-Birleştirilmiş
Yargıtay/Ceza 9/78 ve 10/78
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu,
N. Ergin Salâhi.
Yargıtay/Ceza 9/78
(Dava No. 1318/77;Mağusa)
İstinaf eden: Zeki Çalıkuşu, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
ile-
Aley-hine istinaf edilen: Başsavcılık.
A rasında.
İstinaf ederi namına: Peyman Erginel.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hasan Özbilen.
Yargıtay/Ceza 10/78
(Dava No. 1318/77; Mağusa)
İstinaf eden: Nurettin Han, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
ile-
Aleyhine- istinaf edilen: Başsavcılık.
A rasında.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hasan Özbilen.
Hırsızlık - Hayvan hırsızlığı.
Suç ortaklığı - Müsteniflerin hırsızlık suçunu birlikte işlemeleri.
Cezaya karşı istinaf- - Hırsızlık suçunda ceza takdiri - Sanıkların suçu işlemek için ihtiyaçları bulunmaması - 30 baş hayvanı sirkat etmenin bir hayvan besleyicisini mahvedecek eylem olması - Hırsızlık suçunun bölgede yaygın olması - İlk Mahkemenin Sanıkları 1'er yıl hapse ma-hkûm etmesi - Yargıtayın cezayı az bulmasına rağmen Sanık 1'in sara hastası, Sanık 2'nin de kalabalık bir aileye sahip ve polise yardımcı olduğunu dikkate alarak cezayı artırmaması.
OLAY: Sanıklar, 30 baş hayvanı sirkat ederek Ağıllar köyüne götürüp sahi-psiz bir mandraya koydular. Hayvanlarının eksik olduğunu gören şikâyetçiler polise ihbarda bulundular. Sanıklar hırsızlık suçuyla itham edildiler ve İIk Mahkemede suçlarını kabul ettiler.
İlk Mahkeme Sanıkların suçu ihtiyaçlarına binaen işlemediklerini, ya-saları hiçe sayarak bu suçları işlediklerini, hırsızlık suçunun yaygın olduğunu ve bunlara bir son vermek gerektiğini belirterek Sanıklara 1'er yıl hapis cezası verdi.
Sanıklar ceza aleyhine istinaf ettiler.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin hükmünde- belirttiği görüşlerle hemfikir olduğunu, Sanıklara verilen cezaların fazla olmadığını bilakis az olduğunu, ancak Sanıklardan birinin sara hastası olduğunu, diğerinin ise kalabalık bir aileye sahip olduğunu dikkate alarak Sanıklara verilen cezaları artırma-dı.
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay : Müstenifler, Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda, Kaleburnu'lu Ahmet Abdullah Betsa ve Kumyalılı Hüsnü
Hasan' a ait KL 1180.- değerinde 27 koyun, 2 koç ve 1 kuzuyu, 23- 24.2.1977 tarihinde, çalmakla itham edildiler ve suç-liı olduklarını kabul etmeleri üzerine kabahatlı bulunarak mahkûm edildiler ve birer yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Müstenifler, Ağır Ceza Mahkemesinin kendilerine kestiği ceza aleyhine ayrı ayrı istinaf etmişlerdir. Her iki istinaf birleştirilerek di-nlenmiştir.
Müstenif sanıkların her ikisi de aslen Türkiyeli olup takriben 2 yıldan beri Kıbrıs'ta ikâmet etmektedirler. Müstenif Zeki Çalıkuşu 37 yaşında olup evlidir ve en büyüğü 12 yaşında olmak üzere 3 çocuğu vardır. Kendisi sara hastalığından mustari-ptir. Müstenif Nurettin Han ise 34 yaşında olup evlidir ve en büyüğü 10 yaşında olan 6 çocuğu vardır.
Müştekiler dünür olup ortak davarları vardır. Davalarına çobanları bakıyordu. 23.2.1977 tarihinde müştekilerin çobanı Hüseyin Osman davarı tamam olarak Ku-myalı'da Mağaralık mevkündeki mandraya koydu. 24.2.1977 tarihinde sabahleyin 6.00'da mandraya gittiğinde ise 2 koç, 27 koyun ve 1 kuzunun eksik olduğunu farketti. Yapılan arama neticesi eksik hayvanlar bulunamayınca mesele polise bildirildi. Polisin yaptığ-ı tahkikat neticesi eksik hayvanları sanıkların çaldığı ve Ağıllar köyüne götürüp sahipsiz bir maridraya koyduğu saptandı. Çalınan hayvanlar bulundu ve ilkin sanık Zeki Çalıkuşu ve daha' sonra da sanık Nurettin Han tutuklandı. Sanık Çalıkuşu hayvanların bu-lunduğu bir mandra yanındaki bir viranelikte bulunup tutuklandı ve tutuklanması üzerine polise suçlu olduğunu kabul etti. Daha sonra kendisine dava okunduğunda ise birşey bilmediğini söyledi. Sanık Han daha sonra tutuklandı ve tutuklanması üzerine polise v-erdiği ifadede suçlu olduğunu kabul etti ve kendi açısından suçun nasıl işlendiğini anlattı. Kendisine dava tebliğ edildiğinde de suçunu kabul etti. Sanıkların her ikisi de Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda suçlu olduklarını kabul ettiler.
Ağır Ceza Mahkemesi-, sanıkların kendi Iehlerinde Mahkemeye beyan ettiklerini de nazarı itibara aldıktan sonra sanıklara verilecek en uygun cezanın birer yıl hapis cezası olduğu kanaatına vardı.
Müstenifler kendilerine kesilen birer yıllık hapis cezasının alenen fahiş olduğu-nu ve Bidayet Mahkemesinin cezayı takdir ederken yanlış değerlendirme yaptığını ve hatalı hareket ettiğini ileri sürdüler.
Ağır Ceza Mahkemesi sanıklara verilecek cezayı takdir ederken hükmünde şöyle demiştir:
"Sanıkların suçlu bulundukları linci dava için- Yasanın öngördüğü ceza 5 yıl hapislik cezasıdır.................................
Gerçeklerden gördüğümüze göre, Sanıklar müştekilere_ ait davardan 1 veya 2 baş hayvan almakla, kesmekle, çalmakla yetinmemişler, 30 baş hayvanı davardan keserek götürmüşlerdi-r. Bu az sayıda da.var sahibi bir hayvan besleyici veya bir çobanı bir anda mahvetmeye yetecek bir eylemdir ve Mahkememizce hafife alınmasına imkân yoktur. Sanıklar mezkûr suçu ne ihtiyaçlarına binaen ne de hafifletici sebep teşkil edecek başka şartlar alt-ında işlemiş değillerdir. Karşımızda bu yönde herhangi bir iddia mevcut değildir. Böylesine zorlayıcı bir neden olmadan Yasaları hiçe sayarak girişilen bu neviden cesur hırsızlık olaylarına bölgemizde kesinlikle son vermenin Mahkememizin görevi olduğunu hi-ssediyoruz."
Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünde serdettiği görüşlerle hemfikir olup suçu değerlendirirken hatalı hareket ettiğine ikna olmadık. Meselenin tüm olguları ışığında sanıklara kesilen birer yıl hapis cezasının fazla olmadığı bilâkis az sayılabilece-k bir derecede olduğu görüşündeyiz. Kesilen cezayı az bulmakla beraber buna ancak tereddüt neticesi müdahale etmemeği uygun gördük. Müdahale etmemeğe karar verirken sanık Çalıkuşu'nun saradan mustarip olduğunu, Sanık Han'ın ise polise yardımcı olduğunu ve -kalabalık bir ailesi bulunduğunu göz önünde tuttuk.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenifler yaptıkları istinaflarda muvaffak olmamışlardır.
Sonuç olarak her iki istinaf da reddolunur.
(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)
- Yargıç Yargıç Yargıç
15 Haziran 1978
Full & Egal Universal Law Academy