-Yargıtay/Ceza 54/78
(Dava No. 2371/78;Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Sefer Kurnaz, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: K.T.F.D. Başsavcısı,Lefkoşa-.
A rasında.
İstinaf eden şahsen hazır.
Aleyhine istinaf edilen namına: Erdem Algun.
Çeksahteleme - Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 331, 332, 333(a) (d)(i) ve 366. maddeleri - ' Bu maddelere aykırı olarak -dolandırmak maksadı ile çek sahteleyip para temin etmek.
Sirkat - Amme görevlisi tarafından sirkat - Fasıl 154 Ceza YasasıYasanın 255 ve 267. maddeleri - Bu maddelere aykırı olarak amme görevlisinin görevinden istifade ederek Maliye bakanlığına ait 666,66-TL.'yi çalması.
Sahte evrak diıienlemek - Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 331, 332, 333(a) ve 366. maddeleri - Bu maddelere aykırı olarak sahte evrak düzenlenmesi
Sahtelenmiş çeki tedavüle koyma - Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 336 ve 339. maddeleri - B-u maddelere aykırı olarak sahtelenmiş çekin tedavüle konması.
Ceza aleyhine istinaf - Sirkat ve sahte çek düzenleme suçlarında ceza takdiri - İlk Mahkemenin Sanığı 18 ay hapse mahkûm etmesi - Sanığın cezanın fahiş olduğuna dair istinafı.
Yetki - Ceza Usu-lü - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasasının 145(2) maddesi - Mahkûmiyet aleyhine istinaf olmamasına rağmen Yüksek Mahkemenin 1 ve 4. davaları iptal etmesi.
OLAY: Sanık, İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığınca Kaplıca köyündeki evlerin tamiri için ustabaşı ol-arak istihdam edildi. Sanığın bir görevi de işçilere çıkan çekleri temin etmek ve işçilere dağıtmaktı. Garip Genç hiç çalışmadığı halde Sanık onun
ismine çek çıkardı. Muhtelif tarihlerde çeklerin arkasına imzasını atarak bozdurdu ve bu paraları zimmetine g-eçirdi. İlk Mahkemede itham edildiği suçları kabul eden Sanığa 18 ay hapis cezası verildi.
Sanık, kendisine verilen cezanın fazla olduğu iddiasıyla istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Sanığın aynı dava ile ilgili iki defa yargılandığını, ilk istinafta d-avanın dınlenmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine iade edildiğini, bu arada Sanığın 3 ay hapiste kaldığını dikkate alarak Sanığa verilen cezanın fahiş olduğu kanısına vardı. Ayrıca Sanığın işlediği suçun yaygın olmadığını belirten Yüksek Mahkeme Sanığa verilen -cezayı 6 aya indirerek, hapislik cezasının mahkûmiyet tarihinden başlamasını emretti.
HÜKÜM
Ahmet İZZET:
Sanık (istinaf eden) Mağusa Ağır Ceza Mahkemesinde Fasıl 154, Ceza Kanununun 331, 332, 333(a)(d)(i) ve 336. maddelerine aykırı olarak 18 Ağustos i-le 4 Eylül 1975 tarihleri arasında Mağusa Kazasının Kaplıca köyünde K.T.F.D.'ni dolandırmak maksadı ile Maliye Bakanlığına ait 76664 numaralı çeki sahteleyip bozdurmak ve TL. 666.66kr. para temin etmekle;
Fasıl 154 Ceza Kanununun 255 ve 267. maddelerine a-ykırı olarak l. davada zikredilen aynı tarihler arasında ve aynı mevkide, âmme görevlisi olduğu bir sırada, yani Gazi Mağusa Plânlama ve İnşaat Dairesinde İşçibaşı olarak çalıştığı bir sırada, bu görevinden istifade ederek K.T.F.D. Maliye Bakanlığına ait o-lan TL666.66kr.'u çalmakla;
Fasıl 154 Ceza Kanununun 331, 332, 333(a) ve 336. maddelerine aykırı olarak 1. davada sözü edilen aynı tarihler arasında ve aynı mevkide K.T.F.D. Maliye Bakanlığını dolandırmak maksadı ile sahte bir evrak yaparak, yani Gazi Mağ-usa Plânlama ve İnşaat Dairesinin puvantaj cetveline şimdi Kaplıca'da mukim Garip Genç'i çalışmadığı halde amele olarak çalıştığını göstermek sureti ile hakiki anlamını taşımayan sahte bir evrak yapmak;
Fasıl 154 Ceza Kanununun 336 ve 339. maddelerine ayk-ırı olarak l. davada sözü edilen aynı tarihler arasında ve aynı mevkide, sahte olduğunu bilerek ve dolandırmak maksadı ile, l. davadaki suçun tafsilâtında belirtilen sahtelenmiş çeki tedavüle koymakla itham edildi.
Sanık, aleyhine getirilen 4 davayı da ka-bul etti ve 4 davadan da suçlu bulunarak 1. davadan 15 ay hapis cezasına, 2. davadan 9 ay hapis cezasına, 3. davadan 1 yıl hapis cezasına ve 4. davadan da 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Sanık verilen cezaların fahiş olduğunu iddia ederek istinaf etti-.
Davanın olguları Ağır Ceza Mahkemesi tarafından özetlendiği şekilde şöyledir:
Sanık 1975 yılında adaya gelen ve Mağusa Kazasının Kalıca köyüne iskan edilen kuzey göçmenidir. Aynı yıl içinde İmar, Iskân ve Rehabilitasyon Bakanlığı bu köyûn tamire muhta-ç evlerini tamire kararlaştırdı ve sanığı da köyde başlattıkları tamir işlerinde ustabaşı olarak istihdam etti. Sanığın vazifeleri arasında, kendisine verilen bir puvantaj defterine inşaat işinde çalışan işçilein adlarını, sosyal sigorta kartı numaraların-ı, ihtiyat sandığı numaralarını, çalıştıkları günleri ve toplam iş saatlerini yazmak, daha sonra bu kayıtları Mağusa'daki Plânlama ve İnşaat Dairesine götürerek her işçi adına iş saatları tutarındaki ücretleri için çek çıkarmak ve bu çekleri sahiplerine da-ğıtmak vardı. Sanık aynı köyde oturmakta olan Garip Genç adında bir şahsı da inşaat işlerinde hiç çalışmadığı halde puvantaj defterinde 18 Ağustos ile 4 Eylül 1975 tarihleri arasında çalışmış gibi gösterdi ve Mağusa Plânlama ve İnşaat Dairesinin bu şahıs a-dına Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Girne Şubesi üzerine çıkarılmış TL666.66 kuruşluk 76664 numaralı çek, TL927.20 kuruşluk 84754 numaralı çek, TL804.60 kuruşluk 100885 numaralı çek ile TL731.00 kuruşluk 71656 numaralı çekin isdar edilmesini sağladıkta-n sonra bu çekleri sahiplerine verecek diye aldı ve 71656 numaralı çek hariç diğerlerinin arkasına i mzasını ekleyerek bozdurdu ve bunların karşılığı olan TL. 2398.36 kuruşluk miktarı zimmetine geçirdi. 71656 numaralı 731 TL.' lık çekin parasını sanık sahi-bine verdi, diğerlerini kendi alıkoydu. (TL666.66 kuruş 76664 numaralı çek bu dava ile ilgili olan çektir. Diğer çekler ise, sanığın methalder olduğu 3485/77 sayılı dava ile ilgili oliıp bu davada Ağır Ceza Mahkemesi tarafından nazarı dikkata alınmıştır. )-
Sanık dava ile ilgili zamanlarda âmme hizmetlerinde çalıştırılıyordu. Çek ve puvantaj defterlerini sahtelemek sureti ile çaldığı meblâğ Devlete ait para idi.
Dava tutanaklarından görüleceği gibi, sanık suçunu kabul ettikten sonra sanığın avukatı Mahkeme-ye şu şekilde bir beyanatta bulundu.
"Sanığın gönüllü ifadesinde bazı çeklerin bozulması için kendisine bir yetki sözlü olarak verildiği açıkça belirtilmektedir. Bunların böyle olmadığı hususunda İddia Makamının aksi görüşü belirtilmemiştir. Bu hususun da- muhterem Mahkeme tarafından kaale alınmasını istirham ederim. Sanığın gönüllü ifadesinde beyan ettiklerinin herhangi. bir aksini, aksi görüş İddia Makamı belirtmemiştir."
Kanımca bu beyan sanığın 1 ve 4. davaları kabulü ile çelişki halindedir. Yargıtay/Ce-za 13/78'de de belirtildiği gibi, bu durumda
Mahkemenin görevi davayı orada durdutmak, durumu sanığa veya avukatına izah etmek ve iddialarında ısrar ettikleri takdirde davayı kabul etmemiş gibi addederek davaya devam etmektir. Mahkûmiyetle ilgili herhang-i bir istinaf sebebi olmamakla beraber, bu hata gayet bariz olarak tutanaklarda görüldüğü için ve istinafın bugünkü duruşmasında sanığın avukatı olmadığı için kanımca 1 ve 4. davalardaki mahkûmiyetirı durması doğal adalet kurallarına aykırıdır. Bu nedenle -1 ve 4. davalardaki mahkûmiyetin ve cezanın iptali gerekmektedir.
Ağır Ceza Mahkemesinde sanığın avukatının hafifletici sebep olarak ileri sürdüğü hususlar, yani sanığın aynı dava ile ilgili iki defa Mahkeme huzuruna çıkarıldığı, geçen Mart ayındaki Ağır -Ceza Mahkemesinde yargılandığı, 18 ay hapse mahkûm edildiği, ceza aleyhine istinaf ettiği ve istinafın kabul edilerek davanın tekrar dinlenmesi için Ağır Ceza Mahkemesine iade edildiği, bu arada sanığın 3 ay hapiste kaldığı nazarı itibara alındığında, 2 ve- 3. davalarda verilen cezaların fahiş olduğu kanısındayım. Sanığın 2. davadan 6 ay ve 3. davadan 4 ay hapis cezasına mahkûm edilmesi, her iki cezanın aynı zamanda çekilmesi ve hapislik süresinin mahkûmiyet tarihinden itibaren başlaması gerektiği görüşündey-im.
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif-sanık, istinafın duruşmasında avukatsız bulunmuş olmakla beraber Bidayet Mahkemesi huzurunda avukat tarafından temsil edilmiş olduğu gibi istinaf ihbarnamesi de avukat tarafından hazırlanıp imzalanmıştır.
İstinaf sadece ce-za aleyhine yapılmıştır. İstinaf ihbarnamesinde müstenif-sanığa verilen cezanın fahiş olduğu ve benzeri davalarda verilen cezalarla bağdaşmadığı iddia edilmiştir.
Sadece ceza aleyhine bir istinaf yapıldığı vakit Mahkemenin yetkilerinin ne olduğu Fasıl 155-, Ceza Usulü Yasasının 145(2) maddesinde belirlenmiştir.
Huzurumuzdaki istinaf sadece ceza aleyhine yapılmış olduğu cihetle herhangi bir dava üzerinden verilen mahkûmiyet kararına müdahale etmemiz, kanımca, doğru olmaz.
Müstenif-sanığın sabıkası bulunmad-ığı, evli ve aile sahibi olduğu, zimmetine geçirdiği paranın miktarı, bu suçlarla ilgili olarak uzunca süreden beri mahkemelere girip çıktığı ve istinaf konusu suçların yaygın olmadığı göz önünde bulundurulduğunda müstenif-sanığa kesilen cezaların alenen f-ahiş olduğu kanısındayım. Bu nedenle istinafın kabul edilerek Bidayet Mahkemesi tarafından verilen cezalar yerine müstenif-sanığa, mahkûmiyet tarihinden itibaren başlamak ve beraber çekilmek üzere, 1 ve 4.' davalar üzerinden 6'şar ay, 2 ve 3. davalar üzeri-nden de 4'er ay hapis cezası verilmesi gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Ahmet İzzet'in sanığın aleyhindeki 1. ve 4. dava ar an beraat etmesi gerektiği hususunda sgrdettiği görüşlerle tamamen henfikirim. Bu görüşü benimserken sanığın b-ugün
Mahkemede avukatsız bulunduğunu ve normal tadilât yolu ile istinafını mahkûmiyet aleyhine de yapamadığını göz önünde bulundurdum. Dava No.2 ve 3 üzerinden istinafın kabul edilerek cezaların 6 ay ve 4 aya indirilmesi hususunda belirtilen görüşlerle de- tamamen hemfikirim.
Ahmet İZZET:
Sonuç olarak oyçokluğu ile 1. ve 4. davalardaki mahkûrrtiyet ve ceza iptal edilir ve oybirliği ile 2. ve 3. davalardaki istinaf kabul edilir. Sanık 2. davâdan 6 ay, 3. davadan da 4 ay hapse mahkûm edilir. Her iki hapisli-k cezası da beraber çekilecektir ve hapislik süresi mahkûmiyet tarihinden başlayacaktır.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Aralık 1978
Full & Egal Universal Law Academy