(765 S. K. m. 55, 59, 62, 71, 72, 73, 193, 450, 497) (6136 S. K. m. 15) (647 S. K. m. 4) (1412 S. K. m. 257)
Dava: Başka bir suç işlemek için taammüden adam öldürmek gaspa tam teşebbüs ve 6136 sayılı yasaya aykırı davranışta bulunmak suçlarından sanık Hasanın TCK.nun 450/4-7, 59, 497/1, 62, 59, 6136 sayılı yasanın 15/1; TCK.nun 59 ve 73. maddeleri müebbet ağır hapis sanık Tunayın aynı yasanın 450/4-7, 55/3, 59, 497/1, 62, 55/3, 59; 6136 sayılı yasanın 15/1; 647 sayılı yasanın 4; TCK.nun 71 ve 72. maddeleri uyarınca 21 sene 14 ay 20 gün ağır hapis ve 35.000 lira ağır para cezalarıyla cezalandırılmalarına ilişkin Yenimahalle Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.11.1988 gün ve 99/195 sayılı hükmün sanıklar vekilinin temyizi üzerine Birinci Ceza Dairesince incelenerek 29.5.1989 gün ve 1094/1645 sayı ile; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak ;
a) Sanıkların kuyumcu soymak için anlaştıkları lazım olan arabayı temin için sanık Tunay'ın arkadaşı olan maktülün kullandığı arabaya bindikleri yolda sanıkların maktüle karşı cebir ve şiddet kullanarak arabayı teslim etmesi için maktüle karşı bir eylemlerin bulunmadığı gasp suçunun icrai hareketlerine başlamadan maktülü öldürdükleri sanıkların öldürme eylemlerinin TCK.nun 450/4-7 madde ve fıkralarına uyar nitelikte olduğu adam öldürme fiilinden ölenin terekesini oluşturan arabayı çalıştırarak götürmek istemeleri eylemlerinin gasp suçunu oluşturumayacağı TCK.nun 491/ilk maddesinin uygulanmasını gerektirir hırsızlık suçunu oluşturacağının kabulü gerekeceği halde yazılı şekilde suç vasfının tayininde hata yapılması,
b) Sanık Hasan hakkında müebbet ağır hapis cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezalar içtima ettirilirken TCK.nun 73. maddesine göre her bir hürriyeti bağlayıcı ceza için tek hücre hapsi verilmesi" isabetsizliğinden Üye M. Kayanın "oluşa ve dosya münderecatına nazaran öldürme olayına ilaveten ayrıca gasp suçunun da kast ve kanuni unsurları teşekkül ettiği kanaatine vardığını cihetle sayın çoğunluğun (a) bendindeki bozma görüşüne muhalifim" biçimindeki karşı oyu ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 21.12.1989 günei ve 119/214 sayı ile (b) bendindeki bozma nedenine uyup gereğini yerine getirdikten sonra (a) bendindeki bozma nedenine karşı "sanıklar maktulü öldürmeden arabasını aldıklarından eylemleri gasp suçunu oluşturur" biçimindeki açıklamalarla direnmiştir. Bu hükmün sanıklardan Tunay vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya C. Başsavcılığının onama isteyen 7.3.1990 gün ve 551 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulunca okundu gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: İncelenen dosyaya göre; Yenimahalle C. Savcılığı 26.5.1988 gün ve 1988/1656-66 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında taammüden adam öldürmek ve 6136 sayılı yasaya aykırı davranışta bulunmak suçlarından kamu davası açmış ve TCK.nun 450/4-7 ve 6136 sayılı yasanın 15/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını istemiştir.
Yerel Mahkeme gasp suçuna yönelik sevki içermeyen bu iddianamedeki nitelemeye dayanarak sanıklara ek savunma verdikten sonra TCK.nun 450/4-7 ve 6136 sayılı yasanın 15/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını istemiştir. Yerel Mahkeme gasp suçuna yönelik sevki içermeyen bu iddianamedeki nitelemeye dayanarak sanıklara ek savunma verdikten sonra TCK.nun 450/4-7, 59 497/1, 62, 59 ve 6136 sayılı yasanın 15/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanıkların eylemlerinin gasp suçunu mu yoksa hırsızlık suçunu mu oluşturacağına ilişkindir. "Hükmün mevzuu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme son tahkikatın açılması hakkındaki karar ve iddia ve müdafaalarla bağlı değildir" hükmü yer almaktadır.
Bu hükümden anlaşılacağı üzere hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. Ancak hakim eylemin niteliğini tayin ve takdirde iddianameyle bağlı bulunmamaktadır. İncelenen dosyadaki iddianamede mal aleyhine yönelik bir eylemden söz edilmemiştir. Sadece öldürme suçunun amacı açıklanırken sanıkların maktüle ait otomobili alıp götürmek istedikleri ancak otomobilin çalışması nedeniyle götüremedikleri belirtilmiştir.
Bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında da dava açıldığını göstermez. Dava konusu yapılacak eylemin bağımsız olarak açıklanması gerekir. İddianamede mal aleyhine yönelik herhangi bir eylemden söz edilmediğine göre başka bir olayın anlatılması sırasında yapılan açıklamalara dayanılarak sanıklar hakkında hırsızlık veya gasp suçundan da kamu davası açıldığının kabulüne olanak yoktur.
Bu nedenlee Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA 26.03.1990 gününde isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy