(765 S. K. m. 426, 427)
Müstehcen nitelikte kart postal teksir edip piyasaya arz etmekten sanık M.M. ve C.M. yapılan yargılaması sonunda hükümlülüklerine ve kart postalların zoralımına ilişkin İstanbul Toplu Basın Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.03.1972 günlü hüküm sanıkların temyizi üzerine Yargıtay Beşinci Ceza Dairesince incelenerek, 24.05.1972 gün ve 2255/2521 sayılı ilamıyla bozulup yerine geri çevrilmiştir.
İlk hükümde direnmeyi kapsayan 07.02.1973 gün ve 99/36 sayılı son hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş ve koşulu da yerine getirilmiş olduğundan dosya Cumhuriyet Başsavcılığının hükmün bozulması istemini bildiren 14.12.1973 gün ve 5/3035 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Müstehcen nitelikte kartpostal tabedip satışa arz etmekten sanıklar C.M. ve M.M. 5435 sayılı kanun hükümleri de nazara alınarak TCK. nun 426, 59, 427 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine ilişkin mahkeme kararını Özel Daire; bilirkişi raporlarına göre suç konusu kartpostalın Efes müzesindeki Tanrı Bes heykeline ait olduğu ve ... bu nedenle müstehcen sayılamayacağı nazara alınmadan yazılı gerekçe ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesini yasaya aykırı bularak bozmuş, mahkeme ise bazı gerekçeler ileri sürerek evvelki kararında direnmiştir.
Dosyaya, toplanan delillere, özellikle; Milli Eğitim Bakanlığı Efes Müzesi Müdürlüğünün 21/07/1971 gün ve 464/1-343 sayılı yazısı ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 07/01/1972 tarihli: Efes Müzesindeki Tanrı Bes heykeline ait olan meşhur bir sanat eserinin, resmi teşekküllerce de gerçekleştirilmiş yayın tarzının tekrarı suretiyle yeniden resim olarak yayınlanması mahiyetinde bulunan kartpostal dolayısıyla müstehcenlik ve müstehcen yayın suçunun teşekkül eylemediği kanaatini beyan eden rapor münderecatına göre, suç konusu kartpostalın müstehcen ve hayasızca yayınlanmış bir resim olarak nitelendirilmesi kabil görülmemiş ve bu nedenle de TCK. nun 426. maddesinde anılan suç unsurları tekevvün etmemiş bulunmaktadır.
Bu itibarla sanıkların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkumiyetlerine ilişkin direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle tebliğnamedeki istek gibi direnme hükmünün BOZULMASINA depo parasının geri verilmesine 18.03.1974 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy