(3091 S. K. m. 15/a;c)
3091 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanıklar İbrahim ve Seher'in, 3091 sayılı Yasanın 15/a, b, c; TCY.nın 59. maddeleri gereğince 6'şar ay 20'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Fatsa Sulh Ceza Mahkemesince verilen 6.2.1990 gün, 184/54 sayılı hükmün, sanıklar tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi, 20.11.1990 gün, 8578/9619 sayı ile;
"Karı koca olan sanıkların suça konu yere ilk idari men kararının infazına rağmen girdiklerini savundukları, bu savunmanın aksine bu yeri paylaşmak ve ortaklaşa kullanmak amacıyla tecavüz ettiklerini gösterir yeterli kanıt bulunmadığı halde 15/b maddesiyle tayin edilen cezalarının ayrıca aynı maddenin (c) fıkrasıyla da artırılmış olması" isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme, 28.12.1990 gün, 493/573 sayı ile;
"Sanıklar, ortaklaşa kullanmak için taşınmaza tecavüz etmişlerdir. Karı koca olmaları, ortaklaşa kullanma amacını ortadan kaldırmaz" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istemli 25.9.1991 tarihli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Sanıklardan Seher adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz, harici satış senedi ile şikayetçiye satılmıştır. Sanıkların satıştan sonra yaptıkları müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiş, Kaymakamlık men kararına rağmen taşınmaza ikinci kez müdahale etmeleri nedeniyle 3091 sayılı Yasanın 15. maddesinin a, b, c, bentleri ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında sübut ve oluşta ihtilaf yoktur. Çözümlenecek uyuşmazlık, taşınmazı birlikte kullanan ve karı koca olan sanıklar hakkında 3091 sayılı Yasanın 15. maddesinin (c) bendinin uygulanıp uygulanmayacağıdır.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun genel gerekçesinde; "Tecavüz veya müdahalenin birden fazla kişiler tarafından yapılması ve suçun taşınmaz malı aralarında paylaşmak veya ortaklaşa kullanmak amacıyla beş veya daha çok kişi tarafından işlenmesi halinde cezanın artırılacağı ve bu suretle toplu işgallerin önlenmesinin amaçlandığı" belirtilmiştir.
Adalet Komisyonu raporunda, Yasanın 15. maddesinin (c) bendi ile ilgili olarak "Paylaşmak veya ortaklaşa kullanmak amacı gecekondu bölgelerindeki tecavüzler ile topluluk halinde mal edinmek için yapılan tecavüzleri içermektedir. Yardım eden ve para ile tutulan kişiler ile birlikte tecavüz eden kişileri ayırmak gerekmektedir" denilerek yardım etme ile paylaşma veya ortaklaşa kullanma amacının birbirinden farklı olduğu vurgulanmıştır.
Maddi olayda, sanıklardan Seher'e ait olduğu inancıyla yapılan müdahalede, sanık İbrahim, taşınmazın eşine ait olduğu düşüncesiyle fiile katılmış ve ona yardım etmiştir. Güç birliği ederek, birbirlerine destek olarak, birbirlerinin güçlerinden yararlanarak tecavüz etme ve daha sonra taşınmazı bölüşme veya zilyetliğin egemenliğine son vererek ortaklaşa kullanıp elde edilen çıkarı paylaşma amacı güdülmemiştir.
Sanıklar, Kaymakamlık men kararından sonra, taşınmazın kendilerine ait olduğu hususunda mahkeme kararı olmaksızın, birlikte ikinci kez tecavüzde bulunduklarından ve yardım etmenin ötesinde paylaşma ya da ortaklaşa kullanma amacı sözkonusu olmadığından eylemleri 3091 sayılı Yasanın 15. maddesinin (a) ve (b) bendlerine uygundur. Bu nedenle direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA, 04.11.1991 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy