(1684 S. K. m. 1) (1412 S. K. m. 343)
Dava: Adam öldürmekten sanık M. A. ve arkadaşlarımın yapılan yargılamaları sırasında; Altındağ Birinci Ağır Ceza Mahkemesi ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi kararları arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için gönderilen dosya C. Başsavcılığının; 1773 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca Adalet Mahkemeleri, Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev konusuna ilişkin kararlarına uymak zorunluluğunda bulunacağı cihetle Altındağ Birinci Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması istemini bildiren 8.9.1975 gün ve 162 sayılı tebliğnamesiyle dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Adam öldürmek ve öldürmeğe teşebbüsten sanıklar K. D. M. A. ve arkadaşları hakkında Altındağ Birinci Ağır Ceza Mahkemesi 1.7.1975 gün ve 149/152 sayı ile; sanıkların eylemleri Devlet Güvenliğini ilgilendirdiğinden davaya Devlet Güvenlik Mahkemesinin bakması gerekeceğinden, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi ise, 11.7.1975 gün ve 39/24 sayı ile sanıkların hareketlerinin Devletin güvenliğini doğrudan doğruya ihlal eden bir eylem niteliğinde kabulü mümkün görülmediğinden,
Vazifesizlik kararları vermiş bulunmaktadırlar.
1- Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş ve Yargılama Usulleri hakkında 1773 sayılı Kanunun 13/1. maddesinin bu mahkeme kararlarının ilk derece mahkemelerinin uymak zorunda olduğu yolundaki kuralına rağmen halen ve fiilen bu mahkeme ile ağır ceza mahkemesi kararları arasında olumsuz bir görev uyuşmazlığının doğmuş bulunmasına, ortada ağır ceza mahkemesince müttehaz bir görevsizlik kararı varken bu karar kaldırılmadıkça bu mahkemece davaya devam edilmesinin usule aykırı olmasına, 1773 sayılı Kanun ile 1770 sayılı Yargıtay Kanununda bukabil uyuşmazlığı çözecek bir mercii gösterilmemesine, görevsizlik kararı veren mahkemelerin derece ve kuruluş özellikleri ve tabi oldukları yasalara göre kararlarının denetlenmesi iki ayrı özel daireye ait olup 9. Ceza Dairesinin ağır ceza mahkemesi, 3. Ceza Dairesinin de Devlet Güvenlik Mahkemesi kararlarını denetlemeye bu koşullarda yetkili olmalarına, oysaki 1173 sayılı Yasanın 13/1. maddesi karşısında Devlet Güvenlik Mahkemesi görevsizlik kararlarına ilk derece mahkemeleri uymak zorunda olduklarından bir ihtilaf yoktur diyecek ve ilk derece mahkemesinin kararını kaldıracak yetkili bir mercii olmasının kanuni bir lazime bulunmasına, bu durumda bu merciin; ancak 1684 sayılı Kanunundaki ( sair kaza yetkisini haiz makamlar ) deyiminin devlet güvenlik mahkemelerini de kapsayabileceği cihetle Yargıtay Ceza Genel Kurulu olması gerekmesine ve bu yolda evvelce de alınmış başka konularda emsal kararların da mevcudiyetine, esasen kuruluş biçimi ve teşekkül tarzı ile Devlet güvenlik Mahkemelerini umumi bir mahkeme olarak kabul etmek de mümkün bulunmasına, yazılı emirle bozma konusunu inceleyerek mercii her iki mahkemenin kararlarını tetkik etmek mecburi yetinde bulunduğundan yazılı emirle bozma talebi ağır ceza mahkemesi kararı aleyhine ise mercii olan özel daire devlet güvenlik mahkemesi kararını da inceleyeceğinden, Devlet Güvenlik Mahkemesi aleyhine istenirse bu mahkemenin işlerini inceleyecek görevli Dokuzuncu Ceza Dairesinin de bu kararla birlikte ağır ceza mahkemesi kararını da inceleyeceğinden oysaki yukarıda bu izah edildiği gibi böyle bir inceleme yapmasının kanuni imkanı olmayıp iki dairenin belirli görev alanlarına tedahül meydana geleceğine, esasen usulün 343. maddesi ile kanunun hal yoluna gidilebilmesi için kararlarda kanuna muhalefet edilmesi icap edip Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevsizlik kararına rağmen ilk derece mahkemelerinin de böyle bir karar vermesi halinde 1773 sayılı Kanunun 13. maddesi açıklığına nazaran kanuna muhalefet edildiği kabul edilse bile olayımızda ki gibi ilk derece mahkemesi önceden görevsizlik kararı vermişse bu durumda eylemin 1773 sayılı kanunun 9/B maddesindeki fiillere ilişkin olarak Devlet güvenliğini ilgilendirip ilgilendirmediğine karar vermeyi Devlet Güvenlik Mahkemesinin takdirine bırakıldığından böyle bir hususun kanuna muhalefet teşkil ettiği hali inceleme mevzuu olacaktır ki bu takdirde her iki görevsizlik kararında da 343. maddenin unsuru aslisi olan ( Kanuna muhalefet ) durum mevcut olamayacağı cihetle; meselenin yazılı emirle ve usulün 343. maddesi gereğince de halline imkan bulunmamasına; binaen işin genel kurulca incelenmesi icap etmektedir.
