(647 S. K. m.4, 6) (1412 S. K. m.32) (2709 S. K. m.141)
Dava: Geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve saldırgan sarhoşluk suçundan sanık (S)'nin. TCK.nun 193/2, 572/1. maddeleri gereğince altı ay hapis, 2 ay hafif hapis cezasıyla tecziyesine; olayın oluşuna, olayın oluşundaki sanığın tutumu ve davranışına göre 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin hükmü, Özel Daire;
(...Yasal olmayan gerekçe ile 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi...) isabetsizliğinden bozmuş;
Yerel Mahkeme ise:
(...Gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz dilekçesinde sanık, cezasının ertelenmesi yolunda bir istekte bulunmamıştır. Ancak mahkememiz "olayın oluşuna ve oluş da sanığın tutum ve davranışına göre 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" karar vermiştir. Mahkememizce gösterilen gerekçe, Yasal bir gerekçedir...) yolunda görüşler ileri sürerek, önceki hükmünde direnmiştir.
Karar: Dosyaya, oluşa ve mevcut delillere göre:
Olay gecesi aşırı derecede içki içip sarhoş olan sanık, aldığı alkolün etkisiyle müşteki (E)'nin bahçesine girerek, evinin camına vurmuştur.
Anayasamızın 141/3 ve CMUK.nun 32. maddesinin açık hükmüne göre mahkemeler, istek olsun veya olmasın, erteleme konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verirken, bu kararın yasal gerekçesini göstermeye mecburdurlar.
Ertelemeye yer olmadığına ilişkin gerekçe ise, sanığın geçmiş ve geleceğini öngören ve bu unsurları içeren bir gerekçe olmalıdır.
Mahkemenin bozulan 11.03.1982 gün ve 46/61 sayılı kararındaki gerekçe 647 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 7.6.1976 gün ve 4/3 sayılı kararının öngördüğü biçimde ve yasal nitelikte bir gerekçe sayılamayacağından,
Sonuç: Sanık vekilinin temyiz itirazının bu nedenle kabulü ile, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy