- Yargıtay/Ceza 7/75
(Dava No. 515/75; Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Ertekün, Başkan, Ahmet İzzet ve Şakir
- S. İlkay.
İstinaf eden: Başsavcılık.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ekrem Karagöz,Girne
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Münir Akil.
Aleyhine istinaf edilen namına: Tözün İsmail.
Y-aralama - Bıçakla yaralama - Fasıl 154 Ceza Yasası madde 234(a).
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 234(a) maddesi - Yasanın 234(a)
maddesine aykırı yaralama.
Bıçak taşıma - 8 1/2 inç uzunluğunda ağzı keskin olan burunlu bir
bıçak taşıma - Fasıl 154 Cez-a Yasasının 82(2) ve 86. maddeleri.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 82(2) ve 86. maddeleri - Bu maddelere
aykırı bıçak taşıma.
Başsavcılıkça cezaya karşı yapılan istinaf - Sanığa verilen para
cezasının aşikâr surette az veya hafif olması - Ceza tespi-tinde kamu yararının dikkate alınması.
İstinaf - Başsavcılıkça cezaya karşı yapılan istinaf - Yargıtayın
olgulara ve suçların vehametine göre yetersiz bulduğu cezayı yükseltmesi.
Cezanın tespiti - Sanığın itham olduğu suçların her birine ayrı ayrı
ce-za verilmesi - İki suçtan birinin diğerinin unsuru olmaması.
OLAY: Sanık bir barda içki içiyordu. Polisler bara gelerek bar
sahibini barı vaktinde kapaması ve müzik sesini kısması hususunda ikaz ettiler. Bar sahibinin müzik sesini kısması üzeri:ıe barda- bulunan iki grup arasında tartışma çıktı. Polisler olaya müdahale ettiler. Sanık bardan ayrıldı ve bir süre sonra elinde bir bıçakla geri döndü. Sanık bıçağı sallamaya başladı. Sanığın elinden bıçağı almaya teşebbüs eden polis parmaklarından yaralandı.
S-anık yaralarna ve ikâmetgahı haricinde keskin burunlu bıçak taşıma suçları ile itham edildi.
İlk Mahkeme Sanığı her iki davadan suçlu buldu ve Sanığa 1. davadan K.L.l7.- para cezası verdi. 2. davadan ise Sanığa ayrıca ceza vermedi.
Başsavcılık kamu menfaat-i icabı Sanığa daha ağır ceza verilmesi gerektiğini ileri sürerek ceza aleyhine istinaf dosyaladı.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, çoğunluk kararında olay ile ilgili tüm ahval ve
şeraiti dikkate alarak ve özellikle Sanığın polisler bara geldikten sonra bıçağı al-ıp gelâiğini göz önünde bulundurarak verilen cezanın aşikâr surette yetersiz olduğu kanısına vardı. Yaralama suçunun işlenişinde bıçak kullanılmış olsa bile bıçak taşımanın yaralama suçunun bir unsuru olmadığını belirten çoğunluk kararı bıçak taşıma suçund-a Sanığa ayrıca ceza verilmesi gerektiği sonucuna vardı. Sanığın lehindeki hafifletici nedenleri de dikkate alan çoğunluk kararı Sanığın cezasını birlikte çekilmek üzere 1. davada 3 ay, 2. davada ise 2 ay hapse yükseltti. Azınlık kararı ise cezayı ağırlaşt-ıran nitelikleri dikkate alarak Sanığa 1. darada 9 ay 2. davada 6 ay ceza verilmesi gerektiği görüşünü belirtti.
________________
H Ü K Ü M
M. Necati Münir Ertekün, BaŞkan:
Aleyhine istina-f edilen (sanık) S Ağustos, 1975 tarihinde Girne Kaza Mahkemesi tarafından Fasıl 154 Ceza Kanununun 234(a) maddesine aykırı olarak 31 Temmuz, 1975 tarihinde Girne'de, P.E.2663 Oğuz Niyazi Batılay'ı yaralama ve Fasıl 154 Ceza Kanununun 82(2) ve 86. maddeler-ine aykırı olarak aynı tarihte ikametgâhı haricinde 8 1/2 inç uzunluğunda ağzı keskin olan burunlu bir bıçak taşıma suçlarındaxı mahkûm edilerek 1. davadan K.L.l7.- para cezasına çarptırıldı; bu para cezası, ödenmediği takdirde 35 gün hapse gönderilmesi em-rolundu. 2. davada ise, kendisine herhangi bir ceza verilmemiştir.
Başsavcılık, Fasıl 155 Ceza Usulü Kanununun 137(1)(b) maddesi tahtında, Girne Kaza Mahkemesinin sanığa vermiş olduğu ceza aleyhine istinaf etmiştir.
Kaza Mahkemesi huzurunda İddia Makamı da-vanın olgularını şöyle özetlemiştir:
"Sanık 4 ay ewel adaya Girne'de ikamet etmeye başladı lemek üzere bir de müracaatı vardır. 31.7.75'de, gece geç saatlerde, 01.00'de içki içerdi, arkadaşları ile. Bar sahibini ikaz için barı polisler ziyaret etti ve kapa-ma vaktinin yaklaştığını ve teyiple yüksek sesle çalındığını bildirmek istediler. Bar sahibi teyibi kısti. Bir masada içenlerin bundan canı sıkıldı ve bir bardağı yere vurdular, tabakları atmağa başladılar, sanığın da bankoda içtiği anda, iki grup arasında- münakaşa çıktı. Polisler müdahale etti. Sanık uzaklaştı bardan. Bu sefer elinde burunlu bir bıçakla döndü. Polis önünde ve halk içinde bıçağı sallamaya başladı. Bu anda polis olan müştekiye vurdu ve parmaklarından yaraladı. Tekrar "Luna Parka" doğru kaçtı-.
Kaza Mahkemesine emare olarak ibraz edilen doktor raporuna göre şikâyetçinin sol elinin 3 ve 4. parmaklarının uç kısımlarında, 3. parmakta 1 cm.'lik ve 4. parmakta 2 cm.'lik, kesi yarası vardı ve bu yaralara ikişer dikiş kondu.
Bidayet Mahkemesi, sanı-ğa cezayı keserken, her iki davanın da ciddi davalar olduğuna ve sanığın kanunları mühimsemediğine veya yaptığının vehametini idrak edemediğine işaret etmesine rağmen, sabıkasız olduğunu göz önünde tutarak, sanığa yalnız l. davadan K.L.l7.para cezası kesme-ği uygun gördü.
Başsavcılık namına istinafta bulunan Savcının iddiasına göre amme menfaatı bu gibi ciddi suçlar için daha ağır cezaların kesilmesini gerektirmektedir.
Aleyhine istinaf edilen sanığın avukatı ise Kaza Mahkemesinin sanığın işlediği suçların- ciddi olduğuna vakıf olduğunu fakat sanığın sabıkası bulunmadığını, suçunu itiraf etmiş olduğunu ve polis erinin direkt bir taarruz neticesi değil de bıçağı sanığın elinden almağa teşebbüs ederken sadece sathi surette yaralanmış olduğunu nazarı itibara al-arak sanığa K.L.l7.- ceza kesmeği uygun görmüş olduğunu ve binaenaleyh Kaza Mahkemesinin kullanmış olduğu takdir hakkına müdahale etmek için yeterli sebep bulunmadığını savunmuştur.
Aleyhine istinaf edilenin 1. davadan mahkûm olduğu suç hiç şüphe yoktur k-i ciddi ve vahim bir suçtur ve kanun bu suç için azami üç yıl hapislik cezası öngörmüştür. Olay ile ilgili tüm ahval ve şerait ve bilhassa sanığın Polisler bara geldikten sonra giderek bıçak alıp olay yerine dönmüş olduğu ve bu bıçakla görev ifa etmekte ol-an bir polis erini yaralamış olduğu göz önünde tutulunca kanaatımca 1. davada sanığa kesilen K.L.l7.- para cezası aşikâr surette yetersizdir. Bu böyle olmakla beraber, verilecek ceza takdir edilirken, sanığın sabıkasının bulunmadığının, suçunu kabul edip d-uruşmadan önce 5-6 gün tutuklu kaldığının, nedamet getirmiş olduğunun, ve lehine söylenen sair hususların göz önünde bulundurulması gerekir. Bütün gerekli hususları göz önünde tutarak sanığa bu davadan üç ay hapislik cezası verilmesinin gerektiği kanaatına- varmış bulunuyorum.
2. davaya gelince, her ne kadar da bu davaya konu teşkil eden bıçak 1. davadaki suç işlenirken kullanılmış ise de yine de 2. davadaki suç l. davadaki suçun gerekli bir unsurunu teşkil etmemektedir. Binaenaleyh, kanaatımca, sanığa bu d-avadan da ceza kesilmesi gerekirdi. Davanın tüm ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında, kanaatımca, bu suç için sanığa 2 ay hapislik cezası kesilmesi gerekir. Mamafih, iki davadaki olgular birbirinin devamı olduğu cihetle 2. davada verilen cezanın 1. -davada verilen ceza ile birlikte çekilmesinin uygun olduğu görüşündeyim.
Ahmet İzzet, Yargıç:
Kesilen cezanın aşikâr surette az olduğu hususunda hemfikirim. Sanığın sabıkasız olduğu ve yaraların sathi olduğu bir hakikat olmakla beraber, cezayı ağırlaştır-ıcı nitelikte üç husus vardır kanaatımca: (1) suçun alerii yerde işlenişi; (2) Sanığın üzerinde bıçak olmadığı halde gidip bıçak bularak vaka yerine gelmesi; (3) Yaralanan şahsın bir polis olması. Bu sebeplerden dolayı sanığın 1. davadan 9 ay ve 2. davadan- 6 ay hapse gönderilmesi taraftarıyım, her iki hapislik de beraber çekilmek şartıyle.
Şakir S. İlkay, Yargıç:
Sayın Başkanın vermiş olduğu hükümle hemfikirim.
M. Necati Münir Ertekün, Başkan:
Netice itibarı ile istinaf, oy birliği ile, kabul olunur. Ka-za Mahkemesinin ceza ile ilgili kararı iptal olunur ve bunun yerine sanığa, oy çokluğu ile, 1'inci davadan 3 ay hapislik, 2'nci davadan da 2 ay hapislik cezası verilir. Her iki hapislik cezası beraber çekilecektir.
(M.Necati Münir Ertekün) (Ahmet İzzet-)(Şakir S. İlkay)
Başkan. Yargıç. Yargıç.
10 Aralık, 1975.
Full & Egal Universal Law Academy