-D.l/81 Yargıtay/Ceza 65/80
(Dava No. 2319/8O;Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
İstin-af eden: KTFD Başsavcılığı.
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Sabri Yusuf, Mağusa Abdullah Paşa Sokak, No.3.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Akın Sait.
Aleyhine istinaf edilen namına: Gürsel Kadri.
Hırsızlık- - Amme görevlisi tarafından hırsızlık - Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 255 ve 267. maddeleri - Sanığın işini kaybetmesi.
Ceza aleyhine istinaf - Hırsızlık suçunda ceza takdiri - İlk Mahkemenin 3500TL para cezası vermesi - Sanığın evli ve iki çocuğu olması - S-anığın, suçun meydana çıkmasında Emniyet Kuvvetlerine yardımcı olması - Başsavcılığın İlk Mahkemenin suçun vehametini dikkate almadan ceza verdiği iddiası - Yargıtayın hapis cezası verme eğiliminde olmasına rağmen Sanığın işini kaybettiğini dikkate alarak -para cezası vermesi.
OLAY: Sanık Devlet Emlak ve Malzeme Dairesinde ambar görevlisi iken bir kadın heykelini çalmakla itham edildi. Sanık suçunu kabul etti. Duruşmadan evvel Savcı, dava Ağır Ceza Mahkemesinde görülebilecek bir dava olmasına rağmen davanın- tek yargıç tarafından görülmesine rıza gösterdi. Duruşma esnasında Sanık Avukatı Sanık lehine olan hafifletici sebepleri sıralayarak, Sanığın suçun meydana çıkarılmasında polise yardımcı olduğunu, sabıkası olmadığını söyledi. Sanık lehine olan hafifletici- nedenleri dikkate alan İlk Mahkeme Sanığa 3500TL para cezası verdi.
Başsavcılık Sanığa verilen cezanın az olduğunu iddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, çoğunluk kararında Sanığın ambar emini mevkiinde çalışan birisi olduğunu ve kendisine tes-lim edilen bir eşyayı çaldığını belirtti. Bu durumun suçu daha da vahim bir hale getirdiğini ve Sanığa caydırıcı bir ceza, yani hapis cezası
verilmesi gerektiğini vurgulayan çoğunluk kararı buna rağmen Sanığın işini kaybettiğini dikkate alarak Sanığa veri-len para cezasını artırmakla yetindi.
Azınlık kararı ise, Savcılığın davayı Ağır Ceza Mahkemesi yerine Tek Yargıçlı Mahkemeye götürmekle suçun vehametini kendiliğinden azalttığı ve cezanın artırılmaması gerektiği görüşünü savundu.
--------------------
H- Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Aleyhine istinaf edilen Fasıl 154 Ceza Yasasının 255 ve 267. maddelerine aykırı olarak Gazi Mağusa'da KTFD'ne ait Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesinde ambar sorumlusu olarak bulunduğu bir sırada 1 Ocak 1978 ile 27 Mart 1980 tarih-leri arasında 20 numaralı ambardan bronzdan yapılmış 182 cm. boyunda arkeoloji değeri olmayan ve 5O,OOOTL değerinde çıplak bir kadın heykeli çaldığı davası ile itham edildi.
20.11.1980 tarihinde yapılan duruşmada aleyhine istinaf edilen sözü edilen davay-ı kabul etti. Duruşmadan evvel Savcı, aleyhine istinaf edilenin aleyhine getirilen davanın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülebilecek bir dava olmasına rağmen Başsavcının yazılı
rızasını ibraz ederek davanın tek yargıç tarafından görülmesine rıza gösterd-i.
İlk Mahkeme önünde serdedilen gerçeklere göre aleyhine istinaf
edilen ilgili tarihlerde KTFD'ne ait Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesinde 20 numaralı ambar sorumlusu idi. 18.3.1980 tarihinde sirkat
-ile ilgili olarak bazı kişiler polis tarafından göz altına alındı. Bunlara ek olarak sanık da gözaltına alındı. Yapılan sorgulamada aleyhine istinaf edilenin sözü edilen heykeli ambardan alıp Orhan İtimat'ın ambarına götürdüğü meydana çıktı. Aleyhine istin-af edilen Polise vermiş olduğu gönüllü ifadesinde hırsızlık suçunu kabul etmemekle beraber bu heykelin ambardan kendisi tarafından alındığını ve Orhan İtimat'ın ambarına götürüldüğünü kabul etti. İlk Mahkemede aleyhine istinaf edilen tarafından bulunan avu-kat, aleyhine istinaf edilen hakkında tahfif edici sebepleri söylerken 30 yaşında evli ve iki çocuk babası olduğunu, sabıkası bulunmadığını ve kendi deyişi
-ile "etrafında itimada şayan bir kişi" olarak tanındığını söyledi. Aynı zamanda meselenin su yüzüne çıkmasında onun yardımcı olduğunu bu yardımları almamış olsaydı meselenin su yüzüne çıkmasının en azından
engelleneceğini söyledi. İlk Mahkeme aleyhine ist-inaf edileni kendi ikrarına binaen suçlu bulurken onun evli olduğunu ve iki çocuk babası olduğunu ifade etti ve davranışları ile Emniyete yardımcı olduğunu, sabıkası olmadığını dikkate aldı ve onu 3500TL para cezasına çarptırdı. Bu hükümden Savcılık istina-f ederek işlenen suçun türünü ve
işiendiği sırada aleyhine istinaf edilenin statüsü icabı İlk Mahkemenin suçun vehametini dikkate almadığını ve 3500TL para cezasının alenen az olduğunu ileri sürdü.
Ceza saptanmasında ilk etapta takdir yetkisi İlk Mahkeme-dedir ve genellikle İstinaf Mahkemesi bu gibi cezaların takdirine müdahale etmez meğer ki nazarı itibara alınması gereken faktörler nazarı itibara alınmasın veya nazarı itibara alınmaması gereken faktörler nazarı itibara alınsın veya her halûkarda bunlar n-azarı itibara alınsa dahi verilen cezanın aşikâr surette az veya çok olduğu hususunda İstinaf Mahkemesi istinaf eden tarafından tatmin edilmiş olsun. Bu meselede sirkat suçu kendi hali ile vahim bir suçtur. Bu vahim suçu daha da vahim bir duruma sokan bir -etken de aleyhine istinaf edilenin ilgili zamanda mesul bir mevkide yani ambar emini mevkiide bulunmasıdır. Kendi isminden de anlaşılacağı gibi ambar emini bir ambarın emniyetinin teslim edilmesidir. Aleyhine istinafen edilen bu suçu işlemekle kendisine ol-an emniyeti suistimal etmiştir. Bu gibi
durumlarda verilecek olan cezanın daha ziyade caydırıcı nitelikte olduğuna şüphe yoktur. Suçun işleniş tarzı, aleyhine istinaf edilenin ilgili zamanlarda statüsü, medeni durumu, sabıkasız oluşu dikkate alındığında i-lk aklıma gelen aleyhine istinaf edilenin hapis cezasına çarptırılmasıydı, mamafih bugün Başsavcı Yardımcısından öğrendiğimize göre İlk Mahkemenin duruşmasından sonra bu suçtan ötürü aleyhine istinaf edilen işten durdurulmuştur. Bu husus, anladığım kadarı -ile İlk Mahkemenin hükmünü verirken bilgisinde değildi. Dolayısıyle bir dereceye kadar aleyhine istinaf edilen işlemiş olduğu suça ek olarak esas işini kaybetmeklde ek bir cezaya çarptırılmıştır. Bunu nazarı itibara aldığımızda aleyhine istinaf edilenin al-eyhine bir hapislik cezası düşünmekle beraber bundan sarfı nazar etmeyi ve aleyhine hükmedilen para cezasını yükseltmeyi uygun gördüm. Kanaatimce bu meseleye has olgular dikkate alındığında İlk Mahkemenin aleyhine istinaf edilene kesmiş olduğu 3500TL para -cezası aşikâr surette azdır ve onun yerine l0,000TL para cezası verilmesi uygundur görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Salih S. Dayıoğlu'nun serdettiği görüşlerle tamamen hemfikirim. Bilhassa bu gibi suçlara hapis cezası verilmesi gerektiği görüşünü payl-aşmaktayım. Ancak gayet detaylı olarak serdettiği gibi Bidayet Mahkemesindeki duruşmadan sonra işinden çıkarılması ile bir dereceye kadar cezalandırıldığını, göz önünde tutarak bu defalık hapislik cezası verilmemesine onun yerine 10000TL para cezası verilm-esi görüşüne katılırım.
Niyazi F. Korkut: Davanın olguları Sayın Salih S. Dayıoğlu tarafından belirtilmiş olduğu gibidir. Bu olguları yinelemekte yarar görmüyorum. Sanığın itham edilip kabul ettiği ve cezalandırıldığı suç hakikaten vahim bir suçtur. Buna -ben de katılırım, fakat, suçun vehameti sanığı cezalandırmak için tek etken değildir. Savcılık Mahkemeye getirdiği davanın olgularını tam olarak bir yargıcın önüne getirmez ve bu meseledeki gibi yarım sayfalık basma kalıp olgular ile yetinecek olursa, Mahk-eme de ancak, bu davada olduğu gibi verilen ceza ile yetinir. Davanın notlarına baktığımız zaman suçun işleniş şekli ile ilgili olarak hakimin önünde basma kalıp 2, 3 cümleden başka birşey yoktur. Savcılık ciddi bir suçun ciddi şekilde cezalandırılmasını i-sterse Mahkemenin önüne yeterince olgu getirmesi lâzımdır. Bunu yapmamakla kendileri suçun vehametini ortadan kaldırmaktadırlar. Savcılık bu meselede sanığın aleyhine getirilen davanın ciddi bir suç olduğu görüşündeyseydi tek hakim önüne getirmemeli, Ağır -Cezaya götürmeli idi. Ağır Cezaya götürmemekle suçun vehametini Savcılık düşürmüş ve suçun cezasını tek hakim önünde üç seneye indirmiştir. Bu bir yana, birçok davalarda belirtildiği gibi Savcılık gerek ithamnamede, gerek istinaf ihbarnamelerinde yeterli ö-zeni göstermemektedir. İlk nazarda istinaf ihbarnamesine bakıldığında Savcılığın ne istediği temiz olarak görülmemekle beraber Mahkemede duruşma esnasında cezanın alenen aşikâr surette az olduğu için Mahkemeye geldikleri anlaşılmıştır. İhbarnamede Mahkemen-in hatasından bahsedilmektedir. Kanaatimce Mahkeme, önündeki olgulara göre bir ceza vermiştir ve birçok istinafta da belirttiğimiz gibi Yargıtay olarak İlk Mahkemenin vermiş olduğu cezalara konu cezaların alenen az veya çok olduğu hususunda ikna edilmedikç-e müdahale etmeyiz. Bu meselede kesilen cezanın aşikâr surette az olduğu hususunda ikna edilmediğim cihetle kesilen cezaya müdahale edilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sonuç olarak istinaf oy çokluğu ile kabul edilir. İlk Mahkemenin aley-hine istinaf edilene kesmiş olduğu 3500TL para cezası l0000TL'ye yükseltilir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) Yargıç Yargıç Yargıç
27 Ocak 1981
Full & Egal Universal Law Academy