D.10/2015 Yargıtay/Ceza No:90/2014
(Lefkoşa Ağır Ceza No:17438/2013)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Ahmet KalkanEmine DizdarlıGülden Çiftçioğlu.
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı Lefkoşa.
(Davayı ikame eden)
-ile –
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Akyol Lefkoşa.
(Sanık)
Arasında.
İstinaf eden namına: Kıdemli Savcı Ahmet Varol
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Erdaş Erbilen
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Güran Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı ve Yargıç Alev Ulunay’ın 17438/2013 sayılı davada 25.9.2014 tarihinde verdiği karara karşı Başsavcılık tarafından yapılan istinaftır.
-----------
HÜKÜM
Ahmet Kalkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Emine Dizdarlı okuyacaktır.
Emine Dizdarlı:Bu istinaf Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin 17438/2013 sayılı davada 25.9.2014 tarihinde verdiği karardan yapılmıştır.
Sanık bu dava ile:
1-16/77 54/77 36/82 37/89 38/91 ve 42/04 sayılı Yasalarla tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nın 231224(1)(a)(2)(A)(3) maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamname ile tadil edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 34(1) maddeleri ile aynı Yasanın 13(b) maddesine istinaden Bakanlar Kurulu tarafından ısdar olunan 30.6.2011 tarihli 349 sayılı Emirnameye aykırı Haziran 2013 tarihinde Lefkoşa’da ilgili makam tarafından genel olarak yetkilendirilmiş veya ilgili nizam tahtında ruhsatı olmaksızın 1 gr.068 miligram ağırlığında Sentetik Cannabinoid türü uyuşturucu maddeyi ismi ve soyismi tespit edilemeyen Rum bir şahıstan almak;
2-16/77 54/77 36/82 37/89 38/91 ve 42/04 sayılı Yasalarla tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nın 231224(1)(a)(2)(B)(3) maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamname ile tadil edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 35 ve 25. maddeleri ile aynı Yasanın 13(b) maddesine istinaden Bakanlar Kurulu tarafından ısdar olunan 30.6.2011 tarihli 349 sayılı Emirnameye aykırı olarak Haziran 2013-20.6.2013 tarihleri arasında Lefkoşa’da ilgili makam tarafından genel olarak yetkilendirilmiş veya ilgili nizam tahtında ruhsatı olmaksızın 1.davanın suçun tafsilatında belirtilen (Sentetik Cannabinoid) türü uyuşturucu maddeleri tasarrufunda bulundurmak;
3-16/77 54/77 36/82 37/89 38/91 ve 42/04 sayılı Yasalarla tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nın 2324(1)(a)(2)(A)(3) maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamname ile tadil edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 34(1) maddelerine aykırı birinci davada belirtilen tarih ve mahalde ilgili makam tarafından genel olarak yetkilendirilmiş veya ilgili nizam tahtında ruhsatı olmaksızın bir adet mavi renk MDMA içeren hapı ve o157 gram ağırlığında MDMA içeren toz maddeyi ismi ve soyismi tespit edilemeyen Rum bir şahıstan almak;
4-16/7754/7736/8237/8938/91 ve 42/04 sayılı Yasalarla tadil edilen 4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nın 2324(1)(a)(2)(A)(3) maddeleri ile 63/73 sayılı Nizamname ile tadil edilen 21/73 sayılı Uyuşturucu Maddeler Nizamnamesinin 35 ve 25.maddelerine aykırı ikinci davada belirtilen tarih ve mahalde ilgili makam tarafından genel olarak yetkilendirilmiş veya ilgili nizam tahtında ruhsatı olmaksızın 3.davanın suçun tafsilatında belirtilen MDMA içeren uyuşturucu maddeleri tasarrufunda bulundurmak;
suçları ile itham edilmiştir.
Sanık 8.4.2015 tarihinde itham edildiği tüm davaları kabul etmiştir.
Sanığın işlemiş olduğu suçlar ile ilgili olgular şöyle özetlenebilir:
Sanık evli 2 çocuk sahibidir. Aslen T.C. kökenli olan Sanık ailesi ile birlikte Lefkoşa’da oturmakta ve Meriçli Erkek Kuaförü isimli iş yerinde kuaför olarak çalışmaktadır.
Haziran 2013 ayı içerisinde ismi ve soyismi tespit edilemeyen Rum bir şahıs Sanığın çalıştığı iş yerine saçlarını kestirmek için gitmiştir. Bu şahıs Sanıkla yaptığı sohbet neticesinde Sanığa uyuşturucu madde getirmesi konusunda Sanık ile anlaştı. Bir müddet sonra yine Haziran 2013 ayı içerisinde aynı Rum şahıs kuaför salonuna giderek getirdiği uyuşturucu olduğuna inanılan maddeleri Sanığın saç kesimi yaptığı bölümdeki masa çekmecesi içerisine beyaz renk kâğıt içerisindeki toz maddeyi naylon parçasına sarılı bir adet mavi renk uyuşturucu olan hapı ağzı açık “Kush” marka paket içerisinde bulunan bir miktar Sentetik Cannabinoid türü uyuşturucu maddeyi ve renkli kâğıda sarılı bir miktar Sentetik Cannabinoid türü uyuşturucu maddeyi yerleştirdi. Akabinde Sanık konu uyuşturucu maddeleri çekmeceden alarak giymekte olduğu şortun cebine koydu ve naylon parçasına sarılı bir adet mavi renk Ecstasy hapı daha sonra içmek için saç kesimi yaptığı bölümdeki dolabın üzerine bıraktı.
Sanık tasarrufunda bulundurduğu Sentetik Cannabinoid türü uyuşturucu maddenin bir kısmını muhtelif tarihlerde tütün ile karıştırıp sigara olarak içmiştir.
20.6.2013 tarihinde Narkotik Şubeye gelen bir ihbar ışığında Tanık No.8 PM İbrahim Atabek tarafından oluşturulan polis ekibi Sanığın iş yerine gitti ve Sanığın rızası ile orda arama yaptı. Arama esnasında Sanığın şortunun cebinde uyuşturucu olduğuna inanılan maddeler bulundu. Bunun üzerine Sanığın üzerinde bulunan maddeler Sanığa gösterildi ve yasal ihtarda bulunuldu. Sanık cevaben “Bonzai yani uyuşturucudur abi Rum arkadaşımdan almıştım” demiştir. Sanık Polis Karakoluna götürülerek tutuklanmıştır.
Aynı gün konu uyuşturucu maddeler ayrı kavanozlar içerisine konarak Sanık huzurunda mühürlenmiş ve analiz maksatları için Devlet Laboratuvarına gönderilmiştir.
Bilahare uyuşturucu maddeler KKTC Sağlık Bakanlığı Devlet Laboratuvarı Dairesi Müdürlüğü tarafından incelenmiş ve tanzim edilen Emare No.4 3 adet Analiz Raporlarına göre Sanığın tasarrufunda ayrı paketler içerisinde 0.846 gr ve 0.222 gr ağırlığında Sentetik Cannabinoid Ecstasy olarak tanımlanan MDMA içeren 1 adet hap ve toz maddenin ise 0.157 gr ağırlığında MDMA içeren Ecstasy hapın toz hali olduğu tespit edilmiştir.
26.6.2013 tarihinde Sanık tutuklu iken kanuni ihtar altında gönüllü bir ifade verdi ve akabinde Sanık Mahkeme huzuruna çıkarılarak teminata bağlandı. Sanık teminat şartlarını yerine getirdikten sonra serbest kaldı.
Emare No.3 KKTC Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Dairesi Müdürlüğü yazısına göre Sanığın kanunsuz uyuşturucu madde tasarruf iznini haiz olmadığı tespit edilmiştir.
İddia Makamı olguları izah ettikten sonra söz alan Sanık Avukatı özetle Sanığın ailevi durumunu Sanığın sabıkasız oluşunu maddi sıkıntılar nedeniyle bunalıma girdiğini Bonzai denilen uyuşturucu maddeyi çok kısa bir dönem kullandığını Sanığın pişman ve nadim olup özür dilediğini kendi iş yerini açarak büyük bir sorumluluk altına girdiğini Sanığın suçunu kabul ederek adaletin erken tecelli etmesine yardımcı olduğunu sadece içici olan Sanığa hapislik cezası dışında para cezası verilmesi gerektiği görüşünü savundu.
Mevcut olguları değerlendiren Ağır Ceza Mahkemesi Sanığın işlemiş olduğu suçların uzun süreli hapislik cezaları öngören ağır suçlar olduklarını bu suçların gittikçe artan yaygın hale gelen ve toplumu tehdit eden suçlar olduklarını Sanığa verilecek cezayı tespit ederken ilk nazarda kamu menfaatine ağırlık verilmesi gerekmekle birlikte verilecek cezanın Sanığı ıslah edip topluma kazandırması arasında bir denge kurulması gerektiğini Sanığın uyuşturucu maddeyi kullanım maksadını bu kullanımın şahsi olmasını ve tasarruf edilen uyuşturucu maddenin cüzi olmasını nazarı itibare alarak Sanığa 1.davadan 50 TL 2.davadan 100 TL 3.davadan 50 TL ve 4.davadan 50 TL para cezası verdi.
İstinaf bu karardan yapılmış olup İstinaf İhbarnamesi 3 istinaf sebebi içermektedir. İstinafın duruşmasında İddia Makamı istinaf sebeplerini bir ana başlık altında toplayarak bunlara birlikte değinmiştir. Özetle: Bu davanın olguları suçun niteliği uyuşturucu maddenin nevi ve türü özellikle istinafa konu bu meselede uyuşturucu maddenin MDMA 3-4 Methlenedioxymethamphetamine olduğu nazarı itibare alındığında Ağır Ceza Mahkemesinin Sanığa para cezası takdir etmekle veya hapislik cezası vermemekle hatalı davrandığını Sanığa verilen cezanın aşikâr surette az olduğunu ceza takdir edilirken verilecek cezanın işlenen suçun vahameti ile orantılı olması gerektiğini benzer meselelerde her davanın olguları farklı olmakla birlikte sanıklara verilen cezalar arasında ciddi bir nispetsizlik (disparity of sentence) veya çelişki oluştuğunu ağır ceza mahkemelerinin benzer meselelerdeki kararlarında bir anomali bulunduğunu veya benzer davalardaki kararlarda meydana gelen bu eşitsizliği en az seviyeye indirgemek gerektiğini Yargıtayın alt mahkemelerin verdiği kararlar arasında bir tutarlılık veya bir aynılık (uniformity) oluşturmak amacı ile uyuşturucu suçları ile ilgili yol gösterici (guideline) ilkeler koyması gerektiğini veya mahkemelerin örnek alıp uygulayabilecekleri bazı kuralların veya prensiplerin konması gerektiğini ileri sürmüştür.
Uyuşturucu madde ile ilgili olarak işlenen suçlarda ceza saptanırken genel ilkeler yanında hangi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği ceza ile ilgili prensiplerin nasıl ve ne oranda ağırlık verilerek uygulanacağı kamu yararı ilkesine verilmesi gereken önemin ne olduğu tasarruf edilen uyuşturucu maddenin türü miktarı ve suçun işleniş şekli ile sanığın bu gibi suçların işlenmesinde oynadığı rolün son derece önemli olduğu hususları birçok kararda yer almaktadır (Yargıtay/Ceza 24/86 D.4/87 Yargıtay/Ceza 8/87 D.11/87 Yargıtay/Ceza 10/84 D.9/84 Yargıtay/Ceza 4/88 D.14/88 Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 3940414445 ve 46/2013 D.4/2015).
Ceza ile ilgili prensipler birçok içtihat kararlarında geniş bir şekilde incelenmiş (Ceza/İstinaf 24/70 Birleştirilmiş Ceza/İstinaf 8/75-9/75Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 7/91-12/91 D.4/91) ve alt mahkemelerin yaptıkları bulgulara ve takdir ettikleri cezalara Yargıtayın müdahale etmekten kaçındığı prensibi belirlenmiştir. Bu böyle olmakla birlikte Yargıtayın alt mahkemenin vermiş olduğu cezaya müdahale etmesi için dikkate alınması gereken hususların dikkate alınmadığı ya da dikkate alınmaması gereken hususların dikkate alındığı veya verilen cezanın gözle görülür şekilde aşikâr surette az ya da çok olduğu hususunda ikna edilmesi gerekir (Yargıtay/Ceza 54/83 D.3/84).
Cezaların nispetsizliği veya eşitsizliği prensibi (disparity of sentence) konusunda mahkemelerimizin daha titiz ve dikkatli olmaları gerektiği bu prensibe bağlı olarak alt mahkemelerin uygulaması gereken ilke ve kriterler hakkaniyete uygun veya adil yargılama kavramı ve silahların eşitliği (equality of arms) ilkesi çok yakın bir zamanda Yargıtay olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme tarafından ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken tüm ilke ve prensipler vurgulanmıştır. Bu nedenle benimsediğimiz tüm bu ilke ve prensipleri aynen tekrarlamayı gereksiz görürüz (Yargıtay/Ceza 44/12 D.4/2013 Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 2/2013-3/2013 D.2/2015).
Huzurumuzdaki meselede istinafın kökeninde yatan olgular ihtilaf konusu değildir. İddia Makamını temsil eden Savcı İstinaf Mahkemesinde yaptığı hitabında: Esas olarak aynı Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda aynı dönemde aynı yasa maddesi tahtında aynı veya daha az veya daha fazla bir miktar uyuşturucu madde suçu ile yargılanıp mahkûm edilen sanıklara verilen cezalar arasında nispetsizlik olduğunu istinafa konu bu meselede olduğu gibi Sanığın tasarrufunda daha vahim veya daha tehlikeli uyuşturucu madde bulunmasına rağmen para cezası verildiğini öte yandan daha az bir miktar ve türü daha hafif olan uyuşturucu madde ile yargılanan bazı sanıkların hapse gönderildiklerini belirterek aynı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararlar arasındaki bu adaletsizliğin veya eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini veya cezalarda aynılık (uniformity) oluşması için Yargıtayın bu hususta yön verici kurallar veya prensipler koyması gerektiğini savunmuştur.
4/72 sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nda bu hususta yön verici bir kuralın olmadığı sabittir. Bu konuda herhangi bir kural olmadığına göre meselemize ışık tutmak bakımından İngiltere ve Avrupa Birliği içerisindeki konuya şamil hukuki prensiplerin incelenmesinde yarar görmekteyiz.
İngiltere’de bulunan Sentencing Guidelines Council tüm mahkemelerde 2012 yılı itibarıyla uyuşturucu suçları ile ilgili uygulanacak “Drug Offences Definitive Guidelines” hukuki tavsiye veya esaslar diye bilinen kriterler veya ilkeleri düzenlemiştir. Uyuşturucu meselelerinde görev yapan hakimler sanıklara ceza takdir ederken bu kuralları veya hukuki tavsiye niteliğinde verilen bu direktifleri uygulamak veya bu kurallar gereğince belirlenen prosedürü takip etmek zorundadırlar.
Hukuki tavsiye niteliğinde olan bu kurallar uyuşturucu madde ile bağlantılı olabilecek her türlü suçu kapsamakta ve her suçun ne şekilde değerlendirileceğini(örneğin:ithalihraç tasarruf) ayrı ayrı belirtmektedir. Bu nedenle davaya bakan hakimin karar verirken sanık ile ilgili değerlendirmesini bu kurallar çerçevesinde yapması gerekmektedir. Ancak söz konusu kurallar veya kriterler 18 yaşından küçük sanıklara uygulanmaz.
KKTC’de de olduğu gibi Misuse of Drugs Act 1971 uyuşturucu maddeleri üç sınıfa ayırmaktadır. İngiltere’deki Yasanın metninde bu sınıflar “Class A” “Class B” ve “Class C” olarak ifade edilmektedir. Uyuşturucu Maddeler Yasası’nda ise “Kısım I” “Kısım II” ve “Kısım III” deyimi kullanılmaktadır. Gerek KKTC’de gerekse İngiltere’de bu Kısımlara veya Sınıflara giren uyuşturucu maddelerin neler olduğu veya etken maddelerinin neyi içerdiği tek tek açıklanmaktadır.
Her iki Yasa altında Kısım I’e veya Class A’ya giren uyuşturucu maddeler en zararlı etkileri olan maddelerdir veya insan hayatına veya toplum huzurunu bozan son derece tehlikeli maddeleri kapsamaktadır. Bu nedenle mahkemeler bu maddeleri tehlike derecesine ve miktarına göre değerlendirmek-tedirler.
İddia Makamının istinafına bakıldığında Sanığın itham edildiği suç tasarruf suçudur. Dolayısıyla bu kurallar veya ilkeler ışığında uyuşturucu madde tasarrufu ile ilgili suçlarda belirlenen hukuki tavsiye veya esaslara bakmak gerekir.
Bir mahkeme veya hakim takdirini kullanırken söz konusu prensipleri göz önünde bulundurmak ve onları takip etmek zorundadır. Mahkeme sanığa veya davaya has olguları 8 adım/basamak (step) tahtında değerlendirir.
Bu kurallar incelendiğinde sanığa verilebilecek azami hapis cezalarının ne olduğu bellidir.
Drug Class
Possession
Supply
Class A
Class B
Class C
7 years + fine
5 years + fine
2 years + fineLife + fine
14 years + fine
14 years + fine
Uyuşturucu Sınıfı
Tasarruf
Verme
Sınıf A
Sınıf B
Sınıf C 7 sene+para cezası
5 sene+para cezası
2 sene+para cezası
Ömür boyu hapis+ para cezası
14 sene hapis + para cezası
14 sene hapis + para cezası
4/1972 Sayılı Uyuşturucu Maddeler Yasası’nın 24. maddesinin (2)(A)(B)(C) bentlerine göre durum şöyledir:
Bu Yasa kurallarına ve Yasa uyarınca çıkarılan Nizamname kurallarına aykırı davranan herhangi bir kişi suç işlemiş sayılır.Mahkûmiyeti halinde 15 yıla kadar hapis cezası v
Bu içtihat kararının tamamını okumak, çevirmek ve arşivinize eklemek için aktif bir abonelik gereklidir.