(7397 S. K. m. 28, 3, 10, 49)
Dava: 7397 Sayılı Kanuna aykırı davranıştan sanık H. E. ve S. S.'un yapılan yargılamaları sonunda; beraatlerine ilişkin (İstanbul) 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25/1/1974 günlü hüküm katılan hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Yedinci Ceza Dairesince incelenerek, bozulmasına dair verilen 19/3/1974 gün ve 1231/1323 sayılı ilama karşı, C. Başsavcılığının Yedinci Ceza Dairesinin bozma kararının kaldırılarak hükmün onanması istemini bildiren 17/4/1974 gün ve 7/148 sayılı itiraz yazısıyla Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: İstanbul Umum Sigorta Anonim Şirketinin yetkili ve sorumlu Genel Müdürü ve ikinci müdürü olan sanıkların, (ESAS) Elektrik Sanayii Anonim Şirketiyle, Hayat Grup Sigortası tatbikatına giriştikleri ve 15/12/1972 gün ve 107 sayılı sigorta mukavelesi ile teknik esasları, malumaten 4/1/1973, 9/4/1973 ve 24/5/1973 tarihli yazı 49 için parla Ticaret Bakanlığına gönderdikleri ve sözü geçen Bakanlık Sigorta Murakaba Kurulunca yapılan incelemeler sonunda bu defa ki işlemlerin özellikle fenni teşkilatın (teknik esasların şirketin daha evvel 6/6/1973 tarihinde Ticaret Bakanlığınca tastik olunan hayat kısmının teknik esaslarına ait ek nota aykırı bulunduğunun anlaşılması üzerine iade olunduğu ve sanıklar, bu yazışmalar sırasında sigorta şirketi mukavele ve ekini teşkil eden teknik esasların evvelce onanan fenni teşkilat içinde mevcut bulunduğundan tastik işleminin yapılmasına lüzum olamadığı) iddiasını ileri sürdükleri, bunun sonucu olarak Ticaret Bakanlığı Murakabe Kurulu sigorta şirketi hakkında kanuni koğuşturma yapılmak üzere evrakı 10/7/1973 tarihinde İstanbul C. Başsavcılığına gönderdiği ve sanıklar hakkında 7397 sayılı kanunun 28 nci maddesine muhalefetten dolayı dava açılmadan evvel para cezalarını ödemeleri önerisinde bulunulduğu ve sanıkların para cezalarını ödeyemeyeceklerini bildirmeleri üzerine, haklarında kamu davası açılmış bulunmaktadır. Sanıklar savunmalarında, ESAS ile yaptıkları hayat grup sigorta mukavelesinin eki olan teknik esasların, 6/6/1962 tarihinde Ticaret Bakanlığınca onanan hayat kısmının fenni teşkilata ait ek nota aykırı bulunmadığını ve sonradan maliyecilerle yapılan aynı nitelikteki ve bakanlıkça onanan sigorta mukavelesi ve ekine uygun olması bakımından da tastik lüzumunun ortadan kalktığını ifade etmişler ve savunmalarının doğruluğunun isbat sadedinde kendiliklerinden bazı kuruluşlara baş vurdukları ve ez cümle 21/5/1973 tarihinde istatistik ve Matematik Kürsüsü Doçenti Kenan Ural'dan mütalaa ve 15/6/1973 tarihinde Türkiye Sigorta ve Reassürans Şirketleri Birliğinin Araştırma Komitesinden ve 13/7/1973 tarihinde de Aktüerler Derneğinden raporlar almışlarsa da 7397 sayılı Sigorta Şirketlerinin Murakabesi hakkındaki kanunun 30 ncu maddesi ve 12/9/1962 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan tüzük hükümleri muvacehesinde yegane yetkili resmi organ olan Sigorta Şirketleri Murakabe Kurulunun dosyadaki yazılarıyla eklerinde tesbit olunan farkların, birer birer açıklanmasına ve kendileri tarafından incelettirilen kurulların ve Doçent Kenan Ural'ın rapor ve mütalaalarında bile fark bulunduğuna temas edilmekle beraber bunların esasa müessir olamayacağına dair açıklanan kanaatlara ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin raporlarda, yetkili organın ileri sürdüğü farkları bertaraf etmeye matuf şahsi görüşler muvacehesinde bu savunmalar ve onu destekler nitelikteki düşünceler yerinde olmadığı gibi söz konusu kanunun teknik esaslarla ilgili 3/c maddesindeki değişikliklerin 10 ncu madde uyarınca bildirilmesinin mecburiyeti karşısında 28 nci maddenin öngördüğü, özellikle hayat sigorta mukavele ve tarifelerinde ki hukuki ve teknik esaslarda vukua gelecek değişiklikler, esasa müessir bulunması ve sigortalının lehine de olsa, Ticaret Bakanlığının tasdikiyle tekemmül edeceği ve ondan sonra uygulamaya geçilmesinin gerektiği ve aksi şekilde tecelli edecek bir uygulamanın sözü geçen kanunun 49 ncu maddesinin açık hükmüne aykırı düşeceği ve bu husus kanunun öngördüğü kontrol yetkisini haiz resmi bir kurulun faaliyeti, şahsi görüş ve meslek mensuplarının mütalaalarıyla etkisiz hale düşme tehlikesiyle karşılaşacağı ve nihayet bir tastik işleminin büyük bir külfeti de mucip olmayacağı cihetle C. Başsavcılığının aksi görüşü savunan itirazları bu itibarla yerinde görülmemiştir.
Çoğunluğa karşı görüş ise :
Sigorta şirketlerinin murakabesi hakkındaki 7397 sayılı kanunun 28 nci maddesinin 2 nci fıkrasında (Hayat Sigorta kombinezon ve tarifeleri alakalı şirketlerce tanzim ve bakanlığın tastiki ile tekemmül edeceği) hükmü, evvelce bakanlıkça tastik edilmiş olan tarifedeki şartlarda esaslı değişiklik yapan mukavelelere şamil olması gerekmektedir. Aksi halde şirket tarafından tanzim olunan her yeni mukavelenin mutlaka bakanlığın tasdikine tabi olacağı şeklindeki yorum fuzuli formalitelere ve işlerin uzamasına sebep olacaktır.
Söz konusu şirketin (ESAS) ile akdettiği 15/12/1972 gün ve 107 sayılı hayat grup sigorta mukavelesinin teknik esaslarında görülen bazı değişikliklerin 6/6/1972 tarihinde Ticaret Bakanlığınca tasdikli fenni teşkilata ait ek notuna aykırı olmadığı, sözü edilen notun 5 nci maddesinde şirkete tanınan yetki dahilinde ve Ticari taammüllere uygun bulunduğu, bunun dışına çıkılmış olmadığı; C. Savcılığınca tayin edilen bilirkişinin 1/11/1973 tarihli ve ayrıca mahkemece yeniden lüzum görülerek yaptırılan inceleme sonunda aynı bilirkişinin 12/11/1973 günlü raporları da açıkça belirtilmiş olmasına göre dava konusu mukavelenin yeniden Ticaret Bakanlığının tastikine gerek olmadığı ve olayda adı geçen kanunun 28 nci maddesindeki suç unsurları bulunmadığı cihetle itirazın kabulü ile daire kararının kaldırılması gerektiği yolundadır.
Sonuç: Yukarıdaki açıklamalara göre C. Başsavcılığının itirazları varit bulunmadığından REDDİNE 06.05.1974 günü oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy