Yargıtay Ceza Dairesi Numara 98/2001 Dava No 13/2001 Karar Tarihi 10.10.2001
Karar Dilini Çevir:
Yargıtay Ceza Dairesi Numara 98/2001 Dava No 13/2001 Karar Tarihi 10.10.2001
Numara: 98/2001
Dava No: 13/2001
Taraflar: Başsavcılık ile Umut Aydınlık
Konu: Trafik kazası neticesi ölümr neden olma– Ceza takdiri –Olgularla ilgili bulgu
Mahkeme: Yargıtay/ceza
Karar Tarihi: 10.10.2001

-D.13/2001 Yargıtay/Ceza 98/2001
- (Ceza Dava No:1717/2001;Mağusa)
-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Taner Erginel,Nevvar Nolan, Gönül Erönen.
İstinaf eden: KKTC Başsavcısı
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Umut Aydınlık, Mağusa
Arasında.
-İstinaf eden namına: Savcı Özkul Özdevim
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Tonguz Ayman.

İstinaf, Mağusa Kaza Mahkemesi Yargıcı Çetin Veziroğlu'nun, 1717/2001 sayılı davada 13.8.2001 tarihinde verdiği karara karşı Savcılık tarafından yapılmıştır.

-----------------

H Ü K Ü M

Taner Erginel: Sanık 12.8.2000 tarihinde ölümle sonuçlanan bir trafik kazasına neden oldu. Sanık aleyhine Mağusa Kaza Mahkemesinde 6 ceza davası getirildi. Bu davalardan 5'ini kabul eden Sanığa İlk Mahkeme en ağırı 4 ay olan ha-pis cezalarını birlikte çekilmek üzere verdi. 6'ıncı dava ise geri çekildiğinden iptal edildi.

Savcılık Sanığa verilen 4 ay hapis cezasının yetersiz olduğunu öne sürerek ceza aleyhine istinaf etmiş bulunmaktadır.

Davanın olguları özetle şöyledir. 25 -yaşında bir genç olan Sanık, 11.8.2000 tarihinde geceleyin kardeşini ziyarete gitti. Kardeşinin evinde bir şişe bira içen Sanık daha sonra kardeşiyle birlikte Redhouse Pub isimli bir yere gitti ve orada iki şişe bira daha içti. Geç saate kadar kardeşi il-e Pub'da kalan Sanık sabah saat 03.00 civarında Pub'dan ayrıldı ve kardeşini evine bırakarak Volkswagen Polo marka arabayla surlar içinde bulunan evine doğru gitmeye başladı. İfadesine göre bir anda önünde bir yayanın yolu geçmeye çalıştığını gördü. Dire-ksiyonu kırmasına ve fren yapmasına rağmen yayaya çarpmayı önleyemedi. Olay yerine gelen polisler yaralıyı hastahaneye kaldırdılar. Altuğ Gülen isimli 22 yaşında bir üniversite öğrencisi olan yaralıyı kurtarmak mümkün olmadı. Kazanın meydana geldiği yol- 13 metre genişliğinde ana cadde idi. Sanığın gidiş istikametine göre müteveffa yolun sağ tarafından sola geçiyordu. Yolun büyük bir bölümünü geçtikten sonra yolun sol kenarına 5.40 metre kaldığı noktada yani Sanığın güzergahı içerisinde çarpma gerçekleş-ti.

Olay yerinde saatte 50 kilometre sürat sınırlaması vardı. Savcılığın kesin bir rakam verememesine rağmen Sanığın bu sınırın üzerinde süratle arabasını sürdüğü taraflarca kabul edilmektedir. Kazadan hemen sonra yapılan alkol testinde Sanığın kanında -%95 oranında etil alkol bulundu. Bu nedenlerle Sanığa ihmal sonucu bir şahsın ölümüne neden olma, dikkatsiz sürüş, tehlikeli sürüş davalarının yanısıra içki tesiri altında araba sürme ve süratli araba sürme davaları getirildi. Sanık bu suçları kabul etti-. 6'ıncı davada ise Sanık arabasını yolun sağ tarafından sürmekle suçlanıyordu. Sanık bu davayı kabul etmedi. Mahkemeye polisin sunduğu krokide belirtilen çarpma noktası da Sanığın arabayı sağda değil tarafında sürdüğünü gösteriyordu. Bu nedenle Savcıl-ık 6'ncı davada ısrar etmedi.
Sonuç olarak içki etkisi altında ve sürat sınırı üzerinde arabasını süren Sanığın gecenin geç veya sabahın erken saatinde, önünde yolu geçmeye çalışan bir kişiye çarparak ölümüne neden olduğu ortaya çıktı.

