- Yargıtay/Ceza 7/79
(Dava No.1106/78; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ahmet İzzet, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: KTFD Başsavcısı.
ile-
Aleyhine istinaf edilen: Ekrem Demirhan, Girne.
- Arasında.
İstinaf eden namına: Akın A. Sait.
Aleyhine istinaf edilen namına: Şefika Durduran.
Tanıkların celbname tebliğ edildiği halde Mahkemeye gelmemesiİddia Makamı tarafından tanıkların Mahkemeye getirilmesi için -emir talebi - Emir talebinin reddi.
Beraat Kararı - Beraat kararı aleyhine istinaf - İlk Mahkemenin tehir talebini reddederek beraat kararı vermesi.
Yetki - Tanıkların celbname tebliğ edildiği halde Mahkemeye gelmemesi - Bu gibi tanıkların tutuklanıp Mah-kemeye getirilmesini temin için mahkemelerin emir verme yetkisi.
OLAY: Sanık aleyhine bir trafik davası getirildi ve Sanık suçunu kabul etmedi. Dava 3 kez çeşitli nedenlerle tehire uğradıktan sonra 4. celsede İddia Makamı, tanıkların celbname tebliğ edi-lmesine rağmen hazır olmadıklarını belirtti ve tutuklanıp Mahkemeye getirilmeleri için emir talep etti. Sanık Avukatı adaletin tecellisi bakımından davanın tehirine itiraz etti. İlk Mahkeme davanın tehirinin yersiz olacağı kanaatine vararak tehir talebini- reddedip beraat kararı verdi. Başsavcılık beraat kararı aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme tanık celbnamesi tebliğ edildiği halde mahkemede hazır bulunmayan tanıkların tutuklanıp mahkPmeye getirilmeleri gerektiğini belirtti. Bu konuda daha önce- verilmiş 42/78 sayılı bir istinaf kararının bulunduğu ve İlk Mahkeme Yargıcının bunu bilmesi gerektiği üzerinde duran Yüksek Mahkeme, tanıkların Mahkemeye gelmemesinde İddia Makamının kusuru olmadığını dikkate aldı ve istinafı kabul ederek davayı İlk Mahk-emeye iade etti. .
Atıfta Bulunulan Yargısai İçtiıatlar:
KTFD Başsavcılığı ile Dervi,ş Selim arasındaki 42/78 sayılı Yargıtay/Ceza.
46/78 sayılı Yargıyat/Hukuk.
HÜKÜm
Ülfet Emin, Başkan: 1106/78 sayılı ceza davasında Lefkoşa Kaza Mahkemesinde duruş-ması esnasında iddia makamı namına bulunan Savcı tanıklara tanık celbnamesi tebliğ edildiği halde Mahkemeye gelmediklerini bildirerek tanıkların tutuklanıp Mahkemeye getirilmeleri için emir verilmesi isteminde bulundu. Mahkeme ise iddia makamının istemini -reddederek sanık aleyhine getirilen davayı iptal etti ve sanığı beraat ettirdi.
İddia makamı İlk Mahkemenin tanıklar aleyhine tutuklama müzeklCeresi isdar edip Mahkemeye getirilmelerini sağlamayı reddetmesinin ve davayı iptal etmesinin hatalı olduğunu ile-ri sürerek beraat kararına karşı istinaf eyledi:
Bu davadaki olgular özetle-şöyledir:
Sanığın aleyhine getirilen dava bir trafik davasıdır ve ilk önce dava 5.4.1978 tarihine tayin edilmişti. O gün sanık avukatı ile beraber Mahkemede hazır bulundu ve kend-isine dava okundu. Sanık davayı kabul etmedi ve Mahkeme davayı duruşma için 27.6.1978 tarihine erteledi. 27.6.1978 tarihinde sanığın avukatı full court'da başka dava ile meşgul olduğu nedeniyle duruşmanın ertelenmesini talep etti. Mahkeme de sanığın avukat-ının istemine uyarak davanın duruşmasını 18 Ekim 1978'e erteledi. 18.10.1978'de Mahkeme başka davalarla meşgul olacağı nedeni ile davanın duruşmasını 26 Aralık 1978' e erteledi. Şahitlere şahsen bildirildiği halde tekrar şahit celbnamesi çıkarılmasına da e-mir verdi. 26 Aralık 1978'de ise davaya bakan hakim sabahleyin saat 9.05'de davanın duruşmasını ele aldı. Bu safhada iddia makamı namına bulunan savcı tanıkların hazır olmadığını bildirdi ve tanık celbnamelerinin tanıklara tebliğ olunduğunu Mahkemeye belir-tti. Savcı tanık 1 ve 4'ün tutuklanıp Mahkemeye getirilmelerini talep etti. Bunun üzerine tanık 1 ve 4' e yapılan tebligatı Emare 1 ve 2 olarak Mahkemeye ibraz etti. Sanığın avukatı sanığın Mahkemeye dördüncü defa geldiğini ve bu nedenle adaletin tecellisi- bakımından tehire itiraz ettiğini belirtti. Mahkeme de müdafaa ile hemfikir olduğunu, bir davanın 4 kere tehir edilmesini yersiı gördüğünü, bilhassa müştekinin de Mahkemede hazır olmadığını nazarı itibara alarak tehirin yersiz olacağı kanaatına vardı ve t-ehir talebini reddettiği hususunda karar verdi. Bu kararı verdikten sonra Savcı şahadet ibraz etmeyeceğini söyleyerek Mahkeme de davayı iptal etti ve sanığın aleyhine getirilen davadan sanık beraat ettirildi.
Bu istinaftaki olgularla hemen hemen aynı ola-n ve Yüksek Mahkeme, Yargıtay olarak, tarafından karara bağlanan bir içtihat kararı mevcuttur. İçtihat kararı K.T.F.D. Başsavcısı ile Derviş Selim aıasında olan 42/78 sayılı istinaftır. Yargıtay kararını 7 Aralık 1978'de vermiştir. Başka bir deyişle İlk Ma-hkeme Hakimi 26 Aralık 1978 tarihinde kararını verirken Yargıtayın aynı konuda vermiş olduğu kararı bilmekte idi veya bilmesi gerekirdi. Yargıtay/Ceza 42/78'de Yargıtay şahitlerin tutuklanıp Mahkemeye getirilmesi ile ilgili şunları söyledi:
"Şahitlerin ce-lbi ile ilgili usul ve mevzuat doğru olarak uygulandıktan sonra şahitlerin mahkemeye gelmemeleri onları celbeden kişi veya makamın kusur veya tekâsülüne atfedilemez. Esasen bu gibi kişi veya makamın bu şekilde mahkemeye gelmeyen şahitleri yasal yollarla ba-şka şekilde mahkemeye gelmesini zorlayamaz. İddia makamının, bu meselede, yasal ve makul bir istemde bulunmasına rağmen, ilk mahkemece buna itibar edilmemesi ve sanığın beraat ettirilmesi kanımızca hatalıdır."
İstinaf konusu meselede de İlk Mahkeme hakimi-, Savcının tanık celbnameleri tebliğ olunan tanıkların Mahkemede hazır bulunmamalarından dolayı bu gibi tanıkların tutuklanıp Mahkemeye getirilmeleri için yaptığı yasal müracaatı, kabul etmemekle ha.ta etmiştir. Mahkeme sadece yasaların açık hükümlerine uy-mamakla kalmamış, Yüksek Mahkemenin Yargıtay olarak Yargıtay/Ceza 42/78 sayılı istinafta belirttiği görüşlere de uymamıştır. Alt kademedeki hakimlerin son zamanlarda Yüksek Mahkemenin Yargıtay olarak vermiş oldukları hükümlere uymadıkları görülmüştür. Bu h-ususta Yargıtay/Hukuk 46/78 sayılı istinafta çoğunluğun görüşünü belirtmiştim. Bunları teker teker ve harfiyen bu istinafta tekrarlamakta yarar görüyoruz. O istinafta şunları söylemiştim:
"Yasanın anlamının ne olduğunu bir tarafa bırakarak kaza mahkemeler-inin Yüksek Mahkemenin verdikleri kararı aynen uygulaması ve Yüksek Mahkemenin verdiği kararlarda belirtilen ilke dışına çıkmaması, onları harfiyen uygulaması gerektiğini belirtmekte büyük yarar görüyorum. Kaza Mahkemesi hakimlerinin Yüksek Mahkemenin kara-rlarını hiçe sayarak karar vermeleri doğru olmadığı gibi, bu kararlar hususunda görüş dahi belirtmemeleri gerekir. Son zamanlarda bazı kaza mahkemesi hakimlerinin Yüksek Mahkeme kararlarını hiçe sayarak ona aykırı kararlar verdiği görülmüştür. Bu gibi işle-mlere son verilmesi gerektiğini büyük bir ttizlikle belirtmekte yarar görüyorum."
Bugünkü istinafta da alt kademedeki hakimlere bir ihtar mahiyetinde şunları belirtmekte yarar görüyoruz. Alt kademedeki mahkemeler Yüksek Mahkemenin Yargıtay veya Anayasa Ma-hkemesi olarak vermiş oldukları kararlara harfiyen uymak zorundadırlar. Alt kademedeki hakimlerin Yüksek Mahkemenin kararlarını doğru veya yanlış oldukları hususunda tenkit etme hakları yoktur. Alt kademedeki
hakimler hakimlik görevlerini yaparken Yüksek M-ahkemenin vermiş oldukları kararlara uymak zorunluğunda olduklarını vurgular ve uymadıkları takdirde aleyhlerine gereken disiplin işleminin uygulanacağını belirtmekte yarar görüyoruz.
Sonuç olarak İlk Mahkemenin davayı 'rptal eden ve sanığı beraat ettiren -kararı iptal edilir ve davanın yeniden aynı hakim tarafından dinlenmesine karar verilir.
(Ülfet Emin)(Ahmet İzzet)(N. Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
10 Nisan 1979
Full & Egal Universal Law Academy