-Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 46/78 ve 47/78
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, N. Ergin Salâhi.
Yargıtay/Ceza 46/78
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
ile-
Aleyhine istinaf edilen: Resmi Öke, Merkezi Cezaevi-, Lefkoşa.
A rasında.
İstinaf eden namına: Osman Talât Enginsoy.
Aleyhine istinaf edilen namına: Şefika Durduran.
Yargıtay/Ceza 47/78
İstinaf eden: Resmi Öke, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
ile-
Aleyhine i-stinaf edilen: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
A rasında.
İstinaf eden namına: Şefika Durduran.
Aleyhine istinaf edilen namına: Osman Talât Enginsoy.
Hırsızlık mal olduğunu bilerek bir eşyayı tasarrufuna geçir-me - Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 306(a) maddesine a.ykırı çalınmış olduğunu bildiği halde tasarrufuna yüzük geçirme.
Hırsızlık malı tasarrufunda bulundurma - Suçun unsurları: a) Malın çalınmış olması b) Malın Sanığın tasarrufunda bulunması c) Sanığın -bu malı alırken malın çalındığını veya yasal olmayan bir şekilde elde edildiğini bilmesi.
Ceza Usulü - Hırsızlık mal kabulü suçunda Sanığın müdafaası - Sanığın malı elde ederken çalınmış olduğunu bilmediğine ilişkin makul izahatının müdafaa oluşturması -- Beraat kararı için verilen izahatın doğru olma ihtimalinin yeterli olması.
İspat - İddia Makamının suçun tüm unsurlarını şüpheden ari olarak ispat etme zorunluluğu - Hırsızlık mal kabulü suçunda Sanığın, malı hırsızlık olduğunu bilerek tasarrufuna aldığı-nın İddia Makamınca şüpheden ari bir şekilde ispat edilmesi.
Suçortağının şahadeti ile bir sanığın mahkûm edilmesi - Suç ortağı- nın şahadetinin teyit edilmesi - Sanığın açıklama yaparken bazı gerçekleri gizlemesinin teyit olarak kabul edilmesi.
Ceza a-leyhine istinaf - Mahkûmiyet aleyhine istinaf.
Şahadet - Teyit - Suç ortağının şahadetinin teyit edilip edilmediği.
OLAY: Sanık, Sabahattin Benzer'den kırmızı taşlı bir kadın yüzüğü satın aldı.
Sanık, hırsızlık olduğunu bilerek zimmetine eşya geçirmekl-e itham edildi.
İlk Mahkeme, İddia Makamı tanıklarının tümünün dürüst ve tutarlı şahadet verdiklerini, Sanığın ise gönüllü ifadesinde başka, Mahkemedeki şahadetinde başka şahadet vererek çelişkiye düştüğünü belirtti. Suç ortağı Sabahattin Benzer'in şahadet-inin teyit edilip edilmediği üzerinde duran İlk Mahkeme Sanığın bu yüzüğürı karısına ait olduğunu söyleyerek gerçekleri gizlemesinin Sabahattin Benzer' in şahadetini teyit ettiği kanısına vardı ve Sanığı 9 ay hapse mahkûm etti.
Savcılık ceza aleyhine, Sanı-k da mahkûmiyet aleyhine istinaf ettiler.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, hırsızlık mal kabulü suçunun 3 unsurunun da İddia Makamınca ispat edilmesi gerektiğini belirtti. Sanığın hırsızlık olduğunu bilerek yüzüğü kabul ettiğinin ispat edilemediğini çünkü bu konuda- şahadet veren suç ortağı Sabahattin Benzer'in söylediklerinin teyit edilmediğini dikkate alan Yüksek Mahkeme mahkûmiyet kararını iptal etti.
HÜKUM
Ahmet İZZET:
İstinaf eden (hükümlü) Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde, Fasıl 154, Ceza Yasasının 306(a) mad-desine aykırı olarak 14 Ağustos 1977 ile 13 Mart 1978 tarihleri arasında, İddia Makamınca bilinmeyen bir günde, Lefkoşa'da, Lefkoşalı Selma Esat Dedezade'ye ait KL.4.kıymetinde kırmızı taşh bir kadın yüzüğünü, çalınmış eşya olduğunu bildiği halde, tasarruf-una geçirmek suçundan mahkûm edilerek 9 Lkim 1978 tarihinden itibaren 9 ay hapse mahkûm edildi. Ağır Ceza Mahkemesinin bulgularına göre olay şöyle cereyan etti.
İstinaf eden Lefkoşa' da diş protezcisi olup 1974 Barış Harekâtından sonra, davada 6. tanık ol-an Sabahattin Benzer ile Telekomünikasyon Dairesinde çalışan kardeşi vasıtası ile tanıştı ve 5-6 kez bu tanıktan altın eşyası ve mücevherat satın aldı. Dava konusu olan
19f -
kırmızı taşlı altın yûzük de istinaf edenin Sabahattin Benzer'den aldığı eşya-lar arasındadır. 5. tanık Ekrem Azharoğlu, diğer altın eşyalar ile birlikte dava konusu yüzüğü Selma Esat Dedezade'nin evinden çaldığını ve satması için Sabahattin Benzer'e verdiğini söyledi.
Ağır Geza Mahkemesi istinaf edenin itham olunduğu suçun 3 unsuru-ndan ikisinin isbat edildiğine dair her iki tarafın da mutabık kaldığını belirttikten sonra, yegâne karara bağlanacak hususun, sanığın dava konusu yüzüğü tasarrufuna alırken çalınmış olduğunu bilip bilmediği olduğunu beyan ederek, bu hususta iki zıt şahade-t olduğunu beyan etti. Tanık 6 Sabahattin Benzer istinaf edene yüzüğü satarken bunun çalınmış olduğunu sanığa söylediğini ve daha önceleri de istinaf edene başka altın eşyası ve mücevher sattığını ve bunların da çalıntı olduğunu istinaf edene söylediğini i-ddia etti. istinaf eden ise gönüllü ifadesinde Sabahattin Benzer'den mücevherat ve altın eşyası alırken bu eşyanın Benzer'e ait olduğunu tahmin ederek aldığını, şahadetinde ise, Benzer'in bu eşyaların karısına ait olduğunu söyleyerek kendisine sattığını id-dia etti.
13 Mart 1978 tarihinde sanığın tasarrufunda çalınmış eşya olduğuna dair bilgi almaları üzerine, 3. tanık PÇ 298 Selçuk Türksel ve 7. tanık PÇ Öncel Lİney istinaf edenin atölyesine gittiler ve istinaf edene altın eşyası alıp almadığını sordular, -bunun üzerine sanık
"getirenden alırım" diye cevap verdi. Kendisine, aldığı altın eşyalarının yanında olup olmadığı sorulduğu zaman, "hayır yoktur, hepsini kullandım" dedi. Daha sonra Polislerin, yanında bulunan altın eşyalarını göstermesini istemeleri üze-rine, istinaf eden çelik bir kasa içinden altın ziynet eşyası ve altın diskler çıkararak Polislere gösterdi ve altın ziynet eşyalarının hepsinin karısına ait olduğunu söyledi. Aynı gün daha sonra istinaf edenin ikâmetgahına gidildi ve evindeki altın eşyala-rını göstermesi istendi. Bunun üzerine istinaf eden dava konusu yüzüğün de bulunduğu altın eşyalarını Polise göstereek, bunların da karısına ait olduğunu söyledi. İstinaf eden ayrıca şahadetinde polise gösterdiği altınların 22 ayar olduğunu ve işinde kull-andığı altınlar olduğunu, diğerlerini de satın alıp karısına hediye ettiğini ve karısına ait olduklarını söylediğini iddia etti.
Alt Mahkeme, tanıkların ve istinaf edenin doğru söyleyip söylemediğini dikkatle incelediklerini belirttikten sonra, İddia Maka-mı tanıklarının tümünün dürüst ve birbiri ile tutarlı şahadet verdiklerini ve bu tanıkların doğru söylediklerine inandıklarını belirtti; istinaf edenin ise, gönüllü ifadesinde başka, Mahkemedeki şahadetinde başka tür şahadet verdiğini, istintakında birçok -tenakkuzlara düştüğünü, sualleri yanıtlarken tereddüte düştüğünü, soruları anlamadığını ileri sürerek zaman kazanmak yönüne gittiğini ve 13 Mart 1978 tarihinde iş yerine gelen polislere verdiği yanıtları değiştirerek başka şekilde izah etmek yönûne gittiği-ni, bu nedenle istinaf edene inanmayı uygun bulmadıklarını belirtti.
Daha sonra Alt Mahkeme, verilen şahadetten tanık 6 Sabahattin Benzer'in bir suç ortağı olduğuna kanaat getirdiğini belirttikten sonra, bu husustaki içtihatlara temas ederek, yasal olara-k yegâne bu tanığın şahadeti ile istinaf edeni mahkûm etmek yeterli olmakla beraber, destekleyici şahadet (corroboration) olup olmadığını araştırmayı uygun gördü. Destekleyici şahadeti, istinaf edenin mücevherleri gösterirken bunların karısına ait olduğu ş-eklindeki şahadetinde buldu. Alt Mahkemeye göre istinaf eden bu yanıtı, Sabahattin Benzer'den aldığı eşyalar arasında dava konusu yüzüğûn bulunduğunu saklamak amacı ile vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi destekleyici şahadet olarak sadece bu şahadete işaret et-tiği için ve istinafın duruşması esnasında, istinaf edenin suçlu olduğunu gösterir mahiyette başka destekleyici şahadet olduğu iddia edilmediği için bu pasajı aynen aktaryoruz:
"Şahadetten de görüleceği gibi tanık 3 ve 7 sanığın iş yerine gidip son bir yı-l içinde altın eşyası alıp almadığı sorulduğunda sanık aldığını kabul etmekle beraber aldığı tüm altınları erittiğini söylemiştir. Polisin gerek iş yerinde ve gerekse evinde bulunan çeşitli mücevheratları göstermesini istemesi üzerine de sanık yanında ve e-vinde bulunan mücevheratları gösterirken ve bilhassa aralarında Emare I yüzük bulunan evdeki mücevheratları gösterirken sanık bunların karısına ait olduğunu söyleyerek aralarında tanık 6'dan aldığı eşyalar bulunduğunu saklamıştır. Bu hareketleri ve konuşma-ları ile sanık Emare I yüzüğü tasarrufuna alırken tanık 6'nın iddia ettiği gibi çalıntı mal olduğunu bildiği hususundaki bu tanığın iddiasını desteklemektedir ve bu hareket ve yanıtları Mahkememizce tanık 6'nın şahadetini teyid edici şahadet (corroboration-) olarak kabul edilmiştir."
Bu karardan Savcılık ceza aleyhine, sanık da mahkûmiyet aleyhine istinaf etmişlerdir. Her iki istınaf birleştirilerek dinlenmiştir.
İstinaf eden dosyaladığı istinaf ihbarnamesinde, diğer sebepler yanında, Alt Mahkemenin suç orta-ğı olan ve geçmişte birçok defalar hırsızlık yaptığını kabul eden 6. tanık Sabahattin Benzer'in şahadetini kabul etmekle hataya düşütüğünü, Polis memurlarına istinaf eden tarafından verilen yanıtların ihtar yapılmadan verildiği için Hakim Kaidelerine aykır-ı olduğunu ve bu şahadeti kabul etmemesi gerektiğini, şahadet kapandıktan ve hitaplar yapıldıktan sonra 6. tanık Sabahattin Benzer'in tanık olarak çağırılması için yapılan müracaatı reddetmekle hataya düştüğünü, suç ortağı Sabahattin Benzer'in şahadetini y-anlış değerlendirdiğini ve en önemlisi Mahkemenin suç ortağının şahadetini teyit edici şahadet olarak kabul ettiği şahadetin, aslında ne kalite, ne de ehemmiyet derecesi bakımından, kanunun gerektirdiği nitelikte ve seviyede olduğunu iddia etti.
Yukarıda b-elirttiğimiz gibi Ağır Ceza Mahkemesi, istinaf edenin polislere verdiği yanıtı, suç ortağının şahadetini destekleyici şahadet olarak almış ve istinaf edenin mücevheratı polise gösterirken, bunların karısına ait olduğu şeklindeki konuşmasını, dava konusu yü-züğün Sabahattin benzer'den aldığı eşyaların arasında olduğunu gizlemek için yaptığı kanısına varmıştır. Ilk bakışta bu kanıya varmak belki de mümkündür, ancak tutanaklar dikkatlice okunduğunda, bazı hususların Mahkemenin dikkatından kaçtığı ve istinaf ede-nin, iddia konusu yanıtları verirken, aranan eşyanın Sabahattin Benzerin çaldığı eşyalar olduğu hakkında bilgisi olmadığı veya bu hususta kendisini şüpheye düşürecek birşey bulunmadığı görülecektir.
PÇ 298, şahadetinde, istinaf edene son bir seneden bu ya-na birinden altın eşyası alıp almadığını ve ne gibi altın eşyası aldığını sorduğunda, istinaf edenin bilezik, yüzük v.s. dediğini, aldığı altın eşyalardan yanında olup olmadığını sorduğu zaman da "hayır yoktur, hepsini kullandım" dediğini, bunun üzerine ke-ndisine yanında bulunan altın eşyalarını göstermesini istediğini, bunun üzerine sanığın çelik bir kasa içinden birçok altın ziynet eşyası (bilezik, yüzük, kolye v.s.) ve bir miktar da altın disk gösterdiğini, altın diskleri dış yapımında kullandığını, altı-n ziynet eşyalarının ise karısına ait olduğunu söylediğini iddia etti. İstinaf edenin polisler ile buluştuğu bu ilk görüşmede söylenenler bunlardan ibarettir. Bundan görüleceği gibi, polislerin istinaf edene çalınmış eşya aradıklarını söylediklerine dair v-eya sanığın Sabahattin Benzer'in tutuklandığını veya poliste bir ifade verdiğini bildiğine dair hiçbir şahadet yoktur. Bunun aksine PÇ 298 istinaf edenin iş yerine gitmeden önce istinaf edenin tasarrufunda hırsızlık eşya bulunduğuna dair malûmat aldıkların-ı söylemekle beraber, Sabahattin Benzerin ifade verdiğini ve bu ifadede bazı eşyaları çalmış olduğunu kabul ettiğini kendisinin dahi bilmediğini, bu hususta kendisinde dahi herhangi bir şüphe uyanmadığını sadece bilgi almak için oraya gittiklerini ve faili-n henüz belli olmadığını söyledi. Bu konuşmadan sonra polisler altın eşyalarını zaptederek istinaf edeni polise götürdüler. Kısa bir müddet sonra aynı polisler istinaf edenle beraber istinaf edenin evine gittiler. Aynı tanık istinaf edeıün evine gittikleri-nde, istinaf edenden evinde bulunan altın eşyalarını kendilerine göstermesini istediklerini, istinaf edenin, aralarında dava konusu kırmızı taşlı altın yüzüğün de bulunduğu birçok altın ziynet eşyasını gösterdiğini ve "bunlar da karıma aittir" dediğini söy-ledi.
Bundan da görülecektir ki bu ana kadar da, istinaf eden, polislerin ne amaçla arama yaptıklarını veya Sabahattin Benzerin tutuklandığını veya ifade verdiğini bilmiyordu. Bu nedenle söylediklerini Sabahattin'den eşya aldığını gizlemek amacı ile söyle-diği iddia edilemez.
PÇ 298'e refakat eden PÇ 196 Öncel lJney, PÇ 298'in yukarıda temas edilen şahadetine ilâveten şunları söyledi: İstinaf edenin ikametgâhını ziyaret ettikten sonra istinaf eden Emniyete götürüldü ve orada PÇ 196, istinaf edene, Sabahatt-in Benzer'den altın eşyası alıp almadığını sorduğu zaman, istinaf eden "evet Sabahattini tanıyorum ve kendisinden altın eşyası aldım" dedi. Bunun üzerine PÇ 196 istinaf edene ihtarda bulundu. İhtardan sonra istinaf eden "Sabahattin bana getirdiği altın eşy-alarının karısına, ait olduğunu söyledi" dedi.
Son olarak, PÇ 196 Öncel Üney 16 Mart 1978 tarihinde saat 12.50'de Benzer'in sirkat etmiş olduğu altın eşyalarını istinaf edene gösterdiğini, bunların arasında dava konusu yüzüğün de olduğunu, istinaf edene- kanuni ihtarda bulunduğunu, ihtardan sonra sanığın "Bu yüzüğü de Sabahattin'den aldım, altın geçer fiatından, kaça aldığımı hatırlamıyorum," dediğini söyledi.
Bütün bunlardan ortaya şu durum çıkıyor: eğer polisler istinaf edenin işyerine ve sonra ikametg-âhına gittikleri zaman, istinaf edenin, çalınmış eşya hakkında arama yapmalarını veya Sabahattin Benzer'in tutuklu olduğunu veya Sabahattin Benzer'in kendisine sattığı eşyalar hakkında soruşturma yaptıklarını bildiği hakkında herhangi bir şahadet olmuş ols-aydı, istinaf' edenin "bu yüzük karıma aittir" şeklindeki yanıtının, Benzer'den eşya aldığını gizlemek amacı ile söylenmiş olduğu anlamı çıkabilirdi. Halbuki, Mahkeme huzurundaki şahadet incelendiğinde, istinaf edenin bu husustaki yanıtı ile yalan söylediğ-i veya birşeyi gizlemeğe çalıştığı görülmez. Sanık yüzüğün karısına ait olduğunu, nereden aldığı sorulunca da Sabahattin Benzer'den aldığını söyledi. Bu böyle olduğuna göre, sanığın yüzüğün karısına ait olduğuna dair Polislere verdiği yanıtın, yüzüğün çalı-nmış olduğunu bildiğini gösterecek bir husus değildir ve sanığın bunu bildiğine dair Benzer'in şahadetini desteklediği kabul edilemez.
Alt Mahkeme, yukarıda de belirtildiği gibi, sanığın yüzüğün çalınmış olduğunu bildiğini gösterecek veya buna dair Sabaha-ttin Benzerin söylediğini teyit edecek başka herhangi bir husus veya şahadete temas etmedi. İstinafın duruşmasında savcılık da sanığın yüzüğün çalınmış olduğunu bildiğini veya Benzer'in buna dair söylediğini destekleyici başka herhangi bir şahadete dikkatı-mızı çekmedi veya bunun var olduğuna dair inceleyeceğimiz herhangi bir iddia ileri sürmedi.
Bu nedenle Ağır Ceza Mahkemesi istinaf edenin sözü edilen yanıtını destekleyici şahadet olarak almakla hata etmiştir, ve istinaf edenin beraat etmesi gerekir. Vard-ığımız bu sonuç ışığında, diğer istinaf sebeplerini ve ceza aleyhine yapılan istinafı incelemeye gerek kalmamıştır.
Mahkûmiyet aleyhine sanığın yaptığı istinaf kabul edilir. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet emri iptal edilir. Başsavcılığın ceza aleyhine -yaptığı istinaf reddolunur.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) Yargıç Yargıç Yargıç
28 Şubat 1979
Full & Egal Universal Law Academy