Sanık avukatı Mah-kemeye yaptığı hitabında Sanığın polise yardımcı olduğu üzerinde durdu. Sanığın ifadesinde gerçekleri olduğu gibi anlattığı anlaşılmaktadır. Sanığın yazılı dava tebliğine verdiği yanıtta suçlamalara karşı "kabul ederim yalnız yolun solunda giderdim" deme-si de gerçek dışı bir savunma yapmak istemediğini göstermektedir.

İstinaf eden Savcılık ölümle sonuçlanan trafik kazalarının gittikçe arttığını bu suçlara daha etkin ve caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Sanık avukatı ise Sanığın s-abıkası olmadığını, Sanığın yeni evli olduğunu, Müteveffanın ölmesine en çok üzülen kişilerden biri olduğunu, verilmiş olan 4 ay hapis cezasının yetersiz değil aksine ağır olduğunu, Sanığın cezasını tamamlayıp hapisten çıkmak üzere olduğunu, bu durumda cez-asını artırmanın onu çok fazla mağdur edeceğini söyledi.

Sanığa birlikte çekilmek üzere 4 ay hapis cezası veren İlk Mahkeme kararında şöyle denmektedir.

"İngiliz Mahkemelerinin verdiği emsal karara atıfta bulunmak istiyorum. Bu kararların içerisinde e-n dikkate değer olanları şunlardır: R.N. Guilfoyle (1973) 2 All E.R. 864, Howitt v.Heads (1972) I All E.R. 491, Reincke v.Gray (1964) 2 All E.R. 687, Dutton (1972), Cri L.R. 493, Joliffe (1970) Cri L.R. 50 ve Thomas, Principles of Sentencing, sayfa 85'den -itibaren bu konuyu işleyen kısmıdır."

"Bir Sanığa işlediği suçlardan dolayı ceza verirken, meseleyi enine boyuna ve tüm boyutları ve tüm veçheleri ile gözönünde bulundurmak gerekir. Yüksek Mahkememiz bunu öngörmektedir. Örneğin; Sanığın yaşı, mesleği, S-anık leyhine alınabilecek hafifletici nedenler, bütün bunlar da ceza tertibinde etken olmaktadır. Bunun ötesinde, ailevi durumu, sosyal durumu, bilhassa sabıkasız olup olmayışı, yani sicili önemli etkenlerdir. Bu meseleyi bu çerçevede enine boyuna tezekk-ür ettim. Sanık aleyhine olan faktörleri aldığım gibi, Sanık avukatının Mahkemeye aktardığı Sanık leyhine olan hafifletici nedenleri de dikkate aldım. Bütün bunların ötesinde en önemlisi, ceza hukukumuzda cezanın amacını belirleyen ve 5 başlık altında to-planan ilkeler bu kararda bana yol gösterici olmuştur. Bu prensipler ve ilkeler artık hukukumuzda yerleşmiş ve 1965 yılından başlayarak bugüne değin sık sık her vesile ile Yüksek Mahkememiz tarafından tekrarlana gelmiştir. Bu prensipleri de gözönünde bu-lundurdum.

Sonuç itibarı ile, Sanığın leyhine olan hususları leyhine, aleyhine olan hususları aleyhine aldıktan sonra, Sanığa hürriyeti bağlayıcı bir ceza vermekten başka bir seçenek düşünmüyorum."


Görüleceği gibi İlk Mahkeme gerek K.K.T.C.'de gerekse -İngiltere'de verilmiş benzer içtihatlar üzerinde dikkatli bir şekilde durmuş ve kararını ona göre vermiştir. Bugüne kadar ölümle sonuçlanan kazalarda İstinaf Mahkememizin onayladığı hapis cezalarının 1-6 ay arasında değiştiği görülmektedir. Bu olayda anl-atılan olgular ışığında İlk Mahkeme kararının geçmiş içtihatlara tamamen uygun olduğu anlaşılmaktadır.

İlk Mahkemenin görevi İstinaf Mahkemesinin verdiği kararları dikkate alarak adil ve doğru bir karar vermektir. İstinaf Mahkemesinin görevi ise İlk Mahk-emenin verdiği kararda bir hata olup olmadığını saptamaktır. Bu değerlendirmeyi yaparken İstinaf Mahkemesi İlk Mahkemenin takdir yetkisi olduğunu dikkate alır. Yani kendisini İlk Mahkeme yerine koyarak karar vermez. İlk Mahkeme yerinde olsaydı daha fark-lı bir karar verecek olsaydı bile hatalı olmayan İlk Mahkeme kararını değiştirmeyip onaylamayı tercih eder. Burada hatalı olmayan bir İlk Mahkeme kararı vardır. Buna rağmen Savcılık cezanın değiştirilmesi ve daha ağır ceza verilmesi yönünde ısrar etmekte-dir. Gerçekte Savcılık ölümle sonuçlanan trafik kazalarında bugüne kadar uygulanan ilkelerin değiştirilmesini talep etmektedir.

Savcılığın öne sürdüğü argümana göre bugüne kadar verilen hapis cezaları ölümle sonuçlanan trafik kazalarını önlemede yeters-iz kalmıştır. Bu tür suçlar gittikçe artmaktadır. Bu nedenle İstinaf Mahkemesinin benimsediği ilkeleri gözden geçirerek değiştirmesi ve daha ağır hapis cezaları verme yönüne gitmesi gerekir.

Ölümle sonuçlanan trafik suçlarının gittikçe arttığı ve korku-nç boyutlara ulaştığı doğrudur. Alınabilecek önlemler arasında bu suçları işleyenlere daha ağır cezalar vermek de bir çözüm yolu olarak akla gelmektedir. Ancak buna karşı Sanığın cezasını artırmanın doğru olmadığını öne süren görüşler vardır. Herşeyden -önce gözönünde bulundurmamız gerekir ki önümüzde bugüne kadar uyguladığımız ilkelere göre doğru bir karar vardır. İstinaf Mahkememiz uyguladığı ilkeleri değiştirmek istiyorsa bunu bir kararında belirtebilir ve ileride dinlenecek davalar için İlk Mahkemele-re ışık tutabilir. Bunu yapmayarak doğrudan bir kararı değiştirmeye kalkması veya diğer bir ifade ile daha ağır cezaya bu Sanıktan başlaması doğru mu?
Sorgulanması gereken diğer husus ise şudur. Acaba gerçekten daha ağır cezalar vermekle trafik sorunun-u çözmek mümkün olacak mı? Bu konuda farklı görüşler öne sürülüyor. Mahkemelerin tüm görüşleri dikkate alarak soğukkanlı bir değerlendirme yapması uygun ol

Paket Özellikleri

Programların tamamı sınırsız olarak açılır. Toplam 9 program ve Fullegal AI Yapay Zekalı Hukukçu dahildir. Herhangi bir ek ücret gerektirmez.
Veri tabanı yeni özellik güncellemeleri otomatik olarak yüklenir ve işlem gerektirmez. Tüm güncellemeler pakete dahildir.
Ek kullanıcılarda paket fiyatı üzerinden % 30 indirim sağlanır. Çalışanların hesaplarına tanımlanabilir ve kullanıcısı değiştirilebilir.
Sınırsız Destek Talebine anlık olarak dönüş sağlanır.
Paket otomatik olarak aylık yenilenir. Otomatik yenilenme özelliğinin iptal işlemi tek butonla istenilen zamanda yapılabilir. İptalden sonra kalan zaman kullanılabilir.
Sadece kredi kartları ile işlem yapılabilir. Banka kartı (debit kart) kullanılamaz.

Tüm Programlar Aylık Üyelik

9 Program + Full&Egal AI
Ek Kullanıcılarda %30 İndirim
Sınırsız Destek
500
349
Kazancınız 151₺
Aboneliği Başlat Şimdi abone olmanız halinde indirimli paket ile özel fiyatımızdan sürekli yararlanırsınız.