(765 S. K. m. 59, 66, 80, 202, 227, 503) (1086 S. K. m. 322)
Dava: Zimmete para geçirmek suçundan sanık Hazine ve arkadaşlarının hükümlülüğüne dair İzmir Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.1980 gün ve 156/261 sayılı hüküm, sanıklar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Beşinci Ceza Dairesi'nce incelenerek 25.08.1980 gün ve 2786/2710 sayılı ilam ile onanmasına karar verilmiştir.
C. Başsavcılığı'nın; CMUK. nun 322. maddesi uyarınca özel daire onama kararına itiraz etmesi, onama kararının kaldırılması ve hükmün bozulması istemini bildiren 13.10.1980 gün ve 67 sayılı itiraznamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Zimmete para geçirmek ve bu suça iştirak suçundan sanık Halime ve Mehmet'in TCK. nun 202/1-son, 80, 66, 59, 227/son maddesi gereğince mahkumiyetlerine ilişkin hükmün, özel dairece onanmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı itiraz yoluna başvuran C. Başsavcılığı'nca: (Zimmet suçunun oluşması için: Para veya para hükmündeki evrak ve senetlerin», memur veya memur gibi sorumlu tutulan kimselere vazife dolayısiyle tevdi edilmiş olması veya muhafazası veya murakabesi», mesuliyeti altında bulunması gerekmektedir. 11.02.1942 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre zimmet suçunun faili, zimmete konu teşkil eden para vs. malları ahzukabze kanunen selahiyetli olmalıdır. Bankada tevdiat memuresi olan sanık Halime'ye tevdi edilmiş veya muhafazasına bırakılmış veya murakabesine ve mesuliyetine bilfiil terk edilmiş bankaya ait bir para bulunmamaktadır. Bu bakımdan dava konusunun zimmet olarak nitelendirilmesi yasaya uygun görülmediği gibi T.C. Ziraat Bankası Kanunun 54., 440 sayılı Kanunun 28. maddesinde belirtildiği şekilde Devlet memuru gibi de sorumlu tutulamaz, sanık Mehmet, karşılıksız çek keşide ederek asli fail sıfatıyla hareket etmiş ve bu suretle adı geçen sanığın eylemi dolandırıcılık suçunu oluşturmuştur. Ancak bundan sonra sanık Halime görevini kötüye kullanarak provizyon vermek suretiyle karşılıksız çeklerin ödenmesini sağlamış olup, bu suça fer'i fail olarak iştirak etmiş bulunmaktadır. Bu durumda sanıklardan Mehmet'in TCK. nun 503/ilk, 522/1, 80 ve 523. Halime'nin bu maddeler yanında TCK. nun 65/3. maddeleriyle cezalandırılmaları gerektiğinden, özel daire onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ve eylemlerine uygun düşen yasa maddeleri ve ceza miktarları, tutuklama tarihleri göz önünde tutularak her iki sanığın salıverilmesine karar verilmesi) talep olunmuştur.
Dosyaya, oluşa ve mevcut delillere göre:
T.C. Ziraat Bankası ......... Şubesi Şef Muavini odan sanıklardan Halime, tevdiat servisinde görevlendirilmesi nedeniyle, diğer şubelerden Konak Şubesi tevdiat hesapları üzerine yapılan ödemeleri, hesabı cari mektupları şubeye geldiğinde kontrol etmek ve hesabın bakiyesi müsait olmadığı takdirde, anında ilgili şubeyi haberdar etmek ve aynı gün hesabı cari mektubunu iade etmek durumundadır. Bu şubede kendi adına 122 ve sahibi bulunduğu ...... Filmcilik işletmesi adına 222 nolu hesapları olup, adı geçen şube ile geniş iş münasebeti olan suç tarihlerinde büyük miktarda filim alacağı için paraya ihtiyacı bulunan diğer sanık Mehmet'in yakın ilişkide bulunduğu sanık Halime ile anlaşarak anılan hesapları üzerine 28.05.1979 tarihinden itibaren keşide ettiği ve diğer şubelerce ödenen 144 adet hesabı cari mektubu ve eki hamiline yazılı çekleri, hesap bakiyelerinin müsait olmaması nedeniyle, sanık Halime tarafından saklanıp, işleme konulmayarak, ödemelere ait provizyonda verilmek suretiyle toplam 12.800.000 liranın sanık Mehmet'in zimmetine geçmesini sağladığı; 28.12.1979 ve 31.12.1979 tarihlerinde çek karşılıklarının yatırılmasından sonraki tarihlerde keşide edildiği süsünü vermek için hesabı cari mektupları ve çeklerin tarihlerini de değiştirip kontrol için götürdüğü Müdür Muavini Behire tarafından, hesabı carilerin çokluğu nedeniyle dikkatlice incelemeye tabi tutularak yapılan tahrifatın meydana çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
TCK. nun 202 ve 203. maddelerinde: (Kendisine tevdi olunan veya görevi dolayısıyla muhafaza, denetimi veya sorumluluğu altında bulunan para veya para hükmündeki evrak ve senetleri veya sair malları zimmetine geçiren veya mal edinen memura... ceza verilir) denmektedir.
Bu maddeler ve Ceza Genel Kurulu'nun yerleşmiş içtihatlarına göne temellükün sanığın kendisi veya başkası yararına olması suçun niteliğini değiştirmez.
Yukarıda görev ve sorumlulukları açıklanan sanık Halime, diğer şubelerden ... Şubesi'ne gönderilen Mehmet'e ait hesabı cari mektupları ile çekleri kontrol etmek yetkisine haiz ve hesabın bakiyesi elverişli olmadığı takdirde anında ilgili şubeyi haberdar etmek ve aynı gün hesabı cari mektupları ile çekleri iade etmek zorunluluğunda olduğu halde, sanık Mehmet hakkında bilerek provizyon vermek suretiyle, denetleme görevini kötüye kullanarak bankanın 12.800.000 lira parasının, TCK. nun 202. maddesine aykırı olarak başkası tarafından temellük edilmesine neden olmuş ve bu fiilinde paraya vaziülyed bulunmamasına rağmen, kontrol görevi ile mükellef olması hasabiyle zimmet suçu oluşmuştur. Diğer sanık Mehmet de fiile asli şekilde katılmıştır.
C. Başsavcılığı itirazında, Banka Şef Muavini olan sanık Halime'nin devlet memuru gibi cezalandırılamayacağı ileri sürülmektedir.
Halbuki; T.C. Ziraat Bankası bir iktisadi devlet teşekkülü olup, 440 sayılı Yasanın 28. maddesinde: (teşekküllerin ve müesseselerin malları ve her çeşit mevcutları aleyhine işlenen suçlar devlet malı aleyhine işlenmiş sayılır ve bunlar için Türk Ceza Kanununun bu fiillere mürettep cezaları uygulanır) ve 3202 sayılı Kanunun 54. maddesindeki: (T.C. Ziraat Bankası'nın para ve para hükmündeki evrak ve senetleri vesair malları aleyhine, zabıtname, rapor ve diğer her nevi evrak ve defterleri ve vesikaları üzerinde suç işleyen memurlar, bu suçlarından dolayı devlet memurları gibi ceza görürler) şeklindeki hükümler karşısında, adı geçen Bankada Şef Muavini olan sanığın, banka parası aleyhine işlediği suçtan dolayı memur sayılamayacağı yolundaki itiraz da yerinde değildir.
Sanıkların gerçekleşen eylemlerin TCK. nun 503. değil, 202. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla, C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 15.12.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy