-D.11/83 Yargıtay/Ceza 50/83
(Dava No.5550/82; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şaki-r Sıdkı İlkay, Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: İsmet Alkurt, Gelincik
(Sanık)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Hasan Özbilen.
Aleyhine istinaf edilen namına: Güner Göktuğ.
Ev açma - Fasıl 154 Ceza Yasasının 291 ve 292(a) maddelerine aykırı olarak bir cürüm işlemek maksadı ile ev açıp girmek.
Hır-sızlık - Fasıl 154 Ceza Yasasının 255, 262 ve 266(b) maddelerine aykırı olarak ikametgâhtan hırsızlık.
OLAY: Müşteki evini kilitleyip yurt dışına giderken oğlu olan Sanığa, eve göz kulak olmasını tembih etti. Evin kapısını zorlayarak açmak suretiyle içe-riye giren Sanık, gazocağı, radyo-kaset, yemek masası ve sandalye çaldı. Sanık aleyhine, hırsızlık yapmak kastı ile ev açıp girmek ve hırsızlık suçlarından dava getirildi. Suçunu kabul eden Sanığa İlk Mahkeme çeşitli para cezaları verdi. Başsavcılık cezanı-n aşikâr surette az olduğunu iddia ederek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme çoğunluk kararında Sanığın sabıkalarının benzer suçlara ait olduğunu ve Kaza Mahkemesinin bunları benzer saymamakla hata ettiğini belirtti. Buna rağmen meselenin tüm ahval- ve şeraiti ışığında verilen cezanın müdahaleyi gerektirecek kadar az olmadığı kanısına varan çoğunluk kararı istinafı reddetti.
Azınlık kararı ise Sanığın sabıkalarını dikkate alarak verilen para cezasının aşikâr surette az olduğu görüşünü savundu
____-________________
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Başsavcılık, aleyhine istinaf edilen sanığa Mağusa Kaza Mahkemesi tarafından kesilen cezanın aşikâr surette az olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.
Sanık, Mağusa Kaza Mahkemesi huzurunda, (1) F-asıl 154 Ceza Kanununun 291 ve 292(a) maddelerine aykırı olarak Ocak 1982 ile 17 Nisan 1982 tarihleri arasında bir cürüm işlemek maksadı ile Fatma Alkurt'un evini açıp girmekle, (2) Fasıl 145 Ceza Yasasının 291 ve 292(b) maddelerine aykırı olarak, aynı tar-ih ve mahalde, bir cürüm işlemek maksadı ile girdiği Fatma Alkurt'un evini açıp dışarıya çıkmakla ve (3) Fasıl 154 Ceza Yasasının 255, 262 ve 266(b) maddelerine aykırı olarak, aynı tarih ve mahalde, Fatma Alkurt'un evinden TL6000.- değerinde bir gazocağı, -TL8000.- değerinde bir radyo-kaset ve TL6000.- değerinde bir masa ve 6 sandalyeyi çalmakla itham edildi. Mesele, ilk tahkikatı yapıldıktan sonra, dinlenmek üzere kaza mahkemesine havale edildi. Sanık mahkeme huzurunda kabahatlı olduğunu kabul etti. Meseley-i dinleyen Kaza Mahkemesi, her iki tarafın söylediklerini dinledikten sonra, sanığa 1. davadan TL4000.- ve 3. davadan da TL12000.- para cezası kesti. Mahkeme, 2. dava üzerinden sanığa, olguları 1. davanınkinin aynı olduğu için, herhangi bir ceza kesmedi ve- sadece mahkûmiyet kaydetmekle yetindi. İstinaf Mahkemenin bu kararından yapılmıştır.
Aslen Türkiyeli olan sanık 30 yaşında ve evli olup en büyüğü 6 yaşında olan 3 çocuk sahibidir. Müstedi Fatma Alkurt sanığın annesidir. Müşteki Ocak 1982'de Türkiye'ye g-itti. Gitmezden önce sanığa evine bakmasını söyledi ancak anahtarları ona vermedi. Müşteki Türkiye'de iken sanık itham konusu suçları işledi. Müşteki Türkiye'den döndükten sonra evinden sözü edilen eşyaların kaybolduğunu farketti ve durumu polise bildirdi.- Polis yaptığı tahkikat sonunda itham konusu suçların sanık tarafından işlendiğini ve çalınan eşyaların onun tasarrufunda olduğunu tesbit etti. Müştekinin evinden alınan tüm eşyalar bulundu, mahkemeye emare olarak ibraz edildi ve duruşmanın sonunda mahkeme- emri ile müştekiye iade edildi.
Müşteki, ilk tahkikatta, suçları işleyenin oğlu olduğunu bilmiş olsa idi şikâyette bulunmayacağını ve sanığı affettiğini beyan etti.
Sanığın, 1978 ve 1979'da işlenmiş hırsızlık suçlarından, iki sabıkası vardır. Sanık, b-unlardan birincisi için TL3500.- para cezası ödedi, ikincisi için de TL5000.- para cezasına çarptırıldı ve ilâveten 1 yıl süre ile sulh ve sukûnu korumak ve iyi ahlâk sahibi olmak üzere TL10000.lık bir kefalete bağlandı.
Kaza Mahkemesi, yukarıda özetlene-n olgular ışığında, sanığı hapse göndermemeği ve kendisine para cezası vermeği uygun gördü. Mahkeme hükmünde şöyle dedi:
"Sanığın ................. iki sabıkası olmakla birlikte kanaatimce bu iki sabıka bugün huzurumda gördüğüm davaların bir benzeri değil-dir. Müşteki, sanığın annesidir. ....................................................... müşteki ilk tahkikatta sanığın oğlu olduğunu ve ithamname konusu suçları işleyenin oğlu olduğunu bilmiş olsa idi şikâyette bulunmıyacağına dair beyanda bulunmuştur ve -sanığı affetmiş olduğunu belirtmiştir. Kanaatimce bu benim için çok önemli bir tahfif verici sebeptir. Sanığın evli ve 3 çocuk babası olduğunu, 30 yaşında genç birisi olduğunu, ilk kez olarak ev açma suçlarını işlemiş olduğunu nazarı itibara aldıktan sonra- sanığa son bir fırsat vermeyi uygun gördüm ve sanığa herhangi bir hapislik cezası vermemeyi uygun gördüm."
Sanığın sabıkaları, hırsızlık suçlarından olduğu cihetle, istinaf konusu suçların benzeridir. Kaza Mahkemesi bunları benzer suçlar saymamakla hata -etmiştir. Buna rağmen Kaza Mahkemesinin sanığa kestiği cezalar, meselenin tüm ahval ve şeraiti ışığında, kanımca, müdahalemizi gerektirecek kadar az değildir. Bu nedenle istinafın reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Başkanın serdet-tiği görüşler ve vardığı sonuçla hemfikirim.
Aziz Altay: Sanık 30 yaşında olup sirkat suçundan iki sabıkası bulunmaktadır. Geçmişte işlemiş olduğu bu iki suçtan mahkeme kendisini hapse göndermemiş, ıslah olur ve topluma kazandırılır ümidi ile ona sadece p-ara cezası vermekle yetinmiştir. Ne var ki sanık buna rağmen ıslah olmamış ve mahkemenın kendisine verdiği bu fırsatları değerlendirmemiştir. Annesi evini kilitleyip Türkiye'ye giderken sanığa eve göz kulak olmasını tembih etti halde sanık evin ana giriş k-apısını zorlayıp açmak sureti ile içeriye girdi ve evden 1 gazocağı, bir radyo-kaset, bir yemek masası ve 4 adet hasır ve 2 adet muşamba sandalyeyi çaldı. Türkiye'de bulunan annesinin evine kimsenin girmemesi için göz kulak olması gereken sanığın bizzat ke-ndisinin girip içeriden eşya çalması üzerinde önemle durulması gereken bir husus olduğu kanısındayım. Sanık hırsızlık yapmak için annesinin evini dahi açacak kadar sorumsuz olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle sanığa suçun vehameti ile orantılı bir ceza v-erilmesi gerektiği kanısındayım.
Annesi mahkemede sanığı affettiğini, eşyaların onun tarafından çalındığını bilmiş olsa idi şikâyetçi olmayacağını söylemiştir. Bir annenin böyle bir beyanda bulunması doğaldır, ancak annesinin böyle bir beyanda bulunmuş o-lması suçun vehametini ortadan kaldırmaz.
Sanığın 30 yaşında olduğu, iki benzeri sabıkası bulunduğu, annesinin evini açıp eşya çaldığı ve dava ile ilgili sair hususlar dikkate alındığında İlk Mahkemenin vermiş olduğu para cezası aşikâr surette az olup mü-dahalemizi gerektirmektedir. Kanımca bu meselede verilecek uygun cezanın, birlikte çekilmek üzere, 1. davadan 2 ay, 3. davadan da 3 ay hapislik cezası olması gerekirdi.
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Sonuç olarak istinaf, oy çokluğu ile, reddolunur.
(Şakir -Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
14 Kasım 1983
Full & Egal Universal Law Academy