(647 S. K. m. 4, 6) (1412 S. K. m. 326, 386)
Dava: Emirlere muhalefetten sanık Hasan'ın hükümlülüğüne dair, Ankara 3. Sulh Ceza mahkemesinden verilen 3.6.1981 gün ve 319/468 sayılı hüküm, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce incelenerek bozulup yerine geri çevrilmiştir.
İlk hükümde direnmeye ilişkin aynı mahkemeden verilen 22.12.1981 gün ve 915/928 sayılı son hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş olduğundan, dosya C.Başsavcılığı'nın hükmün bozulması istemini bildiren 7.4.1982 gün ve 2/1130 sayılı tebliğnamesiyle 1. Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Emirlere muhalefetten sanık Hasan'ın TCK.nun 526/1. maddesi uyarınca 3 ay süreyle hapis ve 1000 lira hafif para cezasıyla hükümlülüğüne 647 sayılı yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar, Özel Dairece : "Ceza kararnamesi ile tayin olunan hafif hapis cezası paraya çevrildiği halde sanığın itirazı üzerine kurulan hükümde paraya çevrilmemesi suretiyle kazanılmış hakkın ihlali, yasaya aykırıdır..." biçimindeki gerekçesiyle bozulmuş mahkeme ise yasal olmayan bazı gerekçeler ileri sürerek ilk hükümde direnmiştir.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın 4.2.1981 gün ve 1333 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında emirlere riayetsizlikte bulunduğu iddiasıyla ve TCK.nun 526/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle bu yer 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı; mahkemece CMUK.nun 386. maddesi hükmüne dayanarak 23.2.1981 gün ve 225/178 sayılı ceza kararnamesiyle sanığın TCK.nun 526/1. maddesi uyarınca 3 ay hafif ve 1000 lira hafif para cezasıyla hükümlülüğüne 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca hapsin bir günü 50 lira üzerinden 4500 lira hafif para cezasına çevrilmesine karar verdiği; sanığın CMUK.nun 390. maddesine dayanarak yaptığı itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda, ceza kararnamesindeki gibi TCK.nun 526/1. maddesi uyarınca 3 ay süreyle hafif hapis ve 1000 lira hafif para cezasıyla tecziyesine sanığın mahkemedeki hal ve tavrına göre hafif hapsin paraya veyahut herhangi bir tedbire çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş bulunduğu, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.
İtiraz yoluna başvurmak sanık için yasal bir haktır. Mahkemece itiraz olunan kararda kısa süreli hapsin paraya çevrilmesi uygun görüldüğü halde, bu karara karşı itiraz üzerine, bu kez hiçbir inandırıcı ve yasal bir gerekçeye dayandırılmadan hafif hapsin paraya çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi kazanılmış hakkın ihlali niteliğindedir.
Bu nedenle Özel Daire bozma kararı yerinde olup, uyulmak gerekirken yasal olmayan bir gerekçe ile hükümde direnmeye karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden sanığın temyiz itirazlarının kabulü ile direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki istem gibi direnme hükmünün BOZULMASINA ve gereksiz yatırılan depo parasının iadesine 17.05.1982 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy