-D.5/2001 Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 53/2001 ve 54/2001
(Ceza Dava No: 5461/2000; Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Mustafa H. Özkök, Gönül E-rönen.
Yargıtay/Ceza 53/2001
(Ceza Dava No: 5461/2000; Girne)
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı
- ile -
Aleyhine isti-naf edilen: İlker Yıldırım, Çatalköy
(Sanık 1)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Savcı Mahmut Atakara
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Mustafa B. Asena.
- Yargıtay/Ceza 54/2001
(Ceza Dava No: 5461/2000; Girne)
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Gazi Samga, Girne
(Sanık 2)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Savcı Mahmut Atakara
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Kemal Aktay.
Girne Kaza Mahkemesinin 5461/2000 sayılı davada 31.1.2001
tarihinde verdiği karara (Beril Çağdal Girne Kaza -Mahkemesi
Yargıcı) karşı Başsavcılık tarafından yapılan istinaflardır.
--------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinaflarda Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Mustafa H. Özkök okuyacaktır.
Mustafa H. Özkök: Yargıtay/Ceza 53/2001 ve 54/2001 sayı-lı istinaflar birleştirilerek dinlenmiştir. Her iki istinaftaki Sanıklar aleyhine Girne Kaza Mahkemesinde 5461/2000 sayılı
dava getirilmiş ve aşağıdaki suçlarla itham edilmişlerdir:
"İTHAM OLUNDUĞU SUÇ
Birin-ci Dava
Fasıl 154 Ceza Yasasının 20. maddesi ile 16/77,
54/77, 36/82, 37/89 ve 38/91 sayılı Yasalar ile
tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler
Yasasının 2, 3, 24(1)(a)(2)(A)(3) maddeleri ile
63/73 sayılı Nizamnameyle ta-dil edilen 21/73
sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 3,
5, 25. maddelerine aykırı kanunsuz uyuşturucu
madde (hint keneviri) tasarrufu.
İTHAM OLUNDUĞU SUÇ
İkinci Dava
16/77, 54/-77, 36/82, 37/89 ve 38/91 sayılı
Yasalar ile tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu
Maddeler Yasasının 2, 3, 24(1)(a)(2)(A)(3)
maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamnameyle tadil
edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizam-
namesinin- 3, 4(1). maddelerine aykırı kanunsuz
uyuşturucu madde (hint keneviri) verme.
İTHAM OLUNDUĞU SUÇ
Üçüncü Dava
16/77, 54/77, 36/82, 37/89 ve 38/91 sayılı
Yasalar ile tadil edilen 4/72 sayılı- Uyuşturucu
Maddeler Yasasının 2, 3, 24(1)(a)(2)(A)(3)
maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamnameyle tadil
edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizam-
namesinin 3, 4(1). maddelerine aykırı kanunsuz
uyuşturucu madde (hint keneviri-) alma."
Sanıklar aleyhine getirilen davaların Ağır Ceza Mahkeme-sine havale edilip edilmeyeceği hususunda 30.1.2001 tarihinde Girne Kaza Mahkemesinde ilk tahkikatın yapılmasına başlanmış
ve 1. tanık olarak dinlenmeye başlanan P.Ç. Ali Koday'ın şaha-deti sırasında Sanık 2 tarafından "Bu uyuşturucu
İlker'indir, nasıl sakladım size anlatayım" şeklinde sözlü
bir itirafta bulunduğunu söylemesi üzerine Sanık 1'in avukatı
bu şahadetin Sanık 1 açısından hearsay olduğunu, bu ifade
ile Sanık 1'in yargılanmak -isteniyorsa Sanık 2'yi şahadete çağırmak gerektiğini hearsay olmasa bile bu itirafların ve
şahadetin istintak haklarını kısıtladığını çünkü Sanık 2'nin
şahit olmadığını keza bu şahadeti kabul etmeleri halinde
İddia Makamının ispatlaması gereken konuları -kendilerinin
şahit çağırıp ispatlaması gerekeceğini ileri sürerek bu
şahadetin verilemeyeceğini belirtmiştir. İddia Makamını
temsil eden Savcı ise itiraza verdiği cevapta, yapılan
itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tanığın verdiği
şahad-etin Sanık 2'nin yaptığı itirafla ilgili olduğunu,
bu şahadetin Sanık 1 aleyhine kullanılamayacağını, Sanık 2
ile ilgili ibraz edildiğini belirterek itirazın reddini
talep etmiştir.
Tekrar söz alan Sanık 1 avukatı ise, Yargıtay kaide ve
prensipleri-ne göre suç ortakları hakkında diğer bir suç
ortağının verdiği şahadete kuşku ile bakıldığını ve inanıp
inanmamakta tereddüt edildiğini, şayet tanık aleyhine dava getirilmiş ise ve şahadet veriyorsa ve bu şekilde beyanda bulunursa tanığın Mahkeme tarafınd-an uyarılması gerektiğini,
ve söylediklerinin suç teşkil etmekte olduğu ve şahadet vermek zorunda olmadığının söylenmesi ve şahadet verebileceğinin belirtilmesi gerektiğini, şahadet vermeye zorlanamayacağını, huzurumuzdaki meselenin ise tamamen prensip dış-ında ve keyfi
bir tavır olduğunu ileri sürmüştür.
İtiraz ve itiraza verilen cevabı inceleyen ilk tahkikatı yapan Yargıç, verdiği kısa kararında tanığın sunmak istediği şahadetin Sanık 1 açısından hearsay olduğu ve şahadet olarak verilemeyeceği kana-atinde olduğunu belirterek bir Sanığın
polise vermiş olduğu ifadenin diğer Sanıklar aleyhine şahadet olarak kabul edilemeyeceğini, çünkü şayia şahadet olduğunu,
Yüksek Mahkememizin verdiği Yargıtay/Ceza 25 ve 26/83 (D.8/84)'te sayılı içtihat kararını da d-ikkate alarak tanığın son cümlesinin zabıtlardan çıkarılmasına emir vermiştir.
İddia Makamı adına bulunan Savcı işbu karardan dolayı istinaf etmiş bulunmaktadır.
İstinafın duruşması yapılmış ve yukarıda arzettiğimiz
gibi 53 ve 54/2001 sayılı -istinaflar birleştirilerek
dinlenmiştir. İstinaf Eden adına bulunan Savcı yapmış
olduğu beyanında kısaca, Sanık 1 ve 2'nin uyuşturucu madde
tasarrufundan yargılandıklarını ve tanık olarak dinlenen
Polis Çavuşu Ali Koday'ın sunmak istediği şahadetin -
Sanık 2'nin sözlü itirafı olduğunu ve bu şahadetin Sanık 1
açısından dikkate alınmayacağını Bidayet Mahkemesinde de
belirttikleri halde, Sanık 2 ile ilgili sunmak istedikleri
bu şahadetin zabıtlardan çıkarılmasına karar vermekle
Bidayet Mahkemesin-in hatalı davrandığını, kaldı ki bunun
bir yargılama olmadığını, ilk tahkikat olduğunu ve ilk
tahkikat sırasında sunulan şahadetin İlk Mahkeme tarafından
dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Sanık adına bulunan avukat ise yapmış olduğu beyan-ında,
sunulmak istenen şahadetin Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğunu ve hearsay şahadetin sunulamayacağının birçok içtihat kara-
rında belirtildiğini ve böyle bir şahadetin Mahkeme huzurunda
bulunmasının Sanık 1 açısından rahatsız edici bir şahadet
olduğun-u belirterek ilk tahkikat Yargıcının verdiği kararın
doğru olduğunu belirtmiştir. Keza Sanık 2 avukatı da
yaptığı kısa beyanında, Sanık 1 avukatının söylediklerine katıldığını belirtmiş ve o da ilk tahkikat Yargıcının ver-
diği kararın doğru olduğunu yine-lemiştir.
Yapılan beyanlar ve verilen karar incelenmiştir.
Yukarıya aktarılan karardan da anlaşılacağı gibi zabıtlar-
dan çıkarılmasına gerekçe olarak Sanık 1 ile ilgili beyanın
hearsay olmasıdır. Tanığın söylediği husus Sanık 2'nin
itirafı o-lduğu ve Sanık 1 aleyhine şahadet olarak kullanıla-
mayacağı İddia Makamı adına bulunan Savcının itiraza verdiği
cevapta da açık ve sarih olarak belirtilmektedir. Burada
incelenmesi gereken husus, Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğu
ancak Sanık 2 açısından -ise kabul edilebilir bir şahadet
olan Sanık 2'nin tahkikat memuruna sözlü olarak yapılan
itirafın Mahkemede Sanıklar hakkındaki ilk tahkikat sırasında şahadet olarak verilip verilmeyeceğidir. Sanık 1 avukatının
itirazı incelendiğinde ise 3 nedenden dolay-ı itiraz edildiği
görülmektedir. Sırası ile; birinci neden verilen şahadetin
Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğu, ikinci husus hearsay
olmasa bile istintak haklarının kısıtlandığı, çünkü itiraf
yaptığı iddia edilen Sanık 2'nin şahit olmadığını, üçüncü-
husus ise İddia Makamının ispat etmesi gereken hususları
kendilerinin şahit çağırarak ispat etmek zorunda kalacakları
yönündedir.
İtiraza İddia Makamı olarak Savcının verdiği cevaptan
sonra tekrar söz alan Sanık avukatı, suç ortağının diğer bir
su-ç ortağı hakkında şahadet vermesi halinde şahadetinin kuşku ile karşılanması gerektiğini ve suç ortağının kendi aleyhine
suç oluşturacak şekilde şahadet vermesi halinde Mahkeme
tarafından ikaz edilmesi gerektiğini ve şahadet vermede zorlanamayacağını iler-i sürmüştür.
Sanık 1 avukatının itiraza cevap verilmesinden sonra
tekrar söz alarak söyledikleri, suç ortağının diğer suç
ortağının yargılandığı davada diğer bir deyişle suç ortak-larının ayrı ayrı yargılandıkları sırada birbirleri aleyhine nasıl ş-ahadet verebilecekleri ile ilgilidir. Bu husus görülmekte olan istinaf ile ilgisi olmadığı cihetle bu
hususta herhangi birşey söylememeyi uygun buluruz. Esas itirazında söyledikleri incelendiğinde yukarıda arzedildiği
gibi birinci husus Sanık 1 ile ilgi-li hearsay olduğu hususudur. Bu husus zaten İddia Makamı tarafından da beyan edilmektedir
ki Sanık 1 ile ilgili dikkate alınmayacağı açıkça vurgulan-maktadır. İkinci husus ise hearsay olmasa bile istintak
hakkı kısıtlanacağı yönündedir. Yukarıda arzedild-iği gibi
Sanık 1 ile ilgili dikkate alınmayacak olan bir şahadet
hakkında tanığın istintak edilmemesinden dolayı Sanık 1'in herhangi bir mağduriyeti söz konusu değildir. Kaldı ki
Sanık 2'ye müdafaa sırası geldiği zaman Sanık 2 dilerse
şahadet verme hakkın-a haizdir ve şahadet vermesi halinde
Sanık 1 avukatı tarafından da istintak edilebilecektir.
Diğer bir husus ise itirafın kendine yapıldığını iddia
eden Tanık 1 P.Ç. Ali Koday şahadet vermektedir ve Sanık 1 avukatı tarafından da istintak edilebilece-ktir. Üçüncü
husus ise İddia Makamının ispatlaması gereken hususları kendilerinin şahit çağırarak ispat etmeleri gerektiği
yönündedir. Ancak bu hususların ne olduğu Sanık 1 avukatı
tarafından belirtilmemiştir. Bu nedenle bu hususta da her-
hangi birşe-y söylemeye gerek olmadığı kanaatindeyiz.
Yukarıya aktarılan ilk tahkikat Yargıcının kararın-
dan, sunulmak istenen şahadetin diğer bir deyişle Sanık
2'nin yaptığı belirtilen sözlü itirafın Sanık 1 açısından
hearsay olduğu nedeniyle zabıtlardan çıkar-ılmasına emir
verdiği anlaşılmaktadır. Halbuki bu husus Sanık 2'nin
polise yaptığı itirafın Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğu ve
Sanık 1 ile ilgili olarak dikkate alınmayacağı İddia Makamı adına bulunan Savcının itiraza verdiği cevapta belirtildiği ve
bu -itirafın Sanık 2 ile ilgili sunulmak istendiği vurgulanmak-tadır. Bu husus ise ilk tahkikat Yargıcı tarafından tezekkür edilerek bir sonuca varılmış değildir. Diğer bir deyişle,
Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğu taraflarca kabul edildiği ancak Sanık 2 il-e ilgili kabul edilebilir bir şahadet olduğu
ve Sanık 2'nin tahkikat memuruna yaptığı sözlü itirafın sunulamayacağı incelenmemiştir. Atıf yapılan içtihat karar-
ları incelendiğinde (Bak: Yargıtay/Ceza 24/93 ve 26/93 (D.8/84)) bir suç ortağının verdiği -ifadeyle diğer bir suç ortağının
mahkûm edilmesi konu edilmektedir. İstinaf Mahkemesi "Mahkeme bu Sanıkların, müstenif sanık gaybubetinde, polise yaptıkları ifadelerin müstenif sanığın aleyhine şahadet olarak kabul etmiştir. Halbuki ifadeler müstenif sa-nığın aleyhindeki
dava bakımından şayia şahadet olduğu cihetle, onun aleyhine geçerli şahadet değildir ve Ağır Ceza Mahkemesi bunlara dayanmakla da hata etmiştir" demektedir.
Yukarıda arzettiğimiz gibi bu prensip Savcı tarafından
kabul edilip vurg-ulanmıştır ve bu şahadetin Sanık 1 ile
ilgili dikkate alınmayacağı beyan edilmektedir. İstinafta incelediğimiz husus ise bir Sanığın suç ortağı için verdiği şahadetin kabul edilip edilmeyeceği değil polis memuruna
yapılan itirafın kendi maksatları için b-akıldığında suç ortaklığında yargılandığı davada sunulup sunulamayacağıdır.
Bu nedenle atıf yapılan istinaf kararlarının konunun karara bağlanmasında yardımcı olmadığı kanaatindeyiz.
Yine atıf yapılan Yargıtay/Ceza 8/77, 9/77 ve 10/77) sayılı kar-ar, cinsel bir suçtan yargılanan Sanıkların
karılarının polise verdiği ifadelerin şahadet vermedikleri
halde Mahkemeye sunulmasını ve şahadet olarak kabul edilip edilemeyeceğini incelemiş ve İstinaf Mahkemesi "5.11.1914'te
İngiltere'de geçerli olan şahadet- kanunu ve kaidelerine göre taraf olmayan ve şahit olarak çağrılmayan herhangi şahsın yaptığı şifahi veya yazılı beyanların Mahkemece bazı istisna-
lar dışında şahadet kabul edilemeyeceği vurgulandıktan sonra "kanımızca Sanıkların karılarının Mahkemede biz-zat şahadet vermedikleri cihetle polise verdikleri yazılı ifadeleri kabul etmekle hata işlemiş" demektedir.
Yukarıya aktarılan pasajdan da anlaşılacağı gibi bu
kararda taraf olmayan ve şahadet vermeyen 3. kişilerin ifade-lerinin kabul edilip edilm-eyeceği konu edilmiştir. Halbuki meselemizde sunulmak istenen şahadet Sanıklardan birinin tahkikat memuruna yaptığı şifahi itiraf kendi maksadı için
yani sözlü itiraf Sanık 2 ile ilgili şahadet olarak ibraz edilmiştir. Sanık 2 de taraf olmayan veya şahad-et vermeyen kategorisine girmiyor. Çünkü Sanık olarak davada taraflar şahadet verip vermeyeceği ise sıra kendisine geldiği zaman dilerse şahadet verir dilerse vermez.
Bu söylenenler ışığında işbu istinaf kararında belir-
tilen prensipler meselemiz-e uygun değildir kanaatindeyiz.
Diğer bir husus ise Mahkeme huzurunda yapılan işlemler Sanıkların yargılanması değildir. Meselenin ilk tahkikatı yapılmakta ve ilk tahkikat sonunda Sanıkların yargılanmalarını gerektirecek şahadet temin edildiği sonucuna v-arılması halinde
ilk tahkikat Yargıcı Sanıkları yargılanmak üzere meseleyi
Ağır Ceza Mahkemesine havale edecek aksi takdirde ise Sanık-
lar serbest kalacaktır.
İncelenen içtihat kararlarında birden fazla Sanık bir- likte yargılandıkları veya ilk -tahkikatları birlikte yapıldığı sırada bir Sanığın yaptığı sözlü itirafın veya verilen yazılı ifadenin kendisi ile ilgili sunulup sunulamayacağına dair her-
hangi bir prensip kararına da rastlanmamıştır. İlk tahkikatı yapan Yargıç bu hususu incelemiş deği-ldir. Sadece Sanık 1 ile ilgili hearsay olduğu belirtilerek zabıtlardan çıkarılmasına
karar vermiştir.
Söylenenler ışığında ilk tahkikat Yargıcının Sanık 2
ile ilgili zabıtlarda kalması gereken şahadetin zabıtlardan çıkarılmasına karar vermekle hata-lı karar verdiği kanaatin-
deyiz.
Sanık 2'nin yapmış olduğu sözlü itirafın zabıtlarda
kalması ve Sanık 1 ile ilgili dikkate alınmayacağının
belirtilmesi gerekir.
Yukarıda söylenenler ve varılan bulgular ışığında
İstinaf Eden istinafında başarı-lı olduğu cihetle ilk tahki-
kat Yargıcının 31.1.2001 tarihinde verdiği kararın iptal edilerek zabıtlardan çıkarılması gerektiğine karar verilen
Sanık 2'nin itirafının zabıtlarda yer alması ve Sanık 1 ile ilgili dikkate alınmayacağının belirtilmesi gerekir-.
Netice itibarıyle ilk tahkikat Yargıcının 31.1.2001
tarihinde vermiş olduğu ve Sanık 2'nin tahkikat memuru
P.Ç. Ali Koday'a yapmış olduğu sözlü itirafın zabıtlardan
çıkarılması kararının iptal edilerek işbu sözlü itirafın zabıtlarda yer almasına v-e bu şahadetin Sanık 1 ile ilgili dikkate alınmayacağının belirtilmesine karar verilir.
Taner Erginel Mustafa H. Özkök Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
4 Mayıs 2001
-5
9
-
Full & Egal Universal Law Academy