e ertelendi.
6.-6.1978 tarihinde iddia makamı ve şahitleri hazırdı fakat sanık avukatının Mahkemeye gelmediği gerekçesiyle tehir talebinde bulundu. Talebi Mahkemece kabul edildi ve davanın duruşması 7.8.1978 tarihine ertelendi.
7.8.1978 tarihinde İIk Mahkeme başka davala-rla meşgul olduğu ve vakit darlığı gerekçesiyle davanın duruşmasını 25.8.1978 tarihine erteledi ve bu hususu o gün Mahkemeye gelen iddia makamı şahitlerine bildirdi.
25.8.1978 tarihinde iddia makamı adına savcı önceki celsede şahitlerine duruşma tarihi bi-ldirildiği halde Mahkemeye gelmedikleri için duruşmanın başka bir güne ertelenmesini ve iddia makamı şahitleri için derdest müzekkeresi isdart ile onların ertelenecek tarihe derdest edilerek Mahkemeye getirilmesini talep etti. İlk Mahkeme bu istemi reddett-i ve davayı iptal ederek sanığı beraat ettirdi.
Savcılık İlk Mahkeme kararından istinaf etti. istinaf ihbarnamesi de aynen şöyledir:
"l. Muhterem Bidayet Mahkemesi tanıklara tebliğ olduğu halde tanıkları Mahkemeye celbetme yönüne gîtmeyip tutuklanmaları -için gerekli işlemi yapmayıp sanığı beraat ettirmekle hatalı hareket etti.
2. Muhterem Bidayet mahkemesinin davayı iptal etmek ve sanığı beraat ettirmek kararı hatalıdır."
İstinafın duruşmasında aleyhine istinaf edilenin avukatı İlk Mahkeme Yargıcının F-asıl 155, madde 89(2) altında müştekinin duruşmaya gelmemesinden ötürü davayı iptal ettiğini ve bunu yaparken de doğru olarak hareket ettiğini ileri sürmüştür. Biz bu görüşle hemfikir değiliz. Fasıl 155, madde 89(2) aynen şöyledir:
"(2) If, at the time ap-pointed for the hearing, of the case the accused appears but the prosecutor fails to appear, the Court shall acquit the accused unless for some reason it thinks proper to adjourn the hearing of the case to some other day, upon such terms as it may think fi-t."
Yukarıdaki iktibastan da görüleceği gibi bu gibi durumlarda sanığın beraatına karar verilebilmesi için davayı kovuşturanın -(prosecutor) Mahkemede hazır bulunmaması ön koşuluna bağlıdır. Ceza davalarında kovuşturucu (prosecutor) ilgili davanın yörıetiminde söz sahibi olan kişidir. CSnümüzdeki meselede kovuşturucu savcı idi. Müştekinirı bu meselde alelâde bir şahitten farkı yokt-ur. Bu nedenle savcının da ilgili günde Mahkemede hazır bulunduğu dikkate alınırsa müdafaa avukatının ileri sürdüğü gibi İlk Mahkemenin Fasıl 155, madde 89(2) altında sanığı beraat ettirmeğe hakkı yoktu.
İstinaf konusu davanın ertelenme hususunda geçirdi-ği safahat yukarıda verilmiştir. Buna göre duruşmanın ertelenmesi bir defa müdafaa tarafından yapılan istem üzerine ve bir defa da vakit darlığından bizzat Mahkeme tarafından gerçekleşmiştir. Sadece son erteleme istemi savcı tarafından yapılmıştır. Binaena-leyh savcı tarafından yapılan son erteleme isteminin makul olup olmadığı hususunu incelemek gerekir.
İddia Makamı, kanımızca, şahitlerin usulü veçhile Sahit merkezi çıkarmakla vazifesini yapmıştır. Nitekim 7.8.1978'de Ilk Mahkeme vakit darlığından ötürü- duruşmayı başka bir güne erteleme kararı aldığı zaman iddia makamı ve şahitleri Mahkemede hazırdılar. Duruşma 2S.8.1978'e ertelendiği zaman bu hususun şahitlere bizzat İlk Mahkeme tarafından bildirildiği zabıtlarda görülmektedir. Bu durumda Fasıl 155, mad-de 51'e göre onlara, betekrar şahit merlcezi çıkarılmaksızın şahitlerin 25.8.1978'de Mahkemeye gelmeleri yasal bir zorunluluktu. 25.8.1978' de önceden celbedilen ve bilâhare Mahkeme tarafından erteleme tarihi bildirilen şahitlerin Mahkemede hazır bulunmala-rını sağlamak için iddia makamının Mahkemeden derdest müzekkeresi isteminde bulunmasından başka çaresi yoktu ve iddia makamı da bu doğrultuda hareket etmekle kanımızca hatalı bir harekette bulunmamıştır.
Şahitlerin celbi ile ilgili usul ve mevzuat doğru o-larak uygulandıktan sonra şahitlerin mahkemeye gelmemeleri onları celbeden kişi veya makamın kusur veya tekasülüne atfedilemez. Esasen bu gibi kişi veya makamın bu şekilde mahkemeye gelmeyen şahitleri yasal yollarla başka Şekilde mahkemeye gelmesini zorlay-amaz. İddia Makamının, bu meselede, yasal ve makul bir istemde bulunmasına rağmen, İlk Mahkemece buna itibar edilmemesi ve sanığın beraat ettirilmesi kanımızca hatalıdır.
Netice itibarı ile istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin sanık hakkında verdiği beraa-t kararı iptal edilir. Duruşması yapılmak üzere dava İlk Mahkemeye iade edilir.
(Ahmet İzzet)(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) Yargıç Yargıç Yargıç
7 Aralık 1978
Full & Egal Universal Law Academy