(765 S. K. m. 40, 59, 455)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle 8 kişinin ölümüne, bir kaç kişinin muhtelif derecelerde yaralanmalarına sebebiyet vermekten sanık H. D.nin yapılan yargılamaları sonunda; TCK.'nün 455/2, 59, 40 ve 6085 sayılı kanunun 60/E maddeleri uyarınca takdiren ve teşdiden 7 yıl 6 ay hapis ve 2.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne, tutuklu kaldığı günlerin cezasından sayılmasına, tutukluluk halinin devamına, ehliyetnamesinin 7 yıl 6 ay geri alınmasına ilişkin (Denizli) 2 inci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 8/3/1973 günlü hüküm sanığın temyizi üzerine Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesince incelenerek, 20/6/1973 gün ve 6668/5880 sayılı ilamıyla bozulup yerine geri çevrilmiştir.
İlk hükümde direnmeyi kapsayan 19/7/1973 gün ve 146/88 sayılı son hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dosya C. Başsavcılığının hükmün bozulması istemini bildiren 13/11/1973 gün ve 8/3513 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle sekiz kişinin ölümüne ve 19 kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sübuta eren sanığın TCK. 455/2 ve 59 uncu maddeleriyle mahkumiyetine ilişkin kararda ayrıca 6085 sayılı yasanın 60/E maddesine göre şoförlük ehliyetinin yedi yıl 6 ay süre ile geri alınması kararlaştırılmıştır.
Sanığın suç tarihinde ehliyetnamesi bulunup bulunmadığının araştırılmaması noktasından yapılan bozmaya karşı mahkemece verilen direnme kararında, böyle bir araştırmada pratik fayda düşünülmediği ve infaz sırasında incelenmesi mümkün bulunduğu gerekçesine dayanılmıştır.
Oysa, sanığın olay sırasında ehliyetsiz olması ve sonradan ehliyetname almış bulunması düşünülebilir. Bu takdirde ehliyetnamesinin geri alınmasına karar verilmesi yasaya aykırı düşecektir. Böyle bir ihtimali ortadan kaldırmak, bozma çevresinde yapılacak bir araştırma ve inceleme ile mümkün olacaktır.
Şu hale göre usule ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulması gerekirken eski hükümde direnilmesi isabetsiz bulunduğundan sanığın temyiz itirazının bu yönden kabulü ile hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle direnme hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi bozulmasına, depo parasının geri verilmesine 04.02.1974 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy