(765 S. K. m. 456)
Dava: Konut dokunulmazlığını bozmak, etkili eylem ve ızrar suçlarından sanık Mehmet'in hükümlülüğüne dair, Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 29.9.1983 gün ve 130-244 sayılı hüküm, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 19.4.1984 gün ve 1874-2465 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
C.Başsavcılığı'nın CMUK.nun 322. maddesi uyarınca Özel Daire Kararı'nın kaldırılarak temyiz isteğinin reddi istemini bildiren 4.6.1984 gün ve 101 sayılı itiraznamesiyle dosya 1. Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Konut dokunulmazlığını bozmak, etkili eylemde bulunmak ve ırzar suçlarından sanık Mehmet'in;
1) Konut dokunulmazlığını bozmaktan beraetine,
2) a - Etkili eylemde bulunmaktan; TCK.nun 456/4. maddesi uyarınca 6000 lira ağır para cezasıyla ve,
b - Izrar suçundan TCK.nun 516/ilk, 522; 647 sayılı kanunun 4/1. maddesi uyarınca 43.000 lira ağır para cezasıyla,
Cezalandırılmasına, Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen hükmü sanığın temyizi üzerine inceleyen Özel Daire:
"Hükmedilen cezanın miktarına ve CMUK.nun 305. maddesinin 5435 sayılı yasanın 3. maddesinin sonra tadil edilmiş bulunmasına göre her iki suç yönünden yapılan incelemede :
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Daire Başkanı A. Saraçoğlu ve üye M.M. Haraçcıoğlu'nun : "Müessir fiil suçundan dolayı hükmolunan cezanın nev'i ve miktarı itibariyle bu suçtan matuf temyiz isteğinin tebliğnamedeki görüşe uygun olarak reddi reyindeyiz" karşı görüşüyle onanmasına karar vermiş;
Bu karara C.Başsavcılığı; Özel Daire kararında çoğunluk görüşüne katılmayanların görüşleri doğrultusunda itirazla, etkili eylem suçuna ilişen onama kararının kaldırılarak bu suça yönelen temyiz isteğinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İncelenen dosyaya ve delillere göre;
Sanığın oğlunun gaz almak için olay günü müşteki Orhan'ın dükkanına geldiği önceki borcu nedeniyle müştekinin gaz vermediği duruma kızan sanığın, müştekinin bakkal dükkanı önüne gelerek eline aldığı taşları atarak dükkanın camlarını kırdığı, daha sonra ellerini yıkamak için çeşmeye giden müştekiyle orada kavga yapıp onu 3 gün mutad iştigalinden kalır derecede yaraladığı,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak, etkili eylemde bulunmak ve ızrar suçlarından kamu davası açılıp yapılan yargılaması sonunda yukarıda belirtildiği şekilde hakkında hüküm kurulduğu, ve sanığın; yüklenen suçların faili olmadığını iddia ile bunu temyiz ettiği;
Özel Daire ile C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlığın etkili eylemden kurulan hükmün olağan kanun yoluyla incelenmesinin mümkün olup olmadığında oluştuğu görülmüştür.
TCK.nun 456/4. maddesi: "Eğer fiil, hiçbir hastalığı veya mutad iştigallerden mahrumiyeti mucip olmamış yahut bu haller on günden ziyade uzamamış ise, takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlı olmak şartıyla fail hakkında iki aydan 6 aya kadar hapis veya 200 liradan 2500 liraya kadar ağır para cezası hükmolunur" hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere davaya bakan mahkeme maddede öngörülen hapis veya para cezasından herhangi birini seçmek hakkına haizdir. İncelenen davada bu takdir hakkı para cezası yönünde kullanılmıştır.
2. Dünya Savaşının bütün dünyada yarattığı buhranların zaruri bir sonucu olarak ülkemiz ekonomik bünyesinde meydana gelen değişme, paramızın değerinden etkili olmuştur. Paranın değerindeki düşme yüzünden gerek Ceza Kanunu ve gerek diğer özel kanunlarda zamanına göre etkili olan para cezaları da bu özelliğini kaybetmişlerdir.
Ceza Kanunu ile özel kanunlarda mevcut para cezalarının alt ve üst sınırlarının belirli bir oran içinde artırılması ve böylece bu cezalarında etkili bir yaptırım haline getirilmesi düşüncesiyle 1949 yılında 5435 sayılı yasadaki bu oranlar 12.6.1979 tarih 2248 ve 21.1.1983 tarih 2790 sayılı yasalarla değiştirilerek yeniden belirlenmiştir.
Para cezaları üzerinde bu suretle yapılan artırmaların suçun nev'ine mahkeme veya mercilerin görev veya yetkileriyle kanun yollarına başvurmaya dair hükümlere dokunmayacağı hususu yasanın 3. maddesinde açıklanmıştır. Gerekçesinde : "Buna göre aslında 20 lira hafif para cezasını istilzam eden bir fiilden dolayı suçluya bu kanuna tevfikan 5 misline çıkarılarak 100 lira ceza hükmedilmiş olsa dahi CMUK.nun 305. maddesi mucibince bu hüküm aleyhine yine temyiz yoluna gidilemeyecektir" denilmiştir.
5435 sayılı yasanın gerekçesiyle 3. maddesinin açık ve kesin olan hükmüne ve bu yasadaki oranları değiştirmekle yetinen ve 3. maddesine değinmeyen sonraki yasal düzenlemelere göre : Temyiz yolunu belirlemede suça uyan hükümde asıl ceza miktarının gözönünde tutulması gerekir.
Bu itibarla C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire'nin etkili eylem suçuna ilişen onama kararının kaldırılmasına ve sanığın bu suça yönelik temyiz isteğinin reddine 11.2.1985 gününde 2/3'yi geçen oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy