(765 S. K. m. 80, 510, 522)
Dava: İnancı kötüye kullanmak suçundan sanık M.Z, M.'nun TCY. nın 510, 80, 522, 59. maddeleri gereğince 1 sene 3 ay 16 gün hapsine ilişkin, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23. 2. 1988 gün, 292/105 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi 10.10.1988 gün 3732/7155 sayı ile;
...Dava konusu suçun, pazarlamacı olan sanığın eylemiyle inancı kötüye kullanılan müdahil şirket arasındaki hesap dönemi sonunda oluşacağı ve bu suretle olayda zincirleme suçun söz konusu olamayacağı gözetilmeden TCK. nun 80. maddesi uygulanarak sanığa fazla ceza tayini... isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme ise, 26.12.1988 gün 850/1025 sayı ile;
...Sanığın görev ve yetkisi malı teslimle fatura düzenlemek ve tahsil ettiği parayı aynı gün şirket muhasebesine teslim etmektir. Sanıkla davaya katılan şirket arasında hesap dönemi günlükdür. Aylık, 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık hesap dönemi söz konusu değildir. Her bir gün, gizleme ya da yanıltıcı işlem yaparak mal edinmesi aynı gün oluşup tamamlanan birbirinden ayrı suçlardır. Eylem aynı mağdura karşı suç kararında birlik bulunması ve aynı hükmün birden çok ihlali niteliğinde olması nedeniyle TCY. nun 80. maddesi uygulanmalıdır gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli 16.2.1989 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davaya katılan M.U.S. Anonim Ortaklığının satış mümessili olan ve sipariş veren fırın yahut lokantalara un teslim etmek, bedelini tahsil ederek fatura düzenlemek ve tahsil ettiği para veya çeki şirket muhasebesine vermekle yetkili ve görevli olan sanığın, 17.3.1987'den 16.5.1987 tarihine kadar değişik günlerde, birçok firma ve şahıslara peşin satış yaparak parayı alıp fatura düzenlediği halde, fatura suretlerine veresiye satılmış gibi kayıt koymak suretiyle 3.818.865 lirayı şirket kasasına intikal ettirmeyerek mal edilmesi olayında, Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık TCY. nın 80. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Davaya katılan şirket ile sanık arasında aylık üç aylık gibi bir hesap dönemi yoktur. Olay böyle bir hesap dönemi sonunda karşılıklı kayıtların incelenmesi sonucu değil, faturaların kontrolü ve müşterilerden alacağın istenmesiyle ortaya çıkmıştır.
Sanık, tahsil ettiği parayı aynı gün şirket muhasebesine teslim etmek zorunda olup hesap dönemi günlüktür. Zaten sanık, her gün hesap vermiş ancak fatura suretine veresiye kaydı koyarak aldığı paraları davaya katılandan gizleyerek mal edinmiştir.
İnancı kötüye kullanma suçu ani suçlardan olup, haksız tasarrufta bulunulmasıyla tamamlanmaktadır. Sanığın, bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla yasanın aynı hükmünü kısa zaman aralıkları içerisinde defalarca ihlal etmesi, zincirleme biçimde tek suçu oluşturacağından, TCY. nın 80. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin direnme kararı doğrudur. Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, tebliğnamedeki isteme uygun şekilde Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, 03.04.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy