Yargıtay Ceza Dairesi Numara 65/2015 Dava No 21/2016 Karar Tarihi 29.11.2016
Karar Dilini Çevir:
Yargıtay Ceza Dairesi Numara 65/2015 Dava No 21/2016 Karar Tarihi 29.11.2016
Numara: 65/2015
Dava No: 21/2016
Taraflar: KKTC Başsavcısı ie Bilay Çetereisi arasında
Konu: Gönülü ifade - Feri fail - Ceza takdiri - Emarelerin iadesi.
Mahkeme: Yargıtay/ceza
Karar Tarihi: 29.11.2016

-D.21/2016 Yargıtay/Ceza No: 65/2015
(Lefkoşa Ağır Ceza Güzelyurt Dava No:1/2015)


Yüksek Mahkeme Huzurunda.


Mahkeme Heyeti : Ahmet Kalkan,Gülden Çiftçioğlu,Bertan Özerdağ



İstinaf eden : KKTC Başsavcısı, Lefkoşa.
(Davayı ikame- eden)
ile

Aleyhine istinaf edilen : Bilay Çetereisi, Merkezi Cezaevi -
Lefkoşa.
(Sanık No.1) A r a s ı n d a


İstinaf eden namına: Savcı Aliye Özçınar
Aleyhine istinaf edilen namına : Av-ukat Menteş Aziz hazır.


Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Güran, Kıdemli Yargıcı Melek Esendağlı ve Yargıç Alev Ulunay'ın, 1/2015 sayılı davada, 30.4.2015 tarihinde verdiği karara karşı,
Davayı İkame Eden tarafından yapılan istinaftır.-


---------------


K A R A R

Ahmet Kalkan: Huzurumuzdaki istinaf, İddia Makamı tarafından, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin 1/2015 sayılı davada, 30/4/2015 tarihinde vermiş olduğu hükmüne karşı dosyalanmıştır.

İddia Makamı tarafından Sanık aleyhin-e 13 dava getirilmiştir.

İddianamede yer alan davalar sırasıyla ve özetle şöyledir:

Sanık, 1. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20,282 ve 283. maddelerine aykırı olarak, 24.7.2014 tarihinde, Güzelyurt Mevlevi'de, Mustafa Çetereisi ve Rıfat Fırat ile -birlikte, Gültekin Serinkan yönetimindeki ZFJ 735 plakalı aracın önünü DE 417 plakalı Ford Escort marka araçla kesip Gültekin Serinkan ve araçta bulunan Halil Ceyhan'a 2 adet 9mm çapındaki tabancayı doğrultup etkisiz hale getirerek 240 TL değerindeki Carlt-on marka bavul ile bavul içerisinde bulunan 3,000,000 TL nakit parayı sirkat etmekle,

2. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve 317(d) maddelerine aykırı olarak, 24.7.2014 tarihinde Kalkanlı'da Mustafa Çetereisi ve Rıfat Fırat ile kasten ve kanunsuz o-larak çakmak ile Kalkanlı Piknik Alanı içerisinde ormanı ateşleyerek yirmi iki adet çam fidanını yakmak ve 423,616 TL zarara sebebiyet vermekle,

3. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve 317(c) maddelerine aykırı olarak, 2. davada belirtildiği şekilde,- büyümekte olan fidanları ateşe vermekle,

4. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20,7/89,15/92,2/96 ve 1/2010 sayılı Yasalar ile tadil edilen Fasıl 57 Ateşli Silahlar Yasası'nın 2,4(1)(3)(A), 26. ve 27. maddelerine aykırı olarak, 1. davanın tafsilatında -belirtilen tarih, yer ve kişiler ile birlikte, kanunsuz olarak 9mm çapında 2 adet tabancayı tasarrufunda bulundurup taşımakla,

5. dava ile, 4. davada belirtilen tabancalardan (1) adedini kullanmakla,

6. dava ile, 5. dava belirtilen tabancaları tasarruf -etmekle,

7. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20,55/88 sayılı Yasa ile tadil olunan Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler Yasası'nın 2,4(1)(e)(4)(d) maddelerine aykırı olarak, 1. davada belirtilen tarih ve yerde, belirtilen kişilerle izinsiz şekilde 9mm çapında m-ermi bulundurup taşımakla,

8. dava ile, 7. dava belirtilen mermileri izinsiz şekilde bulundurmakla,

9. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve 324(2) maddelerine aykırı 2. davada belirtilen 22 adet fidanı kasten yakıp 220 TL hasara sebebiyet vermekle-,

10. dava ile Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve 91(C) maddelerine aykırı olarak, 1. davanın tafsilatında belirtildiği şekilde şiddet tehdidinde bulunmakla,

11. dava ile Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20. ve 80. maddelerine aykırı olarak korkutmak amacı ile sil-ah taşımakla,

12. dava ile Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve Fasıl 60 Orman Yasası'nın 13(2)(a) maddelerine aykırı olarak, ateş yakmakla,

13. dava ile, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20 ve 374(h) maddelerine aykırı olarak havaya ateş etmekle,
itham edildi.

-
Sanık aleyhindeki davaları kabul etmedi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, yapılan duruşma sonucunda, Sanığı aleyhindeki tüm davalardan beraat ettirdikten sonra, Fasıl 155 madde 85(4) altındaki yetkisini kullanarak, iddianameye 14,15,16 ve 17. davaları ekled-i ve Sanığı 14,15,16 ve 17. davalardan mahkum etti.

İddianameye eklenerek Sanığın mahkum edildiği davalar şöyledir:

14. dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 317(d) maddesine aykırı olarak, ormanı ateşe vermek;

15. dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 317(c) mad-desine aykırı olarak, çam fidanlarını ateşe vermek;

16. dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 324(2) maddesine aykırı olarak, yetiştirilmekte olan fidanı kasten yakmak;

17. dava, Fasıl 60 Orman Yasası'nın 13(2)(a) maddesine aykırı olarak, orman içinde ateş yak-ma.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, hafifletici sebepleri dikkate aldıktan sonra, Sanığa, 14. davadan 18 ay hapislik cezası verirken, diğer davalardan mahkumiyet kaydederek herhangi bir ceza vermedi.

İddia Makamı, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği ber-aat kararlarına ve 14,15,16 ve 17. davalardan verilen cezalara karşı istinaf dosyaladı.

Sanık, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı herhangi bir istinaf dosyalamadı.

İSTİNAF İLE İLGİLİ OLGULAR:

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin bulgularına ve s-unulan şahadete göre, dava ile ilgili olgular özetle şöyledir:

24.7.2014 tarihinde, saat 09.00 civarında, Kooperatif Merkez Bankasının Güzelyurt Şubesinde görevli İddia Makamı Tanığı No.8 Dilek Yusufoğlu, Şubenin odacıları İddia Makamı Tanığı No.42 Gült-ekin Serinkan ve İddia Makamı Tanığı No.44 Halil Ceyhan'a 3,000,000 TL'lik bir çek verdi.

İddia Makamı Tanığı No.42 Gültekin Serinkan ve İddia Makamı Tanığı No.44 Halil Ceyhan bu çeki Kooperatif Merkez Bankasının Merkez Şubesine götürdü.

Merkez Şubede g-örevli İddia Makamı Tanığı No.48 Hasan Turan Özeroğlu, bu çekin yerine, Kooperatif Merkez Bankasına ait 3,000,000 TL'lik başka bir çek verdi.

Aynı tarihte bu çek, KKTC Merkez Bankasının ana veznesine, İddia Makamı Tanığı No.44 Halil Ceyhan tarafından ibr-az edildi.

Aynı tarihte saat 09.50'de, Kooperatif Merkez Bankası adına, Halil Ceyhan'a, İddia Makamı Tanığı No.21 İbrahim Topal tarafından 3,000,000 TL'lik ödeme yapıldı.

Konu paralar bir bavula konduktan sonra, İddia Makamı Tanığı No.42 Gültekin Serin-kan ve İddia Makamı Tanığı No.44 Halil Ceyhan, bavulu, bankaya ait ZFJ 735 plakalı aracın bagajına yerleştirdi.

Adı geçen Gültekin Serinkan ve Halil Ceyhan, ZFJ 735 plakalı araçla Lefkoşa'dan Güzelyurt'a hareket etti.

Saat 10.30 civarında Mevlevi köyü -Çemberine geldiklerinde, önleri lacivert renk Ford Escort marka bir araçla kesildi.

Banka görevlileri Gültekin Serinkan ve Halil Ceyhan kıyafeti askeri kamuflajlı, kar maskeli, eldivenli ve silahlı iki kişi tarafından araçtan indirildi.

Askeri kamuflajl-ı, kar maskeli kişiler banka görevlilerini tehdit edip, içlerinden bir tanesi tabanca ile bir el havaya ateş ettikten sonra, bagajında 3,000,000 TL bulunan ZFJ 735 plakalı aracı alarak, diğeri de lacivert Ford Escort araçla olay yerinden ayrıldılar.

24.7-.2014 tarihinde bu olaydan önce, Güzelyurt'tan Girne'ye gitmekte olan İddia Makamı Tanığı No.5 Mehmet Kemal Koçak, saat 07:10 civarlarında Kalkanlı Piknik Alanında duman gördü.

Arkadaşı olan itfaye görevlisi İddia Makamı Tanığı No.6 Mehmet Tanyel'i telef-onla aradı.

Olay yerine gidildiğinde, Kalkanlı toprağında 100 m2 alan içerisinde, çalılar ve ağaçların yandığı görüldü ve yangın söndürüldü.

Daha sonra yapılan tespitte 22 adet ağacın tanesi 10 TL'den toplamının 220 TL olduğu, ağaçlandırma ve araç gider-leri dahil, toplam zararın 423,616 TL olduğu belirlendi.

Meselenin Tahkikat Memuru İddia Makamı Tanığı No.35 Numan Örü, silahlı soygun bilgisini aldıktan sonra, bir ekiple olay mahalli olan Mevlevi Çemberine gitti.

Olay mahallinde asfalt yol içerisinde- bir adet 9mm çapında boş tabanca mermisi kovanı tespit edildi.

Polis aynı gün Bostancı'daki Zagaf Paketleme Evinin önünde, kuzey yönündeki bölgede, kamışlar içerisine girmiş vaziyette, ZFJ 735 plakalı Ford Focus araç ile üzerinde kartondan imal edilmiş -DC 991 yazılı plakaları bulunan, Ford Escort marka lacivert renk aracı boş olarak tespit etti.

Ford Escort marka aracın şasi numarasının SFAFXXDJAFSD09122, motor numarasının 09122 olduğu saptandı.

Motorlu Araçlar Mukayyitliğinden yapılan araştırmada, F-ord Escort marka aracın gerçek plakasının DE 417 olduğu ve Fatih Zengin adına kayıtlı olduğu belirlendi. Üzerinde karton plaka numarası DC 991 yazan ve olayda kullanılan aynı model ve marka aracın Hanifi Karaman adına kayıtlı olduğu tespit edildi.

Rıfat -Fırat'ın kullanımında bulunan, eşinin adına kayıtlı DT 574 plakalı Fiat Tipo marka beyaz renk aracın plakaları üzerindeki bant yapıştırıcı ile olayda kullanılan DC 991 yazılı karton plakaların Ford Escort'a yapıştırıldığı bant yapıştırıcıların aynı olduğu -saptandı.

Olayda kullanılan Ford Escort marka araçların camları siyah film kaplı idi. Sanığa ve ailesine ait ağılın yanındaki bahçede, aracın camlarının kaplamasında kullanılan filmlerden bulundu(Emare 23).

DC 991 plakasının ait olduğu araç, olay tarih-inde, Halil Tavukçuoğlu'na ait Haspolat'taki hurdalıkta bulunmaktaydı.

Olayda kullanılan DE 417 plakalı araç, 27.5.2014 tarihinde kendisini Onur Yalçın (011837) olarak tanıtan ve Girne Merit Hotel (0548-878 0208) yazılı kağıdı Tahir Kürdi'ye veren kişile-r tarafından satın alındı.

Araç alımında kullanılan ve görüşmelerin yapıldığı 05488780208 No.lu telefon, 23.5.2014 tarihinde aktif hale getirildi ve satışın yapıldığı 27.5.2014 tarihinden sonra kullanılmadı veya aktif olmadı.

30.7.2014 tarihinde Sanığı-n ve Abzer Fırat isimli kişinin evleri arandı.

Abzer Fırat'ın evinde bulunan 05338333063 No.lu telefon hattı ile olayda kullanılan Ford Escort marka aracın alımında kullanılan 05488780208 No.lu hattın bölgesel bilgilerinin uyum içinde olduğu saptandı.

-30.7.2014 tarihinde Sanığın evinde yapılan aramada kazma, kürek ve bir adet balyoz yanında bir adet cam kaplama filmi, bir adet koli bandı, ağıl önündeki su deposu içerisinde bir adet kısmen yanık kamuflaj tişört, aynı depo önünde bir adet yanık kamuflaj k-ıyafet parçası bulunarak alındı.

Rıfat Fırat, 27.7.2014 tarihinde saat 23.58'de, Ercan Hava Limanına giderek Pegasus Hava Yollarından kesmiş olduğu biletle Antalya'ya uçtu.

Mustafa Çetereisi, babası Hasan Çetereisi ile birlikte, 29.7.2014 tarihinde saa-t 07.27'de sadece gidiş olarak kesilmiş biletle Türkiye'ye uçtu.

Mustafa Çetereisi ve babası Hasan Çetereisi, biletleri 28.7.2014 tarihinde Alsakal Şirketinden aldılar.

Sanığın evinin aranması sırasında, yukarıdakilere ilaveten: Sony marka ses dinleme ci-hazı, Samsung GT 19500 model cep telefonu, içerisindeki 05338652285 No.lu SİM kartı, bir çift siyah renk eldiven, bir çift lacivert renk yün eldiven, 14 adet doktor eldiveni, bir adet Ray-Ban marka güneş gözlüğü ve deri kılıf, ayrıca Polis Subayı olan Must-afa Çetereisi'ne zimmetli Zigana marka (T 0620 05 E 24 011) No.lu 9mm çapında tabanca, iki adet şarjör ve 14 adet 9mm çapında mermi bulunarak teslim alındı.

Tahkikat Memuru Numan Örü, Sanığa olay günü giymekte olduğu elbiselerin nerede olduğunu sorması ü-zerine, "gözlük Polisin bulduğu Ray-Ban'dır, elbiseler evdedir abi" diye cevap verdi.

Sanık 30.7.2014 tarihinde Değirmenlik Karakoluna götürülerek sorgulandı.

Polis Müdür Muavini Mahmut Barış Sel nezaretinde, P.Ç.Soner Koralp tarafından sorgulanan Sanık-, P.Ç. Soner Koralp'a hitaben "Çavuşum sana bildiklerimi anlatayım ben soygun yaptıklarını sonradan öğrendim, bana dediklerini yaptım" demesi ve gönüllü bir ifade vermek istemesi üzerine 08:56-12:15 saatleri arasında ifadesi alındı.

Savunma Avukatı bu if-adenin ibrazına ifadenin gönüllü olmadığı gerekçesi ile itiraz etti.

Yapılan duruşma içinde duruşma sonucunda, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi ifadenin gönüllü olmadığına karar verdi ve ibrazına izin vermedi.

Aynı tarihte Tahkikat Memuru Müfettiş Numan Örü-, Sanığın kendisine, "abi ilk ifademde yangını yazdırmamıştım, onu da anlatmak isterim" diyerek gönüllü bir ifade vermek istediğini söylemesi üzerine, ifadesi, 30.7.2014 tarihinde saat 23.05-23.55 saatleri arasında Tahkikat Memuru ve İddia Makamı Tanığı No-.35 Müfettiş Numan Örü tarafından alındı.

Savunma Avukatı, bu ifadenin ibrazına da itiraz etti.

Yapılan duruşma içinde duruşma sonucunda Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi ifadenin gönüllü olduğuna karar verdi ve Emare No.128 olarak ibrazına izin verdi.

Orm-anın ateşe verilme saati, "saat 06.30-07.00 arası" olarak belirlendi(Mavi 145).

Yapılan tespitlere göre, Lefkoşa istikametinden Mevlevi Çemberine olan görüş mesafesinin 1100 metre olduğu tespit edildikten sonra, Mevlevi Çemberinden Güzelyurt Çemberine ola-n mesafenin 3600 metre, Mevlevi Çemberinden Bostancı'daki Zagaf Paketleme Evi altındaki kamışlık alana olan mesafenin 7600 metre, Sanığın ailesine ait ağıl ile aynı kamışlığa olan mesafenin 4400 metre, ağıl ile Sanığın ailesine ait evin arasındaki mesafeni-n 400 metre, Sanığın ailesine ait ev ile yangın yeri arasının 15400 metre, Mevlevi Çemberi ile yangın yerine olan mesafenin ise, 1400 metre olduğu belirlendi.

31.7.2014 tarihinde Sanık, Polise olay sırasında takip ettiği güzergahı gösterdi(Mavi 549).

Ta-hkikat Memuru tarafından kendisine gösterilen çakmağın yangında kullanılıp kullanılmadığı sorusu yöneltildiğinde Sanık, "olabilir" yanıtını verdi.

5.8.2014 tarihinde İddia Makamı Tanığı No. 52 Ramazan Aliş isimli kişinin göstermesi üzerine Güzelyurt Akden-iz Köyü arasındaki eski toprak yolda Biren Sera Tarım'ın kuzeyindeki narenciye bahçesinde, turunç ağacının köküne saklanmış olan Paşa Casino yazılı poşet içerisindeki paralar bulunarak zaptedildi.

Aynı gün Güneşköy'de İddia Makamı Tanığı No.53 Mahmut Fır-at'ın sorgulanması üzerine Güneşköy'de Mehmet Güven'e ait narenciye bahçesinde, Mahmut Fırat'ın göstermesi üzerine çam ağacı kökünde bir adet beze sarılı torba içerisinde, 7 paket halinde paralar bulunup alındı.

Bulunan para miktarının toplamı 769,500 TL-'dir. Bu paraların KKTC Merkez bankası ambalajı içerisinde sarılı, soyguna konu paralar olduğu belirlendi.

Huzurundaki şahadeti ve olguları değerlendiren Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, soygunun bilinmeyen kişiler tarafından işlendiği ve Sanığı mahkum etmek- için yeterli şahadet olmadığı sonucuna ulaştıktan sonra, Sanığı daha önce belirttiğimiz gibi sadece kasten orman yakmaktan suçlu buldu ve 18 ay hapislik cezasına çarptırarak benzeri suçlardan mahkumiyet kaydetti. Sanık soygun ve soyguna bağlı eylemlerde-n beraat etti.






İSTİNAF SEBEPLERİ:

İddia Makamı dosyaladığı istinaf ihbarnamesinde 34 istinaf sebebi ileri sürmüş olmasına rağmen, bunları 4 ana başlık altında toplamak mümkündür. Buna göre:

1. Muhterem Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, Sanığın
- Değirmenlik Polis Karakolunda temin edilen 30.7.2014
tarihli ifadesini gönüllü bir ifade olarak kabul
etmemek ve ibrazına izin vermemekle hata etti.
2. Muhterem Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, Sanığı
aleyhindeki 1'den 13'e -kadar sıralı davalardan mahkum
etmeyip beraat ettirmekle hata etti.
3. Muhterem Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin Sanığı mahkum
ettiği 14.davada verdiği 18 ay hapislik cezası,
Yargıtayın müdahalesini gerektirecek kadar düşük v-e
aşikar surette az bir cezadır.
4. Muhterem Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, Polisin
tasarrufunda muhafaza edilen emare paralar ve boş
kovan ile ilgili herhangi bir emir vermemekle hatalı
hareket etti.


TARAFLARIN -İDDİA VE ARGÜMANLARI:

İddia Makamının istinaf duruşmasında ileri sürdüğü iddialarını ana hatları ile şöyle özetleyebiliriz:

Sanığın mahkumiyeti Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20. maddesi altında talep edilmektedir. Soygun suçunu bizzat işleyen (2) kişi hal-en yurt dışında bulunmaktadır. Sanığın bu suça iştirakinin, ormanı ateşe vermesi ve bu şekilde soygunun daha kolay işlenebilmesini sağlama ve Polisi farklı şekilde yönlendirme maksatlı olmasının yanı sıra Sanık, soygun yapanlara katılarak, 20. maddenin koş-ullarını yerine getirmiştir. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi bu hususta serdedilen şahadeti değerlendirmedi.

Sanık, 30.7.2014 tarihinde tespit edildi. Tespit edilme sebebi, olayda kullanılan aracın terkedildiği mahalde, Sanığın annesi adına kayıtlı olup kend-i kullanımındaki 05338652285 No.lu cep telefonu ile İnternete girip, telefonla görüşmesidir.

Bu tespitten sonra, Sanığın ailesi ile birlikte oturduğu evi, arama emri ile aranmıştır. Bu aramada cep telefonu bulundu ve sorgulamak maksadıyla tutuklanmadan D-eğirmenlik Polis Karakoluna götürüldü.

Sanık orada bir gönüllü ifade verdi. Alt Mahkeme, Sanık Avukatlarının iddialarını reddetmekle birlikte yorum yaparak, Sanığın evinden uzak bir yer olan, Değirmenlik Karakoluna götürülmesinin baskı olduğuna karar ver-di ve konu ifadenin ibrazına izin vermedi. Alt Mahkeme, savunma iddialarının dışına çıkarak, yorum ile bu ifadenin ibrazına izin vermemesi hatalıdır.

Polisin suçla alakalı olabilecek veya suç hakkında bilgisi olan kişileri sorgulama hakkı Yargıç kurallar-ından ve Fasıl 155 madde 5'ten kaynaklanmaktadır. Polis Sanığı sorgulama hakkını kullandı, Sanık ifade vermek istediğinde itham edilerek kendisine ihtarda bulunuldu, Sanık herhangi bir şekilde avukat talep etmedi; bu nedenle, ifadenin gönüllü olduğuna kara-r verilmeliydi.

Sanığın, Değirmenlik Karakoluna götürülmesinin nedeni
onu, orada olmayan avukatından uzaklaştırmak için değil, mesele ile ilgili Meriç Karakoluna götürülen Abzer Fırat ile yakın olmasıydı. Defalarca birlikte remand'a çıkarıldılar. Alt M-ahkeme Sanığın Değirmenlik Karakoluna götürülmesini bir baskı unsuru olarak değerlendirmekle hata etti.

Yargıtay gönüllü ifadeyi geçerli delil olarak kabul etmese bile, Alt Mahkeme Sanığın sözlü itiraflarını kabul etti. Sanık sözlü itiraflarında her şey-i anlattı.

Sanık, güzergahları sözlü olarak anlattı ve Tipo marka arabanın plakasını söktükten sonra, Mustafa Çetereisi ile Rıfat Fırat'ın soygunu yapmalarını Bostancı'da bekledi. Tipo'nun plakalarında bulunan yapıştırıcı ile soygunda kullanılan Ford Es-cort marka aracın sahte plakalarındaki yapıştırıcının aynı olduğu ispatlandı.

Alt Mahkeme soygun konusunda bulgu yaptıktan sonra, ormanı yaktığı, Tipo aracı kullandığı, Ford Escort marka aracın olduğu yere gittiği kendi sözlü itirafları ile ispatlanan ve- sözlü itiraflarında söyledikleri çevre şahadetle ortaya konan Sanığı aleyhindeki soygun suçundan mahkum etmesi gerekirdi.

Alt Mahkeme kararında, İddia Makamının üç nokta üzerinde durduğundan söz etti. Bunlardan bir tanesi, telefon dökümlerinin önemine i-lişkindir. Alt Mahkeme kararında, Sanığın olay günü kullandığını iddia ettiği telefonu 05488779596 olarak belirledi. Halbuki Sanığın kullandığı iddia edilen sahte telefon 05488779793'dür. Bu telefondaki saatler ve güzergah, Sanığın söyledikleri ile örtüşme-ktedir. Alt Mahkeme, Sanığın Tipo içerisinde oturduğunu gören tanıkları hiç dikkate almadı.

Alt Mahkeme İddia Makamı Tanığı Gülten Akın'ın şahadetini dikkate almamakla hata etti. Bu Tanığın şahadeti ile Ford Escort marka aracın ağılda örtülü olduğu ispat-lanmıştır. Alt Mahkeme istintaka dahi tabi tutulmayan bu Tanığın şahadetini yaşlılık nedeniyle güvenilmez bulması hatalıdır.

Alt Mahkeme huzuruna celbedilen tüm şahadet, Sanığın aleyhindeki tüm suçlardan mahkum olmasını gerektirecek nitelikte olmasına ra-ğmen, Mahkeme tarafından bunlara değer verilmedi.

Alt Mahkemenin orman yakma suçu ile ilgili takdir ettiği ceza alenen azdır. İddia Makamı, basit bir orman yakma davasına dönüştürülen bu meselede, esas taleplerinin Sanığın iddianamedeki şekliyle mahkum e-dilmesinin olduğunu ileri sürmüş ve kesilen cezanın suçların vahameti ile orantılı olmadığını söylemiştir.

Son olarak, Alt Mahkemenin soygundan sonra bulunan paraları mal sahibine iade etmesi gerekirdi. Bunun dışında açılacak başka davalara konu olacağı- için, bulunan boş kovanın da balistiğe iadesine emir verilmesi gerekirdi.

İddia Makamından sonra söz alana Sanık Avukatının iddiaları özetle şöyledir: Sanığın, Ceza Yasası'nın 20. ve 21. maddeleri kapsamında suçlu bulunması olanaklı değildir. Çünkü Sanı-k, ne soyguna katıldı ne de yardım etti. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararında hata yoktur. Kaldı ki 21. madde altında suçlama getirilmedi.

İddia Makamı, ateşli silah, tabanca taşıma suçlarını ispat edemedi, istinafta bu suçlar üzerinde durmadı.

Aram-a emri verildiğinde bunun prosedürel anlamı "evi aransın ve en yakın mahkeme huzuruna çıkarılsın"dır. Oysa Sanığı, evi arandıktan sonra Değirmenlik gibi uzak bir yere götürdüler. İddia Makamının "Sanık tutuklu değildi" açıklamalarının bir anlamı yoktur. Çü-nkü, Sanık serbest değildi ve istediği yere gidemezdi. Bir sanığın gezdirilip ondan gönüllü ifade temin edilmesi baskıdır; bu anlamda Ağır Ceza Mahkemesi doğru yapmıştır.

Ağır Ceza Mahkemesi, Tanık Gülten Akın'ın şahadetine itibar etmemekle hata etmedi. -

Mevcut olgular ile Ağır Ceza Mahkemesinin kararında hata olmadığını iddia eden Sanık Avukatı istinafın reddini talep etti.


İNCELEME:

İstinaf sebeplerini teker teker incelemeye başlamadan önce, bazı hususları meselenin özelliği bakımından belirtme-miz gerekmektedir.

Bu meselede Sanık, iddianamedeki suçlar bakımından Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 20. maddesi altında suç ortağı olarak itham edilmektedir. İddianamedeki suçların tafsilatında yer alan ve Sanığın suç ortakları olduğu iddia edilen Mustafa Çe-tereisi ile Rıfat Fırat henüz yargılanmadılar. Ceza yargılamasında suçu fiilen işleyenler yargılanmadan, suça 20. madde altında katılanları yargılamanın İddia Makamı bakımından bazı güçlükler yaratacağı aşikardır. Ancak İddia Makamı davayı ikame ettiğine g-öre, bu durumu dikkate aldığı kabul edilmelidir. Neticede soygunu fiilen işlediği iddia edilen kişilerin isimleri iddianamede yer alsa bile, henüz sanık veya mahkum olmadıklarından iddianamedeki isnat onlar bakımından iddiadan öteye gidemez.

Birleştiril-miş Yargıtay/Ceza 21 ve 27/2005 D.4/2006'da serdedilen prensipler, Ceza Yasası'nın 20. maddesi kapsamında suç ortağı olanların ayrı bir iddianame ile itham edilip yargılanabilmelerine olanak tanımaktadır. Bu hususta, Sanık bakımından huzurumuzda herhangi b-ir hukuki sorun bulunmamaktadır. Buradaki sorun, ithamnamede asli fail oldukları iddia edilen kişilerin henüz yargılanmamış olmalarıdır.

Buna göre, istinafı karara bağlarken, şahadet ve emareleri sadece Sanık bakımından değerlendirecek, herhangi bir şek-ilde konu şahısları mahkum eder nitelikte bir sonuca ulaşmaktan kaçınacağız.

Bu hususu belirttikten sonra şimdi istinaf sebeplerini sırasıyla incelememiz gerekmektedir.

Buna göre:

1. Muhterem Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, Sanığın,
Değirmenlik- Polis Karakolunda temin edilen, 30.7.2014
tarihli ifadesini, gönüllü bir ifade olarak kabul
etmemek ve ibrazına izin vermemekle hata etti.

Duruşma tutanaklarından görüleceği üzere, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin 20.2.2015 tarihli otu-rumunda, İddia Makamının Tanığı No.26 P.Ç.Soner Koralp şahadetinde, 30.7.2014 tarihinde görevde olduğu bir sırada, 24.7.2014 tarihinde Mevlevi'de meydana gelen ve Müfettiş Numan Örü'nün tahkikatını yürüttüğü silahlı soygun meselesiyle ilgili olarak olaya -methaldar olabileceği tespit edilen Sanığı, Değirmenlik Polis Karakolunda Polis Müdür Muavini Mahmut Barış Sel nezaretinde kendini tanıtarak sorguladığını, sorgulama sırasında Sanığın kendine "Çavuşum sana bildiklerimi anlatayım. Ben soygun yaptıklarını so-nradan öğrendim. Bana dediklerini yaptım" dediğini, bunun üzerine Sanığa hemen ihtarda bulunduğunu, Sanığın ihtara cevaben "anlatacağım abi" demesi üzerine, 08.56 - 12.15 saatleri arasında ihtar tahtında usulüne uygun olarak gönüllü ifadesini temin ettiğin-i söylemesi ve Sanığın ifadesini ibraz etmek istemesi üzerine Sanık Avukatı konu ifadenin ibrazına itiraz etmiştir (Mavi 232).

Sanık Avukatı itirazını sunarken, Sanık tarafından yapıldığı iddia olunan gönüllü ifadenin, hakim kaidelerine uygun olarak alın-madığını, tehdit, işkence, vaat sonucu hazırlanarak Sanığa imzalatıldığını, ifadenin hangi karakolda ve hangi ilçede alındığının belirsiz olduğunu, 30.7.2014 tarihinde saat 08.50'de başlayıp 12.15'te tamamlandığı şeklinde ifade edilen saatlerin uydurma old-uğunu ve sonradan konduğunu ve yazıldığını ve işkence altında imzalatıldığını iddia ederek, itirazının ayrıntılarını Mahkemeye sunmuştur (Mavi 233).

Tümünü buraya aktarmadığımız itiraz, duruşmada, yukarıdaki ana başlıklar altında ayrıntılınarak izah edil-miş, ancak Sanık Avukatı itirazında, Sanığın Değirmenlik Karakoluna Avukatlarından saklamak, uzaklaştırmak veya hukuki yardımdan mahkum bırakmak maksadıyla götürüldüğü iddiasında bulunmamıştır.

İfadenin gönüllü olup olmadığını tespit için yapılan duruşma- içinde duruşmada Sanık Avukatı, İddia Makamının celbettiği (10) tanığa bu yönde soru sormamış, iddia koymamış; sadece baskı, dayak ve diğer iddialar üzerinde durmuştur.

Daha sonra savunma maksatları bakımından yerinden beyanda bulunan Sanık, Avukatında-n mahrum kalarak ifade verdiğini iddia etmedi, sadece kendisine baskı yapıldığını, dövüldüğünü ve ifadenin işkence ile alındığını ileri sürdü.

Sanık Avukatı, Sanığın Mahkemeye beyanından sonra, Avukat Tekin Söylemez'i tanık olarak dinletti. Savunma Tanığ-ı olarak şahadet veren Avukat Söylemez, Sanığı tutuklandıktan sonra aradığını, Polisin Sanığı gizlediğini ve tüm aramalarına rağmen Sanığı bulamadığını, kayıp ilanı vermeye hazırlanırken, öğleden sonra saat 04.30 - 05.00 civarlarında Sanığın Güzelyurt'a ge-tirildiğini öğrendiğini söylemiştir.

Sanığın daha sonra celbettiği tanıklar Sanığa yapılan baskı ve tehdit üzerinde durarak, bu yönde şahadet vermişlerdir.

Tarafların iddialarını, sunulan şahadet ve emareleri değerlendiren Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, -Sanığın evinde yapılan aramalar sırasında Değirmenlik Karakoluna götürüldüğünü, Değirmenlik Karakolunda öğle saatlerine kadar tutulduğu esnada tutuklu olmadığı sonucuna vardıktan sonra (Mavi 390) Sanığın sorgulamasının Güzelyurt Polis Karakolunda yapılması-nın daha doğru bir yaklaşım olduğunu (Mavi 391), Polisin, Sanığın Avukatına bilgi vermemesinin bir sonucu olarak Sanığın verdiği ifadenin gönüllü olduğunun kabul edilmesinin adaletsizlik olacağını (Mavi 392), sabaha karşı Güneşköy'deki evinin aranmasını m-üteakip, evinden uzak olan Değirmenlik Karakoluna götürülmesinin, avukat yardımından faydalanmasının engellenmesi ile karakolda hazır bulunan kalabalık polis memuru sayısının tutuklu olmayan Sanık üzerinde baskı yaratan bir ortam oluşturduğunu belirterek, -Sanığın yerinden yaptığı beyanında söylediği "eğer anlatmazsan öbür arkadaşlar seni alacak, bu da senin için hiç iyi olmayacak" sözlerinden sonra, içerisinde bulunduğu ortamın üzerinde yarattığı baskı ile ifadeyi imzaladığı sonucuna varmış (Mavi 393) ve S-anığın şiddet ve tehdit iddialarını reddettikten sonra, baskı altında verildiğine inandığı ifadenin ibrazına izin vermediğini ifade etmiştir.

Huzurumuzdaki istinafa bağlı olarak, duruşma içinde duruşmada varılan bulguların doğruluğunu değerlendirebilmek -için bazı prensiplere kararda yer vermemiz gerekecektir.

Fasıl 155 Ceza Usul Yasası'nın 5. maddesi, her soruşturma memuruna, soruşturmakta olduğu suçun vakıalarını bildiğini tahmin ettiği herhangi bir kişinin, böyle bir suç hakkında sorgusunu yapmak ve -ifadesini almak gayesi ile mezkûr şahsa uygun soruları sorabilme yetkisini vermektedir.

Bu madde altında ifadesine başvurulacak kişinin ille de zanlı olması gerekmemektedir. Tanıklar da bu kapsam altındadır. Yasanın 5(1) maddesi aynen şöyledir(Türkçe te-rcüme):

5 (1) Her soruşturma memurunun soruşturmakta olduğu suçun
olgu ve koşulları hakkında herhangi bir kişinin
bilgisi bulunduğunu farzetmesi için kişinin, o suç
ile ilgili olarak soruşturma memurunca sorguya
- çekilmesi ve kendisinden ifade alınması için
soruşturma memurunun makul olarak göstereceği
belirli bir yerde belirli bir saatte bulunmasını
isteyebilir.


Maddenin içeriğinden görülebileceği gibi, bilgisine başvuru-lacak veya sorguya çekilecek kişinin makul olarak gösterilecek yerde hazır bulunması öngörülmekte, sorgunun yapılacağı yer ile ilgili bir "makûliyet" faktörü aranmaktadır.

Aynı maddede, tahkikat memurunun icabetine uymamanın suç olduğu düzenlenmiştir(Mad-de 5(4)).

Ceza Usul Yasası'nın 4. maddesi ise, herhangi bir polis memurunun işlenen bir suç ile ilgili olarak soruşturma yapabileceğini düzenlemiştir.

Ceza Usul Yasası'nın, kovuşturmadan önce suçlarla ilgili soruşturma ve öteki işlemleri düzenleyen İki-nci Kısmında, 5. madde dışında, huzurumuzdaki hukuki sorun bakımından önem arz edecek bir diğer düzenleme 8. maddede yer almaktadır. Bu madde Yargıç Kurallarının uygulanmasını düzenlemektedir. Bu maddenin sonucuna göre, İngiltere'de 1964 yılında yapılan ta-dilattan önce geçerli olan Yargıç Kurallarının halen geçerli olduğu Yargıtay kararları ile sabittir(Bkz.Ceza/İstinaf 9/72, 5/74 Hüseyin Mani ile Başsavcılık davası, Ceza/İstinaf 5/74 Ziya Ahmet v Başsavcılık davası).

Bu çerçevede, Ceza Usul Yasası'nın 5-. maddesinin 8. madde ile birlikte anlamını izah etmek için, Andreas Azinas and Another v Police 1981 CLR davasına atıfta bulunuruz. Konu kararda şöyle denmektedir:

-"There are other indications in the rules that is the
right way for them to be construed. The rules
contemplate three stages in the investigations leading
up to somebody being brought before a court for a
criminal offence. The f-irst is the gathering of
information and that can be gathered from anybody,
including persons in custody provided they have not been
charged. At the gathering of information stage no
caution of any kind need be administered. The- final
stage, the one contemplate by rule III of the judge's
Rules, is when the police officer has got enough
evidence to prefer a charge. That is clear from the
introduction to the

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Üyelik

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
500
349
Kazancınız 151₺
Aboneliği Başlat Şimdi abone olmanız halinde indirimli paket ile özel fiyatımızdan sürekli yararlanırsınız.