Ancak; 1773 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş ve Yargılama Usulü hakkındaki Kanunun 131/1. maddesi açıklığına göre ilk derece mahkemeleri Devlet Güvenlik Mahkemelerince verilen görevsizlik kararlarına uymak zorunda olduklarından bu itibarla davaya umumi mahkemece devam edilmesi gerekecektir ve bu nedenle de Altındağ Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.
2- Çoğunluğa karşı olan görüş ise; a ) Üyelerden Ö. K. F. U. i. U. i. O. ve A. A. Konu ve olay Altındağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi kararları arasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığının çözüm yerinin hangi merci olması ve ne suretle halli yoluna gidilmesinden ibarettir.
Olayımızda önceden görevsizlik kararı veren Altındağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu cihetle sonradan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi kararının verilmesi karşısında bu mahkemeye ait kanunun 13. maddesindeki güvenlik mahkemesinin görev konusuna ilişkin kararlarına uymak zorunluluğu söz konusu edilemez. Uyuşmazlığın bir merci tarafından çözülmesi gerekir. Nitekim Devlet Güvenlik Mahkemesinin Kanununu 14. maddesinde tahsisen uyuşmazlıkların çözümü başlığını taşıyan bu maddede, bu mahkemelerin verdiği hükümleri tetkik edecek olan temyiz mercii Devlet Güvenlik Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıkları kesin olarak çözümler hükmüne yer vermiştir. Kanun koyucu eğer bu çözüm keyfiyetini Yargıtay Ceza Genel Kuruluna vermiş bulunsaydı tıpkı 14. maddede işaret edildiği veçhile bir hüküm sevkedebilirdi.
Ayrıca 13. maddenin gerekçesi de bize hak verir niteliktedir. Bu madde Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki uyuşmazlık konusunu incelerken gerekçenin ikinci satırında ( pek tabiidir ki, konunun nihai olarak çözümlenmesi Yargıtay'ın görevli Dairesine ait bulunmaktadır ) denilmiştir. Durum böyle olunca önümüze 1730 sayılı Yargıtay Kanununun 13. maddesi çıkmaktadır. Buna göre de Üçüncü Ceza Dairesi yargı yerini belirtme görevi de yetkili kılınmıştır. Olayda önceden Devlet Güvenlik Mahkemesince el konulduğu ve görevsizlik kararı verildiği hallerde umumi mahkemenin bu karara uymak zorunluluğu olup görevsizlik kararı veremez. Bu arada 1730 sayılı Yargıtay Kanununun 17. maddesinde Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri birer birer gösterilmiş bulunmaktadır ki bunlar arasında söz konusu edilen uyuşmazlığın çözümlenmesi hususuna yer verilmemiştir. Devlet Güvenlik Mahkemesi ile ilk derece mahkemesi hakkında yine 1773 sayılı Kanunda CMUK.nun hükümleri uygulanacağı 11. maddesinde açıkça belirtilmiş olduğu gibi bu mahkemelerin derecesinin de 12. maddede Ağır Ceza Mahkemesi derecesinde bulunduğu hükmüne rastlanmaktadır. Yargıtay Kanununun 13. maddesinde ve Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesinin görevini gösteren kısımda Ceza Kanununun mevki ve mer'iyete vazina müteallik kanunun 36. maddesinde yazılı ve Yargıtay'a verilmiş yargı yeri belirtme konuları denilmiştir ki sözü geçen 36. madde mütelaa edildiğinde orada açık ve kesin olarak bir Ağır Ceza Mahkemesi Dairesi ile diğer bir mahkeme ve daire hakimlik beyninde ve bunlardan maada devairi adliye arasında hadis olan ihtilafatın hali temyiz mahkemesine ait bulunduğu açıklığı karşısında çözüm yeri Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi olduğu kanaatinde bulundukları ve bir de ayrıca Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevine dahil olan bir suçtan dolayı bu mahkemece verilen görevsizlik kararma ilk derece adalet mahkemesinin uymak zorunluluğu bulunduğundan yerinde olmayan Devlet Güvenlik Mahkemesi kararının CMUK.nun 343. maddesindeki kanun yoluna başvurulup ve suçun devlet güvenlik mahkemesine ait bulunması bakımından bu işlere bakmakla görevli bulunan Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesinin yazılı emir isteğini tetkik ve kararı bağlanması gerektiği kanısında da olduklarından,
b ) S. S. O. A. F. K. ve A. Ö. ise; 1773 sayılı devlet Güvenlik Mahkemesi Kuruluş ve Yargılama Usulü hakkındaki Kanunun 13/1. maddesi ilk derece mahkemelerinin devlet Güvenlik Mahkemeleri tarafından verilen görevsizlik kararlarına uymaya mecbur olduklarım kabul ettiğinde ve aynı Kanunun 14. maddesinin bu madde ile birlikte düşünülmesi icap ettiğinden bu mahkemelerle genel mahkemeler arasında bir görev uyuşmazlığının doğmasını yasal imkansızlık bulunduğu ve bu nedenle uyuşmazlığın çözümlenmesi söz konusu olmadığından Yargıtay Dairelerinin ve Genel Kurulun işi incelemeye yetkili olmayacağı, konusu kesinleşen kararlar aleyhine ancak yazılı emir yoluyla halli gerektiğinden,
Bahisle çoğunluğa karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenle tebliğnamedeki istek gibi ihtilafa çözümlemeye Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yetkili olduğuna ve Altındağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1.7.1975 gün 147/150 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına ve bu yere gönderilmek üzere C. Başsavcılığına tevdiine 22.9.1975 gününde üçte iki çoğunlukla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy