(765 S. K. m. 1) (1412 S.K m. 322) (6762 S. K. m. 455, 465, 460) (213 S. K. m. 11) (7129 S. K. m. 51, 73)
Dava: 7129 sayılı Bankalar Kanununa muhalefetten sanıklar Halit C. ve arkadaşlarının beraatlarına dair Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 4.6.1984 gün ve 438/189 sayılı hüküm, hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince incelenerek 5.3.1985 gün ve 9093/1717 sayılı ilam ile bozulmasına karar verilmiştir.
C.Başsavcılığının CMUK. nun 322. maddesi gereğince Özel Daire kararının kaldırılarak hükmün onanması istemini bildiren 10.5.1985 gün ve 59 sayılı itiraznamesiyle dosyanın Birinci Başkanlığa gönderilmesi üzerine, Ceza Genel Kurulunca gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 7129 sayılı Yasaya muhalefette suçundan sanık Halit C. ve dokuz arkadaşının beraatlerine ilişkin hükmü, Özel Daire:
(İncelenen Banka bilanço kayıtlarının 1979 ve 1980 yılına ait olduğu, bu tarihlerde kayda geçirilen gayri menkul değerlerinin 1981 ve 1982 yılında yaptırılan mahkeme tespitine dayandırıldığı, diğer tespitinin Maliye bakanlığınca çıkarılacak emsallere göre yapılmasının 213 sayılı Kanunun geçici 11. maddesi hükmü gereği olduğu, suç tarihinde Maliye Bakanlığınca gerek görülmediğinden emsal tespitine dair bir tebliği çıkarılmadığına dikkate alınıp Banka yetkililerinin re'sen böyle bir değer tespiti yaptırarak bilançolarının buna göre düzenlemelerine yasal olanak bulunmadığı gözetilmeden yazılı olduğu gibi beraat kararı verilmesi) isabetsizliğinden bozmuştur.
Bu karara karşı itiraz yolunda başvuran C.Başsavcılığınca (7129 sayılı Bankalar Kanununun 51. maddesi Bankaların üç aylık hesap hülasalarını ve senelik bilançoları ile kar ve zarar hesaplarını üç aylık devrenin hitamından itibaren en geç iki ay içinde Maliye ve Ticaret Bakanlıkları ile T.C. Merkez Bankasına verilen ve yanı müddet zarfında biri Resmi Gazetede olmak üzere en az iki gazete ile neşir ve ilan olunur" hükmünü taşımaktadır.
Türk Ticaret Kanunun 460. maddesi ise söz konusu gayri menkullerin değerlerinin maliyet bedeli üzerinden bilançoya geçirilmesi hükmünü amirdir.
Bu hükümler gereğince, Banka yöneticileri olan sanıkların yıllık bilanço düzenlemek amacıyla, bankanın mevcut gayrimenkullerinin değerlerini muhakeme kararı ile tespit ettirdikleri ve bu değerleri yıllık bilançoya intikal ettirdikleri anlaşılmaktadır.
Sanıkların yaptırdıkları değer tespiti, mevcut gayrimenkullerin, yeniden değerlendirilmesi amacına yöneliktir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 11. maddesi yeniden değerlendirme esaslarını kapsamaktadır. Sözü edilen maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden değerlendirmede Maliye Bakanlığınca tespit edilecek emsal rakamların esas alınması icap etmektedir. dosya kapsamından, Maliye Bakanlığı tarafından sanıkların bilanço düzenledikleri 1979-1980 yıllarında maddede bahsi geçen emsal rakamların tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Maliye Bakanlığı tarafından emsal tespit edilmediğine göre, banka yöneticisi olan sanıkların Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca mahkeme aracılığı ile değer tespiti yaptırabileceklerinin kabulü gerekmektedir.
Arz ve izah olunan sebeplerle Özel Daire bozma kararının kaldırılarak, Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dosyaya, oluşa ve mevcut delillere göre:
Demirbank A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi, Murakıp ve Umum Muhasebe müdürü sıfatını taşıyan sanıklar, söz konusu Banka 1980 yılı itibariyle 39.045.00 lira zarar ettiği halde İstanbul da Kuruçeşme ve Üsküdür'da bulunan Bankaya ait iki adet taşınmazın rayiç değerini 10. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Üsküdar 2. Sulh Mahkemesine tespit ettirip, 39.122.900 liralık fiktif bir gelir elde ettikleri varsayımıyla, karlı bilanço yayınlayarak, kamu oyunu aldatıcı bir yola başvurmuşlardır.
Anonim şirketlerin hesaplarının bilançoda hangi değerler üzerinden gösterileceği Türk Ticaret Kanununun 455-465. maddelerinde açıklanmıştır. Anılan Kanunun 460. maddesine göre, gayrimenkuller bilançoya en fazla maliyet bedeli üzerinden geçirilir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 11. maddesine göre, bu çeşit gayrimenkullerin yeniden değerlendirilmesinde Maliye Bakanlığınca tespit edilecek emsal rakamların esas alınması icap etmektedir.
Görüldüğü gibi, yasa koyucu hiçbir zaman Bankalara ait taşınmazların rayiç değerlerinin mahkeme kararı ile tespiti yoluyla yıllık bilanço düzenlenmesini kabul etmemiştir. Nitekim suç tarihinden sonra Maliye Bakanlığınca tespit edilen emsal rakamlarda, enflasyon oranının çok altında kalmıştır. Bu maddelerin konuşundaki amaç, bankaların gerçek durumlarını gizleyerek kamuoyuna aldatıcı nitelikte bilanço düzenlemelerini önlemektedir.
1979 ve 1980 yıllarına ait Demirbank A.Ş. bilançolarını, yasaların açık hükümlerine aykırı şekilde düzenleyen sanıkların eylemleri, 7129 sayılı Bakanlar Kanununun 73. maddesine aykırı davranışta bulunmak suçunu oluşturacağından, C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, C.Başsavcılığı itirazının reddine, 30.12.1985 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy