-D.10/97 Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 55/96 ve 56/96
(Ağır Ceza Dava No:4884/95; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel,Mustafa H. Özkök,Gönül Erönen.
- Yargıtay/Ceza 55/96
(Dava No:4884/95; Lefkoşa)
İstinaf Eden: Salih Konti, Gönyeli
(Sanık)
- ile -
Aleyhine İstinaf Edilen: KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa
-A r a s ı n d a.
İstinaf Eden namına: Avukat Gürsel Kadri
Aleyhine İstinaf Edilen namına: Savcı Sami Erginalp.
Yargıtay/Ceza 56/96
(Dava No:4884/95; Lefkoşa)
İstinaf Eden: Behiç Uğur Gülse-vener, Göçmenköy
(Sanık)
- ile -
Aleyhine İstinaf Edilen: KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa
A r a s ı n d a.
İstinaf Eden -namına: Avukat Gürsel Kadri
Aleyhine İstinaf Edilen namına: Savcı Sami Erginalp.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin 4884/95 sayılı davada 8.10.1996 tarihinde verdiği kararına (Necmettin Bostancı Kaza Mahkemesi Başkanı, Taşkent M. Akif Kaza Mahkemesi Kıdemli -Yargıcı, Ahmet Kalkan Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Sanıklar tarafından yapılan istinaftır.
------------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Mustafa H. Özkök okuyacaktır.
Mustafa H. Özkök: Sanık (1) -Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda görülen 4884/95 sayılı davada, mahkûm olduğu 1. davadan verilen 18 ay hapislik cezası aleyhine 55/96 sayılı istinafı dosyalamıştır. Aynı davada yargılanan Sanık (2) ise 1. davadan verilen 18 ay hapislik cezasının alen-en fahiş olduğunu iddia ederek 56/96 sayılı istinafı dosyalamıştır.
İstinafların duruşmasına başlamadan önce yapılan müracaat ışığında 55/96 ve 56/96 sayılı istinaflar birleştirilerek dinlenmiştir. 4884/95 sayılı davada Sanıklar aleyhine aşağıdaki d-avalar getirilmiştir:
"1. 16/77, 54/77, 36/82, 37/89 ve 38/91
sayılı Yasalar ile tadil olunan 4/72
sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasasının
2, 3, 4 ve 24(2)(A)(3) maddeleri ile
Fasıl 154 Ceza Yasasının 20. madde-
sine aykırı uyuştu-rucu madde ithali.
2. 16/77, 54/77, 36/82, 37/89 ve 38/91
sayılı Yasalar ile tadil olunan 4/72
sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasasının
2, 3, 24(1)(a)(2)(A)(3) maddelerine ve
63/73 sayılı Nizamname ile tadil
olunan 21/73 sayılı Uyu-şturucu
Maddeler Nizamnamesinin 3, 5 ve 25.
maddelerine ve Fasıl 154 Ceza Yasa-
sının 20. maddesine aykırı uyuşturucu madde tasarrufu.
3. 55/88 sayılı Yasa ile tadil olunan
Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler Yasasının
2, 4(1)(a)(4)(a) maddelerine aykı-rı
patlayıcı madde ithali.
4.55/88 sayılı Yasa ile tadil olunan Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler Yasasının
2, 4(1)(e)(4)(d) ve 5(a) maddelerine
aykırı patlayıcı madde tasarrufu."
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesind-e görülen işbu davada, 8.10.1996 tarihinde verilen hüküm uyarınca, Sanık (1) 1. davadan 18 ay süre ile hapse mahkûm edilmiş, Sanık (2) ise 1. davadan 18 ay, 3. davadan 1 ay süre ile hapse mahkûm edilmiştir. İkinci davadan ise her iki Sanık aleyhine sadece- mahkûmiyet kaydedilmiştir. Sanıklar, Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda aleyhlerine getirilen davalarda itham edildikleri suçları işlediklerini kabul etmişlerdir. Sanıkların suçlarını kabul etmesinden sonra İddia Makamı tarafından izah edilen olgular kısaca -şöyledir:
3.6.1995 tarihinde alınan bir ihbarı değerlendiren Polis Müfettişi Sedat Oygar başkanlığındaki bir polis ekibi Ercan Hava Limanında İstanbul - Ercan seferini yapan uçaktan yolcu olarak inen Sanık (1) ve (2)'yi gümrük işlemlerini müteakip Mu-haceret Şubesine celbet-mişler ve üzerlerinin yoklanması sonucu önce Sanık (1)'in giymekte olduğu ayakkabının ön burun kısmı içerisinde 1 adet siyah naylona sarılı uyuşturucu madde olduğuna inanılan madde bulunarak müsadere edilmiş ve bulunan bu madde Sanı-k (1)'e gösterilerek yasal ihtar tahtında ne olduğu sorulup izahat istendiğinde cevap olarak "Esrardır. Bunları çok sevdiğim ustam Turan Atik'e getirdim" demiştir. Sanık (2) de arandığı zaman giydiği spor ayakkabının uç kısmında siyah naylon poşete sarıl-ı 2 parça halinde uyuşturucu olduğuna inanılan maddeyi müsadere edip yasal ihtar tahtında Sanık (2)'ye gösterilip ne olduğu sorulduğunda cevap olarak "Benim bunlardan haberim yoktur" demiştir. Bilâhare Sanık (1) ve (2) gönüllü ifade vererek olayla ilgili -izahatta
bulunmuşlardır. Sanıkların üzerlerinden çıkan maddeler bilâhare Devlet Kimya Lâboratuarında analiz edilmiş ve toplam 36 gram 600 miligram ağırlığında hint keneviri türünden uyuşturucu madde olduğu saptanmıştır. 2.8.1995 tarihinde Sanık (1)'e -8.8.1995 tarihinde ise Sanık (2)'ye dava tebliğinde bulunulmuş ve Sanık (1) dava tebliğine cevap olarak "Kabul ederim, bir hataya düştüm" demiştir. Sanık (2) ise dava tebliğine verdiği cevapta "Mahkemede konuşacağım" demiştir.
İddia Makamının olgu-ları izahatından sonra söz alan Sanıkların Avukatı yaptığı hitabesinde, olguların Savcılık tarafından dürüst bir şekilde Mahkemeye izah edildiğini, Sanıkların saflıkla bir hata işlediklerini, bulunan uyuşturucunun hint keneviri olduğunu, Sanık (1)'in başka- meselelerin aydınlatılmasında polise yardımcı olduğunu ve Sanıkların olayla ilgili 10 gün tutuklu kaldıklarını belirtmiştir. Müdafaa Avukatından sonra tekrar söz alan İddia Makamı, Sanık (1)'in muhtelif meselelerin aydınlatılmasında polise yardımcı olduğ-u hususunu da teyit etmiştir. İddia Makamanının izah ettiği olguları ve Sanıkların Avukatının yaptığı beyanı değerlendiren Ağır Ceza Mahkemesi Sanıkları 1. dava-
dan 18'er ay hapse mahkûm etmiştir. Aleyhlerindeki 2. davadan ise mahkûmiyet kaydedilmiştir.-
1. davadan aleyhlerine verilen 18 ay hapislik cezasına karşı Sanık (1) 55/96 sayılı, Sanık (2) ise 56/96 sayılı istinafı dosyalamış bulunmaktadır.
İstinafın duruşması yapılmıştır. İstinafın duruş-
masında taraflar sadece Mahkemeye beyanla yetinmi-şlerdir. Müdafaa Avukatı yapmış olduğu hitabesinde zabıtların
Mavi 7'ye göre Sanık (1)'in poliste tutuklu birisi ile görüşüp daha sonra Türkiye'ye gittiğini, KKTC'ye bir miktar uyuşturucu getireceğini, Narkotik Şubenin bildiğini, polisin Turan Atik'i yaka-lamak istediğini ve Sanık (1)'in bu maksat için kullanıldığını, Sanık (1)'in 19 yaşından beri polis tarafından kullanıldığını, geti-
rilen miktarın 36 gram 600 miligram olduğunu, kesilen cezanın mahvedici bir ceza olduğunu, diğer Sanıklara kesilen cezalarl-a nispetsizlik teşkil ettiğini, suçun polisin bilgisi dahilinde işlendiğini, polis durumu bildiği cihetle havaalanına Narkotik Şubenin değil, Cürümleri Önleme Şubesinin gittiğini beyan etmiştir.
İddia Makamı tarafından bulunan Savcı ise özetle; Sanı-k Avukatının iddiaları ile ilgili Sanıkların bu suçu polisin bilgisi dahilinde işledikleri ve Sanık (1)'in polisin ajanı olarak kullanıldığını kesinlikle reddetmiştir. Sadece Sanık (1)'in bu suçu işlemezden önce bazı suçların aydınlatılması için polise ya-rdımcı olduğunu belirtmiştir. Keza bu hususu İlk Mahkemede de beyan ettiğini ifade etmiştir. Sanıkların Avukatının esas yakınma konusunun Sanıklara verilen 18'er ay hapis cezasının mahvedici bir ceza olduğunu ve suçun polisin bilgisi dahilinde işlendiği -hususlarıdır. İddia Makamı Sanık Avukatının iddia ettiği gibi Sanıkların bu suçu polisin bilgisi dahilinde işledik- lerini ve Sanık (1)'i ajan olarak kullandıklarını kesin olarak reddetmiştir.
Yukarıda tüm söylenenler ışığında Sanıklara takdir edil-en 18'er ay hapislik cezasının müdahalemizi gerektirecek derecede fahiş olup olmadığını incelememiz gerekir. Genel prensip olarak cezalar İlk Mahkeme tarafından takdir edilir ve takdir edilen bu cezalara Yargıtay olarak müdahale edilmez. Verilen cezaya m-üdahale edebilmemiz için İlk Mahkemenin ceza takdir ederken hataya düştüğü hususunda ikna edilmemiz gerekir. İlk Mahkeme tarafından nazarı itibare alınması gereken ağırlıklı faktörün dikkate alınmamış olması veya nazarı itibare alınmaması gereken faktörle-rin dikkate alınmış olması veya tüm faktörlerin dikkate alınmış olmasına rağmen verilen cezanın alenen fahiş veya alenen az olduğu hususunda Yargıtay'ın tatmin edilmesi gerekir. Bu prensibi meselemize uyguladığımız zaman Ağır Ceza Mahkemesi hüküm verirken- Sanıklara verilecek olan cezayı takdir etmeden önce lehlerine ve aleyhlerine olabilecek tüm faktörleri dikkate aldıktan sonra ceza takdir ettiği ve ceza takdir edilirken prensipte bir hata olmadığı kanaatindeyiz.
İstinaf Eden Avukatının yukar-ıda da arzettiğimiz gibi esas yakınmasının Sanıkların suçu polisin bilgisi dahilinde işlediği hususunun Mahkeme tarafından nazarı itibare alınmadığıdır.
Yukarıda izah edilen olgulardan da anlaşılacağı gibi bu husus ilk kez Yargıtay huzurunda dile g-etirilmiştir ve bu husus yine yukarıda arzettiğimiz gibi İddia Makamı tarafından kesin bir dille reddedilmiştir. İzah edilen olgulardan anlaşılacağı gibi Sanık (1) ilk anda uyuş-turucu madde bulunduğu anda suçunu itiraf etmiş ve bu
maddeyi çok sevdiği us-tası için getirdiğini belirtmiştir. Daha sonra dava tebliğine verdiği cevapta da bu itirafını teyit etmiş ve Mahkeme huzurunda da suçunu kabul etmiştir.
Tüm bunlar dikkate alındığı zaman İstinaf Eden Avukatı tarafından söylenen hususlar sadece Emn-iyet Teşkilâtını zan altında bırakacak bir durum yaratmak-tadır. Bu tür iddiaların İlk Mahkeme huzurunda yapılması ve gerekirse davanın duruşmasının yapılıp iddiaların ispat edilmesi yönüne gidilmesi gerektiğini vurgulamak isteriz. Bu iddialar İlk Mahkem-e huzurunda yapılmadığı ve bu hususta İlk Mahkeme tarafından herhangi bir sonuca varılmadığı cihetle bu hususlara daha fazla değinmek istemiyoruz.
Şunu da eklemek istiyoruz ki uyuşturucu suçları gittikçe artan ve halkımızı tehdit eden suçlardır. B-öyle bir tehlike karşısında Mahkemelerin görevi halkı korumaya çalışmaktır. Dolayısıyle ceza tespit ederken Sanığın ıslahından çok kamu yararının dikkate alınması gerekir. Geçmişte başka suçların aydınlatılmasında Sanığın polise yardımcı olduğunu İddia M-akamı kabul etmektedir. Bu Sanığın lehine dikkate alınacak önemli bir husustur. Ancak Ağır Ceza Mahkemesi bu hususu yeterince dikkate almıştır. Ayrıca suçun nevi yani uyuşturucu suçu olması ve kamu yararının öncelikle dikkate alınma gereği cezada bir in-dirim yapmamızı önlemektedir. Aksine Sanık geçmişte polise yardımcı olmamış olsaydı cezayı artırmayı ciddi olarak tezekkür edecektik.
Yukarıda söylenenlerden de anlaşılacağı gibi İstinaf Edenler işbu istinaflarında başarılı olmadığı cihetle istinafl-arın ret ve iptal edilmesi gerekir kanaatindeyiz.
Sanık (1) ve (2)'ye verilen cezalar mahkûmiyet tarihinden itibaren başlayacaktır.
Netice itibarıyle 55/96 ve 56/96 sayılı istinaflar ret ve iptal olunur.
Taner Erginel Mustafa H. Özkök - Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Mayıs 1997
7
Full & Egal Universal Law Academy