(6570 S. K. m. 15, 7, 16) (2004 S. K. m. 26)
Dava: 6570 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Kadime Coşar'ın beratine dair Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.1.1978 gün ve 696-28 sayılı hüküm, müşteki müdahilin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince incelenerek bozulup yerine geri çevrilmiştir.
İlk hükümde direnmeye ilişkin aynı mahkemeden verilen 25.10.1978 gün ve 257-468 sayılı son hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, C. Savacısı ve müdahil tarafından süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş, müdahil yönünden koşulu da yerine getirilmiş olduğundan, dosya C. Başsavcılığının hükmün bozulması istemini bildiren 1.2.1979 gün ve 7/205 sayılı tebliğnamesiyle 1. Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 6570 sayılı Yasaya muhalefetten sanık Kadime Coşar'ın, bozmaya uyularak verilen, beraatine ilişkin hüküm; Özel Dairece: (...Sanığın ihtiyaç sebebine binaen aldığı tahliye kararının kesinleşmesini müteakip İcra Dairesine başvurduğu müdahilin icra Memurunun verdiği süre içinde mecuru tahliye ettiği bir müddet sonra da taşınmaz malın başkasına kiralandığı anlaşılmaktadır. İcra Dairesine başvurması sanığın gayrimenkulün tahliyesi hususunda kesin kararlı olduğunu göstermektedir. 6570 sayılı Kanunun 15. maddesindeki (Tahliye ettirdiği) ibaresindeki cebir unsurunun İcra Dairesine başvurulması ve İcra emrinin tebliği ile tekevvün ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda yasal yollardan yapabileceği bir imkan kalmayan müdahilin İcra Dairesince kendisine tanınan süre içinde mecuru tahliye etmesi suçun oluşması için İcra Memuru vasıtasiyle tahliye ettirilmesini beklemek suçun oluşmasını çok dar bir anlamla sınırlamak olur. Bu nedenlerle, Dairenin değişen son görüşüne göre olayda suç bütün unsurları ile teşekkül ettiğinden beraetine karar verilmesi..) isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise; 6570 sayılı Yasanın 15. maddesindeki tahliye edilen taşınmaz mal deyimiyle zorla, cebri icra yolu ile tahliye ettirilen yerlerin kastedildiği, nitekim İcra İflas Yasasının 26. maddesinde tahliye hükmünün ne şekilde infaz olunacağının ve ne şekilde geçerli bulunduğunun belirtildiği, kişinin kendiliğinden çıkmasının suçunu sübutu için yeterli olmadığı, vesaire belirtilerek önceki hükümde direnmiştir.
Dosyaya, oluşa ve delillere göre: Sanığın ihtiyaç sebebine dayanarak Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı tahliye davasının yapılan duruşması sonucunda Mahkemece 11.6.1976 gün ve 1144-460 sayılı ile müdahil Ali Alev Güler'in mecurdan tahliyesine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay'ca 5.7.1976 tarihinde onandığı, bu arada sanığın bu ilamı Ankara 3. İcra Memurluğunda infaza koyduğu, 24.6.1976 gün ve 1976/2909 sayılı icra emrinin müdahile tebliğ edildiği 9.7.1976 tarihinde İcra Memuru ilamı infaz etmek üzere mecura geldiğinde müdahilin İcra Memurundan mehil istediği, bu isteğin kabul edilmesi ile de müdahilin tanınan mahil içerisinde mecuru tahliye ettiği; bundan sonra sanığın mecuru Erol Haki Tümer isimli şahsa kiraladığı anlaşılmaktadır.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Yasanın 7. maddesinin b ve c fıkralar kiralayana, taşınmaz malın ihtiyaç sebebiyle tahliyesi için talepte bulunmağa hak tanımış, 15 ve 16. maddesinde ihtiyaç sebebiyle tahliye ettirdiği taşınmaz malını, kiralayanın mücbir sebep olmaksızın üç sene müddetle başkasına kiralayamacağı kabul edilmiştir. Suçun oluşması için ilgili mahkemeden ihtiyaç sebebiyle tahliye kararı alınması ve karara dayanılarak taşınmaz malın tahliye ettirilmesi gerekmektedir. Bu durumda suçun unsurlarını ilgili mahkemesinde istihsal olunan tahliye kararına müsteniden taşınmaz malın tahliye ettirilmek, mücbir sebep olmadan onu tahliye ettirilenden başkasına kiralamak olarak özetlemek mümkündür. Burada yasanın 15. maddesinde mevcut (tahliye ettirdiği) ibaresinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Tahliye kararı icra iflas Yasasının 26. maddesi uyarınca infaz edilecektir. Tahliye kararının kesinleşmesinden sonra İcra Dairesine başvurulması, kiralayanın taşınmaz malının boşaltılmasını temin için kesin, ısrarlı davranışını gösterir. Taşınmaz malın boşaltılmasına dair mahkeme ilamı ibraz edilince, İcra Memuru icra iflas Yasasının 26. maddesinin 1. fıkrası gereğince, kiracıya yedi gün içinde gayrimenkulü teslim etmesini icra emri tebliğ etmek suretiyle emredecektir. İcra emrinin tebliği ile artık, cebri icra başlamıştır. İcra emrini tebellüğ ettikten sonra, kendisine tanınan süre içinde yasal yoldan yapabileceği bir davranış kalmayan kiracının; mecuru tahliye etmesi, icra memuru eli ile kullanılabilen bir yasa emrini yerine getirmesidir. Bu davranış kişinin yasalara, mahkeme kararlarına saygınlığını gösteren, hukukça korunması gereken bir davranıştır. İcra emrinin tebliği ile cebri icra başladığına göre 6570 sayılı Yasanın 15. maddesinde mevcut (tahliye ettirdiği) ibaresindeki zor unsurunun tebellüğ ile oluştuğunun kabulü gereklidir.
Bu nedenlerle, Özel Daire bozma ilamı yerinde olup uyulmak gerekirken yazılı biçimde eski hükümde direnilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, müdahil ve C. Savcısının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk kararına katılmayan üyeler: İhtiyaç nedeni ile verilen tahliye kararlarının kesinleşmesinden, icra safhası dahil, infaz sonuna kadar kiralanan yerin boşaltılmasının kiralayanın (sanğın) elinde olmayan bir işlem bulunduğu, bu nedenle yasada evden çıkarılmasının cebri icra yolu ile yerine getirilmesi anlamına gelen (tahliye ettirmek) deyiminin kullanıldığını, bu anlaşıyın kiracıları ağır bir muameleye maruz bırakmasının karşılığı cürüm kabul edilen ve ağır bir cezanın uygulanmasına neden olan bir suçu oluşturmasına bağlanmasının zorunlu olduğu, önceki uygulamalar doğrultusunda mahkeme kararının doğru bulunduğunu ileri sürerek direnme hükmünün onanması gerektiği yolunda oy kullanmışlardır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tebliğnamedeki isteme uygun olarak direnme hükmünün BOZULMASINA, depo parasının geri verilmesine, 12.3.1979 gününde üçte ikiyi geçen çoğunlukla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy