(765 S. K. m. 260)
Dava: Yerel Mahkemece, oluşa uygun şekilde: (Olay tarihinde yapılan bir ihbar üzerine, ihbarla ilgili olay sanıklarının Küplüce Köyünde M.E.'in evinde saklandıklarının anlaşılması üzerine, görevli bulunan Ancak Karakol Komutanı M.Ş.'in adı geçen kişinin evinde arama yaptırmak istediği ve olay tarihinde Küplüce Köy Muhtarı olan sanığı çağırttığı ve durumu kendisine bildirdiği, ancak sanığın "arama kararın yok, arama yapamazsını, aratmam" dediği ve bunun üzerine müessif bir olayın meydana gelmemesi için Karakol Komutanı ve askerlerin olay yerini terkettiklerinin anlaşıldığı) gerekçesiyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Karar: TCK.nun 260. maddesinde: (Kanun ve nizam hükümlerinden birinin icrasına muhalefet için nüfuz ve müessir kuvvet sarfedenlerin.. cezalandırılacakları) hükmüne yer verilmiştir.
Sonuç: Sanık tarafından herhangi bir şekilde nüfuz ve kuvvet sarfedilmemiş olmasına göre, mücerret "arama kararınız yok, arama yapamazsızın, aratmam" demekten ibaret eylemi TCK.nun 260. maddesinin ihlal mahiyetinde olmadığından, Yerel C.Savcısı ve sanık vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Full & Egal Universal Law Academy